bugün
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- mazotun yarım litresi 50 tl3
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay3
- kanadalı ünlüler10
- sabahları nefret edilen şeyler19
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- gülsen tuncer2
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması6
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma2
- bin entry girmek2
- sabahları sevilen şeyler8
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler2
- beni kaybettin diyen erkek14
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- iç sıkıntısı7
- mazotun litresi 101 lira35
- vermio4
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- anın görüntüsü24
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- ekşiye gidiyorum ben10
- sadece filistin'i önemsemek15
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- gocu38
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- ana haber bülteni2
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- g i l d e d l i l y27
- iblis'in sesini duymak11
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- yazarların fobileri20
- israil11
- arkadaşlar bakar mısınız16
Değerlendirmeler
Katliam basında
Milliyet (25. 11. 1978)
"Ölenlerin sayısının 76 yı, yaralı sayısının 1000 i aştığı bildiriliyor. Sokağa çıkma yasağına rağmen 10.00 sıralarında sayıları bini bulan bir grup, Kıbrıs Meydanında toplandıktan sonra vilayet binasına doğru yürüyüşe geçmişlerdir. Ellerinde sopalar ve taşlar bulunan, tekbir getirerek ve "Müslüman Türkiye, Komünistlere ölüm" diye slogan atarak yürüyen grubu durdurmak için askeri birlikler havaya ateş açmışlardır. Sağ şiddet eylemcileri (Saat 11.30) şehrin doğu ve batı mahallelerine doğru sızmışlar ve burada bazı evleri ateşe vermişlerdir. Yangını söndürmek için gelen itfaiyeye de ateş açmışlardır.
"Komando taburu tarafından yapılan aramada Yusuflar Mahallesinde bir dere içinde 5 i polis olmak üzere 16 ceset bulunduğu, komando çavuşu, cesetlerin bulunduğu derede başka ölülerin olduğunu belirterek sayının 100 e yakın olduğunu söyledi.
Hürriyet (26. 12. 1978)
"Girilen evlerden ve enkaz altından cesetler çıkarılıyor. Cesetlerin kokmaması için çevre illerden buz istendi. Cuma gününden bu yana örgütlenmiş saldırgan toplulukların yarattığı dehşet ve terör... Ölü sayısı 98, yakılan-yıkılan enkaz altında cesetler bulunduğu, askeri birlikler, girilmeyen Yörükselim Mahallesine giderek kontrol altına aldı. Çamlık tarafında bir topluluk askerlerin üstüne ateş açtı.
"Mağaralı Mahallesinde kokmaya başlayan 16 ceset bulundu. Otopsilerin Belediye Mezbahasında yapıldığı öğrenildi. 2500 kişilik seyyar mutfak Ankara dan getirildi.
"Saldırganlara dinamit lokumu ve silah dağıtıldı. Adını açıklamayı sakıncalı bulan bir yetkili, "Maraş Müftüsünün resmi araçlarla kenti dolaştığını ve halkı kışkırtıcı konuşmalar yaptığını, olayların bundan sonra başladığını" öne sürdü.
Cumhuriyet (24. 12. 1978)
"CHP'li ve Alevi yurttaşların ev ve işyerleri ateşe verildi. Alevilerin yoğun olduğu Yörükselim, Yeni Mahalle semtlerinde kurşun yağmuruna tutulan bazı evlerde Alevi yurttaşların satırla hunharca öldürüldükleri, Hastane çevresini de kontrol altına alarak getirilen yaralılara ateş ettikleri, bazılarını kurşuna dizdiklerini öğrenildi.
"Gazipaşa semtinde askerlere sığınan iki kişi eylemciler tarafından geri alınarak bunlardan biri silahla öldürüldü, biri ağır yaralanarak sokakta bırakıldı.
"Saldırganlar, sağlık ocağında görevli iki yaralıyı zorla dışarı çıkararak kurşuna dizmişlerdir. "Saldırganlar, Devlet Hastanesinin çevresini çevirerek hastaneye getirilen yaralılara silahla ateş etmişlerdir. Yaralıları taşıyan ambulans şoförü de silahla öldürülmüştür. "Alevilerin yoğun olduğu Yörükselim, Yeni Mahalle ve Karamaraş Mahalleleri saldırının yoğunlaştığı, katliamların arttığı mahallelerdir. Uzun menzilli silahlarla taranmışlardır. Evler ateşe verilmiştir. Girdikleri evlerde yurttaşları satırla hunharca katletmişlerdir.
Cumhuriyet (25. 12. 1978)
"24. 12. 1978 sabahı saat 10.15 sıralarında sağcı gruplar, sokağa çıkma yasağına karşın kentin sokaklarında birikmişler, bin kişilik bir grup vilayete yürümeye başlamışlardır. Topluluğun dağılmasını isteyen jandarmalara saldırınca aralarında çatışma çıkmış, jandarmalar havaya ateş etmek zorunda kalmışlardır. Ve beş bin mermi yakılmıştır. Sağcıların ellerinde Amerikan yapımı M.I. piyade tüfeklerinin bulunduğu, vilayete yakın bazı binaları ateşe vermişlerdir.
"Yakınlarını kayıp eden çok sayıda yurttaş, vilayet önüne gelerek "Biz bu şehirden gitmek istiyoruz. Bize yardım edin, asker değil, şehri terk için araç istiyoruz" diye bağırıyorlardı.
"YSE Bölge Müdürlüğünün binası, sağcı saldırganlarca işgal edilmiştir. Orada silah dağıtıldığını, Yörükselim, Yeni Mahalle ve Sakarya Mahallesinde iki günden beri mahsur kalan kişileri kurtarmaya giden polislerin üzerine uzun menzilli silahlarla ateş açılmıştır.
"Yapılan saldırılarda gittikleri evlerde kadın-çocukların kurşuna dizildiği, boğazlarının kesildiği, daha sonra ölülere gaz dökülerek evlerin ateşe verildiği bildirilmiştir.
Tercüman ( 25.12. 1978)
"Esma Suna adlı hamile bir kadın yaralı olarak hastaneye getirilmiş. Sezaryen ameliyatıyla bebek alınmış ise de, ancak hem anne hem de bebek ölmüştür.
" 24.12. 1978 günü saat 10.00 sıralarında bir patlama ve silahlı bin kişilik bir grubun hükümet konağına yürümesiyle yeniden yoğunlaşmıştır. Evlerden de askerlerin üstüne ateş açılmıştır. Bu saldırıyı vilayette içişleri Bakanı irfan Özaydınlı da izlemiştir. "Emniyet kuvvetlerinin giremediği mahallelerde patlama ve silah sesleri yoğunlaşmıştır. Bu arada çocukların, kadınların, yaşlıların üzerine gaz, benzin dökülerek yakıldıkları haberi vilayet binasına ulaşmıştır. "Milli Eğitim müdürü Kasım KOÇ, olaylar başlayınca sığınmak amacı ile Çokyaşar Köyü'ne gitmiş: Orada durumun daha feci olduğunu gördüm. 4 kişiyi gözlerimin önünde silahla tarayarak öldürdüler, ölü sayısı en azından 15 dir.
Aydınlık (16. 01. 1979)
"Evimize saldırmışlardı, kaçtık. Mecburen Mahmut KUŞAT'ın (Kürt Mahmut) evine sığındık. Kendisinden korkuyorduk. Bize, "Biraz sonra geleceğim" diyerek dışarı çıktı. O sırada telefon çaldı, telefonu açtım. Telefona çıkan şahıs, "Ben Ahmet YILDIZ'ım" dedi ve Mahmut'u sordu. Kendisine "Evde olmadığını ve benim de akrabası olduğumu" söyledim. "Biz burada komünist Alevileri epeyce öldürdük" dedi. "Elimize geçen komünist kurtulamıyor, doğruca fabrikaya atıyoruz. Nusret (Nusret KUŞAT, Mahmut'un oğlu) islahiye'den bir sandık silah getirdi. Burada pek gözükmemesi için gönderdim. Herhalde eve gelir. Şu anda bizim Bekir ve Mehmet bir Aleviyi çevirdiler. Durum iyi. Bizim gibi yaparlarsa, şehirde hiçbir Alevi komünist sağ bırakmayacağız. Alo sizin orada durum nasıl?" dedi. iyi, iyi burası sakin, dedim ve korkudan kapattım.
"Hemen vilayeti aradım. Çıkan komutana, "15 dakika içerisinde bizi kurtarmazsanız öldürecekler" dedim. Eğitim Enstitüsüne de telefon ettim. Bizi kurtarmaları için yardım istedim. 15 dakika kadar sonra zil çaldı. içeri Mahmut KUŞAT girdi. Hemen telefona koştu. Telefonda Başhekim Çetin DiKER’le görüştü. "Ağabey komünist Alevilerin seni öldürdüğünü duyduk ve çok üzüldük, şükür sağsın" dedi. Evde bulunanlar titremeye başladık. Askeri arabalar o anda geldi. Kurtulduk.
kaynak: http://www.ansiklopedi.ge.../Mara%C5%9F_katliam%C4%B1
Katliam basında
Milliyet (25. 11. 1978)
"Ölenlerin sayısının 76 yı, yaralı sayısının 1000 i aştığı bildiriliyor. Sokağa çıkma yasağına rağmen 10.00 sıralarında sayıları bini bulan bir grup, Kıbrıs Meydanında toplandıktan sonra vilayet binasına doğru yürüyüşe geçmişlerdir. Ellerinde sopalar ve taşlar bulunan, tekbir getirerek ve "Müslüman Türkiye, Komünistlere ölüm" diye slogan atarak yürüyen grubu durdurmak için askeri birlikler havaya ateş açmışlardır. Sağ şiddet eylemcileri (Saat 11.30) şehrin doğu ve batı mahallelerine doğru sızmışlar ve burada bazı evleri ateşe vermişlerdir. Yangını söndürmek için gelen itfaiyeye de ateş açmışlardır.
"Komando taburu tarafından yapılan aramada Yusuflar Mahallesinde bir dere içinde 5 i polis olmak üzere 16 ceset bulunduğu, komando çavuşu, cesetlerin bulunduğu derede başka ölülerin olduğunu belirterek sayının 100 e yakın olduğunu söyledi.
Hürriyet (26. 12. 1978)
"Girilen evlerden ve enkaz altından cesetler çıkarılıyor. Cesetlerin kokmaması için çevre illerden buz istendi. Cuma gününden bu yana örgütlenmiş saldırgan toplulukların yarattığı dehşet ve terör... Ölü sayısı 98, yakılan-yıkılan enkaz altında cesetler bulunduğu, askeri birlikler, girilmeyen Yörükselim Mahallesine giderek kontrol altına aldı. Çamlık tarafında bir topluluk askerlerin üstüne ateş açtı.
"Mağaralı Mahallesinde kokmaya başlayan 16 ceset bulundu. Otopsilerin Belediye Mezbahasında yapıldığı öğrenildi. 2500 kişilik seyyar mutfak Ankara dan getirildi.
"Saldırganlara dinamit lokumu ve silah dağıtıldı. Adını açıklamayı sakıncalı bulan bir yetkili, "Maraş Müftüsünün resmi araçlarla kenti dolaştığını ve halkı kışkırtıcı konuşmalar yaptığını, olayların bundan sonra başladığını" öne sürdü.
Cumhuriyet (24. 12. 1978)
"CHP'li ve Alevi yurttaşların ev ve işyerleri ateşe verildi. Alevilerin yoğun olduğu Yörükselim, Yeni Mahalle semtlerinde kurşun yağmuruna tutulan bazı evlerde Alevi yurttaşların satırla hunharca öldürüldükleri, Hastane çevresini de kontrol altına alarak getirilen yaralılara ateş ettikleri, bazılarını kurşuna dizdiklerini öğrenildi.
"Gazipaşa semtinde askerlere sığınan iki kişi eylemciler tarafından geri alınarak bunlardan biri silahla öldürüldü, biri ağır yaralanarak sokakta bırakıldı.
"Saldırganlar, sağlık ocağında görevli iki yaralıyı zorla dışarı çıkararak kurşuna dizmişlerdir. "Saldırganlar, Devlet Hastanesinin çevresini çevirerek hastaneye getirilen yaralılara silahla ateş etmişlerdir. Yaralıları taşıyan ambulans şoförü de silahla öldürülmüştür. "Alevilerin yoğun olduğu Yörükselim, Yeni Mahalle ve Karamaraş Mahalleleri saldırının yoğunlaştığı, katliamların arttığı mahallelerdir. Uzun menzilli silahlarla taranmışlardır. Evler ateşe verilmiştir. Girdikleri evlerde yurttaşları satırla hunharca katletmişlerdir.
Cumhuriyet (25. 12. 1978)
"24. 12. 1978 sabahı saat 10.15 sıralarında sağcı gruplar, sokağa çıkma yasağına karşın kentin sokaklarında birikmişler, bin kişilik bir grup vilayete yürümeye başlamışlardır. Topluluğun dağılmasını isteyen jandarmalara saldırınca aralarında çatışma çıkmış, jandarmalar havaya ateş etmek zorunda kalmışlardır. Ve beş bin mermi yakılmıştır. Sağcıların ellerinde Amerikan yapımı M.I. piyade tüfeklerinin bulunduğu, vilayete yakın bazı binaları ateşe vermişlerdir.
"Yakınlarını kayıp eden çok sayıda yurttaş, vilayet önüne gelerek "Biz bu şehirden gitmek istiyoruz. Bize yardım edin, asker değil, şehri terk için araç istiyoruz" diye bağırıyorlardı.
"YSE Bölge Müdürlüğünün binası, sağcı saldırganlarca işgal edilmiştir. Orada silah dağıtıldığını, Yörükselim, Yeni Mahalle ve Sakarya Mahallesinde iki günden beri mahsur kalan kişileri kurtarmaya giden polislerin üzerine uzun menzilli silahlarla ateş açılmıştır.
"Yapılan saldırılarda gittikleri evlerde kadın-çocukların kurşuna dizildiği, boğazlarının kesildiği, daha sonra ölülere gaz dökülerek evlerin ateşe verildiği bildirilmiştir.
Tercüman ( 25.12. 1978)
"Esma Suna adlı hamile bir kadın yaralı olarak hastaneye getirilmiş. Sezaryen ameliyatıyla bebek alınmış ise de, ancak hem anne hem de bebek ölmüştür.
" 24.12. 1978 günü saat 10.00 sıralarında bir patlama ve silahlı bin kişilik bir grubun hükümet konağına yürümesiyle yeniden yoğunlaşmıştır. Evlerden de askerlerin üstüne ateş açılmıştır. Bu saldırıyı vilayette içişleri Bakanı irfan Özaydınlı da izlemiştir. "Emniyet kuvvetlerinin giremediği mahallelerde patlama ve silah sesleri yoğunlaşmıştır. Bu arada çocukların, kadınların, yaşlıların üzerine gaz, benzin dökülerek yakıldıkları haberi vilayet binasına ulaşmıştır. "Milli Eğitim müdürü Kasım KOÇ, olaylar başlayınca sığınmak amacı ile Çokyaşar Köyü'ne gitmiş: Orada durumun daha feci olduğunu gördüm. 4 kişiyi gözlerimin önünde silahla tarayarak öldürdüler, ölü sayısı en azından 15 dir.
Aydınlık (16. 01. 1979)
"Evimize saldırmışlardı, kaçtık. Mecburen Mahmut KUŞAT'ın (Kürt Mahmut) evine sığındık. Kendisinden korkuyorduk. Bize, "Biraz sonra geleceğim" diyerek dışarı çıktı. O sırada telefon çaldı, telefonu açtım. Telefona çıkan şahıs, "Ben Ahmet YILDIZ'ım" dedi ve Mahmut'u sordu. Kendisine "Evde olmadığını ve benim de akrabası olduğumu" söyledim. "Biz burada komünist Alevileri epeyce öldürdük" dedi. "Elimize geçen komünist kurtulamıyor, doğruca fabrikaya atıyoruz. Nusret (Nusret KUŞAT, Mahmut'un oğlu) islahiye'den bir sandık silah getirdi. Burada pek gözükmemesi için gönderdim. Herhalde eve gelir. Şu anda bizim Bekir ve Mehmet bir Aleviyi çevirdiler. Durum iyi. Bizim gibi yaparlarsa, şehirde hiçbir Alevi komünist sağ bırakmayacağız. Alo sizin orada durum nasıl?" dedi. iyi, iyi burası sakin, dedim ve korkudan kapattım.
"Hemen vilayeti aradım. Çıkan komutana, "15 dakika içerisinde bizi kurtarmazsanız öldürecekler" dedim. Eğitim Enstitüsüne de telefon ettim. Bizi kurtarmaları için yardım istedim. 15 dakika kadar sonra zil çaldı. içeri Mahmut KUŞAT girdi. Hemen telefona koştu. Telefonda Başhekim Çetin DiKER’le görüştü. "Ağabey komünist Alevilerin seni öldürdüğünü duyduk ve çok üzüldük, şükür sağsın" dedi. Evde bulunanlar titremeye başladık. Askeri arabalar o anda geldi. Kurtulduk.
kaynak: http://www.ansiklopedi.ge.../Mara%C5%9F_katliam%C4%B1
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar