bugün
- rafael leao24
- sarapci koala69
- günün sözü20
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- başkan3
- gece herkes uyurken otele gelen kapüşonlu adam2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- biraderine de sana da yeter artık7
- karı kıza para yedirir misiniz6
- mehmet ali alabora7
- erkeklerin istediği tek şey17
- telefon zil sesini ilahi yapan anadolu çomarı3
- ayağı şiir kokan kadın6
- gece tuvalette zıplayan fil görmek5
- türkiye15
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- biraderlerin vurduyor olması12
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- biraderizm felsefesi6
- cin görmüş yazarlar4
- en son ne zaman namaz kıldın13
- sarapci diye nick alan akpli17
- bir dinciyle tartışmak5
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- fener balı15
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- pikap3
- deniz göktaş5
- gece gece zall'ın akla gelmesi2
- fenerbahçe vs galatasaray26
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- gece ormanda bir seri katille köşe kapmaca oynamak3
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- manifest11
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin3
- manisa yaprağı vs tokat yaprağı2
- gece yolda geçmişte yapılan hataları görmek2
- ateistlerin yaşama amacı24
- üşümeyi özlemek4
- şarapçı koala ile viski içmek5
- teröriste sövmek artık yasak23
- miss usa 20262
- gram altın5
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- brad pitt mi ben mi diyen erkek2
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
nekadar orjinal günlerdi...
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar