bugün
- dhalsim9
- gocu35
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- yazar kızdırmak4
- entry si silinen yazarın salya sümük ağlaması3
- yol tarif etmek2
- ispanya18
- lionel messi12
- haluk levent vs serdar ortaç7
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- futbol13
- slavko vincic4
- dünya18
- sütlü buz2
- korku evi2
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- aşk hayatı4
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- resim hocaları5
- le cola'nın 67 tl olması5
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- ilk torun olmak2
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- türklerin ileri olduğu konular21
- kemal kılıçdaroğlu7
- sapık7
- şehir kurma oyunları5
- gocu nerede8
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- marc cucurella5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- bir kadının en güzel bölgesi13
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- allah varsa beni milli yapsın7
- muşlettin amca bey birader bey3
- donald trump6
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
entry'ler (77)
izlenilesi bi dizi. Ah keşke yanık ölmeseydi...
spermlerini hostese çaldıran şahsiyet.
bir grup öğrencinin amatörce seslendirdiği bu sayede yeniden gündeme gelen bir diyarbakır türküsü
(bkz: http://www.marmaragundem....layamadim-dinle-2010.html)
(bkz: http://www.marmaragundem....layamadim-dinle-2010.html)
genelde en bilinen kısmı konçertonun adagio bölümüdür ve kimileri bu eseri sadece o bölümden ibaret sanırlar .toplam 3 bölümden meydana gelmiştir. o çok bilinen kısmı temcit pilavı gibi çevir çevir oku şeklinde yorumlanmıştır.hatta alpay o melodinin üzerine söz yazıp söylemiştir.
aslında konçerto re majör allegro bölümü ile başlar.(1 saattir partisyonlarını arıyorum bulamadım,ilk bölümün ismi farklı olabilir).
segovia'dan tutun da john williams'a kadar bir çok gitarist yorumlamıştır. hepsi iyidir hoştur da hiç birisi benim görüşüme göre paco de lucia'nın o usta yorumunun yanına yaklaşamamıştır.
yine naçizane görüşüme göre paco de lucia'nın bu eseri yorumlama sebebi defalarca çözülmüş bir problemi çözmek değil; yine çok sesli bir müzik olan flamenko'nun, takım elbise klasik müziğine bir yorum katma çabasıdır. buradaki takım elbise klasik müziği, aristokrat edası ile dinleyicileri sınıflara ayıran müzik faşistlerine bir göndermedir. wondrous'un deyimi ile dayı, yani paco, bunu benim gibi yazı ile yapmamış, 3 bölümlük bu şaheseri deyim yerindeyse eşşek gibi yorumlayıp gereken mesajı vermiştir.
sözün özü, en iyi yorumu için dayı'yı mutlaka dinleyin.
aslında konçerto re majör allegro bölümü ile başlar.(1 saattir partisyonlarını arıyorum bulamadım,ilk bölümün ismi farklı olabilir).
segovia'dan tutun da john williams'a kadar bir çok gitarist yorumlamıştır. hepsi iyidir hoştur da hiç birisi benim görüşüme göre paco de lucia'nın o usta yorumunun yanına yaklaşamamıştır.
yine naçizane görüşüme göre paco de lucia'nın bu eseri yorumlama sebebi defalarca çözülmüş bir problemi çözmek değil; yine çok sesli bir müzik olan flamenko'nun, takım elbise klasik müziğine bir yorum katma çabasıdır. buradaki takım elbise klasik müziği, aristokrat edası ile dinleyicileri sınıflara ayıran müzik faşistlerine bir göndermedir. wondrous'un deyimi ile dayı, yani paco, bunu benim gibi yazı ile yapmamış, 3 bölümlük bu şaheseri deyim yerindeyse eşşek gibi yorumlayıp gereken mesajı vermiştir.
sözün özü, en iyi yorumu için dayı'yı mutlaka dinleyin.
polat alemdarın en büyük hayalidir; Her şehrimize bir kız kulesi projesi.
ahmet kaya'nın dile getirdiği ve bence hayattaki bir gerçeği vurguladığı, lakin her dinlediğmde "ulan ben niye alkol kullanmıyorum gelde içme" diye isyana çıkasım geldiği parça; Yalanda olsa
Sözleri;
Sokak ortasında bir kadın var bağırıyor
Kendini arıyor, kendini soruyor bağırıyor
Sesi kulaklarımda bir kurşun gibi, patlıyor
Yalan da olsa haklılar, diyoruz ama,
Bu da yetmiyor
Gece yarısı vardiyalarında işçiler tedirgin üşümekte
iş'ten değil güç'ten degil içten, üşümekte
Zaman geçmekte zaman gecikmekte, zaman üşümekte
Yalan da olsa birleşiyorlar ama
Bu da yetmiyor
Gece yarısı bir müzisyen evine yine geç, dönüyor
Taksi parası bile yok, cebinde ama evine, dönüyor
iki damla yaş geliyor gözlerinden cigarası sönüyor
Yalan da olsa zenginiz,
Bu bize yetiyor
Yalnızım yalnızlığım beni dinlemekte
Yalan da olsa nevar ki bu şarkıyı söylemekte
Yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor
Yalan da olsa mutluyum ya,
Bu bana yetiyor
Sözleri;
Sokak ortasında bir kadın var bağırıyor
Kendini arıyor, kendini soruyor bağırıyor
Sesi kulaklarımda bir kurşun gibi, patlıyor
Yalan da olsa haklılar, diyoruz ama,
Bu da yetmiyor
Gece yarısı vardiyalarında işçiler tedirgin üşümekte
iş'ten değil güç'ten degil içten, üşümekte
Zaman geçmekte zaman gecikmekte, zaman üşümekte
Yalan da olsa birleşiyorlar ama
Bu da yetmiyor
Gece yarısı bir müzisyen evine yine geç, dönüyor
Taksi parası bile yok, cebinde ama evine, dönüyor
iki damla yaş geliyor gözlerinden cigarası sönüyor
Yalan da olsa zenginiz,
Bu bize yetiyor
Yalnızım yalnızlığım beni dinlemekte
Yalan da olsa nevar ki bu şarkıyı söylemekte
Yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor
Yalan da olsa mutluyum ya,
Bu bana yetiyor
şifresiz sözlüktür. uludağ'da kasılan yazarların incide içini dışını püsürünü döküp yeniden uludağ'a dönerek stres topuna alternatif olabilecek oluşumdur.
günde 24 tek sigara içiren kural. tiryaki adam saat başı uyanır içer sigarasını.
çikita muz, çikita muz...
yaşanmış olay:
+ düğün sahibi; oğlum sizleri tanıyamadım kimin oğlusunuz.
- Gençler ; amca biz kız tarafındanız. gidin pilav yiyin diye temsili gönderdiler bizi
+ düğün sahibi; buyrun oğlum sizi şu sofraya alalım
halbuki düğün sünnet düğünüdür düğün sahibi ikramda ayıp olmasın diye gençleri bozmamıştır *
+ düğün sahibi; oğlum sizleri tanıyamadım kimin oğlusunuz.
- Gençler ; amca biz kız tarafındanız. gidin pilav yiyin diye temsili gönderdiler bizi
+ düğün sahibi; buyrun oğlum sizi şu sofraya alalım
halbuki düğün sünnet düğünüdür düğün sahibi ikramda ayıp olmasın diye gençleri bozmamıştır *
Türkiye cumhuriyetinde görevli olan ve türkçe bilmeyen ingiltere büyükelçisinden farkı olmayan elçi.
(bkz: elçiye zeval olmaz)
(bkz: elçiye zeval olmaz)
goran bregoviç'in ege kıyılarında geçen bir efsaneden esinlenerek yaptığı bir bestesi. (bkz: yaban gülü)
Antik çağlarda Ege kıyılarında, birçok uygarlık vardı. Bunlardan biri de izmir yakınlarındaki adına Yaban Gülü Uygarlığı denilen uygarlıktı. Adını bir Ege efsanesinden almıştı. Rivayete göre Ege kıyılarında dünya çingenelerinin başı olan, bir büyük çeri yaşardı. Bu çer...inin aşiretinde adı dillere destan olan bir kız vardı. Bütün çingene kızları gibi sıradan bir güzelliği olmasına rağmen, çok güzel sesiyle öyle danslar ederdi ki, ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aşiretin başındaki yaşlı çeribaşı bu kızın cilve, işve ve danslarına kapıldığından her akşam Ege sahillerinde yaz eğlenceleri düzenlerdi. Bu eğlencelerde tahta fıçılarla, at arabaları dolusu şaraplar gelir, dünya çerileri arasından seçilmiş, en iyi kemancılar, zurnacılar ve darbukacılar sahilde toplanırdı. Çok geniş dev halkalar oluşturulur, ortada çam odunlarından bir büyük ateş yakılır, kuzular çevrilir, toprak testilerle şaraplar fıçılardan alınır, dağıtılırdı. Herkes bir büyük merak içinde çingene kızının çıkmasını, ünlü büyülü danslarını yapmasını beklerdi. Sonunda güzel çingene kızı, saçlarına taktığı yaban gülü, parmaklarında zilleri, uzun eteği ve şuh edasıyla ortaya çıkardı. Bir anda bütün sesler kesilir, saz ekipleri en oynak parçaları çalmaya başlar, çingene kızı da kıvrak bedeniyle dans ederdi. Hızla döndükçe etekleri bir gül gibi açılır, güzel bacakları ay ışığında, Venüs heykelleri gibi parlardı. iri kahve gözleri, can yakan endamı, şen şakrak neşeli sesi, zillerinin şıngırtısı bütün sahilde yankılanırken, toprak şarap testileri dolar, dolar boşalırdı. Çingene kızının nereden geldiğini, kim olduğunu, hatta adını bile bilen yoktu. Ancak, ipek saçlarına taktığı yaban gülü her zaman yerinde dururdu. Onu ne yatarken, ne dans ederken, ne de bir başka zamanda gülsüz gören olmamıştı. Bu nedenle çingene kızına herkes Yaban Gülüm dediğinden adı Yabana Gülüm olmuştu. Bu da yetmemiş, çerinin adı da Yaban Gülüm Çerisi olarak ünlenmişti. . Anadolu’nun içlerinde, Ege’nin karşı sahillerinde, hatta Arap kıyılarında Yaban Gülüm’ün methini duymayan kalmamıştı. Uzak iklimlerden onu izlemeye gelenler çoğunluktaydı. Yaşlı çeribaşı sonunda sevdalandığı bu kıvrak çingene kızıyla hiçbir şeye aldırmadan, kırk gün kırk gece sürecek bir düğünle evlenmeye karar verdi. Düğünün her gecesi Ege sahillerinde şölen düzenlendi. Düğünün son gecesiydi. Eğlencede su gibi şarap aktı. Aşirette Yaban Gülüm’e aşık olanlar, çeribaşını kıskanmaktaydılar. Herkesin sarhoş olduğu bir anda; kir, pasak ve yama içindeki bir çingene genci, çeribaşına saldırarak bıçakladı, öldürdü. Akan kanlara dayanamayan çingene kızı denize doğru yürümeye başladı, herkesin gözü önünde. Hayret! ! Çingene kızı suya batmıyor, su yüzeyinde yürüyüp gidiyordu. Yürüdü, yürüdü, uzaklaştı, bir nokta gibi kaldı mavilerde, kaybolup gitti. Efsaneye göre çingene kızı kendisini çok seven çeribaşının üzüntüsünden çirkinleşti o gece. Sadece her dolunayda eski güzelliği, eski endamı, eski yakıcılığıyla Ege sahillerine çıkar, görünmez sazların eşliğinde çingene danslarını yapar, sonra da geldiği denize yürür, suların üzerinde, mavilerde kaybolur, gider. Bu yüzdendir ki, Ege sahillerinde yaban gülleri her dolunayda açar, ormanlardan çigan müziği sesleri gelir. Egenin sularında her günbatımındaysa, bir çirkin çingene kızının hayali belirir, ve bu hayal bulutlara vurur…"
(bkz: temel içgüdü)
"siz daha sıçmayı öğrenemediniz ufacık delikle koca tuvalet deliğini tutturamıyorsunuz. yarın askerde nasıl nişan alacaksınız hayvan herifler..."
telefonda kendisini tanıtmadan konuştuğu zaman "abi, amca vb." ithamlarına maruz kalması mümkün olan zat.
günde iki paketini teste tabi tuttuğum sigaradır. Not: hergün testleri başarı ile atlatabilmektedir. neyse yak bi sigara...
a-)7.nesil yazarlar geldiğinde tartışma konusu olmaktan çıkacak olan yazarlar grubudur.
b-)Devreciliğe maruz kalan yazarlar grubudur.
c-)"Hadi lem bizden önceki entryler çok mu iyi veya sözlük formatına uygun" diyesi yazarlar grubudur.
b-)Devreciliğe maruz kalan yazarlar grubudur.
c-)"Hadi lem bizden önceki entryler çok mu iyi veya sözlük formatına uygun" diyesi yazarlar grubudur.
yazdığı şiirlerin mükemmliği kadar yorum gücüylede insanı etkileyebilen bir şairdir.