bugün
- sözlükteki ilişki skandalı21
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- kim jong un'a darbe yapmak2
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- filistin54
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- en iyi kadir inanır filmi9
- bana onu sormayin32
- silvermist16
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- ne kadar yaşlısın22
- para mı saygınlık mı6
- yazarların ilk arabası10
- kartoncu ibnesi4
- usame erdoğan2
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- karton toplayan piç4
- macron adamdır14
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- et döner dürüm3
- joseph shomolo kuschca8
- royall stars5
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- marmaris3
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- hımm ok5
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- yogartiksen15
- sophie dee'nin memeleri5
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması5
- kezban kızın kezban olduğunun farkında olmaması4
kont dracula olduğu var sayılmıştır ki bence alakası bile yoktur. dracula'nın olduğu gibi vlad tepes'inde (Vlad III) tarihe göre kan tutkusu vardır bu yüzden aralarında bağlantı kurulmuştur.
kendisi eflak prensidir. en nefret ettiği soy türklerdir. gözünü tamamen nefret bürümüştür. bir keresinde ormanda fatih sultan mehmet ve ordusu için bir sürpriz (!) hazırlayıp, türk askerlerini kazıklara oturtmuştur. fatih sultan mehmet ise bu kadar vahşet dolu bir hükümdarın topraklarını almak istemediğini söyleyerek ordusunu geri çekmiştir. yine edindiğim bilgilere göre vlad tepes, kurbanlarını gözlerinin önünde kazıklara oturtur ve onların organlarını kendi gözleri önünde yermiş.
hatırladığıma göre "Dracul" babasının takma ismine göre ilişkilendirilmiştir. şimdi yanlış bilgi vermemek için tekrar baktım ve romencede "drac" şeytan anlamına geliyor "ul" ise bir belirteç "the" gibi. anlamı "the devil" yani şeytan anlamına geliyor. "ulea" takısı ise "oğlu" anlamına geliyormuş ve bu durumda "şeytanın oğlu" oluyor anlamı. ikincisi ve yeni öğrendiğim de şu şekildedir.
--spoiler--
ismin ikinci yorumu daha geniş kabul görmüştür. 1431' de,Vlad II, Kutsal Roma imparator' u Luxemburg' lu Sigismund' a bağlı olan Ejderha Tarikatına (The Order of the Dragon) katılmıştı. Tarikat, kendini Türklerle savaşmaya adamış şovalyelerden oluşuyordu. Amblemi, bir haçın üzerinde, kanatlarını açmış bir ejderhaydı. 1431' den sonra Vlad II (yani babası)üzerinde bu tarikatın amblemini taşımaya başladı.. Paralarının üzerine ejderha sembolü basılmıştı. Ejderha, şeytanın sembolüydü ve sonuç olarak "dracul" un diğer anlamı ejderhaydı. (dracul= dragon) Bu yorumla, Vlad II "Ejderha", onun oğlu Vlad III Dracula (Dracul - ulea ) ise "Ejderhanın oğlu" anlamına geliyordu.
--spoiler--
draculanın çıkmasına yol açan ise bram stoker'ın Dracula adlı romanıdır. okumuştum ve gerçekten günümüzün uyduruk vampir romanlarından çok daha farklı bir dil kullanılmıştır ve oldukça eski bir zaman dilimi anlatıldığı için bazı yerlerde bilmediğimiz kelimeler boldur. discovery channel belgeselinde gördüğüm kadarıyla bram stoker'ın draculayı yarattığı yerler kısmen doğrudur. örneğin şatosuna giden karanlık yol ve orman doğrudur fakar anlatıldığı kadar kasvetli değildir ayrıca bram stoker'ın bahsettiği alanda şato yoktur.
Draculanın şatosu olarak bilinen 2 yada 3 şato vardı sanırsam belgeselden aklımda kaldığı kadar. birisi Bran kalesi.
http://www.paranormalknowledge.com/articles/tag/draculas-castle
Draculanın şatosu budur izlenimi vermedi bu şato açıkcası bana. daha kasvetli bir şato beklerdim.
Bir diğeri ise; poenari kalesidir.
http://www.virginmedia.com/travel/destinations/features/most-haunted-holidays.php?ssid=2
bu mimari açısından biraz daha uygun gibi. ama bu şatoda gerçekten bir dracula efsanesi oldu mu, yoksa dracula diye adlandırılan türklerin azılı düşmanı vlad tepes miydi bilinmez.
ama tarih öncesi çağlarda dinazorlar ve daha ilginç yaratıklar yaşarken, şimdi de ufoların bahsi geçerken insanımsı bir yaratığın da var olmaması için bir sebep göremiyorum. bu bahis kur-an' da da geçmiştir. evrende yalnız değilsiniz denmiştir. bu yüzden oturup o yok bu yok sadece biz varız demektense bence oturup düşünmek de gerekiyor bazen.
ayrıca insanların "vampir" diye adlandırılmasına yol açan bir hastalık varmış tıbbın t'si bile yok iken. porfiria adı verilen bir hastalık. insanlar bu hastalığa yakalanınca; güneşe karşı hassaslaşma başlar, deri güneş göremediği içinde soluk bir hal alır. diş etleri çekilir. kansızlığın da gelmesi ile birlikte kan isteği duyulur. bugün hala günümüzde aşırı kansız olan insanların bile kan tutkusu vardır fakat bu tamamen hastalıktan dolayı bir istektir.
bunlar benim izlediklerimden okuduklarımdan aklımda kalanlardı. dicsovery channel da bu bilgileri bulabilirsiniz yada travel&living. ben bu belgeseli travel&living de izlemiştim. tavsiye de ederim gerçekten ilginç bir konudur. belgesel romanya'da çekildiği için çok ilginç gothik yapılar da görmeniz mümkündür.
edit: ayrıca vlad tepesin ölümüyle ilgili çeşitli hikayeler vardır. türkler tarafından kafası kesilip kazığa oturtulmuştur. hatırladığım bir diğeri de, savaşta türklerin geldiğini duyarak kaçmıştır.
kendisi eflak prensidir. en nefret ettiği soy türklerdir. gözünü tamamen nefret bürümüştür. bir keresinde ormanda fatih sultan mehmet ve ordusu için bir sürpriz (!) hazırlayıp, türk askerlerini kazıklara oturtmuştur. fatih sultan mehmet ise bu kadar vahşet dolu bir hükümdarın topraklarını almak istemediğini söyleyerek ordusunu geri çekmiştir. yine edindiğim bilgilere göre vlad tepes, kurbanlarını gözlerinin önünde kazıklara oturtur ve onların organlarını kendi gözleri önünde yermiş.
hatırladığıma göre "Dracul" babasının takma ismine göre ilişkilendirilmiştir. şimdi yanlış bilgi vermemek için tekrar baktım ve romencede "drac" şeytan anlamına geliyor "ul" ise bir belirteç "the" gibi. anlamı "the devil" yani şeytan anlamına geliyor. "ulea" takısı ise "oğlu" anlamına geliyormuş ve bu durumda "şeytanın oğlu" oluyor anlamı. ikincisi ve yeni öğrendiğim de şu şekildedir.
--spoiler--
ismin ikinci yorumu daha geniş kabul görmüştür. 1431' de,Vlad II, Kutsal Roma imparator' u Luxemburg' lu Sigismund' a bağlı olan Ejderha Tarikatına (The Order of the Dragon) katılmıştı. Tarikat, kendini Türklerle savaşmaya adamış şovalyelerden oluşuyordu. Amblemi, bir haçın üzerinde, kanatlarını açmış bir ejderhaydı. 1431' den sonra Vlad II (yani babası)üzerinde bu tarikatın amblemini taşımaya başladı.. Paralarının üzerine ejderha sembolü basılmıştı. Ejderha, şeytanın sembolüydü ve sonuç olarak "dracul" un diğer anlamı ejderhaydı. (dracul= dragon) Bu yorumla, Vlad II "Ejderha", onun oğlu Vlad III Dracula (Dracul - ulea ) ise "Ejderhanın oğlu" anlamına geliyordu.
--spoiler--
draculanın çıkmasına yol açan ise bram stoker'ın Dracula adlı romanıdır. okumuştum ve gerçekten günümüzün uyduruk vampir romanlarından çok daha farklı bir dil kullanılmıştır ve oldukça eski bir zaman dilimi anlatıldığı için bazı yerlerde bilmediğimiz kelimeler boldur. discovery channel belgeselinde gördüğüm kadarıyla bram stoker'ın draculayı yarattığı yerler kısmen doğrudur. örneğin şatosuna giden karanlık yol ve orman doğrudur fakar anlatıldığı kadar kasvetli değildir ayrıca bram stoker'ın bahsettiği alanda şato yoktur.
Draculanın şatosu olarak bilinen 2 yada 3 şato vardı sanırsam belgeselden aklımda kaldığı kadar. birisi Bran kalesi.
http://www.paranormalknowledge.com/articles/tag/draculas-castle
Draculanın şatosu budur izlenimi vermedi bu şato açıkcası bana. daha kasvetli bir şato beklerdim.
Bir diğeri ise; poenari kalesidir.
http://www.virginmedia.com/travel/destinations/features/most-haunted-holidays.php?ssid=2
bu mimari açısından biraz daha uygun gibi. ama bu şatoda gerçekten bir dracula efsanesi oldu mu, yoksa dracula diye adlandırılan türklerin azılı düşmanı vlad tepes miydi bilinmez.
ama tarih öncesi çağlarda dinazorlar ve daha ilginç yaratıklar yaşarken, şimdi de ufoların bahsi geçerken insanımsı bir yaratığın da var olmaması için bir sebep göremiyorum. bu bahis kur-an' da da geçmiştir. evrende yalnız değilsiniz denmiştir. bu yüzden oturup o yok bu yok sadece biz varız demektense bence oturup düşünmek de gerekiyor bazen.
ayrıca insanların "vampir" diye adlandırılmasına yol açan bir hastalık varmış tıbbın t'si bile yok iken. porfiria adı verilen bir hastalık. insanlar bu hastalığa yakalanınca; güneşe karşı hassaslaşma başlar, deri güneş göremediği içinde soluk bir hal alır. diş etleri çekilir. kansızlığın da gelmesi ile birlikte kan isteği duyulur. bugün hala günümüzde aşırı kansız olan insanların bile kan tutkusu vardır fakat bu tamamen hastalıktan dolayı bir istektir.
bunlar benim izlediklerimden okuduklarımdan aklımda kalanlardı. dicsovery channel da bu bilgileri bulabilirsiniz yada travel&living. ben bu belgeseli travel&living de izlemiştim. tavsiye de ederim gerçekten ilginç bir konudur. belgesel romanya'da çekildiği için çok ilginç gothik yapılar da görmeniz mümkündür.
edit: ayrıca vlad tepesin ölümüyle ilgili çeşitli hikayeler vardır. türkler tarafından kafası kesilip kazığa oturtulmuştur. hatırladığım bir diğeri de, savaşta türklerin geldiğini duyarak kaçmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar