bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kaygılı bağlanma6
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- ben olmasam burası batar insanı7
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- gocu33
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- çirkin kadınların olduğu ülkeler2
- somalili kadın2
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- nohut cipsi2
- recete8
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- gökçeklere üzülmek3
- galatasaray10
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- kiraz cicegi kolonyasi6
- iltica7
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- yahudi aklı3
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- raw fotoğraf çekmek2
- dinci mağduriyeti2
- inna2
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- gocu geldi gocu geldi6
- darkthrone2
- yagmurcu12
- vexillarius the slayer8
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- taze fasulye yiyen erkek3
- kıymalı kaşarlı pide3
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- nervio'nun çok büyük konuşması2
henüz yaş 16, ailenin maddi durumu hacamat olmuş. kriz vurmuş, kötü günler... eve bir iki yardım da bizden olsun diye bir cafede işe girmişim. sabah 8 gece 12 çalışıyorum. okulu zaten sallayan yok.
bir gün patron geldi. (bu olay sana çok normal gibi gözüküyor. ama öyle değil. benim patron iki haftada bir gelirdi cafeye. geldiğinde de biriken hasılatı alır, maaşımı verir hemen giderdi. ulan 16 yaşında bebeye güvenip dükkan emanet etmek de akıl işi değil aslında.) cafeyi kapatmaya hazırlanıyorum:
patron: naber lan zırtapoz? hemen kitle cafeyi gidiyoruz.
vendetta: abi telefon ve sular kesildi. elektrikte bir iki güne kalmaz kesilir. faturaları yatırsan sana zahmet.
patron: lan siktir et faturaları. hadi milli etmeye götürüyorum seni.
vendetta: abi benim param yok yaa teşekkürler. hem ben ilk olarak eşimle yaşamak istiyorum bunu.
patron: o ne demek lan? eşinle yaşadıktan sonra mı karıya kıza takılacan? çabuk kitle gel cafeyi. arabada bekliyorum.
cafe kitlenir. büyük bir heyecan silsilesi ile arabaya binilir. patronun 2-3 arkadaşı daha vardır. verilen adresten hatun alınır ve eve gidilir. patronun arkadaşlarından biri hatunu odaya çeker ve gaz vermeye başlar. bu ilk olacak, seni göreyim, muamele iyi olsun bak çocuk milli olacak vs tarzı konuşmalardan sonra odaya geçilir.
bir daha görmeyeceğim, ama her zaman aklımda yer edecek insana bakarım. fazla sorgulamam olayı. bir sigara yakarım. hatun kişisi soyunmaya başlar. sigara bitince ürkekçe yatağa otururum. (ulan olaya bak. şimdi olsa hayvan gibi zıplarım üstüne)
hatun kişisi beni soyar. söz konusu muamelenin ne olduğunu öğretir. artık son aşama için her şey hazırdır. hatun çantayı karıştırmaya başlar. aradığını bulamaz.
hatun: sende prezervatif var mı?
vendetta: yok.
hatun: o zaman şanslısın, gel bakalım.
vendetta: ne şansı yaa? ben prezervatifsiz yapmam.
odanın kapısından kelle uzatılır. prezervatifi olan var mı diye sorulur. topluluktan şen kahkahalar yükselir. öyle yap daha iyi olur derler. ulan daha iyi olur onu bizde biliyoruz da, söylemesi ayıp bu kadının üstünden günde kaç kişi geçiyor kendi bile sayamıyordur. ya grip, nezle, hepatit ce falan olursam? (o zamanlar kafa aids'e basmıyor)
tekrar içeri girilir. olay başlar. yatağın tam üstünde ev sahibinin resmi vardır. sakallı makallı bir amca böyle. seyir esnasında sürekli onun suratına bakılır. (ulan az kayserili değilim bende. süreyi uzatacam sözde) yaklaşık 10 dakika sonra hatun mırın kırın etmeye başlar. pozisyon değiştirir ama nafile. boşalmamaya and içmiş bünye ısrarcıdır. hatun artık dayanamaz. kalkar ve giyinmeye başlar. hiç bir şey söylenmez. giyinilir ve içeri gidilir. içeride olanlardan bahsedilmez. alkışlar, sarılmalar sonunda gece alkol komasına girene kadar içmekle son bulur.
ertesi gün arkadaşa gerçekler anlatılır:
vendetta: olum zaten karşımda sakallı bir amcanın resmi vardı konsantre olamadım.
arkadaş: hadi lan. konsantre olamamış. ben tanımıyor muyum seni? sen erken boşalmayayım diye bakmışındır ona. ee sonra?
vendetta: sonra hatun pozisyon değiştirdi falan. yine olmadı.
arkadaş: ee.
vendetta: heralde etkilenirim diye, daha çok bağırmaya başladı.
arkadaş: eee.
vendetta: nee ee aq. olmadı işte boşalamadım. sonra kalktı giyindik.
arkadaş: lan mal, şikayet etseydin ya.
vendetta: hee aq. ne yapacaktım? tüketici mahkemesine gidip bu hatun beni boşaltamadı mı diyecektim?
yani dostlar her zaman işin sonu iyi bitmiyor. kimsede bunu böyle açık yüreklilikle itiraf edemez sanırım. kimse dinlemeyecek ama ben yine de söyleyeyim. olum yapmayın etmeyin. bir hayat kadını ile ilişkiye girmektense, sevgilinizi öpmek çok daha tercih edilir bir şeydir. karşınızdakinin nasıl saf ve temiz olmasını istiyorsanız; siz de öyle kalmaya çalışın.
bir gün patron geldi. (bu olay sana çok normal gibi gözüküyor. ama öyle değil. benim patron iki haftada bir gelirdi cafeye. geldiğinde de biriken hasılatı alır, maaşımı verir hemen giderdi. ulan 16 yaşında bebeye güvenip dükkan emanet etmek de akıl işi değil aslında.) cafeyi kapatmaya hazırlanıyorum:
patron: naber lan zırtapoz? hemen kitle cafeyi gidiyoruz.
vendetta: abi telefon ve sular kesildi. elektrikte bir iki güne kalmaz kesilir. faturaları yatırsan sana zahmet.
patron: lan siktir et faturaları. hadi milli etmeye götürüyorum seni.
vendetta: abi benim param yok yaa teşekkürler. hem ben ilk olarak eşimle yaşamak istiyorum bunu.
patron: o ne demek lan? eşinle yaşadıktan sonra mı karıya kıza takılacan? çabuk kitle gel cafeyi. arabada bekliyorum.
cafe kitlenir. büyük bir heyecan silsilesi ile arabaya binilir. patronun 2-3 arkadaşı daha vardır. verilen adresten hatun alınır ve eve gidilir. patronun arkadaşlarından biri hatunu odaya çeker ve gaz vermeye başlar. bu ilk olacak, seni göreyim, muamele iyi olsun bak çocuk milli olacak vs tarzı konuşmalardan sonra odaya geçilir.
bir daha görmeyeceğim, ama her zaman aklımda yer edecek insana bakarım. fazla sorgulamam olayı. bir sigara yakarım. hatun kişisi soyunmaya başlar. sigara bitince ürkekçe yatağa otururum. (ulan olaya bak. şimdi olsa hayvan gibi zıplarım üstüne)
hatun kişisi beni soyar. söz konusu muamelenin ne olduğunu öğretir. artık son aşama için her şey hazırdır. hatun çantayı karıştırmaya başlar. aradığını bulamaz.
hatun: sende prezervatif var mı?
vendetta: yok.
hatun: o zaman şanslısın, gel bakalım.
vendetta: ne şansı yaa? ben prezervatifsiz yapmam.
odanın kapısından kelle uzatılır. prezervatifi olan var mı diye sorulur. topluluktan şen kahkahalar yükselir. öyle yap daha iyi olur derler. ulan daha iyi olur onu bizde biliyoruz da, söylemesi ayıp bu kadının üstünden günde kaç kişi geçiyor kendi bile sayamıyordur. ya grip, nezle, hepatit ce falan olursam? (o zamanlar kafa aids'e basmıyor)
tekrar içeri girilir. olay başlar. yatağın tam üstünde ev sahibinin resmi vardır. sakallı makallı bir amca böyle. seyir esnasında sürekli onun suratına bakılır. (ulan az kayserili değilim bende. süreyi uzatacam sözde) yaklaşık 10 dakika sonra hatun mırın kırın etmeye başlar. pozisyon değiştirir ama nafile. boşalmamaya and içmiş bünye ısrarcıdır. hatun artık dayanamaz. kalkar ve giyinmeye başlar. hiç bir şey söylenmez. giyinilir ve içeri gidilir. içeride olanlardan bahsedilmez. alkışlar, sarılmalar sonunda gece alkol komasına girene kadar içmekle son bulur.
ertesi gün arkadaşa gerçekler anlatılır:
vendetta: olum zaten karşımda sakallı bir amcanın resmi vardı konsantre olamadım.
arkadaş: hadi lan. konsantre olamamış. ben tanımıyor muyum seni? sen erken boşalmayayım diye bakmışındır ona. ee sonra?
vendetta: sonra hatun pozisyon değiştirdi falan. yine olmadı.
arkadaş: ee.
vendetta: heralde etkilenirim diye, daha çok bağırmaya başladı.
arkadaş: eee.
vendetta: nee ee aq. olmadı işte boşalamadım. sonra kalktı giyindik.
arkadaş: lan mal, şikayet etseydin ya.
vendetta: hee aq. ne yapacaktım? tüketici mahkemesine gidip bu hatun beni boşaltamadı mı diyecektim?
yani dostlar her zaman işin sonu iyi bitmiyor. kimsede bunu böyle açık yüreklilikle itiraf edemez sanırım. kimse dinlemeyecek ama ben yine de söyleyeyim. olum yapmayın etmeyin. bir hayat kadını ile ilişkiye girmektense, sevgilinizi öpmek çok daha tercih edilir bir şeydir. karşınızdakinin nasıl saf ve temiz olmasını istiyorsanız; siz de öyle kalmaya çalışın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar