bugün
- insan doğuştan iyi midir9
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi11
- kafelerde verilen şallar3
- papatya çayı içen erkek4
- annunakiler2
- trump'tan erdoğan'a cumhuriyet bayramı telefonu2
- yeni bir erkekle tanışmak istememek2
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- anın görüntüsü16
- ismet inönü2
- stephen appiah2
- tristan da cunha3
- mahmud abbas3
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı15
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi5
- elime erkek eli değmedi diyen kız2
- israil'in gazze de 300 gazeteciyi öldürmesi2
- yarragi olan adam6
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- topal osman ağa2
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- bir adaya düşsek6
- meksika açmazı macerası3
- kutlu parti2
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- ese dezze7
- hulk gerçek mi6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- düşün ki o bunu okuyor2
- ukrayna rusya savaşı neden bitmiyor2
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- olası 3 dünya savaşında müttefik olacak ülkeler2
- türk2
- ayakçı erkek5
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- rezervuar2
- sinem dedetaş8
- ukrayna rusya ve abd ve iran'ı barıştırmak2
- klavyedeki en gereksiz tuş3
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- güçlü kadın tabiata ihanettir2
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
Antik çağlarda Ege kıyılarında, birçok uygarlık vardı. Bunlardan biri de izmir yakınlarındaki adına Yaban Gülü Uygarlığı denilen uygarlıktı. Adını bir Ege efsanesinden almıştı. Rivayete göre Ege kıyılarında dünya çingenelerinin başı olan, bir büyük çeri yaşardı. Bu çer...inin aşiretinde adı dillere destan olan bir kız vardı. Bütün çingene kızları gibi sıradan bir güzelliği olmasına rağmen, çok güzel sesiyle öyle danslar ederdi ki, ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aşiretin başındaki yaşlı çeribaşı bu kızın cilve, işve ve danslarına kapıldığından her akşam Ege sahillerinde yaz eğlenceleri düzenlerdi. Bu eğlencelerde tahta fıçılarla, at arabaları dolusu şaraplar gelir, dünya çerileri arasından seçilmiş, en iyi kemancılar, zurnacılar ve darbukacılar sahilde toplanırdı. Çok geniş dev halkalar oluşturulur, ortada çam odunlarından bir büyük ateş yakılır, kuzular çevrilir, toprak testilerle şaraplar fıçılardan alınır, dağıtılırdı. Herkes bir büyük merak içinde çingene kızının çıkmasını, ünlü büyülü danslarını yapmasını beklerdi. Sonunda güzel çingene kızı, saçlarına taktığı yaban gülü, parmaklarında zilleri, uzun eteği ve şuh edasıyla ortaya çıkardı. Bir anda bütün sesler kesilir, saz ekipleri en oynak parçaları çalmaya başlar, çingene kızı da kıvrak bedeniyle dans ederdi. Hızla döndükçe etekleri bir gül gibi açılır, güzel bacakları ay ışığında, Venüs heykelleri gibi parlardı. iri kahve gözleri, can yakan endamı, şen şakrak neşeli sesi, zillerinin şıngırtısı bütün sahilde yankılanırken, toprak şarap testileri dolar, dolar boşalırdı. Çingene kızının nereden geldiğini, kim olduğunu, hatta adını bile bilen yoktu. Ancak, ipek saçlarına taktığı yaban gülü her zaman yerinde dururdu. Onu ne yatarken, ne dans ederken, ne de bir başka zamanda gülsüz gören olmamıştı. Bu nedenle çingene kızına herkes Yaban Gülüm dediğinden adı Yabana Gülüm olmuştu. Bu da yetmemiş, çerinin adı da Yaban Gülüm Çerisi olarak ünlenmişti. . Anadolu’nun içlerinde, Ege’nin karşı sahillerinde, hatta Arap kıyılarında Yaban Gülüm’ün methini duymayan kalmamıştı. Uzak iklimlerden onu izlemeye gelenler çoğunluktaydı. Yaşlı çeribaşı sonunda sevdalandığı bu kıvrak çingene kızıyla hiçbir şeye aldırmadan, kırk gün kırk gece sürecek bir düğünle evlenmeye karar verdi. Düğünün her gecesi Ege sahillerinde şölen düzenlendi. Düğünün son gecesiydi. Eğlencede su gibi şarap aktı. Aşirette Yaban Gülüm’e aşık olanlar, çeribaşını kıskanmaktaydılar. Herkesin sarhoş olduğu bir anda; kir, pasak ve yama içindeki bir çingene genci, çeribaşına saldırarak bıçakladı, öldürdü. Akan kanlara dayanamayan çingene kızı denize doğru yürümeye başladı, herkesin gözü önünde. Hayret! ! Çingene kızı suya batmıyor, su yüzeyinde yürüyüp gidiyordu. Yürüdü, yürüdü, uzaklaştı, bir nokta gibi kaldı mavilerde, kaybolup gitti. Efsaneye göre çingene kızı kendisini çok seven çeribaşının üzüntüsünden çirkinleşti o gece. Sadece her dolunayda eski güzelliği, eski endamı, eski yakıcılığıyla Ege sahillerine çıkar, görünmez sazların eşliğinde çingene danslarını yapar, sonra da geldiği denize yürür, suların üzerinde, mavilerde kaybolur, gider. Bu yüzdendir ki, Ege sahillerinde yaban gülleri her dolunayda açar, ormanlardan çigan müziği sesleri gelir. Egenin sularında her günbatımındaysa, bir çirkin çingene kızının hayali belirir, ve bu hayal bulutlara vurur…"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar