bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri28
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- tai lung9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- var ekranı2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- moral olsun bik bik ime2
- sevdiğiniz yazarlar8
- uğurcan çakır3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- fusya semsiyeli yabanci22
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- galatasaray10
- habire124
- kürdistan10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- rafael leao2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- etli biber dolması5
- dantelli sütyen takan erkek12
- leroy sane2
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
900. entry şerefine!
900 oldu be hacı..
900 tane değerli, değersiz entry. sanırım 2. yılım buradaki, tarihlerle hep bir problemim olmuştur zaten, yaş geçiyor malum, unutmaya da başladık.
belki yaşımız genç ama içimdekiler beni yaşlandırıyor, kanımın yavaş aktığının farkındayım, hızlansın diye de çok içtiğimi de belki burada bir sen bilirsin..
ama nafile be hacı.. zaman o kadar çabuk geçiyorki, zamanın geçtiğini girdiğim bu entryden anlamak daha da tuhaflaştırdı olayı.
zamanımın çoğunu burada geçiriyorum ve sen gibi burda geçirmeyi seviyorum.. belki tanıştığım güzel insanlar var ama, tuhaf düşünceler içinde olduğum, uyumadan sabahladığım şu günde bu entryi hediye edebileceğim sanırım pek kimse yok..
has beni eğlendiren, dinleyen, güldüren de senden fazla kimse yok ama olsun.
çok uzak değilsin, ama uzaksın sonuçta, ama yakınsın da bir yandan, diyorum ya tuhafım, içmedim merak etme, tabi sigarayı saymazsak.
ne bileyim, insanlar burda fikirlerini paylaşıyor, siyaset yapıp, futbol konuşuyorlar, kimisi de gırgır geçiyor ama iş insanlığa gelince "bir elin parmakları" nı geçmez..
hoş insanlıktan bahsediyorum ama ne derece insanlık yapıyorum onu da bilmiyorum, zaten ölçememde ama en azından, kişiye verilebileceği kadar değer veriyorum ve değer verdiğim, beni değerli kılan bir kaç insandan birisin be müdür.
işte, tuhafım..
derslerden kalıp sınıf düşmem mi, ayrılık acısı mı, yoksa yanlızlığın verdiği tuhaf hüzün mü bilmiyorum ama öyleyim bu günlerde..
ve korkarım ki, bu saatte de bu tuhaflığımı çekecek de kimsem yok, bir tek senin nick altın kaldı, bende burayı meşgul edeyim dedim, izin almadım kusuruma bakma ama kızacağını da pek zannetmem.
en fazla msn'den "lan o entry ney müdür :D" dersin. sonra, ben sırıtırım, sonra şu sana takan kız arkadaşından mevzuya girer, kimbilir nereye bağlarız..
900 oldu işte, senin entrylere baktım biraz önce, 350 felandı, iyi de gidiyorsun, benden yeni olmana rağmen, az olan entry sayınla burada güzel şeyler paylaşıp, insanın yüzünde bir gülümseme bırakıyorsun, iyisin iyi.
ama bak müdür, baştan anlaşalım; benden başka kimseye sırıtırsan yolarım seni!
şaka lan şaka, o kadar da değil, sırıtmak yakışıyor sana. belki de ":D" en çok sana yakışıyor. ya da ne bileyim, sen böyle bir sırıtma ile girince bana güzel geliyor.
amaan, ne bileyim hacı, öyle işte. zaten msn de mod'u "saçmalama" ya aldım, yürüyorum bakalım..
nerde kalmıştık, ha tuhaftım en son.
halen de öyleyim be müdür, son zamanlarda entry gitmeyi bırak, uyanmak istemiyorum. malum uykuyu seviyoruz, ama uyanmak istemeyişim bu sefer uykuyu sevdiğimden değil, sanırım hayatımda ters giden birşeyler var, ama ne bilmiyorum..
düzeltmem lazım bu ters giden şeyleri ama, olmuyor be hacı.
nokta koymayım, virgül atayım diyorum ama devamı gelmiyor işte. gerçek hayat sözlükte entry girmek gibi olsaydı keşke diyorum bazen. hoşuna giden konulara dal, gitmeyen konulara hiç bakma bile. ooh ne güzel..
bir de hep demişimdir şu hayatın bi "delete" tuşu olsa güzel olurdu diye. güzel olmayan bir entry mi girdin hayata, "delete", birisi yamuk mu yaptı, "delete"..
ama yok işte ne yaparsın.
ne delete tuşu var, ne acıtmayan bir yara ne de yarayı iyileştirecek bir merhem.
aranıp duruyoruz prensesin mektubunu denize düşürmüş leylekler gibi..
onlar her güne yeni umutla başlıyorlar, bugün bulacağız diye, ama benim umudum kalmadı be hacı, ne hayata, ne geleceğe.. kime anlatsam derdimi, zamana bırak herşeyi diyor, ama hacı sen söyle, zaman sadece armutları olgunlaştırmıyor mu?..
bir armut kadar bile olamadımmı yani şimdi ben.
aslında ben armut değil de sapı olmak isterdim, bir dala bağlanan..
ama dal'larımı da kırıp duruyor bu hayat denen illet.
sanırım bu içimdeki tuhaflığını anlatmama klavyenin tuşları yetmeyecek, ama olsun.. yine de bir kaç şeyi, zehiri buraya akıttım..
kusura bakma be hacı, online olmasan da sözlüğe girip bu entryi gördüğün de kafanı ağrıtmış olacağım, bunun içinde özür.
herşeyden vazgeçip yeni bir sayfa açıyorum demiştim, yine bom bok oldu ortalık, ve yine herşeyden vazgeçiyorum ama;
hacı!
bilmiyorlar!
vazgeçmeler, vazgeçmekten vazgeçti!..
900 oldu be hacı..
900 tane değerli, değersiz entry. sanırım 2. yılım buradaki, tarihlerle hep bir problemim olmuştur zaten, yaş geçiyor malum, unutmaya da başladık.
belki yaşımız genç ama içimdekiler beni yaşlandırıyor, kanımın yavaş aktığının farkındayım, hızlansın diye de çok içtiğimi de belki burada bir sen bilirsin..
ama nafile be hacı.. zaman o kadar çabuk geçiyorki, zamanın geçtiğini girdiğim bu entryden anlamak daha da tuhaflaştırdı olayı.
zamanımın çoğunu burada geçiriyorum ve sen gibi burda geçirmeyi seviyorum.. belki tanıştığım güzel insanlar var ama, tuhaf düşünceler içinde olduğum, uyumadan sabahladığım şu günde bu entryi hediye edebileceğim sanırım pek kimse yok..
has beni eğlendiren, dinleyen, güldüren de senden fazla kimse yok ama olsun.
çok uzak değilsin, ama uzaksın sonuçta, ama yakınsın da bir yandan, diyorum ya tuhafım, içmedim merak etme, tabi sigarayı saymazsak.
ne bileyim, insanlar burda fikirlerini paylaşıyor, siyaset yapıp, futbol konuşuyorlar, kimisi de gırgır geçiyor ama iş insanlığa gelince "bir elin parmakları" nı geçmez..
hoş insanlıktan bahsediyorum ama ne derece insanlık yapıyorum onu da bilmiyorum, zaten ölçememde ama en azından, kişiye verilebileceği kadar değer veriyorum ve değer verdiğim, beni değerli kılan bir kaç insandan birisin be müdür.
işte, tuhafım..
derslerden kalıp sınıf düşmem mi, ayrılık acısı mı, yoksa yanlızlığın verdiği tuhaf hüzün mü bilmiyorum ama öyleyim bu günlerde..
ve korkarım ki, bu saatte de bu tuhaflığımı çekecek de kimsem yok, bir tek senin nick altın kaldı, bende burayı meşgul edeyim dedim, izin almadım kusuruma bakma ama kızacağını da pek zannetmem.
en fazla msn'den "lan o entry ney müdür :D" dersin. sonra, ben sırıtırım, sonra şu sana takan kız arkadaşından mevzuya girer, kimbilir nereye bağlarız..
900 oldu işte, senin entrylere baktım biraz önce, 350 felandı, iyi de gidiyorsun, benden yeni olmana rağmen, az olan entry sayınla burada güzel şeyler paylaşıp, insanın yüzünde bir gülümseme bırakıyorsun, iyisin iyi.
ama bak müdür, baştan anlaşalım; benden başka kimseye sırıtırsan yolarım seni!
şaka lan şaka, o kadar da değil, sırıtmak yakışıyor sana. belki de ":D" en çok sana yakışıyor. ya da ne bileyim, sen böyle bir sırıtma ile girince bana güzel geliyor.
amaan, ne bileyim hacı, öyle işte. zaten msn de mod'u "saçmalama" ya aldım, yürüyorum bakalım..
nerde kalmıştık, ha tuhaftım en son.
halen de öyleyim be müdür, son zamanlarda entry gitmeyi bırak, uyanmak istemiyorum. malum uykuyu seviyoruz, ama uyanmak istemeyişim bu sefer uykuyu sevdiğimden değil, sanırım hayatımda ters giden birşeyler var, ama ne bilmiyorum..
düzeltmem lazım bu ters giden şeyleri ama, olmuyor be hacı.
nokta koymayım, virgül atayım diyorum ama devamı gelmiyor işte. gerçek hayat sözlükte entry girmek gibi olsaydı keşke diyorum bazen. hoşuna giden konulara dal, gitmeyen konulara hiç bakma bile. ooh ne güzel..
bir de hep demişimdir şu hayatın bi "delete" tuşu olsa güzel olurdu diye. güzel olmayan bir entry mi girdin hayata, "delete", birisi yamuk mu yaptı, "delete"..
ama yok işte ne yaparsın.
ne delete tuşu var, ne acıtmayan bir yara ne de yarayı iyileştirecek bir merhem.
aranıp duruyoruz prensesin mektubunu denize düşürmüş leylekler gibi..
onlar her güne yeni umutla başlıyorlar, bugün bulacağız diye, ama benim umudum kalmadı be hacı, ne hayata, ne geleceğe.. kime anlatsam derdimi, zamana bırak herşeyi diyor, ama hacı sen söyle, zaman sadece armutları olgunlaştırmıyor mu?..
bir armut kadar bile olamadımmı yani şimdi ben.
aslında ben armut değil de sapı olmak isterdim, bir dala bağlanan..
ama dal'larımı da kırıp duruyor bu hayat denen illet.
sanırım bu içimdeki tuhaflığını anlatmama klavyenin tuşları yetmeyecek, ama olsun.. yine de bir kaç şeyi, zehiri buraya akıttım..
kusura bakma be hacı, online olmasan da sözlüğe girip bu entryi gördüğün de kafanı ağrıtmış olacağım, bunun içinde özür.
herşeyden vazgeçip yeni bir sayfa açıyorum demiştim, yine bom bok oldu ortalık, ve yine herşeyden vazgeçiyorum ama;
hacı!
bilmiyorlar!
vazgeçmeler, vazgeçmekten vazgeçti!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar