bugün
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- rafael leao27
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- velvet20
- önüne gelene faşist demek3
- sosyal demokrat3
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- sarapci koala71
- ümit özdağ4
- kapadokya26
- sözlüğün mal gibi olması2
- yılmaz güney2
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı3
- memduh bashgan2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı2
- idris naim şahin3
- günün sözü23
- kulak çınlaması2
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- antipanik9
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- yüksek enflasyon3
- selanikliler2
- hapoel beer sheva5
- sözlük yazarlarının saatleri8
- aktroller5
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar3
- çaresizliği iliklere kadar hissetmek3
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması10
- türkiye20
- tai lung29
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- allah'ın büyüklüğünün sınırsızlığı2
- gocu birader başka bir biraderdir3
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- game of thrones taki kerhaneci14
- fenerbahçe26
- galatasaray4
- mutlu bey bay birader3
- ateistlerin yaşama amacı28
- boş bir kağıda nokta koymak2
- sosyalist reisçi4
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- stella artois4
nekadar orjinal günlerdi...
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar