bugün
- s'i l v'e r m'i s t33
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak4
- davar tereyağı4
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- her şeyi hatırlayan insan3
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- anın görüntüsü24
- pum pum çorbası8
- reenkarnasyon4
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- serhat kılıç23
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- yörük kızı15
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- uludağ sözlük size ne kattı24
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ itiraf12
- muslettin amca7
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- sikişirken sigara içen kadın6
- mercimek çorbası içen kadın14
- günaydın şarkısı2
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- alkol yasağı2
- tavuk budu3
- fusya semsiyeli yabanci26
- sözlüğün en masum yazarları16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- zorunlu eğitim11
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- nervio21
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- command and generals2
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yemeğe bulyon koyan insan7
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sarımsak yiyen kız6
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pandela 38
- türkiye13
- tai lung45
Haksız bir başlığa maruz kalmış insanlardır. insan değildir; başlığın ifade ettiğine göre hayvandırlar. daha anlaşılır biçimiyle-literally- efseli safilin'dirler. burada ve öte dünyada -dante de dahil olmak üzere-ebedi işkenceye maruz bıraktığımız ateistler bırakın da yanacaklarsa rahat rahat yansınlar. Shakespeare'nin the merchant of the venice'inde belirtildiği gibi;
"If you prick us, do we not bleed?
If you tickle us, do we not laugh? If you poison us,
do we not die? And if you wrong us, shall we not revenge?"
bir gün Napolyon ile Laplace arasındaki konuşma şu şekilde ceryan etmiştir;
Napoléon : Monsieur de Laplace, je ne trouve pas dans votre système mention de Dieu ?
Laplace : Sire, je n'ai pas eu besoin de cette hypothèse
Laplace'e göre böyle bir hipoteze ihtiyacımız var mı?
kierkegaard ve bazı tanrıtanır varolşçulardan kierkegaard'a göre insanın içindeki sonsuzluk ihtiyacını sadece bir tanrıya inanç karşılar. Kierkegaard'ın "ölümcül hastalık umutsuzluk"unda da bullabilirsiniz aynı fikri, said nursi'nin lema'larında da.
kimi ise daha farklı bakış açılarından bakar ve bu çeşit bir "korku ve titreme"yi yaşamadığını iddia eder. hata bu fikre şu şekilde karşı çıkar; Sonsuzluk fikrini insanın kavrayamaması ile sonsuzluğu kavrayabilen bir varlık arasındaki nedensel ilişkinin yokluğu ile yorumlanır.
nihayetinde insandırlar ve bazen idealizmin tahakkümü ve tekbiçimciliğinden ateistlere sığınmak gerektir.[ateizm salt inanç ve rasyonalizme dayanmaz dogmaya da dayanır. yani bir "Leap of faith" şeklindedir. bu noktada dine inanan insandan herhangi bir ayrımı olmaz. bu noktada ifade edilen tez bir hristiyanı ya da bir yahudiyi de suçlayacak niteliktedir. ama başlığı açan karakterin ateizm konusundaki ayrıntılı bilgi kırıntılarına sahip olduğunu pek düşünmüyorum, eğer bilseydi pozitif ateism ve tanrının varlığına inamanın pozitif ateistler tarafından mümkün olduğunu anlayabilir ve fikirlerinde biraz da olsa ılımlı olabilirdi. ama pozitif atieist kavramı biraz paradoksaldır ve karşıtlıkları da içinde taşır. bir diğer nokta pratik ateizm; tanrını varlığına inanır ama islamdaki bir mezhebe benzer nitelikte yaprak kıpırdatmayan bir tanrı niteliğine sokar. biraz hoşgörü birşey kaybettirmez.. ]
"If you prick us, do we not bleed?
If you tickle us, do we not laugh? If you poison us,
do we not die? And if you wrong us, shall we not revenge?"
bir gün Napolyon ile Laplace arasındaki konuşma şu şekilde ceryan etmiştir;
Napoléon : Monsieur de Laplace, je ne trouve pas dans votre système mention de Dieu ?
Laplace : Sire, je n'ai pas eu besoin de cette hypothèse
Laplace'e göre böyle bir hipoteze ihtiyacımız var mı?
kierkegaard ve bazı tanrıtanır varolşçulardan kierkegaard'a göre insanın içindeki sonsuzluk ihtiyacını sadece bir tanrıya inanç karşılar. Kierkegaard'ın "ölümcül hastalık umutsuzluk"unda da bullabilirsiniz aynı fikri, said nursi'nin lema'larında da.
kimi ise daha farklı bakış açılarından bakar ve bu çeşit bir "korku ve titreme"yi yaşamadığını iddia eder. hata bu fikre şu şekilde karşı çıkar; Sonsuzluk fikrini insanın kavrayamaması ile sonsuzluğu kavrayabilen bir varlık arasındaki nedensel ilişkinin yokluğu ile yorumlanır.
nihayetinde insandırlar ve bazen idealizmin tahakkümü ve tekbiçimciliğinden ateistlere sığınmak gerektir.[ateizm salt inanç ve rasyonalizme dayanmaz dogmaya da dayanır. yani bir "Leap of faith" şeklindedir. bu noktada dine inanan insandan herhangi bir ayrımı olmaz. bu noktada ifade edilen tez bir hristiyanı ya da bir yahudiyi de suçlayacak niteliktedir. ama başlığı açan karakterin ateizm konusundaki ayrıntılı bilgi kırıntılarına sahip olduğunu pek düşünmüyorum, eğer bilseydi pozitif ateism ve tanrının varlığına inamanın pozitif ateistler tarafından mümkün olduğunu anlayabilir ve fikirlerinde biraz da olsa ılımlı olabilirdi. ama pozitif atieist kavramı biraz paradoksaldır ve karşıtlıkları da içinde taşır. bir diğer nokta pratik ateizm; tanrını varlığına inanır ama islamdaki bir mezhebe benzer nitelikte yaprak kıpırdatmayan bir tanrı niteliğine sokar. biraz hoşgörü birşey kaybettirmez.. ]
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar