bugün
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı79
- arkadaşlar size bi soru sorucam55
- sözlükteki galatasaraylılar12
- dem terör partisi11
- victor osimhen12
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak6
- s'i l v'e r m'i s t17
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı2
- diktatör erdoğan2
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- sözlükteki sivassporlu yazarlar2
- beyoğlu4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- yüksek enflasyon17
- herkes istediği yazarı yazsın20
- herkesin tavsiye verdiği insan10
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması2
- silvermist11
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- çok azdım porno izliyorum4
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- beni neden sevmediniz13
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko332
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- aston villanın fener'e döşeyeceği boru3
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- evladım şu tc'yi girsene3
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- ofsaytımsı vol 220
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ne kadar paranız var9
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- yavuz sultan selim16
- farklılıkları olan insanların varoluş mücadelesi4
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir2
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- kısa boylu olmak6
- seks neden ayıptır2
- sözlük kızlarının kombinleri43
- 2027 de neler olsun8
- sözlükteki ilişki skandalı39
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- kendini sevmek5
- galatasaray9
- çorba8
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
nekadar orjinal günlerdi...
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
şimdi düşündükçe daha iyi anlıyorum...
hatırlayın o elbezili günleri...
eve annemin müsafirleri gelmiş. kısırlar, kekler, poaçalar...
ben daha ilkokul-ortaokul çocuğuyum. okuldan eve gelirim. tam annemin gününün yemek kısmına. hep sevinmişimdir aslında o günlerde. ayrı bir tatlı, ayrı bir heyecan. sanki akşam şehirmizde sadece 1 adet olan o küçücük alışveriş merkezine gidecekmişiz gibi bir tat...çünkü evde aynı anda bir çok pasta börek vb. yiyecek olur.
malum eskiden bukadar yaygın değildi pasta börek. enazından bizde değildi. şimdi kimse dönüp bakmasada ozaman bir tadı vardı. annem bir yandan bak fadime teyzenlerde var gel bizimle ye çocoğum derken benim isyanımı görmezden gelerek el bezlerini o melamin tabaklara koyardı...itirazlarım çözüm olmaz pastaların hatrına o müsafir kokan odaya, o kalçaları 3 insan büyüklüğünde olup otobüste 2 koltuk kaplayan teyzelerin arasına oturmak zorunda kalırdım...yemek yerken burnundan nefes alan obur teyzelerin korkunçluğu hala rüyalarıma giriyor sözlük...
en nihayetinde pastalar, börekler yenir çaylar içilir. okadar üşengeçtirki bu kadın topluluğu (gerçi bunların akşam oturmasına giden aileler versiyonuda vardır) kalkıp 2 adım lavobaya gitmekten üşenirler. ve işte o anda el bezi girer devreye. daha kaç kat olduğuna ulaşılamayan el bezi. öyle pratik öyle sağlıklı kullanımı vardır ki bu el bezinin...
ıslak, sabunlu olanı al elini ağzını sil koy melamin tabağa, kuru olanı al sil koy tabağa...
elbezi kullanıyorum elim yüzüm kuru kalıyo
en kötü yanı ise o el bezi kullanıldıktan 5-10 saniye sonra ağır, keskin, elem bir koku kaplar ortalığı.el bezi kokusudur işte o... herşey gitse o koku kalır akılda silinmez hafızalardan. düşünün yağlı hamuriçiler, kısırlar, bazen tatlı ve meyveler hepsinin kokusunun üzerine o 0,1 tonluk teyzelerin ter kokusu... ve bunların hepsinin üzerine sizi o kacaman göğüslerine bastıra bastıra sevmeye çalışan teyzelerle ölüm kalım savaşı verme... yapma şunu zaten kokudan ölücem birde göğsüne bastırım sevme beni... anlıyorum şimdi ülkede neden duygusallık yok, romantizm yok.
nerede olsun söylermisin
bütün hamuriçi ve meyve kokularını bulunduran elbezi ile silinmiş dudaklarda mı?
yoksa o kacaman insanı oldürecek derecede kokan göğüslerde mi?
ne diyorum lan ben. el bezinden ülkenin romantizmine geldim.
neyse kötü koksada iğrensemde orjinal günlerdi...
şimdi bir peçetenin orjinalliği nekadar olabilir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar