bugün

aşk

bozulmaya yüz tutmuş televizyon gibidir. önce kumanda arıza yapar, pil değiştirirsiniz işe yaramaz. devredışı kalır kumanda, her seferinde yerinizden kalkarsınız kanal değiştirmek için. sonra tüpü bozulur o televizyonun. renkler siyah beyaz olur, ses ve görüntüde dengesizlik başlar. ara ara donar televizyon. 'miadı doluyor yavaş yavaş' dersiniz ve fakat kullanmaya devam edersiniz yine de..ses vermeyeceği güne kadar ve o gün gelir çatar. susar televizyon. kendinizce hamleler yapıp tekrar görüntü almaya çalışırsınız ama işe yaramaz artık. sessizce evin bir köşesinde bekler o televizyon. belki bir gün kendiliğinden çalışır diye düşünür, atamaz ya da tamire götüremezsiniz. tamirci; 'olmaz bu' diyecek diye korkarsınız. sonra bir sabah cesaret gelir bünyeye, televizyonu kucaklar en yakın tamirciye gidersiniz ve korktuğunuz başınıza gelir. çalışmayacaktır artık o televizyon. üzülürsünüz ama en azından içiniz rahatlar. 'tamir olsa bile çok yara açacaktı bana, yenisini alsam daha iyi' diye düşünürsünüz. öyle işte..
© copyright 2005 - 2026