bugün
- iltica27
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet16
- ingiliz valisi ile gizlice buluşan cb adayı ekrem5
- bana onu sormayin6
- sizi sözlükten soğutan yazar gerçek dostunuzdur4
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar11
- ak parti'nin halk düşmanı uygulamaları top 54
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları5
- gammaz sözlük kızları3
- yobaz kudurtan kıyafetler6
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması5
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar3
- sözlükte sevmediğiniz yazar6
- 60 yaşında diskoya giden adam7
- göksel arsoy4
- sözlüğü boklayanlar2
- türk dizileri bizim için yapılmıyor5
- omzunda teyple gezen efsane nesil4
- simko35
- silvermist15
- sözlük kızları göreve7
- trafik4
- trafik lambası4
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- sizi kiskandiğini tespit ettiğiniz yazarlar3
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- geceleri gizli gizli manifest dinlemek4
- usual emmi gel bakalım buraya7
- gss prim borcu3
- üzümü seven yaprağına katlanır3
- sanat3
- seramik3
- audi a3 sedan vs vw jetta2
- yogartiksen11
- el feneri4
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- sarman kedi beslemek7
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi3
- incici kız3
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- sabahları nefret edilen şeyler16
- izmir3
- adana2
- istanbul5
- bursa3
- sevilmeyen insan özellikleri4
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
ağustosböceği ve karınca masalından dolayı ağustosböceklerinin pervasızlığı, hayatla alay edişleri hep hoşuma gitmiştir. fakat o hain karıncanın bir kış gecesi kapısına dayanan tanrı misafiri ağustosböceğini kapısından kovup üzerine bir de ona akıl vermesi beni deli ediyordu. bu masal çocuklara sadece kapitalizmin kirli yüzünü göstermektedir diyerek çocuk masalına bir siyasi misyon yüklemekse her sosyalizmin alfabesini okumuş gencin görevidir. görevimi başarıyla yerine getiriyordum.
daha önce gördüğüm hiçbir böceğe benzemiyordu. kırmızı cildi ve uzun antenleriyle ona ilk görüşte hayran kalmıştım. antenlerini tıpkı eski çift çubuklu antenlerle trt1 i ararcasına kıpırdatıyordu. bazen yayını bulmuşcasına durduğu oluyordu. bacaklarını saydım, toplam 6 bacağı vardı. bilgisayarda çalışmalarımı yaparken (sözlüğe girmek, müzik dinlemek, msn de muhabbet etmek) yanıma gelip bana baktığı oluyordu. o gelip baktığında sanki vijyul beyzik de program yazıyormuşcasına ciddiyetimi takınıyor, ofluyordum. sanki algoritmam anlamadığım bir şekilde hata veriyordu, sanki bir yerde bir kısır döngü yaratmışım havası vermeye çalışıyordum. bu sırada gözucuyla ona bakıyordum... evet benden ilgi bekliyordu. ama onunla ilgilenemezdim, o birbir cırcırböceğiydi geceleri cırcır sesleri çıkararak uykumu mahvedecek bir böcekle ilgilenemezdim.
onun bir cırcır böceği olduğundan emindim artık insanlara odamda bir cırcırböceği beslediğimi gülerek anlatabilecektim. insanlarda bana ya geceleri ötmüyor mu? rahatsız olmuyor musun dediklerinde, ya çok ötüyor deyip yalan söyleyecek, ya da henüz ötmeye başlamadı sanırım dişi, şeklinde bir yorum yapacaktım.
bir haftadır aynı odada yaşamamıza rağmen cırcır böceğim hiç ötmemişti, sadece tahtaların üzerinde yürürken çıkardığı tıkırtılar vardı. geceleri saatlerce onun ötüşünü duyabilmek için uykusuz kaldım, fakat o vefasız cırcırböceği bir kere bile ötmedi.
durumu annemle paylaştım. böceği dün hiç görmedim acaba öldü mü? dedim. o da belki gece yutmuş olabilirsin dedi. içimi bir korku sardı, sevgili cırcır böceğim çoktan sinidirilip bok olmuş bile olabilirdi.
neyse ki korkum çabuk geçti. böceğim tekrar bilgisayarın yanına gelmiş antenlerini oynatıyordu. içim rahatladı. ona bir süre daha baktım.
acaba neden ötmüyor yoksa bir sorunu mu var diye merak ediyorken aklıma google'da cırcır böceği yazıp aratmak geldi. karşıma çıkan fotoğraflar böceğime hiç benzemiyordu. biraz kıllandım, sonradan emin oldum ki, böceğim cırcır böceği değildi. peki ya neydi?
böcek resimlerine bakarken, böceğime çok benzeyen bir resim gördüm heyecanla resmi açtım. bu bir böcek ilaçlama şirketinin sitesiydi. böceğimden alman hamam böceği diye bahsediyordu. böceğim hakkında çok pistir, çok hızlı ürer, verem, astım, sarılık gibi hastalıklara yol açar, görüldüğü anda derhal öldürülmelidir yazıyordu. yalan diye bağırarak kapattım....
aradan saatler geçince gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım. evet o bir hamamböceğiydi. hakkında hiçbir çocuk masalı yazılmamasından da öte, bir böcek ilaçlama şirketi onu kötülüyordu. evet onu öldürmeliydim. ama bunu nasıl başaracaktım.
onu bilgisayarımın yanında gördüm, bu sefer hiç ciddiye almayarak msn de muhabbet etmeye devam ettim. ama içten içe ona kızıyor, öfkeden kuduruyordum. nasıl bu kadar pis bir böcek olabilirdi o. nasıl benim umutlarımla oynardı. bir kere bile cırlamamasından anlamalıydım. ah salak kafam diyerek kendime kızdım. yanımda duran oda spreyine bir hamle yapıp böceğin üzerine sıktım. amacım onu öldürmekti. oysa ne yaptığıma anlam veremedi bu hareketi benden beklemediği kesindi. sonra ıslak bacaklarıyla monitörün altına kaçarak uzaklaştı. şimdi elimde sprey çamaşır suyu şişesiyle onu beklemekteyim. beni kandırmasının benim umutlarımla duygularımla oynamasının bedelini onun gözüne çamaşır suyu sıkarak ödetmek niyetindeyim.
yoksa, hayatım boyunca hamamböceği besleyen bir insan olarak anılacağım.
kimse onu bir cırcırböceği sandığımı bilemeyecek....
daha önce gördüğüm hiçbir böceğe benzemiyordu. kırmızı cildi ve uzun antenleriyle ona ilk görüşte hayran kalmıştım. antenlerini tıpkı eski çift çubuklu antenlerle trt1 i ararcasına kıpırdatıyordu. bazen yayını bulmuşcasına durduğu oluyordu. bacaklarını saydım, toplam 6 bacağı vardı. bilgisayarda çalışmalarımı yaparken (sözlüğe girmek, müzik dinlemek, msn de muhabbet etmek) yanıma gelip bana baktığı oluyordu. o gelip baktığında sanki vijyul beyzik de program yazıyormuşcasına ciddiyetimi takınıyor, ofluyordum. sanki algoritmam anlamadığım bir şekilde hata veriyordu, sanki bir yerde bir kısır döngü yaratmışım havası vermeye çalışıyordum. bu sırada gözucuyla ona bakıyordum... evet benden ilgi bekliyordu. ama onunla ilgilenemezdim, o birbir cırcırböceğiydi geceleri cırcır sesleri çıkararak uykumu mahvedecek bir böcekle ilgilenemezdim.
onun bir cırcır böceği olduğundan emindim artık insanlara odamda bir cırcırböceği beslediğimi gülerek anlatabilecektim. insanlarda bana ya geceleri ötmüyor mu? rahatsız olmuyor musun dediklerinde, ya çok ötüyor deyip yalan söyleyecek, ya da henüz ötmeye başlamadı sanırım dişi, şeklinde bir yorum yapacaktım.
bir haftadır aynı odada yaşamamıza rağmen cırcır böceğim hiç ötmemişti, sadece tahtaların üzerinde yürürken çıkardığı tıkırtılar vardı. geceleri saatlerce onun ötüşünü duyabilmek için uykusuz kaldım, fakat o vefasız cırcırböceği bir kere bile ötmedi.
durumu annemle paylaştım. böceği dün hiç görmedim acaba öldü mü? dedim. o da belki gece yutmuş olabilirsin dedi. içimi bir korku sardı, sevgili cırcır böceğim çoktan sinidirilip bok olmuş bile olabilirdi.
neyse ki korkum çabuk geçti. böceğim tekrar bilgisayarın yanına gelmiş antenlerini oynatıyordu. içim rahatladı. ona bir süre daha baktım.
acaba neden ötmüyor yoksa bir sorunu mu var diye merak ediyorken aklıma google'da cırcır böceği yazıp aratmak geldi. karşıma çıkan fotoğraflar böceğime hiç benzemiyordu. biraz kıllandım, sonradan emin oldum ki, böceğim cırcır böceği değildi. peki ya neydi?
böcek resimlerine bakarken, böceğime çok benzeyen bir resim gördüm heyecanla resmi açtım. bu bir böcek ilaçlama şirketinin sitesiydi. böceğimden alman hamam böceği diye bahsediyordu. böceğim hakkında çok pistir, çok hızlı ürer, verem, astım, sarılık gibi hastalıklara yol açar, görüldüğü anda derhal öldürülmelidir yazıyordu. yalan diye bağırarak kapattım....
aradan saatler geçince gerçekle yüzleşmek zorunda kaldım. evet o bir hamamböceğiydi. hakkında hiçbir çocuk masalı yazılmamasından da öte, bir böcek ilaçlama şirketi onu kötülüyordu. evet onu öldürmeliydim. ama bunu nasıl başaracaktım.
onu bilgisayarımın yanında gördüm, bu sefer hiç ciddiye almayarak msn de muhabbet etmeye devam ettim. ama içten içe ona kızıyor, öfkeden kuduruyordum. nasıl bu kadar pis bir böcek olabilirdi o. nasıl benim umutlarımla oynardı. bir kere bile cırlamamasından anlamalıydım. ah salak kafam diyerek kendime kızdım. yanımda duran oda spreyine bir hamle yapıp böceğin üzerine sıktım. amacım onu öldürmekti. oysa ne yaptığıma anlam veremedi bu hareketi benden beklemediği kesindi. sonra ıslak bacaklarıyla monitörün altına kaçarak uzaklaştı. şimdi elimde sprey çamaşır suyu şişesiyle onu beklemekteyim. beni kandırmasının benim umutlarımla duygularımla oynamasının bedelini onun gözüne çamaşır suyu sıkarak ödetmek niyetindeyim.
yoksa, hayatım boyunca hamamböceği besleyen bir insan olarak anılacağım.
kimse onu bir cırcırböceği sandığımı bilemeyecek....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar