bugün
- erkek gibi konuşan kız4
- film izlerken sevişmek6
- sana ne ifadesinin ayrı yazılması2
- ha diyen kız3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- eren kaşıkçı8
- velvet15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi4
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi8
- tamer yiğit2
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları3
- oooo manifest3
- 30 temmuz 20263
- yoran insanların ortak özellikleri6
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- akp'ye geçeceğime paşa paşa yatarım2
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- yeni parti51
- hikayeyi devam ettir52
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- manifest grubu vs tarkan16
- almanya7
- mehdiye inanıyor musunuz10
- basit bir insan olmak4
- nickten isim tahmini yapmak72
- yılbaşı tv programları2
- içi ve dışı farklı olan insan7
- islam düşmanlarına bir soru9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- danimarka5
- luks araba almak6
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- bir insanın arkasından konuşmak6
- türkiye de çalışmak3
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- sözlük kızlarının kekleri11
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- özel hayat2
- sibel can3
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- z kuşağı3
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
900. entry şerefine!
900 oldu be hacı..
900 tane değerli, değersiz entry. sanırım 2. yılım buradaki, tarihlerle hep bir problemim olmuştur zaten, yaş geçiyor malum, unutmaya da başladık.
belki yaşımız genç ama içimdekiler beni yaşlandırıyor, kanımın yavaş aktığının farkındayım, hızlansın diye de çok içtiğimi de belki burada bir sen bilirsin..
ama nafile be hacı.. zaman o kadar çabuk geçiyorki, zamanın geçtiğini girdiğim bu entryden anlamak daha da tuhaflaştırdı olayı.
zamanımın çoğunu burada geçiriyorum ve sen gibi burda geçirmeyi seviyorum.. belki tanıştığım güzel insanlar var ama, tuhaf düşünceler içinde olduğum, uyumadan sabahladığım şu günde bu entryi hediye edebileceğim sanırım pek kimse yok..
has beni eğlendiren, dinleyen, güldüren de senden fazla kimse yok ama olsun.
çok uzak değilsin, ama uzaksın sonuçta, ama yakınsın da bir yandan, diyorum ya tuhafım, içmedim merak etme, tabi sigarayı saymazsak.
ne bileyim, insanlar burda fikirlerini paylaşıyor, siyaset yapıp, futbol konuşuyorlar, kimisi de gırgır geçiyor ama iş insanlığa gelince "bir elin parmakları" nı geçmez..
hoş insanlıktan bahsediyorum ama ne derece insanlık yapıyorum onu da bilmiyorum, zaten ölçememde ama en azından, kişiye verilebileceği kadar değer veriyorum ve değer verdiğim, beni değerli kılan bir kaç insandan birisin be müdür.
işte, tuhafım..
derslerden kalıp sınıf düşmem mi, ayrılık acısı mı, yoksa yanlızlığın verdiği tuhaf hüzün mü bilmiyorum ama öyleyim bu günlerde..
ve korkarım ki, bu saatte de bu tuhaflığımı çekecek de kimsem yok, bir tek senin nick altın kaldı, bende burayı meşgul edeyim dedim, izin almadım kusuruma bakma ama kızacağını da pek zannetmem.
en fazla msn'den "lan o entry ney müdür :D" dersin. sonra, ben sırıtırım, sonra şu sana takan kız arkadaşından mevzuya girer, kimbilir nereye bağlarız..
900 oldu işte, senin entrylere baktım biraz önce, 350 felandı, iyi de gidiyorsun, benden yeni olmana rağmen, az olan entry sayınla burada güzel şeyler paylaşıp, insanın yüzünde bir gülümseme bırakıyorsun, iyisin iyi.
ama bak müdür, baştan anlaşalım; benden başka kimseye sırıtırsan yolarım seni!
şaka lan şaka, o kadar da değil, sırıtmak yakışıyor sana. belki de ":D" en çok sana yakışıyor. ya da ne bileyim, sen böyle bir sırıtma ile girince bana güzel geliyor.
amaan, ne bileyim hacı, öyle işte. zaten msn de mod'u "saçmalama" ya aldım, yürüyorum bakalım..
nerde kalmıştık, ha tuhaftım en son.
halen de öyleyim be müdür, son zamanlarda entry gitmeyi bırak, uyanmak istemiyorum. malum uykuyu seviyoruz, ama uyanmak istemeyişim bu sefer uykuyu sevdiğimden değil, sanırım hayatımda ters giden birşeyler var, ama ne bilmiyorum..
düzeltmem lazım bu ters giden şeyleri ama, olmuyor be hacı.
nokta koymayım, virgül atayım diyorum ama devamı gelmiyor işte. gerçek hayat sözlükte entry girmek gibi olsaydı keşke diyorum bazen. hoşuna giden konulara dal, gitmeyen konulara hiç bakma bile. ooh ne güzel..
bir de hep demişimdir şu hayatın bi "delete" tuşu olsa güzel olurdu diye. güzel olmayan bir entry mi girdin hayata, "delete", birisi yamuk mu yaptı, "delete"..
ama yok işte ne yaparsın.
ne delete tuşu var, ne acıtmayan bir yara ne de yarayı iyileştirecek bir merhem.
aranıp duruyoruz prensesin mektubunu denize düşürmüş leylekler gibi..
onlar her güne yeni umutla başlıyorlar, bugün bulacağız diye, ama benim umudum kalmadı be hacı, ne hayata, ne geleceğe.. kime anlatsam derdimi, zamana bırak herşeyi diyor, ama hacı sen söyle, zaman sadece armutları olgunlaştırmıyor mu?..
bir armut kadar bile olamadımmı yani şimdi ben.
aslında ben armut değil de sapı olmak isterdim, bir dala bağlanan..
ama dal'larımı da kırıp duruyor bu hayat denen illet.
sanırım bu içimdeki tuhaflığını anlatmama klavyenin tuşları yetmeyecek, ama olsun.. yine de bir kaç şeyi, zehiri buraya akıttım..
kusura bakma be hacı, online olmasan da sözlüğe girip bu entryi gördüğün de kafanı ağrıtmış olacağım, bunun içinde özür.
herşeyden vazgeçip yeni bir sayfa açıyorum demiştim, yine bom bok oldu ortalık, ve yine herşeyden vazgeçiyorum ama;
hacı!
bilmiyorlar!
vazgeçmeler, vazgeçmekten vazgeçti!..
900 oldu be hacı..
900 tane değerli, değersiz entry. sanırım 2. yılım buradaki, tarihlerle hep bir problemim olmuştur zaten, yaş geçiyor malum, unutmaya da başladık.
belki yaşımız genç ama içimdekiler beni yaşlandırıyor, kanımın yavaş aktığının farkındayım, hızlansın diye de çok içtiğimi de belki burada bir sen bilirsin..
ama nafile be hacı.. zaman o kadar çabuk geçiyorki, zamanın geçtiğini girdiğim bu entryden anlamak daha da tuhaflaştırdı olayı.
zamanımın çoğunu burada geçiriyorum ve sen gibi burda geçirmeyi seviyorum.. belki tanıştığım güzel insanlar var ama, tuhaf düşünceler içinde olduğum, uyumadan sabahladığım şu günde bu entryi hediye edebileceğim sanırım pek kimse yok..
has beni eğlendiren, dinleyen, güldüren de senden fazla kimse yok ama olsun.
çok uzak değilsin, ama uzaksın sonuçta, ama yakınsın da bir yandan, diyorum ya tuhafım, içmedim merak etme, tabi sigarayı saymazsak.
ne bileyim, insanlar burda fikirlerini paylaşıyor, siyaset yapıp, futbol konuşuyorlar, kimisi de gırgır geçiyor ama iş insanlığa gelince "bir elin parmakları" nı geçmez..
hoş insanlıktan bahsediyorum ama ne derece insanlık yapıyorum onu da bilmiyorum, zaten ölçememde ama en azından, kişiye verilebileceği kadar değer veriyorum ve değer verdiğim, beni değerli kılan bir kaç insandan birisin be müdür.
işte, tuhafım..
derslerden kalıp sınıf düşmem mi, ayrılık acısı mı, yoksa yanlızlığın verdiği tuhaf hüzün mü bilmiyorum ama öyleyim bu günlerde..
ve korkarım ki, bu saatte de bu tuhaflığımı çekecek de kimsem yok, bir tek senin nick altın kaldı, bende burayı meşgul edeyim dedim, izin almadım kusuruma bakma ama kızacağını da pek zannetmem.
en fazla msn'den "lan o entry ney müdür :D" dersin. sonra, ben sırıtırım, sonra şu sana takan kız arkadaşından mevzuya girer, kimbilir nereye bağlarız..
900 oldu işte, senin entrylere baktım biraz önce, 350 felandı, iyi de gidiyorsun, benden yeni olmana rağmen, az olan entry sayınla burada güzel şeyler paylaşıp, insanın yüzünde bir gülümseme bırakıyorsun, iyisin iyi.
ama bak müdür, baştan anlaşalım; benden başka kimseye sırıtırsan yolarım seni!
şaka lan şaka, o kadar da değil, sırıtmak yakışıyor sana. belki de ":D" en çok sana yakışıyor. ya da ne bileyim, sen böyle bir sırıtma ile girince bana güzel geliyor.
amaan, ne bileyim hacı, öyle işte. zaten msn de mod'u "saçmalama" ya aldım, yürüyorum bakalım..
nerde kalmıştık, ha tuhaftım en son.
halen de öyleyim be müdür, son zamanlarda entry gitmeyi bırak, uyanmak istemiyorum. malum uykuyu seviyoruz, ama uyanmak istemeyişim bu sefer uykuyu sevdiğimden değil, sanırım hayatımda ters giden birşeyler var, ama ne bilmiyorum..
düzeltmem lazım bu ters giden şeyleri ama, olmuyor be hacı.
nokta koymayım, virgül atayım diyorum ama devamı gelmiyor işte. gerçek hayat sözlükte entry girmek gibi olsaydı keşke diyorum bazen. hoşuna giden konulara dal, gitmeyen konulara hiç bakma bile. ooh ne güzel..
bir de hep demişimdir şu hayatın bi "delete" tuşu olsa güzel olurdu diye. güzel olmayan bir entry mi girdin hayata, "delete", birisi yamuk mu yaptı, "delete"..
ama yok işte ne yaparsın.
ne delete tuşu var, ne acıtmayan bir yara ne de yarayı iyileştirecek bir merhem.
aranıp duruyoruz prensesin mektubunu denize düşürmüş leylekler gibi..
onlar her güne yeni umutla başlıyorlar, bugün bulacağız diye, ama benim umudum kalmadı be hacı, ne hayata, ne geleceğe.. kime anlatsam derdimi, zamana bırak herşeyi diyor, ama hacı sen söyle, zaman sadece armutları olgunlaştırmıyor mu?..
bir armut kadar bile olamadımmı yani şimdi ben.
aslında ben armut değil de sapı olmak isterdim, bir dala bağlanan..
ama dal'larımı da kırıp duruyor bu hayat denen illet.
sanırım bu içimdeki tuhaflığını anlatmama klavyenin tuşları yetmeyecek, ama olsun.. yine de bir kaç şeyi, zehiri buraya akıttım..
kusura bakma be hacı, online olmasan da sözlüğe girip bu entryi gördüğün de kafanı ağrıtmış olacağım, bunun içinde özür.
herşeyden vazgeçip yeni bir sayfa açıyorum demiştim, yine bom bok oldu ortalık, ve yine herşeyden vazgeçiyorum ama;
hacı!
bilmiyorlar!
vazgeçmeler, vazgeçmekten vazgeçti!..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar