bugün
- iskilipli atıf hoca13
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- nick vermeden bir yazara seslen3
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı4
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- millette manyak para var21
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- 692
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- anın görüntüsü32
- handjob3
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- nar tanelemek5
- yere düşen araba anahtarı3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- sözlük kürdü54
- erken uyanmak4
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- nar2
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- kardeşlik2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- kuzey buz denizi3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- birader de biraderilyö3
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- yazılımcının flört edememesi2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- ismail kartal19
- türkiyeli kahvesi8
Etrüsklerin tarihi ile ilgili onlar tarafından yazılan metinlerin olmayışı ve Roma döneminde yazılanların da çoğunun kaybolmuş olması Etrüskler hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmamızı engellemektir.
Aslında Etrüsklerle ilgili gizem daha Etrüsklerin adından başlıyor . Etrüsklerin kendilerine Rasena demelerine rağmen Romalılar onları Tusci ya da Etrusci , Grekler de Tyrhennes diye adlandırıyorlar.
Etrüsklerin yaşadığı ve Etruria adı verilen bölge Orta italya da kuzeyden güneye 250 km. , Doğuda batıya da 150 km tutan bir yerdi.
Etrüsklerin buraya nereden gelip yerleştikleri bilinmiyor. Bu konuda değişik varsayımlar var .
Bunlardan birincisi Etrüsklerin italya kökenli ve Villanova kültürünün devamı oldukları . Bu tezin savunucuları , haklı olarak , Etrüsk kültürünün erken dönemleri ile Villanova kültürünün son dönemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekiyorlar.
Fakat burada dikkat çekici olan Etrüsk uygarlığının gelişim evrelerini çok hızlı yaşayıp bir anda ortaya çıkması.
En çok kabul gören görüş Etrüsklerin buraya sonradan yerleştikleri. Fakat Etrüsklerin nereden geldikleri konusunda bugüne kadar fikir birliğine varılabilmiş değil. Bu konuda ilk fikir beyan edenlerden biri de Herodotos'tur ve Etrüsklerin aslında kıtlıktan kaçıp yeni yerler bulmak üzere Etruria'ya göç eden Lydialılar olduklarını söyler :
'Kendileri anlatırlar ki , bugün gerek kendi ülkelerinde , gerekse de Yunanlılarda oynanan oyunları türetenler de kendileridir ve bu Etruria'nın koloni haline getirildiği zamana rastlar bakınız ne anlatıyorlar bu konuda . Manes oğlu Atys zamanında kıyıcı bir kıtlık sarmıştı bütün Lydia'yı . Bir süre dişlerini sıktılar Lydialılar , sonra kıtlık sürüp gittiği için , çareler aradılar , her biri kendince bir çare sürdüler ileriye . Bu oyunlar , zar , aşık (kemiği) ve top oyunları ,tavladan gayri , hepsi o zaman ortaya çıkmıştır; zira Lydialılar tavlayı biz bulduk demiyorlar. Bunları bulduktan sonra bakınız ne yapıyorlardı açlıklarını bastırmak için yiyecek peşinde koşmayı unutmak için , iki günün birini oyuna veriyorlardı ertesi gün oyunu bırakıp yemek yiyorlardı. On sekiz yıl boyunca böyle yaşadılar. Ama kötülük , azalacağı yerde kırımını büsbütün arttırınca kral Lydialıları ikiye ayırdı , 'Kim kalacak , kim gidecek kur'a çekilsi'dedi , kaderin kalmak üzere ayırdıkları gene kendi hükmü altında bulunacaktı. göç edecek olanlara da oğlunu veriyordu kral olarak , ki adı Tyrsenos'du. Böylece ülkeden çıkmak için üzere ayrılmış olanlar izmir'e indiler , orada gemiler edindiler , işlerine yarayacak şeyleri yüklediler , bir yurt ve yaşama çaresi peşinde kıyı kıyı dolanıp sonunda Umbria'ya yanaştıkları güne kadar denizlerde gezdiler orada kentler kurdular ve torunları bugün de orada oturmaktadırlar. Lydialı adını değiştirdiler, kendilerini yola çıkaran kral adını aldılar yeni adları olan Tyrsenler sözünü onun adına göre üretmişlerdir.'
Herodotos bunları MÖ beşinci yüzyılda yazmıştır. Ondan sonra gelenler için de de bu görüşü benimseyenler çoğunluktadır. Aslında günümüzde de Etrüskler'in Anadolu'dan göçtükleri tezi çok yandaş toplamaktadır.
Etrüsklerin Anadolu'dan göçtükleri tezini savunanların gösterdikleri en önemli kanıt Lemnos (Limnii) mezar stelidir. Etrüsklerin göçünün Herodotos'un anlattığı gibi olduğunu kabul edersek , aynı kavimden başka toplulukların da Anadolu'da kaldığını da kabul etmemiz gerekir. ( Bunların mutlaka Lydialılar olması gerekmez.) Antik kaynaklarda adı geçen Tyrrhenlerin bu geride kalan topluluk olduğu düşünülmektedir. Tyrrhenler Lemnos Adasını da zaptetmişlerdir. 1885 yılında Limni adasında , Kaminia köyünde bulunan bir mezar steli bir anda dikkatleri bu teoriye çekmiştir. Stelin üzerinde bir savaşçı resmi ile Etrüsk yazısına çok benzeyen bir yazı bulunuyordu. Bu stel MÖ yedinci yüzyıla tarihleniyordu ve adanın Atinalılar tarafından MÖ 510 senesindeki zaptından çok önce idi.
Bunun dışında Etrüskler'in ölü gömme adetleri (Örneğin ahşap odalar) , toplumsal hayatları (Örneğin kadına verdikleri önem) ve sanatları Anadoludaki başka toplulukları hatırlatmaktadır.
Etrüsklerin Kuzeyden geldikleri , Hint-Avrupa'lı bir kavim oldukları yolunda teoriler de olmasına rağmen çok fazla yandaş bulamamışlardır.
Etrüskler hakkında bir ilginç tez de Etrüsklerin Türk oldukları yolundadır. Atatürk'ün tarih tezi doğrultusunda Etrüsklerin de Etiler ve Sümerler gibi Türk kökenli olduklarına inanılmıştır. Atatürk'ün nezaretinde yazılan Türk Tarihinin Ana Hatları adlı kitapta bu konuya da değinilir :
Özet şudur : Etrüskler , Türsenler , Türkalar Ege adalarında , Anadoluda önceden oturmuş kavimlerdir. Bunlara Akalar , Ekeler , Etiler denildiğini biliyoruz.
Bu kavimlerin Türk kökenli oldukları ise daha önceden belirtilmiştir.
Adile Ayda da babası , Atatürk'ün yakın çevresinden Sadri Maksudî'nin yolundan giderek Etrüsklerin Türk oldukları yolunda pek de yabana atılmayacak deliller sunar.Buna göre Latin dilinde etimolojisi açıklanamayan bir çok sözcük de Türkçe'den gelmektedir.
Bu arada Tyrrhen sözcüğü Yunanca'da Turrhnoi şeklinde yazılır ve h'nın eskiden a sesi verdiğini hesaba katarak Turan adı ile bir ilişki düşünebiliriz.
Aslında Etrüsklerle ilgili gizem daha Etrüsklerin adından başlıyor . Etrüsklerin kendilerine Rasena demelerine rağmen Romalılar onları Tusci ya da Etrusci , Grekler de Tyrhennes diye adlandırıyorlar.
Etrüsklerin yaşadığı ve Etruria adı verilen bölge Orta italya da kuzeyden güneye 250 km. , Doğuda batıya da 150 km tutan bir yerdi.
Etrüsklerin buraya nereden gelip yerleştikleri bilinmiyor. Bu konuda değişik varsayımlar var .
Bunlardan birincisi Etrüsklerin italya kökenli ve Villanova kültürünün devamı oldukları . Bu tezin savunucuları , haklı olarak , Etrüsk kültürünün erken dönemleri ile Villanova kültürünün son dönemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekiyorlar.
Fakat burada dikkat çekici olan Etrüsk uygarlığının gelişim evrelerini çok hızlı yaşayıp bir anda ortaya çıkması.
En çok kabul gören görüş Etrüsklerin buraya sonradan yerleştikleri. Fakat Etrüsklerin nereden geldikleri konusunda bugüne kadar fikir birliğine varılabilmiş değil. Bu konuda ilk fikir beyan edenlerden biri de Herodotos'tur ve Etrüsklerin aslında kıtlıktan kaçıp yeni yerler bulmak üzere Etruria'ya göç eden Lydialılar olduklarını söyler :
'Kendileri anlatırlar ki , bugün gerek kendi ülkelerinde , gerekse de Yunanlılarda oynanan oyunları türetenler de kendileridir ve bu Etruria'nın koloni haline getirildiği zamana rastlar bakınız ne anlatıyorlar bu konuda . Manes oğlu Atys zamanında kıyıcı bir kıtlık sarmıştı bütün Lydia'yı . Bir süre dişlerini sıktılar Lydialılar , sonra kıtlık sürüp gittiği için , çareler aradılar , her biri kendince bir çare sürdüler ileriye . Bu oyunlar , zar , aşık (kemiği) ve top oyunları ,tavladan gayri , hepsi o zaman ortaya çıkmıştır; zira Lydialılar tavlayı biz bulduk demiyorlar. Bunları bulduktan sonra bakınız ne yapıyorlardı açlıklarını bastırmak için yiyecek peşinde koşmayı unutmak için , iki günün birini oyuna veriyorlardı ertesi gün oyunu bırakıp yemek yiyorlardı. On sekiz yıl boyunca böyle yaşadılar. Ama kötülük , azalacağı yerde kırımını büsbütün arttırınca kral Lydialıları ikiye ayırdı , 'Kim kalacak , kim gidecek kur'a çekilsi'dedi , kaderin kalmak üzere ayırdıkları gene kendi hükmü altında bulunacaktı. göç edecek olanlara da oğlunu veriyordu kral olarak , ki adı Tyrsenos'du. Böylece ülkeden çıkmak için üzere ayrılmış olanlar izmir'e indiler , orada gemiler edindiler , işlerine yarayacak şeyleri yüklediler , bir yurt ve yaşama çaresi peşinde kıyı kıyı dolanıp sonunda Umbria'ya yanaştıkları güne kadar denizlerde gezdiler orada kentler kurdular ve torunları bugün de orada oturmaktadırlar. Lydialı adını değiştirdiler, kendilerini yola çıkaran kral adını aldılar yeni adları olan Tyrsenler sözünü onun adına göre üretmişlerdir.'
Herodotos bunları MÖ beşinci yüzyılda yazmıştır. Ondan sonra gelenler için de de bu görüşü benimseyenler çoğunluktadır. Aslında günümüzde de Etrüskler'in Anadolu'dan göçtükleri tezi çok yandaş toplamaktadır.
Etrüsklerin Anadolu'dan göçtükleri tezini savunanların gösterdikleri en önemli kanıt Lemnos (Limnii) mezar stelidir. Etrüsklerin göçünün Herodotos'un anlattığı gibi olduğunu kabul edersek , aynı kavimden başka toplulukların da Anadolu'da kaldığını da kabul etmemiz gerekir. ( Bunların mutlaka Lydialılar olması gerekmez.) Antik kaynaklarda adı geçen Tyrrhenlerin bu geride kalan topluluk olduğu düşünülmektedir. Tyrrhenler Lemnos Adasını da zaptetmişlerdir. 1885 yılında Limni adasında , Kaminia köyünde bulunan bir mezar steli bir anda dikkatleri bu teoriye çekmiştir. Stelin üzerinde bir savaşçı resmi ile Etrüsk yazısına çok benzeyen bir yazı bulunuyordu. Bu stel MÖ yedinci yüzyıla tarihleniyordu ve adanın Atinalılar tarafından MÖ 510 senesindeki zaptından çok önce idi.
Bunun dışında Etrüskler'in ölü gömme adetleri (Örneğin ahşap odalar) , toplumsal hayatları (Örneğin kadına verdikleri önem) ve sanatları Anadoludaki başka toplulukları hatırlatmaktadır.
Etrüsklerin Kuzeyden geldikleri , Hint-Avrupa'lı bir kavim oldukları yolunda teoriler de olmasına rağmen çok fazla yandaş bulamamışlardır.
Etrüskler hakkında bir ilginç tez de Etrüsklerin Türk oldukları yolundadır. Atatürk'ün tarih tezi doğrultusunda Etrüsklerin de Etiler ve Sümerler gibi Türk kökenli olduklarına inanılmıştır. Atatürk'ün nezaretinde yazılan Türk Tarihinin Ana Hatları adlı kitapta bu konuya da değinilir :
Özet şudur : Etrüskler , Türsenler , Türkalar Ege adalarında , Anadoluda önceden oturmuş kavimlerdir. Bunlara Akalar , Ekeler , Etiler denildiğini biliyoruz.
Bu kavimlerin Türk kökenli oldukları ise daha önceden belirtilmiştir.
Adile Ayda da babası , Atatürk'ün yakın çevresinden Sadri Maksudî'nin yolundan giderek Etrüsklerin Türk oldukları yolunda pek de yabana atılmayacak deliller sunar.Buna göre Latin dilinde etimolojisi açıklanamayan bir çok sözcük de Türkçe'den gelmektedir.
Bu arada Tyrrhen sözcüğü Yunanca'da Turrhnoi şeklinde yazılır ve h'nın eskiden a sesi verdiğini hesaba katarak Turan adı ile bir ilişki düşünebiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar