bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz17
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste4
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- 16 56 çalışma düzeni3
- irlandalı'nın 27 türk'ü evire çevire dövmesi2
- rüyada bir sözlük yazarını görmek2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- saraca098
- aöf aşçılık6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- türkiye nin en büyük sorunu13
- soner çetin3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- rasputin in 33 cmlik kesik penisi2
- kolye140
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar3
- yazarların hayattaki başarıları9
- laptop anakartı4
- fon vurgunu34
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- opera tarayıcı7
- salat namaz değildir2
- kütüphanede sevişmek4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek9
- uzaylılar gözlük takıyor mu2
- cam açık ve çıplak uyumak7
- ikinci el kitapların künye sayfasını koparan kişi2
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak3
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
- birinci viyana kuşatması3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
ön not: yaşadıklarımdan öğrendiğim birşeyler var
elazığ, bingöl, muş, tunceli ve yakın illerin askerlerinin birliğe teslim olma, dağıtım, izin ve tezkerelerinde uğrayacakları güvenli dağıtım merkezidir.
genel yapı olarak: çok büyük bir alana sahiptir. girdiğinizde büyüklüğüne ve elazığın görüntüsüne şaşırırsınız. içeri giriş üst aramaları vb. tamamlandıktan sonra akşam yemeğine kadar (takriben 18:30) serbest kalırsınız. o arada belki de o güne kadar gördüğünüz en büyük kantini (pardon er-erbaş gazinosunu) göreceksinizdir. hakkaten dev gibidir. ama bi süre sonra sıkılırsınız. dışarı çıkıp gezmek istersiniz ama sakın tuvalete gitmeyin ya da bir gidin görün çünkü o rezillik anlatılmaz yaşanır. akşam yemeğinden sonra diğer bir çile başlar sizi toplarlar ve sayarlar:
anons: bingöl askeri personeli sundurma altına
koli: sundurma ne lan?
neyse sundurmanın altına gidersiniz
biir ikiiii üüüç dööört .........yetmiş iki sooon
yani 72 baş bingöl askeri var. (bu şekilde olmasa da intiba budur)
sayım biter hava kararmıştır. sundurmadan elazığa doğru bakın sağınızda aşağı inen bir yol var işte o yolda uzun bir yürüyüş sizi bekliyor yatakanelere gidiyorsunuz aa gitmek öyle kolay değil. bazı yerlerde tek sıra oluyorsunuz çünkü yine sayılmanız lazım. vara vara yatakhaneye varıyosunuz ve yine sayım. yatakhaneye giriş mümkün ancak yiyecek ve içecek sokmak yasak çünkü fare geliyormuş, ancak öylesine bir koku var ki fare zaten gelmez ya da gelmiş bir fare yığını içerde ölmüş ve leşleri bulunmamış gibi. siz girmeye çalışıyosunuz koku geri itiyor ama bir şekilde giriyosunuz içeri. bir sayım daha ve yat emri. tabii yatmanıza gerek yok. her kes prizlerde telefonlarını şarj ediyor (telefonu içeri soktuktan sonra her şey serbest) ve konuşuyor. yeni yetmelerse alışık değil
koli yeni tanıştığı bir kısa döneme:
-hocam biraz oksijen alalım ölecez burda
-bence de
dışarı çıkılır ve arkadaş tuvalete gitmek ister gider ama bir ağaç dibi bulmaya karar veririz ki gidin görün yani aynını yapacaksınız. ne yapıp edip içeri girmemeliyiz desek te nisan ayında gece hava sıcaklığı eksileri vurunca girdik o kokuya ve bir koğuşta yattık yataklar ise anlatılmaz yaşanır, sabah uyandırıldığımızda (saat 04:30) ortalık aydınlanmamış ama müthiş bir hareketlilik. akın akın insanlar akşam yatakhaneye geldiğimiz yolu geri tepiyor. öğrendik ki bingöle konvoy varmış seviniyoruz. koşarak çıkıp kahvaltı niyetine birşeyler atıştırıyoruz ve sundurma da kalan bavullarımızı alıp bingöl otobüsüne biniyoruz. lan benim birliğim cennetmiş diyerek.
yani ktm böyle bir yer . 2 defa ktm gördüm. yukarıda anlatılan yeni gelen askerlerin yaşadığı dumurlardır. hemen hepsi yaşanmıştır. elazığ ktm üzerinden askere gidenler herhangi bir hastalıklarında elazığ askeri hastanesine sevk edilirler ve hasta falan oluşlaı hiç farketmeden aynı muamelelere maruz kalırlar. yine uyarıyorum gitmeyin oraya güvenliğinizi sağlayabiliyorsanız direk birliğinize teslim olun. dede sözü dinleyin. bu *
elazığ, bingöl, muş, tunceli ve yakın illerin askerlerinin birliğe teslim olma, dağıtım, izin ve tezkerelerinde uğrayacakları güvenli dağıtım merkezidir.
genel yapı olarak: çok büyük bir alana sahiptir. girdiğinizde büyüklüğüne ve elazığın görüntüsüne şaşırırsınız. içeri giriş üst aramaları vb. tamamlandıktan sonra akşam yemeğine kadar (takriben 18:30) serbest kalırsınız. o arada belki de o güne kadar gördüğünüz en büyük kantini (pardon er-erbaş gazinosunu) göreceksinizdir. hakkaten dev gibidir. ama bi süre sonra sıkılırsınız. dışarı çıkıp gezmek istersiniz ama sakın tuvalete gitmeyin ya da bir gidin görün çünkü o rezillik anlatılmaz yaşanır. akşam yemeğinden sonra diğer bir çile başlar sizi toplarlar ve sayarlar:
anons: bingöl askeri personeli sundurma altına
koli: sundurma ne lan?
neyse sundurmanın altına gidersiniz
biir ikiiii üüüç dööört .........yetmiş iki sooon
yani 72 baş bingöl askeri var. (bu şekilde olmasa da intiba budur)
sayım biter hava kararmıştır. sundurmadan elazığa doğru bakın sağınızda aşağı inen bir yol var işte o yolda uzun bir yürüyüş sizi bekliyor yatakanelere gidiyorsunuz aa gitmek öyle kolay değil. bazı yerlerde tek sıra oluyorsunuz çünkü yine sayılmanız lazım. vara vara yatakhaneye varıyosunuz ve yine sayım. yatakhaneye giriş mümkün ancak yiyecek ve içecek sokmak yasak çünkü fare geliyormuş, ancak öylesine bir koku var ki fare zaten gelmez ya da gelmiş bir fare yığını içerde ölmüş ve leşleri bulunmamış gibi. siz girmeye çalışıyosunuz koku geri itiyor ama bir şekilde giriyosunuz içeri. bir sayım daha ve yat emri. tabii yatmanıza gerek yok. her kes prizlerde telefonlarını şarj ediyor (telefonu içeri soktuktan sonra her şey serbest) ve konuşuyor. yeni yetmelerse alışık değil
koli yeni tanıştığı bir kısa döneme:
-hocam biraz oksijen alalım ölecez burda
-bence de
dışarı çıkılır ve arkadaş tuvalete gitmek ister gider ama bir ağaç dibi bulmaya karar veririz ki gidin görün yani aynını yapacaksınız. ne yapıp edip içeri girmemeliyiz desek te nisan ayında gece hava sıcaklığı eksileri vurunca girdik o kokuya ve bir koğuşta yattık yataklar ise anlatılmaz yaşanır, sabah uyandırıldığımızda (saat 04:30) ortalık aydınlanmamış ama müthiş bir hareketlilik. akın akın insanlar akşam yatakhaneye geldiğimiz yolu geri tepiyor. öğrendik ki bingöle konvoy varmış seviniyoruz. koşarak çıkıp kahvaltı niyetine birşeyler atıştırıyoruz ve sundurma da kalan bavullarımızı alıp bingöl otobüsüne biniyoruz. lan benim birliğim cennetmiş diyerek.
yani ktm böyle bir yer . 2 defa ktm gördüm. yukarıda anlatılan yeni gelen askerlerin yaşadığı dumurlardır. hemen hepsi yaşanmıştır. elazığ ktm üzerinden askere gidenler herhangi bir hastalıklarında elazığ askeri hastanesine sevk edilirler ve hasta falan oluşlaı hiç farketmeden aynı muamelelere maruz kalırlar. yine uyarıyorum gitmeyin oraya güvenliğinizi sağlayabiliyorsanız direk birliğinize teslim olun. dede sözü dinleyin. bu *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar