bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı25
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk8
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- true'nun engelli olması4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- meriç dükalığı8
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- leroy sane2
- sevdiğiniz yazarlar8
- islamda namaz yoktur30
- habire124
- okan çık hesap ver4
- sözlük kızlarının kekleri24
- galatasaray10
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- fusya semsiyeli yabanci22
- kadir inanır'ın mirası4
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray rezil oldu2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- insanları birbirine düşürmek4
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- trabzonspor5
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- etli biber dolması5
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- kürdistan10
- gecenin şarkısı19
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
bir gün çok alakasız bir insana, görünen bir neden olmaksızın duyulabilen hede. herkesin bir aşk hikayesi vardır, benim hikayem şöyle:
dersanede yanımda oturuyordu. sürekli burnunu karıştırıyordu, gözlüklü, dikkat çekmeyecek biriydi. dikkatimi de çekmemişti zaten. sürekli not alıyordu ve çevresindeki kimseyle ilgilenmiyordu. ya da ben öyle sanmıştım.
bir gün adını sordum, adını bilmememe çok şaşırmıştı. söyledi. ve yazmaya devam etti. bir kaç gün sonra beni facebook a ekledi. bir sonraki hafta defterine baktım ve benim defterim gibi pek çok resim ve hikaye gördüm, not almıyordu aslında. dersle çoğu zaman ilgilenmemişti. ortak pek çok nokta bulduk, ortak arkadaşlarımız da vardı. nihayet benim gibi çatlak birisini bulmuştum.
ertesi gün ortak arkadaşımıza onu sordum, anlattıkları teşhisimi onaylıyordu. üstelik benim gibi çok ta duygusaldı, hiç sevgilisi olmamıştı benim gibi, benim gibiydi.
onu sevdim.
ve tam o sıralarda ilk sevgilisiyle tanıştırmışlar onu, çok sonra öğrendim.
ilişkileri 1 yıl sürdü.
ilk sevgilisiyle ilişkileri boyunca arkadaş kaldık ve başlıktaki duygu benim gitmemi engelledi. ve ben onun adım adım duygusuz birisine dönüşmesine şahit oldum. sevgilisi ilgilenmiyordu, tersliyor, değer bilmiyordu. o da beni aynı şekilde tersliyordu. fakat hayatta en iyi anlaştığım insanlardan biri oldu.
nihayetinde aklı bana kaydı, en yakınındaki dişi olarak. hala gözlerimin içine bakamıyordu. ama biz sıkça görüşmeye başlamıştık. sonunda ondan ayrıldı, benimle çıkmaya başladı. tamamen onunla olan ilişkisi bitene dek asla ne kadar sevildiğini bilmedi.
sonra... o duygusal çocuktan eser kalmadığını farkettim. bir zamanlar değerinin bilinmediğini öne sürerek aynı değeri vermiyordu. hayatımı ona ayırdım. sadece ona.
anlamadı, ağır geldi... onun için çantada kekliktim artık, elinin altındaydım. ona sevdiğim için karıştım, kıskandım, sevgimi çok fazla gösterdim, bunlar ona ağır geldi. iyi anlaşmamız artık önemini yitiriyordu.
ve bugün söylediğim gibi ona, ben onun sadece karakterini sevmiştim, dışarıdan görünen, geçici olan statüler, güç, dış görünüş için değil. sadece o o olduğu için. keşke, keşke görebilseydi, keşke ona verdiği değeri bana da verebilseydi. keşke dengesiz olmasaydı. keşke ilgisi giderek azalmasaydı.
böyle durumlarda bile sadece onu düşündürten bir duygudur işte, finallerin içine edebilen.
ağlıyorum, bilmiyor. az önce iyi geceler demiş olmak için aradı ve kapattı. ağlıyorum bilmiyor.
bunları yazdırtan duygudur işte. bir insana en uçları yaşatabilen duygu, bu yüzden üzerine bu kadar çok yazılıp çizilen.
en iyiler ve en kötüler insan hayatında aşkın etkisinde hissedilir.
en büyük eserler, şarkılar aşkın üzerine yapılır.
ve hissedildiği için, hissedilebildiği için her şeye rağmen şükredilmesi gerekendir. duygusuz olunmadığı için.
sevebilmek, tanrının kalbimizin içine koyduğu en yüce yetenektir.
dersanede yanımda oturuyordu. sürekli burnunu karıştırıyordu, gözlüklü, dikkat çekmeyecek biriydi. dikkatimi de çekmemişti zaten. sürekli not alıyordu ve çevresindeki kimseyle ilgilenmiyordu. ya da ben öyle sanmıştım.
bir gün adını sordum, adını bilmememe çok şaşırmıştı. söyledi. ve yazmaya devam etti. bir kaç gün sonra beni facebook a ekledi. bir sonraki hafta defterine baktım ve benim defterim gibi pek çok resim ve hikaye gördüm, not almıyordu aslında. dersle çoğu zaman ilgilenmemişti. ortak pek çok nokta bulduk, ortak arkadaşlarımız da vardı. nihayet benim gibi çatlak birisini bulmuştum.
ertesi gün ortak arkadaşımıza onu sordum, anlattıkları teşhisimi onaylıyordu. üstelik benim gibi çok ta duygusaldı, hiç sevgilisi olmamıştı benim gibi, benim gibiydi.
onu sevdim.
ve tam o sıralarda ilk sevgilisiyle tanıştırmışlar onu, çok sonra öğrendim.
ilişkileri 1 yıl sürdü.
ilk sevgilisiyle ilişkileri boyunca arkadaş kaldık ve başlıktaki duygu benim gitmemi engelledi. ve ben onun adım adım duygusuz birisine dönüşmesine şahit oldum. sevgilisi ilgilenmiyordu, tersliyor, değer bilmiyordu. o da beni aynı şekilde tersliyordu. fakat hayatta en iyi anlaştığım insanlardan biri oldu.
nihayetinde aklı bana kaydı, en yakınındaki dişi olarak. hala gözlerimin içine bakamıyordu. ama biz sıkça görüşmeye başlamıştık. sonunda ondan ayrıldı, benimle çıkmaya başladı. tamamen onunla olan ilişkisi bitene dek asla ne kadar sevildiğini bilmedi.
sonra... o duygusal çocuktan eser kalmadığını farkettim. bir zamanlar değerinin bilinmediğini öne sürerek aynı değeri vermiyordu. hayatımı ona ayırdım. sadece ona.
anlamadı, ağır geldi... onun için çantada kekliktim artık, elinin altındaydım. ona sevdiğim için karıştım, kıskandım, sevgimi çok fazla gösterdim, bunlar ona ağır geldi. iyi anlaşmamız artık önemini yitiriyordu.
ve bugün söylediğim gibi ona, ben onun sadece karakterini sevmiştim, dışarıdan görünen, geçici olan statüler, güç, dış görünüş için değil. sadece o o olduğu için. keşke, keşke görebilseydi, keşke ona verdiği değeri bana da verebilseydi. keşke dengesiz olmasaydı. keşke ilgisi giderek azalmasaydı.
böyle durumlarda bile sadece onu düşündürten bir duygudur işte, finallerin içine edebilen.
ağlıyorum, bilmiyor. az önce iyi geceler demiş olmak için aradı ve kapattı. ağlıyorum bilmiyor.
bunları yazdırtan duygudur işte. bir insana en uçları yaşatabilen duygu, bu yüzden üzerine bu kadar çok yazılıp çizilen.
en iyiler ve en kötüler insan hayatında aşkın etkisinde hissedilir.
en büyük eserler, şarkılar aşkın üzerine yapılır.
ve hissedildiği için, hissedilebildiği için her şeye rağmen şükredilmesi gerekendir. duygusuz olunmadığı için.
sevebilmek, tanrının kalbimizin içine koyduğu en yüce yetenektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar