bugün
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı5
- escort taş mı yesin11
- futbol20
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- alzheimer günlüğü6
- ısparta nokulu6
- dalaman2
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler6
- cumhuriyet bayramı14
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa2
- yaşasın cumhuriyet3
- kartoncu bey birader beydir2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı12
- sözlük yazarlarının çayları6
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur5
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak2
- erzurum vs kars2
- yeniden de sevebiliriz akdeniz2
- gocu'nun sözlüğe vedası4
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark7
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır4
- uefa şampiyonlar ligi7
- ekşi sözlük toplu yazar alımı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı13
- muhtaç olduğun kudret3
- fenerbahçe10
- liverpool fc3
- kumaş2
- opel vectra a2
- eskorta gitmenin hijyenik olmaması2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek11
- haftanın gammazları listesi3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- apo piçtir piç kalacak3
- münihte tavuk döner yedim2
- sözlüğün artık kapanacak hale gelmesi2
- maymuna fındık atmak2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- ben sana inanıyorum2
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- vegan yaşam2
- akın gürlek3
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- yuzırların ekşiye kaçması3
- rafine zevkleri olan erkek11
- kedilerle uyumak9
- acil durumda aranacak kişi6
ingilizce sözlük karşılığı, 'the faculty of making happy and unexpected discoveries by accident', türkçeye "kaza (tesadüf) eseri beklenmedik (önceden planlanmamış) ve olumlu (iyi) bir netice elde etme durumu" olarak çevrilebilir. Bir araştirmaya göre ingiliz dilinden en zor tercümesi yapılabilen on sözcükten birisiymiş: http://www.experiencefest...ay_translations/id/559680
http://clearwordstranslat...icult-words-to-translate/
gerçi 'çeviri zorluğu' diline göre değişen bir sıkıntıdır, orası ayrı.
hikaye o ki, bu sözcük ingiliz diline ilk kez 1754'de entellektüel yazar horace walpole'ın dinlemiş olduğu bir fars halk hikayesinden etkilemesi neticesinde sokulmuştur. sözcüğün günümüzdeki kullanım anlamı ile 20. yüzyil itibarı ile oturmuş ve genelde bilimsel araştırmalar veya teknolojik denemeler esnasında yanlışlıkla keşfedilen yeni buluşları tarif etmek maksadiyla kullanılmaya başlamış. bu azımsanacak nadir bir hadise değil, hatta bazı yorumlara göre birçok icat başka birşey aranırken bulunmuştur. misal, hergün kullandığımız mikrodalga fırının icadı serendipity'e güzel bir örnek: (bkz: <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Microwave_oven#Discovery" target="_blank" rel="nofollow noopener" >https://en.wikipedia.org/.../Microwave_oven#Discovery</a>)
sözcüğün bir çok dilde olduğu gibi türkçede de bire bir karşılığı yok. belki edebi çevrelerde vardır, ancak yaygin olarak duyulmuş değil. yine de, türkçe bu kelimeyi çevirebilmek için gerekli malzemeye sahip, ama uygunluk meselesi tartışmaya açık:
mesela, "ballı" sozcugu mecazi anlaminda "şanslı" -ancak sadece "olumlu" anlamda şanslı- olarak kullanilir. bu hem halk arasında, hem de dil kurumlarınca kabul görmüş bir kullanımdır (bkz: https://sozluk.gov.tr/). serendipity "kaza eseri ortaya çıkma" durumuna da vurgu yapar. dolayısıyla bal ve kaza kelimeleri birleştirilerek "balkaza" sözcüğü türetilebilir, en azindan anlam aktarılmış olur.
yine de çeviri işi sadece kuru kuruya anlam aktarımından ibaret değil, kelime bazen de melodisi ve ahengi ile bir kültürün taşınmasını da gerektirebilir. kelimelerin 'havası' vardir, o dilin o kelimeyi kabul edip bünyesine alması diye henüz sırları çözülememiş dinamikleri vardır. böyle düşünüldüğünde "balkaza" veya benzeri masabaşında uydurulmuş kelimeler soluk ve havada asılı kalacaklardir. ancak sırf kelimeye ruh verelim derken "şansadüf" (şans+tesadüf; şanslı tesadüf) tarzı başka bir süslü ve zorlama uçukluğa ulaşmak da mümkün; yapaylığı ise cabası.
kelimeyi "serendip" şekliyle türkçeye doğrudan adapte etsek bu kez dilin kullanıcıları ile kelime arasinda başka bir yabancılaşma doğar. peki zamanla sindirilmez mi? birçok yabancı kökenli kelimenin beş on yıl içinde türkçede sindirilme şekillerine bakıldığında kesinlikle sindirilir, mesele olmaz; teyzeler, amcalar bile alıştılar "vizyonunu genişlet" demeye. Gerçi 'televizyon' kelimesinin içinde vardı, ama tek başına yaygın olarak kullanılması 80'lerin ikinci yarısı itibarı ile başladı. "vizyon ne?" desen, "ufkunu yani..." diye yanit verirler ki, hiç de yanlış tanımlamış olmazlar.
hem anlamı verecek (beklenmedik iyi sonuç doguran kaza), hem ağırlığı olan ve kulağa oturan bir ciddiyeti hissettirecek, hem mistik olacak, hem türkçe düşünen akılların "neye niyet neye kısmet" olarak tanımladığı duruma hitap edecek, hem de tek kelime olacak.
bulmaca yani...
http://clearwordstranslat...icult-words-to-translate/
gerçi 'çeviri zorluğu' diline göre değişen bir sıkıntıdır, orası ayrı.
hikaye o ki, bu sözcük ingiliz diline ilk kez 1754'de entellektüel yazar horace walpole'ın dinlemiş olduğu bir fars halk hikayesinden etkilemesi neticesinde sokulmuştur. sözcüğün günümüzdeki kullanım anlamı ile 20. yüzyil itibarı ile oturmuş ve genelde bilimsel araştırmalar veya teknolojik denemeler esnasında yanlışlıkla keşfedilen yeni buluşları tarif etmek maksadiyla kullanılmaya başlamış. bu azımsanacak nadir bir hadise değil, hatta bazı yorumlara göre birçok icat başka birşey aranırken bulunmuştur. misal, hergün kullandığımız mikrodalga fırının icadı serendipity'e güzel bir örnek: (bkz: <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Microwave_oven#Discovery" target="_blank" rel="nofollow noopener" >https://en.wikipedia.org/.../Microwave_oven#Discovery</a>)
sözcüğün bir çok dilde olduğu gibi türkçede de bire bir karşılığı yok. belki edebi çevrelerde vardır, ancak yaygin olarak duyulmuş değil. yine de, türkçe bu kelimeyi çevirebilmek için gerekli malzemeye sahip, ama uygunluk meselesi tartışmaya açık:
mesela, "ballı" sozcugu mecazi anlaminda "şanslı" -ancak sadece "olumlu" anlamda şanslı- olarak kullanilir. bu hem halk arasında, hem de dil kurumlarınca kabul görmüş bir kullanımdır (bkz: https://sozluk.gov.tr/). serendipity "kaza eseri ortaya çıkma" durumuna da vurgu yapar. dolayısıyla bal ve kaza kelimeleri birleştirilerek "balkaza" sözcüğü türetilebilir, en azindan anlam aktarılmış olur.
yine de çeviri işi sadece kuru kuruya anlam aktarımından ibaret değil, kelime bazen de melodisi ve ahengi ile bir kültürün taşınmasını da gerektirebilir. kelimelerin 'havası' vardir, o dilin o kelimeyi kabul edip bünyesine alması diye henüz sırları çözülememiş dinamikleri vardır. böyle düşünüldüğünde "balkaza" veya benzeri masabaşında uydurulmuş kelimeler soluk ve havada asılı kalacaklardir. ancak sırf kelimeye ruh verelim derken "şansadüf" (şans+tesadüf; şanslı tesadüf) tarzı başka bir süslü ve zorlama uçukluğa ulaşmak da mümkün; yapaylığı ise cabası.
kelimeyi "serendip" şekliyle türkçeye doğrudan adapte etsek bu kez dilin kullanıcıları ile kelime arasinda başka bir yabancılaşma doğar. peki zamanla sindirilmez mi? birçok yabancı kökenli kelimenin beş on yıl içinde türkçede sindirilme şekillerine bakıldığında kesinlikle sindirilir, mesele olmaz; teyzeler, amcalar bile alıştılar "vizyonunu genişlet" demeye. Gerçi 'televizyon' kelimesinin içinde vardı, ama tek başına yaygın olarak kullanılması 80'lerin ikinci yarısı itibarı ile başladı. "vizyon ne?" desen, "ufkunu yani..." diye yanit verirler ki, hiç de yanlış tanımlamış olmazlar.
hem anlamı verecek (beklenmedik iyi sonuç doguran kaza), hem ağırlığı olan ve kulağa oturan bir ciddiyeti hissettirecek, hem mistik olacak, hem türkçe düşünen akılların "neye niyet neye kısmet" olarak tanımladığı duruma hitap edecek, hem de tek kelime olacak.
bulmaca yani...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar