bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları20
- sözlüğün reisi kim anketi20
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- sözlükteki fetocular6
- yazarların akşama dair planları5
- şeytanın bile israil'e karşı olması3
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- hikayenin devamını getir8
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi4
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- antipanik11
- sözlüğün reisi kim14
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- sevilen kıza cv yollamak3
- erzurum hdp mitingi6
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- hakkari mhp mitingi5
- arkadaşlar9
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- mazot3
- ben kin tutmam insanı3
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- çomarların ekonomi anlayışı2
- ekonomi5
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- kadir topbaş2
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- nervionun kedisi3
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- üzümde aroma arıyorum4
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- iskender büyük davasında haklıydı3
- toplum içinde gülüşmelere neden olmak2
- fetöcü polat alemdar3
- islamda namaz yoktur30
- sevmediğin kişinin komik şakası2
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- günaydın küçük ipneler9
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- emlakçı2
- gocu'nun durgunlaşması3
şöyle buyurur ki;
Toza dumana gidelim yine, şenliğin kalbine. Çünkü ölüm döşeğinde bir ihtiyar tanımıştım. insanlara gerçekten bakmak istiyorsan oğlum, onların sana bakamayacağı bir yere git demişti. Kıyametin ortasına git. O kadar yaşlıydı ki, öldükten bir hafta sonra sanki on sene önce ölmüş gibi düşünmeye başlamıştı herkes. Ölenlerin ölü taklidi yaptığını düşünüyordum ben o zaman. Yaşayanların yaşıyor taklidi yaptığını hissediyorum şimdi. Toplum değil toplu mezar. On bir yıldır sabah yatıp öğlen kalkıyorum. Hava kararana kadar geçmiyor dalgınlığım. Belki de uykuda kaybettiğim bir şeyleri arıyorum. Kimi görsem rüyalardan bahsediyorum. Oysaki hatıralardan konuşmak lazım. Rüyalardan daha karanlık hatıralar var. Daha çok fikir verir biri hakkında. Şekeri bitmiş sakızı, toz şekere batırıp çiğnemeye devam etmen gibi senin. Ben de tüpte satılan çokokremi diş macunu tüpüyle değiştirmiştim bir sabah. Gülmüşlerdi sadece. Oysa bir çocuk numara çekiyorsa gerçekten yemek lazım, yemiş gibi yapmak değil. Yirmi sene sonra Beşiktaş'ta bıraktığımız o ev. Bırakabildiğimiz tek ev. Beş kat seksen iki basamak. Balkon demirlerinden uzak duruyorduk geceleri. Hep daha yukarı bakmak zorunda olan iki vertigozede. Kar taneleri birbirine benzemez. Sözcükler de benzemez. Ama bir cümle bir başka cümleyi hatırlatır her zaman. Koşan atlar düşen atları. Yağmur yağar, durur, tekrar başlar. Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir oğlum. Spermden mezara kadar. Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. Yalan mı söylüyorum yine, olsun. Sen biliyorsun nasılsa. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı.
Toza dumana gidelim yine, şenliğin kalbine. Çünkü ölüm döşeğinde bir ihtiyar tanımıştım. insanlara gerçekten bakmak istiyorsan oğlum, onların sana bakamayacağı bir yere git demişti. Kıyametin ortasına git. O kadar yaşlıydı ki, öldükten bir hafta sonra sanki on sene önce ölmüş gibi düşünmeye başlamıştı herkes. Ölenlerin ölü taklidi yaptığını düşünüyordum ben o zaman. Yaşayanların yaşıyor taklidi yaptığını hissediyorum şimdi. Toplum değil toplu mezar. On bir yıldır sabah yatıp öğlen kalkıyorum. Hava kararana kadar geçmiyor dalgınlığım. Belki de uykuda kaybettiğim bir şeyleri arıyorum. Kimi görsem rüyalardan bahsediyorum. Oysaki hatıralardan konuşmak lazım. Rüyalardan daha karanlık hatıralar var. Daha çok fikir verir biri hakkında. Şekeri bitmiş sakızı, toz şekere batırıp çiğnemeye devam etmen gibi senin. Ben de tüpte satılan çokokremi diş macunu tüpüyle değiştirmiştim bir sabah. Gülmüşlerdi sadece. Oysa bir çocuk numara çekiyorsa gerçekten yemek lazım, yemiş gibi yapmak değil. Yirmi sene sonra Beşiktaş'ta bıraktığımız o ev. Bırakabildiğimiz tek ev. Beş kat seksen iki basamak. Balkon demirlerinden uzak duruyorduk geceleri. Hep daha yukarı bakmak zorunda olan iki vertigozede. Kar taneleri birbirine benzemez. Sözcükler de benzemez. Ama bir cümle bir başka cümleyi hatırlatır her zaman. Koşan atlar düşen atları. Yağmur yağar, durur, tekrar başlar. Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir oğlum. Spermden mezara kadar. Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. Yalan mı söylüyorum yine, olsun. Sen biliyorsun nasılsa. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar