bugün
- yazarları gülümseten şeyler5
- sarı yeleli aslan trump8
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi11
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler12
- hababam sınıfı semra hoca7
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- montla sıçmak3
- eraser2
- klima çarpması2
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- kalmadı3
- ani gelen can sıkıntısı2
- iç sıkıntısından intihar etmek2
- kendi kendine konuşmak5
- zallın fake hesabı var mı9
- siyah araba4
- anın görüntüsü19
- en gey özelliğiniz13
- mor semsiyeli yabanci21
- 40 yaşında bekar kadın6
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- türkiye a milli futbol takımı2
- yaz günü bira içmek4
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı3
- ben bir hata yaptım4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
- gocu26
- dinciler4
- sözlüğün kırbacı11
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- dönerci isim önerileri4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- başkan2
- chp'nin hali ne olacak49
- ben geldim naneler6
- tüm zamanların en iyi kadrosuna sahip takımı2
- terör devleti3
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat3
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- clydeless bonnie6
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- oralı olmayan yazarlar4
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
güzel olan şehir. daha fazla bir şey yazmaya gerek yok bence. etrafımdaki herkes "olm sen mal mısın , istanbul gibi bir şehirde yaşarken ankara sevilir mi ?" der ama ben hiçbir zaman kulak asmadım bu laflara. 2 tane önemli durum var benim için galiba o yüzden dinlemiyorum. ilk olarak; öss ye gireceğim yıl, hatta ondan çok daha önce mülkiyeli olmak için yanıp tutuşan bir bünyeydim, ankara o kendine has havası ve yaşanmışlığıyla benim için paha biçilemez birşeydi. ve bu önemi sadece hayal etmemle oluşmuştu. ama tabi ki hayat işte, ben ne kadar ankara istediysem o tam tersini bana verip istanbul' a savurdu beni. ilk 2 yıl " lan aslında bu şehir de güzelmiş, iyi ki ankaraya gitmemişim " diye takılmakla geçti. amma velakin 3. yıl başladı, arada bir ankara seferi yapıldı, huzur ve aidiyet duygusu tadıldı ya, kim takar istanbulu?
sonra gidildi ankarada okuyan bir güzele aşık olundu. ankara da sistemden atılamayacak şekilde yerleşmiş oldu işte. nasıl bir hevesle giderdim sevgiliyi görmeye. aşti' de otobüsten hızla inilir, emek'e doğru çıkan kapıya yönelinir, aşağı doğru inilen ilk sokağa bırakılırdı bünye. 8. caddeye gelindiğinde adını hala ezberleyemediğim o okul çıkardı karşıma. tam önünde o güzel suretiyle aşık olduğum kız. oraya kadar gelmese de olurdu, ankaranın o sakin ve güzel sokaklarında eve kadar yürümek ve kapının zili çalındığında arkasında bekleyenin yine o olduğunu bilmek, o da yeterdi ki. evet bahçelide mağazalarda alıcak bir bok yok, hatta bolca ankara kırosu da mevcut, ama kimin umrundaki? kızılaydan kurtuluşa doğru yürürken kurtuluş parkını yolun karşı tarafından izlemek var...
hayır ama öyle bir park değil ki , ankarada bir park. zaten tek başına ankarada olması yeterli, bir de "ankarada aşık olmak " durumunu yaşıyorsanız kaçarı yok.
evet "şaman" istiklaldeki barlara yaklaşamaz, ama ben yaklaşsın istemiyorum ki zaten,o öyle kalsın mümkünse.
bana da o okulun önünde beni beklerken karşıdan gördüğümde bana gülen ve o güzel dudaklarını büken sevgiliyi hatırlatsın, ve her ankaraya gidişimde ankara bunu yüzüme vursun, desin ki " bunu sana ben yaşattım, ben olduğum için bu kadar güzel!"
ağzımı açarsam namerdim!!!
sonra gidildi ankarada okuyan bir güzele aşık olundu. ankara da sistemden atılamayacak şekilde yerleşmiş oldu işte. nasıl bir hevesle giderdim sevgiliyi görmeye. aşti' de otobüsten hızla inilir, emek'e doğru çıkan kapıya yönelinir, aşağı doğru inilen ilk sokağa bırakılırdı bünye. 8. caddeye gelindiğinde adını hala ezberleyemediğim o okul çıkardı karşıma. tam önünde o güzel suretiyle aşık olduğum kız. oraya kadar gelmese de olurdu, ankaranın o sakin ve güzel sokaklarında eve kadar yürümek ve kapının zili çalındığında arkasında bekleyenin yine o olduğunu bilmek, o da yeterdi ki. evet bahçelide mağazalarda alıcak bir bok yok, hatta bolca ankara kırosu da mevcut, ama kimin umrundaki? kızılaydan kurtuluşa doğru yürürken kurtuluş parkını yolun karşı tarafından izlemek var...
hayır ama öyle bir park değil ki , ankarada bir park. zaten tek başına ankarada olması yeterli, bir de "ankarada aşık olmak " durumunu yaşıyorsanız kaçarı yok.
evet "şaman" istiklaldeki barlara yaklaşamaz, ama ben yaklaşsın istemiyorum ki zaten,o öyle kalsın mümkünse.
bana da o okulun önünde beni beklerken karşıdan gördüğümde bana gülen ve o güzel dudaklarını büken sevgiliyi hatırlatsın, ve her ankaraya gidişimde ankara bunu yüzüme vursun, desin ki " bunu sana ben yaşattım, ben olduğum için bu kadar güzel!"
ağzımı açarsam namerdim!!!
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar