bugün
- ekrem imamoğlu11
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak5
- nasıl birisiniz10
- sevişirken dinlenecek şarkılar5
- aselsan satılırsa8
- iki kadını aynı anda idare eden adama ne denir3
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması5
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- napolyonun moskova seferi3
- reisçiliğe sürüklenen kemalist2
- azeri2
- akpli değilim ama2
- akp bitince ne olacak23
- tunguzlar2
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- slavların kendi içinde parçalanması3
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- ikinci el otomobil piyasası rezaleti3
- falıma bakmak isteyen sözlük yazarları7
- fusya semsiyeli yabanci17
- kuranı kerim meali7
- slavların bizansın bayrağını kullanması2
- kizlarsoruyor com6
- çocuk istememe nedenleri6
- anın görüntüsü10
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- cd devrinin bitmesi16
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması6
- erdoğan ile netanyahu dost değil ama anlaşıyorlar3
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar2
- yaran twitler2
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- mb isimli cocugun anilari2
- slav2
- ben olmayınca sözlük bir anlamsız2
- yaz gribi3
- götün sürekli kanaması5
- trendyol yorumlarında ürün yerine dayı görmek2
- royall stars4
- bezelye yemeği9
- markette çalışmak2
- öğretmen olmak5
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- çirkin adam güzel kadın aşkı4
- insanlarla uğraşmak2
- ölümün en iyi tanımı17
"istanbul'un şakası yoktur"
diyene inanmayın.
şakası vardır ama espri anlayışı yoktur.
martılarına oturma izni verir
ama onları haberdar etmez.
"istanbul'un martıları salaktır"
diyene inanmayın.
bir bahar günü mutfak pencerenizin baktığı
kedi sidiği ve güvercin boku anafikirli apartman boşluğunda
düşünürken gözgöze geldiğiniz hemşehrinizin
zekası vardır ama o güne kadar
kaçmaya harcamıştır.
o gün ise;
boşluk genişliği 1,5 metre,
derinlik 8 metre,
kanat genişliği ise 1 metredir.
bir bütün gün düşündükten sonra,
ertesi gün
derinlik 10 metredir,
ve artık bir martının ayakları
yere basmaktadır.
mutfak penceresinden attığınız ekmeklerin
piyasadaki umut verme değeri
dünkünden çok daha aşağıdadır.
15 yaşındaysanız,
kollarınıza geçireceğiniz eski bir kazağın
sizi etobur bir gagadan koruyacağını varsayarak
kupkuru ve karanlık bir
deniz seviyesine inersiniz.
kocamandır,
ama ellerinizin arasında sakindir.
kömürlüklerin önündeki göt kadar avluya çıkana kadar
sizin kırılgan vahşi bir vazo taşıdığınız,
onun ise kanatlarını ve ayaklarını özlediği
saçma bir yolculuk yaparsınız.
dışarı çıkınca havaya atarsınız
uçar.
ertesi sene aynı zamanlarda,
hala 16 yaşındasınızdır
ve kurtuluşun kerametinin
kollarınıza geçirdiğiniz kazakta olduğunu zannedip,
benzer bir vazoyu avluya çıkarıp havaya atarsınız
ama o seneki martı
evvelki seneki martının yazdığı kitabı okumadığı,
belki de filminin çıkmasını beklediği için,
kömürlüklerin üstündeki
arka pencerelerin baktığı kırsala
yumuşak inip,
başrolünde kedilerin olduğu
kendi filmini çevirmeye karar verir.
siz de kedilerin kollarına kazak geçirmediklerini bildiğiniz için
iki metreyi 5 saniyede tırmanıp,
kedilerle kedi olup,
etobur vazonuzun peşinden koşup,
onu kırılmayacak kadar korkutarak
15 sene dinlediğiniz martı sesinin borcunu
son iki sene iki martıyla ödemiş olursunuz.
diyene inanmayın.
şakası vardır ama espri anlayışı yoktur.
martılarına oturma izni verir
ama onları haberdar etmez.
"istanbul'un martıları salaktır"
diyene inanmayın.
bir bahar günü mutfak pencerenizin baktığı
kedi sidiği ve güvercin boku anafikirli apartman boşluğunda
düşünürken gözgöze geldiğiniz hemşehrinizin
zekası vardır ama o güne kadar
kaçmaya harcamıştır.
o gün ise;
boşluk genişliği 1,5 metre,
derinlik 8 metre,
kanat genişliği ise 1 metredir.
bir bütün gün düşündükten sonra,
ertesi gün
derinlik 10 metredir,
ve artık bir martının ayakları
yere basmaktadır.
mutfak penceresinden attığınız ekmeklerin
piyasadaki umut verme değeri
dünkünden çok daha aşağıdadır.
15 yaşındaysanız,
kollarınıza geçireceğiniz eski bir kazağın
sizi etobur bir gagadan koruyacağını varsayarak
kupkuru ve karanlık bir
deniz seviyesine inersiniz.
kocamandır,
ama ellerinizin arasında sakindir.
kömürlüklerin önündeki göt kadar avluya çıkana kadar
sizin kırılgan vahşi bir vazo taşıdığınız,
onun ise kanatlarını ve ayaklarını özlediği
saçma bir yolculuk yaparsınız.
dışarı çıkınca havaya atarsınız
uçar.
ertesi sene aynı zamanlarda,
hala 16 yaşındasınızdır
ve kurtuluşun kerametinin
kollarınıza geçirdiğiniz kazakta olduğunu zannedip,
benzer bir vazoyu avluya çıkarıp havaya atarsınız
ama o seneki martı
evvelki seneki martının yazdığı kitabı okumadığı,
belki de filminin çıkmasını beklediği için,
kömürlüklerin üstündeki
arka pencerelerin baktığı kırsala
yumuşak inip,
başrolünde kedilerin olduğu
kendi filmini çevirmeye karar verir.
siz de kedilerin kollarına kazak geçirmediklerini bildiğiniz için
iki metreyi 5 saniyede tırmanıp,
kedilerle kedi olup,
etobur vazonuzun peşinden koşup,
onu kırılmayacak kadar korkutarak
15 sene dinlediğiniz martı sesinin borcunu
son iki sene iki martıyla ödemiş olursunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar