bugün
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması10
- sözlüğün kırbacı5
- tavuk pilav4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kafamın içindeki sesler5
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- pkklı anaları2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- arkadaşlar nasılsınız2
- simko317
- victor osimhen9
- kek yiyen erkek3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- samsunspor4
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- gemini2
- bir bela geliyor2
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- nick vermeden bir yazara seslen2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- ipek erdem2
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- insan sevmemek3
- mohamed salah ghaly14
- ismeti kandırmaları2
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- tai lung16
- cansever16
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- günde iki paket sigara içmek3
- kamos5
- 36 yaş3
- 9 ağustos 2026 arsenal dortmund maçı2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- hesaplama2
- hababam sınıfının uyanması2
- gocu6
- sudekiray5
- kemalizmin yıkılması4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
eğer bu filmse diğerleri değil. eğer diğerleri filmse bu çok daha başka, öte, aşmış çok, çok, çok bir şey.
izleyip de ters köşeye yatmadım diyenlere söylenecek tek söz vardır.*
insanın iç dünyasının ne derece uç noktalara varabileceğini, bir insan için ayak üstü sohbet esnasında kurulacak bir cümlenin, bir başkasına ne gibi bedeller ödetebileceğini, intikam almak isteyen birinin işi nerelere vardırabileceğini gözler önüne serer.
ayrıca filmin verdiği haddinden fazla gerçek mesajlar vardır.
gülersen tüm dünya seninle güler, ağlarsan tek başına ağlarsın der, insanoğlunun ne derece menfaatçi olduğunu, iyi günde herkes çevrendeyken, kötü günde bir başına kaldığını hatırlatır insana.
ister bir kum tanesi, ister bir kaya, ikiside aynı şekilde suya batar der, insanoğlunun güçsüzlüğünü yüzüne vurur. neye sahip olursan ol, nerede ne sıfatla olursan ol, düşmeye başladığın zaman işleyecek süreç, herkese olduğu gibi sana karşı da gayet acımasız olacaktır ve bunu ne kadar erken öğrenirsen o kadar az canın yanar diye öğüt verir.
hayat daha büyük bir hapihaneymiş der, köşeye sıkışmışlığımızı yüzümüze vurur.
hele sonlarda bir sahnesi vardır ki, woo-jin lee başını dae-su oh nun başına yaslar, silahı kafasına dayar "ben ne için yaşayacağım şimdi" der. o an anlarsınız insanoğlunun kendini ne derece şartlandırabildiğini, tek bir amaç uğruna nice araçlar yaratabileceğini.
filmin sonunda dae-su oh, içimde iki insan var, biri baba, diğeri sevgili. ikisinden birini öldür der ki, iki insan arasında kalmanın daha bir uç noktası yoktur.
bu arada her şeye rağmen bu filmde ben kötü adamı severim, o haklıdır, kardeşine yazmıştır, sulanmıştır, şerefsizdir falan ama helal olsundur, tebrik ettimdir, öyle saça böyle taraktır. ayrıca evi de on numaradır, nice marangozlar aşındırmışımdır o gardrobun aynısına sahip olabilmek için.*
izleyip de ters köşeye yatmadım diyenlere söylenecek tek söz vardır.*
insanın iç dünyasının ne derece uç noktalara varabileceğini, bir insan için ayak üstü sohbet esnasında kurulacak bir cümlenin, bir başkasına ne gibi bedeller ödetebileceğini, intikam almak isteyen birinin işi nerelere vardırabileceğini gözler önüne serer.
ayrıca filmin verdiği haddinden fazla gerçek mesajlar vardır.
gülersen tüm dünya seninle güler, ağlarsan tek başına ağlarsın der, insanoğlunun ne derece menfaatçi olduğunu, iyi günde herkes çevrendeyken, kötü günde bir başına kaldığını hatırlatır insana.
ister bir kum tanesi, ister bir kaya, ikiside aynı şekilde suya batar der, insanoğlunun güçsüzlüğünü yüzüne vurur. neye sahip olursan ol, nerede ne sıfatla olursan ol, düşmeye başladığın zaman işleyecek süreç, herkese olduğu gibi sana karşı da gayet acımasız olacaktır ve bunu ne kadar erken öğrenirsen o kadar az canın yanar diye öğüt verir.
hayat daha büyük bir hapihaneymiş der, köşeye sıkışmışlığımızı yüzümüze vurur.
hele sonlarda bir sahnesi vardır ki, woo-jin lee başını dae-su oh nun başına yaslar, silahı kafasına dayar "ben ne için yaşayacağım şimdi" der. o an anlarsınız insanoğlunun kendini ne derece şartlandırabildiğini, tek bir amaç uğruna nice araçlar yaratabileceğini.
filmin sonunda dae-su oh, içimde iki insan var, biri baba, diğeri sevgili. ikisinden birini öldür der ki, iki insan arasında kalmanın daha bir uç noktası yoktur.
bu arada her şeye rağmen bu filmde ben kötü adamı severim, o haklıdır, kardeşine yazmıştır, sulanmıştır, şerefsizdir falan ama helal olsundur, tebrik ettimdir, öyle saça böyle taraktır. ayrıca evi de on numaradır, nice marangozlar aşındırmışımdır o gardrobun aynısına sahip olabilmek için.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar