bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- ya şeytan haklıysa4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- bana aşık olan var mı3
- 15 kasım 20264
- duygu özaslan3
- 90lar türkçe pop5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- helin kandemir3
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi2
- başkalarının hayatı dizisi3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı3
- askerde özlenen şeyler9
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- 1990 1995 arası beşiktaş2
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- 1997 2002 arası galatasaray2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- gençler sakın büyümeyin3
- kanser2
- parmak kütletmek2
- centilmen dizisi3
- kim daha cok seviyor2
- kalbine acı veren birini sevmek2
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- gzt tv2
- inci sözlük2
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- ceren ayruk3
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- bu koyden olsam ne olacak2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- yörük kızı dizisi2
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- hiç bana sordun mu2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı4
- yazarların işlediği günahlar15
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- okan buruk5
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- terhis oluyorum sözlük25
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- kız bulmak için scout ekibi kurmak2
- burun karıştırmak5
2009-2010 sezonun şampiyonluk adayları arasında şu an için en güçlü olanıdır. beşiktaş'lıyım ama tarafsız bakmaya çalışacağım.
neden en güçlü adaydır. çünkü teknik direktörü, ülkemizin spor medyası kendisini ne kadar çekemese de başarılı bir teknik direktördür. duruma göre bir öyle bir böyle olan medyamız sezon başında los galacticos diye real madrid'den yamanırken, bir kaç ay sonra özüne dönüp 'vurun abalıya mod on' olmuş, en ufak eksikte frank rijkaard'ı aşağıya çekmek için yoğun çaba sarf etmiştir. ama bu takımı frank rijkaard şampiyon yapacaktır, başkası değil. futbol bir mücadeledir, azimli bir kapışmadır. 90 dakika boyunca büyük bir alanda koşmak. tabii ki kondisyon ister. bunu da futbolcuya teknik direktör verir, gözünü para bürümüş medya değil. konu fazla dağılmasın, galatasaray şu an için en hazır takım konumunda. başkanından, lobisinden, vesairesinden her ne kadar nefret etsem de sarı-kırmızılı takım bir adım önde. sakatlık olur, ceza olur, yıldırım(!) düşer. orasını bilemeyiz.
fenerbahçe'ye de biraz değinelim. bildiğimiz gibi yaklaşık 11 senedir aynı isim tarafından yönetilmekte ve nasıl yönetildiğini de biliyoruz. 'sadece para saadet getirmez' sözün ya da ona benzer bir sözün yaşayan kanıtıdır kendisi. ve takımı da şu an için iyi durumda değildir. sezon başında verilen 3 sene ardarda şampiyonluk sözünü normal(!) yollardan gerçekleştirebilecek bir kapasitede değil. önceki sezonlardan birinde takımı şampiyon yapan daum yine takımın başında. yönettiği oyuncular disiplinsiz, vurdumduymaz, artist olanları bile var. ama bütün bu olumsuzluklara rağmen alex mucizesi ile yollarına devam ediyorlar. daha ne kadar devam ederler, onu da zaman gösterir.
ve gelelim beşiktaş'ıma. 2004'ten bu yana 61 tane oyuncuyu kendi kafasına göre transfer ederek, kulübü kendisine inanılmaz şekilde borçlandıran garip bir yönetici tarafından yönetilir gibi yapılıyor. halkın takımı, gariban oldu. çorap değiştirir gibi değiştirilen teknik direktörler takımın 2003 senesindeki var olan omurgasını yok etti ve yeni omurga hala oluşamadı. zaten halihazırda varyasyonsever bir teknik direktörün ellerinde, şu şu haftayı beklememizi söyleyen birinin elinde ne olacağı belirsiz bir şekilde... türkiye kupasında sıfır(0) çekmeye çok yakın..olmadı 1 ya da 3 çekip sonuncu olacak. ülkede milyonlarca aç insan varken milyon dolarlar verilip kenarda oturtulan japon askerinin yerine sahada gezinen ince(!) adamlar ile yola devam ediliyor. beşiktaş'ın eline 3 kez liderlik fırsatı geçmesine ve nispeten kolay rakiplerle oynamasına rağmen bu fırsat tepildi. tesadüf olamaz, şahsen ben kasıtlı olarak yapıldığını düşünüyorum. zerre umrumda değil artık. rakipler ilk yarıdaki gibi armut toplamayacak, 12 puan kapandı ama 5 puanın kapanması hiç de kolay değil. 1 şubat 2010 sabahı siyah-beyaz evlere yine yıldırım düşerse, o zaman kötü olacak. artık hiçbir haftayı bekleyemeyecek kadar salak olmadığımızı ve insan(!) olarak sabrımızın tükenmek üzere olduğunu belirtmek isterim.
turkcell süper lig takımlarına başarılar, beşiktaş taraftarına da bol varyasyonlu, inceli, şimşekli günler, kahveciden içilen acı kahvelerin tadını çıkarmalarını dilerim. artık üzülmez bu taraftar, dağ gibi yüreği, kaş ile göz arasında eritildi çünkü. kurtuluşu sezon başında finkildi.
(bkz: siyah ulan)
neden en güçlü adaydır. çünkü teknik direktörü, ülkemizin spor medyası kendisini ne kadar çekemese de başarılı bir teknik direktördür. duruma göre bir öyle bir böyle olan medyamız sezon başında los galacticos diye real madrid'den yamanırken, bir kaç ay sonra özüne dönüp 'vurun abalıya mod on' olmuş, en ufak eksikte frank rijkaard'ı aşağıya çekmek için yoğun çaba sarf etmiştir. ama bu takımı frank rijkaard şampiyon yapacaktır, başkası değil. futbol bir mücadeledir, azimli bir kapışmadır. 90 dakika boyunca büyük bir alanda koşmak. tabii ki kondisyon ister. bunu da futbolcuya teknik direktör verir, gözünü para bürümüş medya değil. konu fazla dağılmasın, galatasaray şu an için en hazır takım konumunda. başkanından, lobisinden, vesairesinden her ne kadar nefret etsem de sarı-kırmızılı takım bir adım önde. sakatlık olur, ceza olur, yıldırım(!) düşer. orasını bilemeyiz.
fenerbahçe'ye de biraz değinelim. bildiğimiz gibi yaklaşık 11 senedir aynı isim tarafından yönetilmekte ve nasıl yönetildiğini de biliyoruz. 'sadece para saadet getirmez' sözün ya da ona benzer bir sözün yaşayan kanıtıdır kendisi. ve takımı da şu an için iyi durumda değildir. sezon başında verilen 3 sene ardarda şampiyonluk sözünü normal(!) yollardan gerçekleştirebilecek bir kapasitede değil. önceki sezonlardan birinde takımı şampiyon yapan daum yine takımın başında. yönettiği oyuncular disiplinsiz, vurdumduymaz, artist olanları bile var. ama bütün bu olumsuzluklara rağmen alex mucizesi ile yollarına devam ediyorlar. daha ne kadar devam ederler, onu da zaman gösterir.
ve gelelim beşiktaş'ıma. 2004'ten bu yana 61 tane oyuncuyu kendi kafasına göre transfer ederek, kulübü kendisine inanılmaz şekilde borçlandıran garip bir yönetici tarafından yönetilir gibi yapılıyor. halkın takımı, gariban oldu. çorap değiştirir gibi değiştirilen teknik direktörler takımın 2003 senesindeki var olan omurgasını yok etti ve yeni omurga hala oluşamadı. zaten halihazırda varyasyonsever bir teknik direktörün ellerinde, şu şu haftayı beklememizi söyleyen birinin elinde ne olacağı belirsiz bir şekilde... türkiye kupasında sıfır(0) çekmeye çok yakın..olmadı 1 ya da 3 çekip sonuncu olacak. ülkede milyonlarca aç insan varken milyon dolarlar verilip kenarda oturtulan japon askerinin yerine sahada gezinen ince(!) adamlar ile yola devam ediliyor. beşiktaş'ın eline 3 kez liderlik fırsatı geçmesine ve nispeten kolay rakiplerle oynamasına rağmen bu fırsat tepildi. tesadüf olamaz, şahsen ben kasıtlı olarak yapıldığını düşünüyorum. zerre umrumda değil artık. rakipler ilk yarıdaki gibi armut toplamayacak, 12 puan kapandı ama 5 puanın kapanması hiç de kolay değil. 1 şubat 2010 sabahı siyah-beyaz evlere yine yıldırım düşerse, o zaman kötü olacak. artık hiçbir haftayı bekleyemeyecek kadar salak olmadığımızı ve insan(!) olarak sabrımızın tükenmek üzere olduğunu belirtmek isterim.
turkcell süper lig takımlarına başarılar, beşiktaş taraftarına da bol varyasyonlu, inceli, şimşekli günler, kahveciden içilen acı kahvelerin tadını çıkarmalarını dilerim. artık üzülmez bu taraftar, dağ gibi yüreği, kaş ile göz arasında eritildi çünkü. kurtuluşu sezon başında finkildi.
(bkz: siyah ulan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com