bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak19
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akşama ne yemek yapsam8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- amedspor14
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- aleksey batrakov24
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- rafael leao2
- terapi niteliğindeki şeyler16
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- yavıdice öğreniyoruz4
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- uludağ sözlük mobil site arayüzü2
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- eyüpspor4
- evde kalmış 30 yaşında kız23
- sözlüğün yeni tasarımı23
- cennet çamuru5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- anın görüntüsü26
- sözlüğün en ılık yazarı7
- bik bik'in gerçek yüzü5
- keyif kaçıran şeyler6
- göbek marul3
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- samsak döveci9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- ucuz atlatmak5
- akp'nin kemalistleşmesi5
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
muazzam bir lale müldür şiiri.
" seni ilk gördüğüm gün,
sonbaharın yabanıl kahverengi geyiği
benim için olduğunu anlamıştım.
boynuzların iletken elektrodlar gibi,
tuzumsu bir karla kaplanmıştı.
ağaçların etrafında yavaşça dolaşan
buğuların ve serpiştiren buzdan iğnelerin
arasında mor'u tanıdım.
omurganda yanan ışıkla oryantal ikonların
karanlık gölgeleri ardında kırmızı ve
maviyi karıştırıp moru elde ediyordun:
gizin rengini.
beni ilk gördüğün gün
senin için olduğumu anlamış mıydın?
bal peteklerinden bir yağmur yağıyordu.
defne ormanlarının arasında oranj'ı tanıdın.
ikimiz de duruyorduk öyle kolera çarpmış gibi
sersemlemiş, büyülenmiş, buğuların üstünde.
hiçbir şey değişmedi yine de
çünkü;
"aşk likid korku dolu bir kadehtir."
budist rahiplerin safran giysileri yanıyordu havada.
birisi yerde mor giysisiyle yatıyordu.
sana yalan söylemek istemiyordum.
oranj olmadığımı,
mor olduğumu benim de,
hatta hileli bir "deeper blue" olduğumu...
birbirine zıt iki renk...
anlamıyordun...
kadın yogilerin
cinselliğini arttırdığı söylenen
mor bir ışıkta beni oranj sanıyordun.
oranj değilim ben, yasın belirtisiyim,
morum, safranım belki ama oranj
değilim.
mutluluk çıkmaz benden.
benim turunçgillerim yapraklarını ağlar.
yine de senin için tuhaf şövalyem,
incelikli zulmün için,
kalbimin morluklarını unutup oranj olmayı deneyebilirim.
"o, omega, gözlerinin mor ışığı."
haliç'ten indiler
birdenbire.
cenk etmek zorunda kalmak.
ben portakal yemek
birdenbire hasta
olduğum için anne-
baba evinde.
bu notları
yazmak kabz halinde.
battaniyeyi üstüme
çekmek.
"unutmaya yatmak"
birçok şeyi.
ilaç torbam.
dış medeniyetler.
güzel hatıralarım var mıydı?
varsa bile ben unuttum.
ben şeyim aslında?
şeyim...
hayatı boyunca
uyumu aramış uyumsuzun
biriyim.
uzun çok uzun
süredir bana kimse değmedi.
zigzaver marka bir tabanca
var aklımda
ama onu ben
kullanmayacağım.
gerisi beni hiç ilgilendirmiyor.. "
" seni ilk gördüğüm gün,
sonbaharın yabanıl kahverengi geyiği
benim için olduğunu anlamıştım.
boynuzların iletken elektrodlar gibi,
tuzumsu bir karla kaplanmıştı.
ağaçların etrafında yavaşça dolaşan
buğuların ve serpiştiren buzdan iğnelerin
arasında mor'u tanıdım.
omurganda yanan ışıkla oryantal ikonların
karanlık gölgeleri ardında kırmızı ve
maviyi karıştırıp moru elde ediyordun:
gizin rengini.
beni ilk gördüğün gün
senin için olduğumu anlamış mıydın?
bal peteklerinden bir yağmur yağıyordu.
defne ormanlarının arasında oranj'ı tanıdın.
ikimiz de duruyorduk öyle kolera çarpmış gibi
sersemlemiş, büyülenmiş, buğuların üstünde.
hiçbir şey değişmedi yine de
çünkü;
"aşk likid korku dolu bir kadehtir."
budist rahiplerin safran giysileri yanıyordu havada.
birisi yerde mor giysisiyle yatıyordu.
sana yalan söylemek istemiyordum.
oranj olmadığımı,
mor olduğumu benim de,
hatta hileli bir "deeper blue" olduğumu...
birbirine zıt iki renk...
anlamıyordun...
kadın yogilerin
cinselliğini arttırdığı söylenen
mor bir ışıkta beni oranj sanıyordun.
oranj değilim ben, yasın belirtisiyim,
morum, safranım belki ama oranj
değilim.
mutluluk çıkmaz benden.
benim turunçgillerim yapraklarını ağlar.
yine de senin için tuhaf şövalyem,
incelikli zulmün için,
kalbimin morluklarını unutup oranj olmayı deneyebilirim.
"o, omega, gözlerinin mor ışığı."
haliç'ten indiler
birdenbire.
cenk etmek zorunda kalmak.
ben portakal yemek
birdenbire hasta
olduğum için anne-
baba evinde.
bu notları
yazmak kabz halinde.
battaniyeyi üstüme
çekmek.
"unutmaya yatmak"
birçok şeyi.
ilaç torbam.
dış medeniyetler.
güzel hatıralarım var mıydı?
varsa bile ben unuttum.
ben şeyim aslında?
şeyim...
hayatı boyunca
uyumu aramış uyumsuzun
biriyim.
uzun çok uzun
süredir bana kimse değmedi.
zigzaver marka bir tabanca
var aklımda
ama onu ben
kullanmayacağım.
gerisi beni hiç ilgilendirmiyor.. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com