bugün
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması10
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi10
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin5
- anın görüntüsü16
- kasımda aşk başkadır diyen kız3
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- olası 3 dünya savaşında müttefik olacak ülkeler2
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı2
- türk2
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması4
- rezervuar2
- ese dezze7
- ukrayna rusya ve abd ve iran'ı barıştırmak2
- bir adaya düşsek6
- güçlü kadın tabiata ihanettir2
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- sultan abdülhamid han2
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- ctrlx aga2
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- mum ışığı eşliğinde yapılan sohbetler2
- yazarların bekaret durumları profilinde yazsın2
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- gerçeği huzura tercih etmek2
- klavyedeki en gereksiz tuş3
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak22
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- kemal kılıçdaroğlu vs ismail kartal2
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- 31 ekim 20263
- ağustos ayında türkiyeye geldim3
- kamos bey birader beydir3
- ne mutlu türkiyeliyim diyene3
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek4
- cumhuriyet2
- her tuttuğunu uludağ sözlüğe getir kampanyası3
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi3
- sinem dedetaş8
- dersimli kızlar6
- gina carano'nun sözlüğe attığı ayaklar2
- katalonya özerk bölgesi4
- canın hiçbir şey yapmak istememesi2
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor3
- yaşasın cumhuriyet7
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi4
entry'ler (77)
izlenilesi bi dizi. Ah keşke yanık ölmeseydi...
spermlerini hostese çaldıran şahsiyet.
bir grup öğrencinin amatörce seslendirdiği bu sayede yeniden gündeme gelen bir diyarbakır türküsü
(bkz: http://www.marmaragundem....layamadim-dinle-2010.html)
(bkz: http://www.marmaragundem....layamadim-dinle-2010.html)
genelde en bilinen kısmı konçertonun adagio bölümüdür ve kimileri bu eseri sadece o bölümden ibaret sanırlar .toplam 3 bölümden meydana gelmiştir. o çok bilinen kısmı temcit pilavı gibi çevir çevir oku şeklinde yorumlanmıştır.hatta alpay o melodinin üzerine söz yazıp söylemiştir.
aslında konçerto re majör allegro bölümü ile başlar.(1 saattir partisyonlarını arıyorum bulamadım,ilk bölümün ismi farklı olabilir).
segovia'dan tutun da john williams'a kadar bir çok gitarist yorumlamıştır. hepsi iyidir hoştur da hiç birisi benim görüşüme göre paco de lucia'nın o usta yorumunun yanına yaklaşamamıştır.
yine naçizane görüşüme göre paco de lucia'nın bu eseri yorumlama sebebi defalarca çözülmüş bir problemi çözmek değil; yine çok sesli bir müzik olan flamenko'nun, takım elbise klasik müziğine bir yorum katma çabasıdır. buradaki takım elbise klasik müziği, aristokrat edası ile dinleyicileri sınıflara ayıran müzik faşistlerine bir göndermedir. wondrous'un deyimi ile dayı, yani paco, bunu benim gibi yazı ile yapmamış, 3 bölümlük bu şaheseri deyim yerindeyse eşşek gibi yorumlayıp gereken mesajı vermiştir.
sözün özü, en iyi yorumu için dayı'yı mutlaka dinleyin.
aslında konçerto re majör allegro bölümü ile başlar.(1 saattir partisyonlarını arıyorum bulamadım,ilk bölümün ismi farklı olabilir).
segovia'dan tutun da john williams'a kadar bir çok gitarist yorumlamıştır. hepsi iyidir hoştur da hiç birisi benim görüşüme göre paco de lucia'nın o usta yorumunun yanına yaklaşamamıştır.
yine naçizane görüşüme göre paco de lucia'nın bu eseri yorumlama sebebi defalarca çözülmüş bir problemi çözmek değil; yine çok sesli bir müzik olan flamenko'nun, takım elbise klasik müziğine bir yorum katma çabasıdır. buradaki takım elbise klasik müziği, aristokrat edası ile dinleyicileri sınıflara ayıran müzik faşistlerine bir göndermedir. wondrous'un deyimi ile dayı, yani paco, bunu benim gibi yazı ile yapmamış, 3 bölümlük bu şaheseri deyim yerindeyse eşşek gibi yorumlayıp gereken mesajı vermiştir.
sözün özü, en iyi yorumu için dayı'yı mutlaka dinleyin.
polat alemdarın en büyük hayalidir; Her şehrimize bir kız kulesi projesi.
ahmet kaya'nın dile getirdiği ve bence hayattaki bir gerçeği vurguladığı, lakin her dinlediğmde "ulan ben niye alkol kullanmıyorum gelde içme" diye isyana çıkasım geldiği parça; Yalanda olsa
Sözleri;
Sokak ortasında bir kadın var bağırıyor
Kendini arıyor, kendini soruyor bağırıyor
Sesi kulaklarımda bir kurşun gibi, patlıyor
Yalan da olsa haklılar, diyoruz ama,
Bu da yetmiyor
Gece yarısı vardiyalarında işçiler tedirgin üşümekte
iş'ten değil güç'ten degil içten, üşümekte
Zaman geçmekte zaman gecikmekte, zaman üşümekte
Yalan da olsa birleşiyorlar ama
Bu da yetmiyor
Gece yarısı bir müzisyen evine yine geç, dönüyor
Taksi parası bile yok, cebinde ama evine, dönüyor
iki damla yaş geliyor gözlerinden cigarası sönüyor
Yalan da olsa zenginiz,
Bu bize yetiyor
Yalnızım yalnızlığım beni dinlemekte
Yalan da olsa nevar ki bu şarkıyı söylemekte
Yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor
Yalan da olsa mutluyum ya,
Bu bana yetiyor
Sözleri;
Sokak ortasında bir kadın var bağırıyor
Kendini arıyor, kendini soruyor bağırıyor
Sesi kulaklarımda bir kurşun gibi, patlıyor
Yalan da olsa haklılar, diyoruz ama,
Bu da yetmiyor
Gece yarısı vardiyalarında işçiler tedirgin üşümekte
iş'ten değil güç'ten degil içten, üşümekte
Zaman geçmekte zaman gecikmekte, zaman üşümekte
Yalan da olsa birleşiyorlar ama
Bu da yetmiyor
Gece yarısı bir müzisyen evine yine geç, dönüyor
Taksi parası bile yok, cebinde ama evine, dönüyor
iki damla yaş geliyor gözlerinden cigarası sönüyor
Yalan da olsa zenginiz,
Bu bize yetiyor
Yalnızım yalnızlığım beni dinlemekte
Yalan da olsa nevar ki bu şarkıyı söylemekte
Yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor
Yalan da olsa mutluyum ya,
Bu bana yetiyor
şifresiz sözlüktür. uludağ'da kasılan yazarların incide içini dışını püsürünü döküp yeniden uludağ'a dönerek stres topuna alternatif olabilecek oluşumdur.
günde 24 tek sigara içiren kural. tiryaki adam saat başı uyanır içer sigarasını.
çikita muz, çikita muz...
yaşanmış olay:
+ düğün sahibi; oğlum sizleri tanıyamadım kimin oğlusunuz.
- Gençler ; amca biz kız tarafındanız. gidin pilav yiyin diye temsili gönderdiler bizi
+ düğün sahibi; buyrun oğlum sizi şu sofraya alalım
halbuki düğün sünnet düğünüdür düğün sahibi ikramda ayıp olmasın diye gençleri bozmamıştır *
+ düğün sahibi; oğlum sizleri tanıyamadım kimin oğlusunuz.
- Gençler ; amca biz kız tarafındanız. gidin pilav yiyin diye temsili gönderdiler bizi
+ düğün sahibi; buyrun oğlum sizi şu sofraya alalım
halbuki düğün sünnet düğünüdür düğün sahibi ikramda ayıp olmasın diye gençleri bozmamıştır *
Türkiye cumhuriyetinde görevli olan ve türkçe bilmeyen ingiltere büyükelçisinden farkı olmayan elçi.
(bkz: elçiye zeval olmaz)
(bkz: elçiye zeval olmaz)
goran bregoviç'in ege kıyılarında geçen bir efsaneden esinlenerek yaptığı bir bestesi. (bkz: yaban gülü)
Antik çağlarda Ege kıyılarında, birçok uygarlık vardı. Bunlardan biri de izmir yakınlarındaki adına Yaban Gülü Uygarlığı denilen uygarlıktı. Adını bir Ege efsanesinden almıştı. Rivayete göre Ege kıyılarında dünya çingenelerinin başı olan, bir büyük çeri yaşardı. Bu çer...inin aşiretinde adı dillere destan olan bir kız vardı. Bütün çingene kızları gibi sıradan bir güzelliği olmasına rağmen, çok güzel sesiyle öyle danslar ederdi ki, ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aşiretin başındaki yaşlı çeribaşı bu kızın cilve, işve ve danslarına kapıldığından her akşam Ege sahillerinde yaz eğlenceleri düzenlerdi. Bu eğlencelerde tahta fıçılarla, at arabaları dolusu şaraplar gelir, dünya çerileri arasından seçilmiş, en iyi kemancılar, zurnacılar ve darbukacılar sahilde toplanırdı. Çok geniş dev halkalar oluşturulur, ortada çam odunlarından bir büyük ateş yakılır, kuzular çevrilir, toprak testilerle şaraplar fıçılardan alınır, dağıtılırdı. Herkes bir büyük merak içinde çingene kızının çıkmasını, ünlü büyülü danslarını yapmasını beklerdi. Sonunda güzel çingene kızı, saçlarına taktığı yaban gülü, parmaklarında zilleri, uzun eteği ve şuh edasıyla ortaya çıkardı. Bir anda bütün sesler kesilir, saz ekipleri en oynak parçaları çalmaya başlar, çingene kızı da kıvrak bedeniyle dans ederdi. Hızla döndükçe etekleri bir gül gibi açılır, güzel bacakları ay ışığında, Venüs heykelleri gibi parlardı. iri kahve gözleri, can yakan endamı, şen şakrak neşeli sesi, zillerinin şıngırtısı bütün sahilde yankılanırken, toprak şarap testileri dolar, dolar boşalırdı. Çingene kızının nereden geldiğini, kim olduğunu, hatta adını bile bilen yoktu. Ancak, ipek saçlarına taktığı yaban gülü her zaman yerinde dururdu. Onu ne yatarken, ne dans ederken, ne de bir başka zamanda gülsüz gören olmamıştı. Bu nedenle çingene kızına herkes Yaban Gülüm dediğinden adı Yabana Gülüm olmuştu. Bu da yetmemiş, çerinin adı da Yaban Gülüm Çerisi olarak ünlenmişti. . Anadolu’nun içlerinde, Ege’nin karşı sahillerinde, hatta Arap kıyılarında Yaban Gülüm’ün methini duymayan kalmamıştı. Uzak iklimlerden onu izlemeye gelenler çoğunluktaydı. Yaşlı çeribaşı sonunda sevdalandığı bu kıvrak çingene kızıyla hiçbir şeye aldırmadan, kırk gün kırk gece sürecek bir düğünle evlenmeye karar verdi. Düğünün her gecesi Ege sahillerinde şölen düzenlendi. Düğünün son gecesiydi. Eğlencede su gibi şarap aktı. Aşirette Yaban Gülüm’e aşık olanlar, çeribaşını kıskanmaktaydılar. Herkesin sarhoş olduğu bir anda; kir, pasak ve yama içindeki bir çingene genci, çeribaşına saldırarak bıçakladı, öldürdü. Akan kanlara dayanamayan çingene kızı denize doğru yürümeye başladı, herkesin gözü önünde. Hayret! ! Çingene kızı suya batmıyor, su yüzeyinde yürüyüp gidiyordu. Yürüdü, yürüdü, uzaklaştı, bir nokta gibi kaldı mavilerde, kaybolup gitti. Efsaneye göre çingene kızı kendisini çok seven çeribaşının üzüntüsünden çirkinleşti o gece. Sadece her dolunayda eski güzelliği, eski endamı, eski yakıcılığıyla Ege sahillerine çıkar, görünmez sazların eşliğinde çingene danslarını yapar, sonra da geldiği denize yürür, suların üzerinde, mavilerde kaybolur, gider. Bu yüzdendir ki, Ege sahillerinde yaban gülleri her dolunayda açar, ormanlardan çigan müziği sesleri gelir. Egenin sularında her günbatımındaysa, bir çirkin çingene kızının hayali belirir, ve bu hayal bulutlara vurur…"
(bkz: temel içgüdü)
"siz daha sıçmayı öğrenemediniz ufacık delikle koca tuvalet deliğini tutturamıyorsunuz. yarın askerde nasıl nişan alacaksınız hayvan herifler..."
telefonda kendisini tanıtmadan konuştuğu zaman "abi, amca vb." ithamlarına maruz kalması mümkün olan zat.
günde iki paketini teste tabi tuttuğum sigaradır. Not: hergün testleri başarı ile atlatabilmektedir. neyse yak bi sigara...
a-)7.nesil yazarlar geldiğinde tartışma konusu olmaktan çıkacak olan yazarlar grubudur.
b-)Devreciliğe maruz kalan yazarlar grubudur.
c-)"Hadi lem bizden önceki entryler çok mu iyi veya sözlük formatına uygun" diyesi yazarlar grubudur.
b-)Devreciliğe maruz kalan yazarlar grubudur.
c-)"Hadi lem bizden önceki entryler çok mu iyi veya sözlük formatına uygun" diyesi yazarlar grubudur.
yazdığı şiirlerin mükemmliği kadar yorum gücüylede insanı etkileyebilen bir şairdir.