bugün
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız6
- hilafetin türklere faydası18
- kibarhergele14
- george washington7
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak8
- sorusormayin7
- fenerbahçe adası3
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi8
- fusya şemsiyeli ve hipopotam2
- sözlüğün kırbacı10
- kuz3
- ismet gurbuz bey bey3
- sohbet eder gibi entry yazan yazar6
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- cehennemde sigara içme yasağı5
- ucan tekme atan hipopotam45
- kız sanılan yazarlar7
- kuzum2
- erecto bey bey2
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- pavyonları dönüştürmek4
- lahana sarma turşusu3
- her kararın başka bir ihtimali öldürmesi2
- karıncaların trafik sıkışıklığı yaşaması2
- total war3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir4
- kırmızı ruj vs pembe ruj2
- yazarların sağlık sorunları7
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- günün kitabı2
- emniyet kemeri2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- dört gazeteciye fon iddiaları soruşturması2
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- tff başkanı hacıosmanoğlu'nun istifa yanıtı2
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- pforzheim şu an 10 derece3
- öbür dünyada referans istenmesi2
- ya bi siktirin gidin15
- anın görüntüsü32
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
"istanbul'un şakası yoktur"
diyene inanmayın.
şakası vardır ama espri anlayışı yoktur.
martılarına oturma izni verir
ama onları haberdar etmez.
"istanbul'un martıları salaktır"
diyene inanmayın.
bir bahar günü mutfak pencerenizin baktığı
kedi sidiği ve güvercin boku anafikirli apartman boşluğunda
düşünürken gözgöze geldiğiniz hemşehrinizin
zekası vardır ama o güne kadar
kaçmaya harcamıştır.
o gün ise;
boşluk genişliği 1,5 metre,
derinlik 8 metre,
kanat genişliği ise 1 metredir.
bir bütün gün düşündükten sonra,
ertesi gün
derinlik 10 metredir,
ve artık bir martının ayakları
yere basmaktadır.
mutfak penceresinden attığınız ekmeklerin
piyasadaki umut verme değeri
dünkünden çok daha aşağıdadır.
15 yaşındaysanız,
kollarınıza geçireceğiniz eski bir kazağın
sizi etobur bir gagadan koruyacağını varsayarak
kupkuru ve karanlık bir
deniz seviyesine inersiniz.
kocamandır,
ama ellerinizin arasında sakindir.
kömürlüklerin önündeki göt kadar avluya çıkana kadar
sizin kırılgan vahşi bir vazo taşıdığınız,
onun ise kanatlarını ve ayaklarını özlediği
saçma bir yolculuk yaparsınız.
dışarı çıkınca havaya atarsınız
uçar.
ertesi sene aynı zamanlarda,
hala 16 yaşındasınızdır
ve kurtuluşun kerametinin
kollarınıza geçirdiğiniz kazakta olduğunu zannedip,
benzer bir vazoyu avluya çıkarıp havaya atarsınız
ama o seneki martı
evvelki seneki martının yazdığı kitabı okumadığı,
belki de filminin çıkmasını beklediği için,
kömürlüklerin üstündeki
arka pencerelerin baktığı kırsala
yumuşak inip,
başrolünde kedilerin olduğu
kendi filmini çevirmeye karar verir.
siz de kedilerin kollarına kazak geçirmediklerini bildiğiniz için
iki metreyi 5 saniyede tırmanıp,
kedilerle kedi olup,
etobur vazonuzun peşinden koşup,
onu kırılmayacak kadar korkutarak
15 sene dinlediğiniz martı sesinin borcunu
son iki sene iki martıyla ödemiş olursunuz.
diyene inanmayın.
şakası vardır ama espri anlayışı yoktur.
martılarına oturma izni verir
ama onları haberdar etmez.
"istanbul'un martıları salaktır"
diyene inanmayın.
bir bahar günü mutfak pencerenizin baktığı
kedi sidiği ve güvercin boku anafikirli apartman boşluğunda
düşünürken gözgöze geldiğiniz hemşehrinizin
zekası vardır ama o güne kadar
kaçmaya harcamıştır.
o gün ise;
boşluk genişliği 1,5 metre,
derinlik 8 metre,
kanat genişliği ise 1 metredir.
bir bütün gün düşündükten sonra,
ertesi gün
derinlik 10 metredir,
ve artık bir martının ayakları
yere basmaktadır.
mutfak penceresinden attığınız ekmeklerin
piyasadaki umut verme değeri
dünkünden çok daha aşağıdadır.
15 yaşındaysanız,
kollarınıza geçireceğiniz eski bir kazağın
sizi etobur bir gagadan koruyacağını varsayarak
kupkuru ve karanlık bir
deniz seviyesine inersiniz.
kocamandır,
ama ellerinizin arasında sakindir.
kömürlüklerin önündeki göt kadar avluya çıkana kadar
sizin kırılgan vahşi bir vazo taşıdığınız,
onun ise kanatlarını ve ayaklarını özlediği
saçma bir yolculuk yaparsınız.
dışarı çıkınca havaya atarsınız
uçar.
ertesi sene aynı zamanlarda,
hala 16 yaşındasınızdır
ve kurtuluşun kerametinin
kollarınıza geçirdiğiniz kazakta olduğunu zannedip,
benzer bir vazoyu avluya çıkarıp havaya atarsınız
ama o seneki martı
evvelki seneki martının yazdığı kitabı okumadığı,
belki de filminin çıkmasını beklediği için,
kömürlüklerin üstündeki
arka pencerelerin baktığı kırsala
yumuşak inip,
başrolünde kedilerin olduğu
kendi filmini çevirmeye karar verir.
siz de kedilerin kollarına kazak geçirmediklerini bildiğiniz için
iki metreyi 5 saniyede tırmanıp,
kedilerle kedi olup,
etobur vazonuzun peşinden koşup,
onu kırılmayacak kadar korkutarak
15 sene dinlediğiniz martı sesinin borcunu
son iki sene iki martıyla ödemiş olursunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar