bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye31
- recep tayyip erdoğan25
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması37
- evlenme teklifi bekleyen erkek7
- ups boobs'un yeni nicki7
- akp denince akla ilk gelenler4
- fiziği güzel sözlük kızları47
- kadın ayağı vs memesi6
- türkler balık hafızalıdır5
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi5
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması4
- ibne11
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay7
- arap aksanı7
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- süresiz nafaka8
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- ispanya da maricarmen isyanı5
- baklavalık yufka ile börek yapmak3
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- paralar gettiii2
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- cemal enginyurt2
- kemal kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı olması3
- hata yapmaya hakkımız yok mu2
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı3
- memeye ilgi duyan kadın3
- sen hiç strapon yedin mi diyen kız2
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması7
- başkanlık sistemi4
- iş yerinde sinir krizi geçirmek3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- borsada yüzde 15 zararda olmak2
- memeleri kafam kadar kız21
- ucuz et3
- asrın soygunu10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- fatma betül sayan kaya58
- sözlükteki belaruslu kızlar2
- ilk adımı kadın atmalı2
- 1 euro 55 68 tl2
- çanakkale savaşı5
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- devlet hastaneleri2
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
eğer bu filmse diğerleri değil. eğer diğerleri filmse bu çok daha başka, öte, aşmış çok, çok, çok bir şey.
izleyip de ters köşeye yatmadım diyenlere söylenecek tek söz vardır.*
insanın iç dünyasının ne derece uç noktalara varabileceğini, bir insan için ayak üstü sohbet esnasında kurulacak bir cümlenin, bir başkasına ne gibi bedeller ödetebileceğini, intikam almak isteyen birinin işi nerelere vardırabileceğini gözler önüne serer.
ayrıca filmin verdiği haddinden fazla gerçek mesajlar vardır.
gülersen tüm dünya seninle güler, ağlarsan tek başına ağlarsın der, insanoğlunun ne derece menfaatçi olduğunu, iyi günde herkes çevrendeyken, kötü günde bir başına kaldığını hatırlatır insana.
ister bir kum tanesi, ister bir kaya, ikiside aynı şekilde suya batar der, insanoğlunun güçsüzlüğünü yüzüne vurur. neye sahip olursan ol, nerede ne sıfatla olursan ol, düşmeye başladığın zaman işleyecek süreç, herkese olduğu gibi sana karşı da gayet acımasız olacaktır ve bunu ne kadar erken öğrenirsen o kadar az canın yanar diye öğüt verir.
hayat daha büyük bir hapihaneymiş der, köşeye sıkışmışlığımızı yüzümüze vurur.
hele sonlarda bir sahnesi vardır ki, woo-jin lee başını dae-su oh nun başına yaslar, silahı kafasına dayar "ben ne için yaşayacağım şimdi" der. o an anlarsınız insanoğlunun kendini ne derece şartlandırabildiğini, tek bir amaç uğruna nice araçlar yaratabileceğini.
filmin sonunda dae-su oh, içimde iki insan var, biri baba, diğeri sevgili. ikisinden birini öldür der ki, iki insan arasında kalmanın daha bir uç noktası yoktur.
bu arada her şeye rağmen bu filmde ben kötü adamı severim, o haklıdır, kardeşine yazmıştır, sulanmıştır, şerefsizdir falan ama helal olsundur, tebrik ettimdir, öyle saça böyle taraktır. ayrıca evi de on numaradır, nice marangozlar aşındırmışımdır o gardrobun aynısına sahip olabilmek için.*
izleyip de ters köşeye yatmadım diyenlere söylenecek tek söz vardır.*
insanın iç dünyasının ne derece uç noktalara varabileceğini, bir insan için ayak üstü sohbet esnasında kurulacak bir cümlenin, bir başkasına ne gibi bedeller ödetebileceğini, intikam almak isteyen birinin işi nerelere vardırabileceğini gözler önüne serer.
ayrıca filmin verdiği haddinden fazla gerçek mesajlar vardır.
gülersen tüm dünya seninle güler, ağlarsan tek başına ağlarsın der, insanoğlunun ne derece menfaatçi olduğunu, iyi günde herkes çevrendeyken, kötü günde bir başına kaldığını hatırlatır insana.
ister bir kum tanesi, ister bir kaya, ikiside aynı şekilde suya batar der, insanoğlunun güçsüzlüğünü yüzüne vurur. neye sahip olursan ol, nerede ne sıfatla olursan ol, düşmeye başladığın zaman işleyecek süreç, herkese olduğu gibi sana karşı da gayet acımasız olacaktır ve bunu ne kadar erken öğrenirsen o kadar az canın yanar diye öğüt verir.
hayat daha büyük bir hapihaneymiş der, köşeye sıkışmışlığımızı yüzümüze vurur.
hele sonlarda bir sahnesi vardır ki, woo-jin lee başını dae-su oh nun başına yaslar, silahı kafasına dayar "ben ne için yaşayacağım şimdi" der. o an anlarsınız insanoğlunun kendini ne derece şartlandırabildiğini, tek bir amaç uğruna nice araçlar yaratabileceğini.
filmin sonunda dae-su oh, içimde iki insan var, biri baba, diğeri sevgili. ikisinden birini öldür der ki, iki insan arasında kalmanın daha bir uç noktası yoktur.
bu arada her şeye rağmen bu filmde ben kötü adamı severim, o haklıdır, kardeşine yazmıştır, sulanmıştır, şerefsizdir falan ama helal olsundur, tebrik ettimdir, öyle saça böyle taraktır. ayrıca evi de on numaradır, nice marangozlar aşındırmışımdır o gardrobun aynısına sahip olabilmek için.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar