bugün
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür7
- zorunlu eğitim11
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir3
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- reenkarnasyon2
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlüğün en masum yazarları16
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- pankek mi pişi mi10
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- fusya semsiyeli yabanci26
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- tavuk budu2
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pum pum çorbası6
- ismail kartal12
- saraca098
- sikişirken sigara içen kadın5
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- sarapci koala43
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- arkadaşlar larissa kim12
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- nervio21
- s'i l v'e r m'i s t26
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- serhat kılıç22
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- uyudunuz mu4
- hamarat kadın5
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- hoşçakal uludağ sözlük7
- tai lung45
- dinlenme tesisi soğuğu5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
nihayet robert pattinson'ın iyi oyunculuğunu sergileyebildiği filmdir.
ben ki vampirlere olan sempatimle ün yapmış bir hanım kızcağızım, buna rağmen "sevgili robert, sen sen ol insan ol, bırak şu vampirliği neyin" diyesim geldi bu filmden sonra. ve hatta diyorum, dedim de.
-spoiler-
öncelikle itiraf edeyim, hali hazırda bir adet robert pattinson hayranıyım. hani "sevmezdim ama iyi rol kesmiş bak kerata" diyecek değilim, baştan diyeyim sana. bu adam ne yapsa izlerim ki ben. ama yeri geldi mi de "iş başka aşk başka rob'cum, olmamış" derim, "hayırlısı inşallah bir dahaki sefere" derim. güzel bir şeyler çıkarmışsa da birazdan yapacağım gibi överim kendisini, ta buradan kendisini tebrik eder, en derin duygularımı gönderirim.
robert'ı bir kenara bırakıp filme odaklanacak olursak, filmin beni ciddi ciddi şaşırtıp dumurlara uğrattığını rahatlıkla söyleyebilirim. hayır filmin konusunu da az çok biliyordum hani. sorunlu yaşantıları olan iki genç tanışırlar, aşık olurlar ve puf! beklenmedik fakat spoilerları okumadan yapamayan mazoşist bir bünye olaraktan tarafımca en başından beri bilinen sürpriz son.. yani anlayacağınız, görmeyi beklediğim şey, en iyi ihtimal kalitelisinden hallice bir aşk filmi idi. fakat tabir-i caizse film bana avcumu yalattı ve inanın bana pek de memnun etti.
efendim remember me, aşk filmi değildir. sinema sitelerinde "tür" kısmında romantik yazması sanırım afişin kişiler üzerinde uyandırdığı izlenimden ötürüdür. zira filmde, birbirlerinin hayatlarına destek olmaya çalışan iki gencin hikayesi anlatılıyor. asıl konu aile ve elemanlarımızın hayattaki duruşları iken, birbirlerine duydukları aşk ikinci belki de üçüncü planda kalıyor. ha bu demek değil ki, aralarında oluşturulmak istenen aşk ve çekim yapay ya da zayıf kalmış. bilakis vıcık vıcık, ağdalı bir romantizm dili içeren sahnelerden olabildiğine sakınıldığı için aşkları çok daha gerçekçi, tyler ve ally arasındaki uyum da çok daha hayran kalınası olmuş.
filmin, en azından şahsımı, en etkileyen kısmına gelecek olursak; tyler-caroline arasındaki abi-kardeş ilişkisi beni benden almış; robert, her sahnede "hey maşallah" dedirtmesini ve östörojen salgısını arttırıcı özelliğini bir kenara fıydırtıp "benim de böyle bir abim olaydı ya.. olaydı keşke" dedirtmiştir. izleyenlere, uzaktaki kardeşlerini akıllarına getirtip, gözlerinden ekstra birkaç damlayı da bunun için getirtmiştir. ama olsundur, bütün salya sümüğüm feda olsundur.
ve filmi benzerlerinden ayıran, o orijinal sonu.. belki de mutlu son olmadığı için takdir ettiğim tek film.
-spoiler-
uzun lafı kısası, "bir film izledim hayatım değişti" olmasa da, film bittikten sonra birkaç dakika oturduğunuz yerde kalıp düşüncelere dalmanız, "belki de bir yerden başlamalıyım" diye düşünmeniz kuvvetle muhtemeldir.
test edilip onaylanmıştır.
ben ki vampirlere olan sempatimle ün yapmış bir hanım kızcağızım, buna rağmen "sevgili robert, sen sen ol insan ol, bırak şu vampirliği neyin" diyesim geldi bu filmden sonra. ve hatta diyorum, dedim de.
-spoiler-
öncelikle itiraf edeyim, hali hazırda bir adet robert pattinson hayranıyım. hani "sevmezdim ama iyi rol kesmiş bak kerata" diyecek değilim, baştan diyeyim sana. bu adam ne yapsa izlerim ki ben. ama yeri geldi mi de "iş başka aşk başka rob'cum, olmamış" derim, "hayırlısı inşallah bir dahaki sefere" derim. güzel bir şeyler çıkarmışsa da birazdan yapacağım gibi överim kendisini, ta buradan kendisini tebrik eder, en derin duygularımı gönderirim.
robert'ı bir kenara bırakıp filme odaklanacak olursak, filmin beni ciddi ciddi şaşırtıp dumurlara uğrattığını rahatlıkla söyleyebilirim. hayır filmin konusunu da az çok biliyordum hani. sorunlu yaşantıları olan iki genç tanışırlar, aşık olurlar ve puf! beklenmedik fakat spoilerları okumadan yapamayan mazoşist bir bünye olaraktan tarafımca en başından beri bilinen sürpriz son.. yani anlayacağınız, görmeyi beklediğim şey, en iyi ihtimal kalitelisinden hallice bir aşk filmi idi. fakat tabir-i caizse film bana avcumu yalattı ve inanın bana pek de memnun etti.
efendim remember me, aşk filmi değildir. sinema sitelerinde "tür" kısmında romantik yazması sanırım afişin kişiler üzerinde uyandırdığı izlenimden ötürüdür. zira filmde, birbirlerinin hayatlarına destek olmaya çalışan iki gencin hikayesi anlatılıyor. asıl konu aile ve elemanlarımızın hayattaki duruşları iken, birbirlerine duydukları aşk ikinci belki de üçüncü planda kalıyor. ha bu demek değil ki, aralarında oluşturulmak istenen aşk ve çekim yapay ya da zayıf kalmış. bilakis vıcık vıcık, ağdalı bir romantizm dili içeren sahnelerden olabildiğine sakınıldığı için aşkları çok daha gerçekçi, tyler ve ally arasındaki uyum da çok daha hayran kalınası olmuş.
filmin, en azından şahsımı, en etkileyen kısmına gelecek olursak; tyler-caroline arasındaki abi-kardeş ilişkisi beni benden almış; robert, her sahnede "hey maşallah" dedirtmesini ve östörojen salgısını arttırıcı özelliğini bir kenara fıydırtıp "benim de böyle bir abim olaydı ya.. olaydı keşke" dedirtmiştir. izleyenlere, uzaktaki kardeşlerini akıllarına getirtip, gözlerinden ekstra birkaç damlayı da bunun için getirtmiştir. ama olsundur, bütün salya sümüğüm feda olsundur.
ve filmi benzerlerinden ayıran, o orijinal sonu.. belki de mutlu son olmadığı için takdir ettiğim tek film.
-spoiler-
uzun lafı kısası, "bir film izledim hayatım değişti" olmasa da, film bittikten sonra birkaç dakika oturduğunuz yerde kalıp düşüncelere dalmanız, "belki de bir yerden başlamalıyım" diye düşünmeniz kuvvetle muhtemeldir.
test edilip onaylanmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar