bugün
- lahmacun yiyecek kadar düşmek7
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- safran7
- kabataş olayı görüntüleri27
- hangi manifest kızısın10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak5
- meyveli lahmacun7
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- istanbul un çok pahalı olması27
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası3
- marc cucurella9
- türkiye cumhuriyeti ortak paydası3
- kıvameddin efendi3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz3
- sanayi tipi kavurmalı tost4
- en sevilmeyen ev işleri14
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te3
- ciddiye alınmamak4
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- gocu25
- sitede büyüyen çocuk3
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- haluk levent son açıklaması7
- mehdi bir ihtiyaçtır3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- hayatın en zor günü2
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- volkswagen beetle3
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- en son ne aldınız5
- rejim kuklaları2
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk2
- edip yüksel2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- saddam bandı2
- ben lafa değil göte bakarım4
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- dhalsim10
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- dünya kaç renklidir3
- temas2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
- karı kıza para yedirir misiniz4
- helicobacter pylori2
- şimdi herkes su içsin3
bir kütüphanede karşıma çıkan ve yazarının belli olmadığı kitap. kitabı derleyen kişinin adı ömer güneş.
şahsım tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış bir kısım:
--spoiler--
pkk'ya yeni katılan on beş kişilik grup kampın girişindeki yamaçta belirdiğinde tüm vadide sloganlar, zılgıtlar ve coşkulu alkışlar duyulmaya başlamıştı. aynı toplumda yetişip sonrada sisteme katılan çoğu on sekiz yaşın altındaki bu insanların çocuksu heyecanları ve tanıdık sloganlarının kısa sürede tek bir sese dönüşerek daha da güçlendiği bir anda vadinin iç kısmından silah sesleri yükselmeye başlamış ve bu atışlar sloganların kesilmesine yetmişti.ateşlenen onlarca otomatik silah yeni gelen grubu karşılamak içindi.
içerisinden çıkan küçük kızgın demir parçalarının karşı saflardaki vücutlara isabet edebildiği oranda zafer kazandıran ve daha fazla yok edici özellikte olanları icat edilene dek omuzlardan indirilmeyecek olan silah, dünyadaki tüm 'silahlı güçler'de olduğu gibi bu karşılama merasiminde de bir birlikteliğin ve ortaklaşmanın göstergesiydi.
yeni gelenler hepsi sabahın bu erken saatinde uyanmakta zorluk çekmiş ve ardı ardına birkaç kez uyandırıldıktan sonra ancak uyanabilmişlerdi. gözünü güneş ışığına karşı güçlükle açabilenler önce açık havada uyumuş olmaktan dolayı üşüdüğünü hissediyordu.
sabah kahvaltısında mercimek çorbası içilecekti. fakat yeniler, henüz birkaç gündür bellerine sıkıca bağladıkları ortalama beş-on metre kuşak yüzünden oldukça rahatsız oluyorlardı. örgütte 'şutık' adı verilen bu kuşağın mide ve bağırsak hareketlerini yavaşlatıcı bir etkisi olduğundan bütün yenilerin bağırsakları bozuk haldeydi.
sabah güneşin doğmasıyla başlayan günlük yaşantı öğlene kadar siyasi, öğleden sonra askeri eğitim, akşam yemeği sonrasında günün değerlendirilmesine yönelik toplantı ve ertesi sabaha değin süren nöbetler biçiminde organize edilmişti. siyasi eğitimlerde birkaç üniversiteli dışında hiç kimse ne söz alıyor ne de soru soruyordu. zaman ilerledikçe tütün içmek ve yüksekteki manga yerlerine çıkmak kolaylaşıyordu. kırsal yaşam kuralları hakkında edinilen bilgiler gün geçtikçe artmasına rağmen, aşırı derecede pislenme, fiziksel yoksunluklar ciddi sorunlara neden oluyordu. ağustos ayının bunaltıcı sıcağında haftalardır banyo yapamamaktan doğan pislik, yetersiz beslenmeden oluşan zayıflamalar ve vücudun güçsüz düşmesi , eğitim yeri ve mangalar arasındaki uzun mesafeli tırmanışlar, askeri eğitimler sırasındaki aşırı terlemelere bağlı olarak vücudun çok miktarda tuz kaybetmesi gibi nedenlerle kamp içerisinde tifo başlangıcı vakalar görülmeye başlamıştı. durumu ağırlaşan hastalara karargahtan getirilen birkaç ağrı kesici dışında hiçbir müdahale yapılmıyordu.
pkk'nın eğitim programında kürt insanı baskı altında tutularak kişiliği silikleştirilmiş, yok edilmiş, insiyatif kullanamaz, kimliğini ifade edemez hale getirilmiştir gibi konular sürekli işlenerek, tüm bunların pkk'nın çıkış noktası olarak gösterilmesi bir yana; pkk'nın yaptığı, egemenlerin neden olduğu bu sonucu da aşan bir uygulama haline dönüşüyorlardı. ama pkk kişiliksizleştirmekle beraber tamamlanmış bir tip oluşturuyordu.
gün geçtikçe hemen hemen örgütteki herkeste pişmanlık duygusu oluşmaktaydı. kendilerine vaat edilenle yaşadıkları hayat çok farklıydı..neredeyse kimse sesinini çıkaramıyordu, çıkaranlar ise derhal hapis diye adlandırılan küçük mağaraya atılıyorlardı. üstelik atıldıkları mağara türk güvenlik güçlerinin defalarca bombaladığı bir mağaraydı.
pkk'da yaşamak gün geçtikçe zorlaşıyordu, gün geçtikçe açlık, susuzluk, tütünsüzlük baş gösteriyordu ve daha sonra kaşıntı ve bitlenme,
susuzluk ve sabunsuzluk yüzünden, bitler öylesine çabuk çoğalır ki vücudun hemen her yerinde kaşıntılardan dolayı yaralar oluşur ve yaralara karışan ter yüzünden ortaya çıkan sızılar, giderek bitlerin sebep olduğu kaşıntıların önüne geçer.
zaman ilerlemekteydi. yaşam gerçekliği ve örgütsel eğitim birbirinden çok farklı doğruları ortaya koymak için adeta yarışa tutuşmuş gibiydiler. tüm bunlar adeta bir tiyatroyu anımsatıyordu, sahne, ışıklar, koltuklar yani oyunu sahneleyenler ve oyuncular dışındaki her şey yaşam gerçekliğiydi...
--spoiler--
şahsım tarafından bilgisayar ortamına aktarılmış bir kısım:
--spoiler--
pkk'ya yeni katılan on beş kişilik grup kampın girişindeki yamaçta belirdiğinde tüm vadide sloganlar, zılgıtlar ve coşkulu alkışlar duyulmaya başlamıştı. aynı toplumda yetişip sonrada sisteme katılan çoğu on sekiz yaşın altındaki bu insanların çocuksu heyecanları ve tanıdık sloganlarının kısa sürede tek bir sese dönüşerek daha da güçlendiği bir anda vadinin iç kısmından silah sesleri yükselmeye başlamış ve bu atışlar sloganların kesilmesine yetmişti.ateşlenen onlarca otomatik silah yeni gelen grubu karşılamak içindi.
içerisinden çıkan küçük kızgın demir parçalarının karşı saflardaki vücutlara isabet edebildiği oranda zafer kazandıran ve daha fazla yok edici özellikte olanları icat edilene dek omuzlardan indirilmeyecek olan silah, dünyadaki tüm 'silahlı güçler'de olduğu gibi bu karşılama merasiminde de bir birlikteliğin ve ortaklaşmanın göstergesiydi.
yeni gelenler hepsi sabahın bu erken saatinde uyanmakta zorluk çekmiş ve ardı ardına birkaç kez uyandırıldıktan sonra ancak uyanabilmişlerdi. gözünü güneş ışığına karşı güçlükle açabilenler önce açık havada uyumuş olmaktan dolayı üşüdüğünü hissediyordu.
sabah kahvaltısında mercimek çorbası içilecekti. fakat yeniler, henüz birkaç gündür bellerine sıkıca bağladıkları ortalama beş-on metre kuşak yüzünden oldukça rahatsız oluyorlardı. örgütte 'şutık' adı verilen bu kuşağın mide ve bağırsak hareketlerini yavaşlatıcı bir etkisi olduğundan bütün yenilerin bağırsakları bozuk haldeydi.
sabah güneşin doğmasıyla başlayan günlük yaşantı öğlene kadar siyasi, öğleden sonra askeri eğitim, akşam yemeği sonrasında günün değerlendirilmesine yönelik toplantı ve ertesi sabaha değin süren nöbetler biçiminde organize edilmişti. siyasi eğitimlerde birkaç üniversiteli dışında hiç kimse ne söz alıyor ne de soru soruyordu. zaman ilerledikçe tütün içmek ve yüksekteki manga yerlerine çıkmak kolaylaşıyordu. kırsal yaşam kuralları hakkında edinilen bilgiler gün geçtikçe artmasına rağmen, aşırı derecede pislenme, fiziksel yoksunluklar ciddi sorunlara neden oluyordu. ağustos ayının bunaltıcı sıcağında haftalardır banyo yapamamaktan doğan pislik, yetersiz beslenmeden oluşan zayıflamalar ve vücudun güçsüz düşmesi , eğitim yeri ve mangalar arasındaki uzun mesafeli tırmanışlar, askeri eğitimler sırasındaki aşırı terlemelere bağlı olarak vücudun çok miktarda tuz kaybetmesi gibi nedenlerle kamp içerisinde tifo başlangıcı vakalar görülmeye başlamıştı. durumu ağırlaşan hastalara karargahtan getirilen birkaç ağrı kesici dışında hiçbir müdahale yapılmıyordu.
pkk'nın eğitim programında kürt insanı baskı altında tutularak kişiliği silikleştirilmiş, yok edilmiş, insiyatif kullanamaz, kimliğini ifade edemez hale getirilmiştir gibi konular sürekli işlenerek, tüm bunların pkk'nın çıkış noktası olarak gösterilmesi bir yana; pkk'nın yaptığı, egemenlerin neden olduğu bu sonucu da aşan bir uygulama haline dönüşüyorlardı. ama pkk kişiliksizleştirmekle beraber tamamlanmış bir tip oluşturuyordu.
gün geçtikçe hemen hemen örgütteki herkeste pişmanlık duygusu oluşmaktaydı. kendilerine vaat edilenle yaşadıkları hayat çok farklıydı..neredeyse kimse sesinini çıkaramıyordu, çıkaranlar ise derhal hapis diye adlandırılan küçük mağaraya atılıyorlardı. üstelik atıldıkları mağara türk güvenlik güçlerinin defalarca bombaladığı bir mağaraydı.
pkk'da yaşamak gün geçtikçe zorlaşıyordu, gün geçtikçe açlık, susuzluk, tütünsüzlük baş gösteriyordu ve daha sonra kaşıntı ve bitlenme,
susuzluk ve sabunsuzluk yüzünden, bitler öylesine çabuk çoğalır ki vücudun hemen her yerinde kaşıntılardan dolayı yaralar oluşur ve yaralara karışan ter yüzünden ortaya çıkan sızılar, giderek bitlerin sebep olduğu kaşıntıların önüne geçer.
zaman ilerlemekteydi. yaşam gerçekliği ve örgütsel eğitim birbirinden çok farklı doğruları ortaya koymak için adeta yarışa tutuşmuş gibiydiler. tüm bunlar adeta bir tiyatroyu anımsatıyordu, sahne, ışıklar, koltuklar yani oyunu sahneleyenler ve oyuncular dışındaki her şey yaşam gerçekliğiydi...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar