bugün
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı5
- ters takılmış tuvalet kağıdı6
- beyaz pasta8
- lüks araba istemeyen erkek7
- 2008 ekonomik krizi7
- tuvalet kağıdını renkli alan insan4
- sıcak su torbası getirecek beyler4
- ruffles ketçaplı7
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- anın görüntüsü11
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu11
- orta sınıfın yok olduğu an3
- giysi fiyatlarının uçması5
- üniversiteli kızlar4
- salon erkeği4
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- soda şişesine oturup ölümü beklemek2
- ayrıldıktan sonra deccale dönen kadın4
- ilker başbuğ3
- şeker hastalığı3
- lüks araba isteyen türk kızları4
- hayattaki en kötü duygu4
- ekşi sözlük6
- silme dolu sürahi2
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- giresunlu olmanın zorlukları10
- oğlumu tutuklayacak adam anasından doğmadı3
- lüks arabam var diyen erkeğin arabası2
- dalaman çayı3
- 2017 ekonomik krizi2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- amedspor9
- yallah arabistan a diyen tip11
- bir sözlük kızının lüks arabasına binmek2
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- github copilot'un kod tamamlama oranı2
- esra'yı aç esra'yı5
- muslettin amca3
- trabzonspor17
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- karışık kızartma7
- vajinaya limon sıkıp emmek7
- halloween kutlayan dejenere tip7
- ese dezze4
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak18
- türbanlı bir kadınla evlenmek istiyorum2
- şaka maka her şeyin çok pahalanması2
katılım listesinde 41 kişi görülen, fakat ekranda toplamda 20-25 kişiyi izleyebildiğimiz zirve olmuştur.
ayrıca disko kralı gibi önemli bir programda söz almaktan mütevellit yargılanan, hakkında entryler girilen, hatta yer yer suçlanan yazarlara da sahip bir zirve olmuştur. cumartesi gecesinden beri konuşulmakta, ardından yazılıp çizilmektedir. belki de daha günlerce sol framede takip edilebilir. yankıları daha ne kadar uzun sürer, bilinmez. bu açıdan da önemli bir başarıyı yakalamış sayılabilir, zira hakkında bu kadar çok * yorum yapılan ender zirvelerden biri olmuştur.
bu zirveyle ilgili akılda kalan sorular ise şu şekildedir:
1- zirveye katılan * sözlüğün medar-ı iftiharları neden söz almamıştır?
2- female demon, bgielle, roketatar ramazan ve cheapdeath konuşurken diğer sözlük yazarları neden hep başka taraflara bakmaktadır, hatta bir kısmı "s.çtık hacı" dercesine neden yüzünü gizlemektedir?
3- uludağ sözlük'te entelektüellik ne anlama gelmektedir?
son soruya ilişkin bir kaç hafta önce yaşadıklarımızı anlatmak isterim.
bir süre önce sözlükte farklı konseptleri olan zirveler açma girişiminde bulunduk, hatta açtık da. (bkz: efes pilsen blues festival zirvesi) amacımız değişik etkinlikler etrafında toparlanabilmek ve bu etkinlikler sayesinde sosyalleşebilmekti. bu zincirin ilk halkası da blues festivaliydi. esasında bir çeşit denemeydi bu bizler için. zira bursa'daki sözlük yazarları sürekli aynı mekanlarda toplanıyor, çok da güzel olmasına karşın genelde aynı muhabbetleri yapıyorlardı. aynı yüzler ve mekanlar bir süre sonra ister istemez bıkkınlık veriyor ve sıkıyordu. halbuki vizyonumuzu biraz daha genişletecek etkinliklere hep beraber katılmak bizi hem bu tekdüzelikten uzaklaştırır, hem de yeni zirveler için heyecanımızı arttırdı. zira sözlükte yazan adam monotondan kaçan, yaratıcı ve belli bir bilgi birikimine sahip adamdı. * yoldan geçen insandan farklıydı, türkiye'nin önde gelen sözlüklerinden birinde yazardı lan işte.
katılımcı sayısının fazla olmayacağını zirveyi açarken de tahmin etmiştik. çünkü blues büyük kitlelere hitap eden bir müzik türü değildi ve bizim de o büyük kitlelerle işimiz yoktu zaten. amma ve lakin zirveyi açar açmaz aldığımız tepkiler bir sözlük açısından düşünüldüğünde ilginç tanımlamasına yakışacak kadar garip oldu: (#6287801) ve (#6421155) gibi.
hatta bu tepkilere ilişkin * savunmalarda bile bulunduk: (#6304380) halbuki burası en ünlü sözlük klonlarından biriydi ve bu tip bir tartışmanın dönmesi gereken son yerlerden biriydi belki de. duvar dibinde çekirdek çitleyen tiplerden duyabileceğiniz sözleri * sözlük yazarlarından duymak, bunları entry olarak okumak acı vericiydi, hatta nedeninin sorgulanması bile gerekirdi.
o vakit yukarıda yazdığım soru geldi aklıma işte, acaba uludağ sözlük'te entelektüellik ne anlama gelmekteydi?
haftalar sonra tv'de yine aynı soru(n) ile karşılaşacağımı düşünmezdim bile, hem de disko kralı'nda. halbuki orada bulunan yazarlar okan bayülgen için ne kadar değerliydi. adam her programdan sonra tek tek yazdıklarını okumaktaydı, program başından beri onları övmekteydi, yazarlara değer vermekteydi. mikrofon o tarafa uzanınca ise bambaşka bir şey oluverdi, aylin aslım çıktı kocaman kocaman laflar etti, bizim yazarlar da konuştu ama galiba bir şey eksikti. fakat ne eksikti?
demek ki bazen bodoslama laflar etmekten hiç çekinilmeyen vizyon, anlayış, kültürel birikim gibi şeyler insana gerekliydi, üstelik kameralar size dönükken ve siz bir sözlük yazarıyken. bu da ancak farklı yerlerde bulunarak, farklı insanlar ve kültürlerle etkileşime girilerek kazanılabilirdi.
oradaki arkadaşlarımı tenzih ederek konuşayım, lütfen birebir üstlerine alınmasınlar. ama ne yazık ki ulu sözlük'te durum bu, yazarlar ne göründüğü gibi olabilmekte, ne de olduğu gibi görünebilmekte. üstelik bunun için en ufak bir çaba bile sarf etmemekteler. akabinde karmaları tavan yapsa ne yazar, bir kaç dakikada harcanıp gittikten sonra...
ayrıca disko kralı gibi önemli bir programda söz almaktan mütevellit yargılanan, hakkında entryler girilen, hatta yer yer suçlanan yazarlara da sahip bir zirve olmuştur. cumartesi gecesinden beri konuşulmakta, ardından yazılıp çizilmektedir. belki de daha günlerce sol framede takip edilebilir. yankıları daha ne kadar uzun sürer, bilinmez. bu açıdan da önemli bir başarıyı yakalamış sayılabilir, zira hakkında bu kadar çok * yorum yapılan ender zirvelerden biri olmuştur.
bu zirveyle ilgili akılda kalan sorular ise şu şekildedir:
1- zirveye katılan * sözlüğün medar-ı iftiharları neden söz almamıştır?
2- female demon, bgielle, roketatar ramazan ve cheapdeath konuşurken diğer sözlük yazarları neden hep başka taraflara bakmaktadır, hatta bir kısmı "s.çtık hacı" dercesine neden yüzünü gizlemektedir?
3- uludağ sözlük'te entelektüellik ne anlama gelmektedir?
son soruya ilişkin bir kaç hafta önce yaşadıklarımızı anlatmak isterim.
bir süre önce sözlükte farklı konseptleri olan zirveler açma girişiminde bulunduk, hatta açtık da. (bkz: efes pilsen blues festival zirvesi) amacımız değişik etkinlikler etrafında toparlanabilmek ve bu etkinlikler sayesinde sosyalleşebilmekti. bu zincirin ilk halkası da blues festivaliydi. esasında bir çeşit denemeydi bu bizler için. zira bursa'daki sözlük yazarları sürekli aynı mekanlarda toplanıyor, çok da güzel olmasına karşın genelde aynı muhabbetleri yapıyorlardı. aynı yüzler ve mekanlar bir süre sonra ister istemez bıkkınlık veriyor ve sıkıyordu. halbuki vizyonumuzu biraz daha genişletecek etkinliklere hep beraber katılmak bizi hem bu tekdüzelikten uzaklaştırır, hem de yeni zirveler için heyecanımızı arttırdı. zira sözlükte yazan adam monotondan kaçan, yaratıcı ve belli bir bilgi birikimine sahip adamdı. * yoldan geçen insandan farklıydı, türkiye'nin önde gelen sözlüklerinden birinde yazardı lan işte.
katılımcı sayısının fazla olmayacağını zirveyi açarken de tahmin etmiştik. çünkü blues büyük kitlelere hitap eden bir müzik türü değildi ve bizim de o büyük kitlelerle işimiz yoktu zaten. amma ve lakin zirveyi açar açmaz aldığımız tepkiler bir sözlük açısından düşünüldüğünde ilginç tanımlamasına yakışacak kadar garip oldu: (#6287801) ve (#6421155) gibi.
hatta bu tepkilere ilişkin * savunmalarda bile bulunduk: (#6304380) halbuki burası en ünlü sözlük klonlarından biriydi ve bu tip bir tartışmanın dönmesi gereken son yerlerden biriydi belki de. duvar dibinde çekirdek çitleyen tiplerden duyabileceğiniz sözleri * sözlük yazarlarından duymak, bunları entry olarak okumak acı vericiydi, hatta nedeninin sorgulanması bile gerekirdi.
o vakit yukarıda yazdığım soru geldi aklıma işte, acaba uludağ sözlük'te entelektüellik ne anlama gelmekteydi?
haftalar sonra tv'de yine aynı soru(n) ile karşılaşacağımı düşünmezdim bile, hem de disko kralı'nda. halbuki orada bulunan yazarlar okan bayülgen için ne kadar değerliydi. adam her programdan sonra tek tek yazdıklarını okumaktaydı, program başından beri onları övmekteydi, yazarlara değer vermekteydi. mikrofon o tarafa uzanınca ise bambaşka bir şey oluverdi, aylin aslım çıktı kocaman kocaman laflar etti, bizim yazarlar da konuştu ama galiba bir şey eksikti. fakat ne eksikti?
demek ki bazen bodoslama laflar etmekten hiç çekinilmeyen vizyon, anlayış, kültürel birikim gibi şeyler insana gerekliydi, üstelik kameralar size dönükken ve siz bir sözlük yazarıyken. bu da ancak farklı yerlerde bulunarak, farklı insanlar ve kültürlerle etkileşime girilerek kazanılabilirdi.
oradaki arkadaşlarımı tenzih ederek konuşayım, lütfen birebir üstlerine alınmasınlar. ama ne yazık ki ulu sözlük'te durum bu, yazarlar ne göründüğü gibi olabilmekte, ne de olduğu gibi görünebilmekte. üstelik bunun için en ufak bir çaba bile sarf etmemekteler. akabinde karmaları tavan yapsa ne yazar, bir kaç dakikada harcanıp gittikten sonra...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar