bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- yazarların beğendiği kadın tipleri6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız12
- ismail kartal25
- ona bir şey söyle4
- haşlanmış yumurta3
- parasetamol2
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- platon un mağara alegorisi8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- çorapların tek eşleşme sorunu2
- karanlıkta bi şey var hissi9
- kiraz cicegi kolonyasi28
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- dünya iyi midir9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- flört11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- kızılay avm11
- 6668
- kendini çok önemli sanan yazar14
- jennifer lawrance8
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- anın görüntüsü28
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- devlet2
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
istanbulun gecekondu mahallelerinden birinde öğretmenlik görevini yerine getirmeye çalışan, vatansever bir öğretmenin, aslında çoğumuzun bildiği ama söyleyemediği bir çok soruna karşı sessiz bir çığlığı olan ve müşfik kenter tarafından seslendirilerek kısa bir video klip haline getirilen mektuptur...
biliyor musunuz, bu yıl lise 1. sınıfta okuma yazma bilmeyen bir öğrenci var.
biliyor musunuz, bir öğrenci okula satır getirmekten uzaklaştırma cezası aldı.
biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada bir öğrencimin boynu döner bıçağı ile kesildi; 28 dikiş atıldı. (çok şükür sah damarına gelmedi)
biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra sokakta yalnız yürümüyor.
biliyor musunuz, geçtiğimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardımcımız bir öğrenci tarafından karni tekmelenmekle tehdit edildi.
biliyor musunuz, dışarıdan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini dışarı çıkarmaya çalışan kat nöbetçisi bayan öğretmeni bıçakla tehdit etti.
biliyor musunuz, derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından cezalandırılan öğrencinin aşiret olan ailesi okulu bastı.
biliyor musunuz, bir öğretmenimiz sınıfta bıraktığı öğrenciden tehdit telefonları aldı.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %86si sigara içiyor.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %42si hap kullanıyor.
biliyor musunuz, okulun etrafında hap satanları, okulun içinde hap kullananları polis biliyor.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %23ü ensest ilişki mağduru.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir kız öğrencimizin babası çocuğundan (öğrencimizden) dayak yediği için okula sığındı.
biliyor musunuz, yalnızca koridorda birbirlerine çarptıkları için kavgaya tutuşan iki kız öğrencinin aileleri okulun önünde birbirlerine yumruk yumruğa saldırdılar.
biliyor musunuz, velilerin %42si kayıttan sonra bir daha okula uğramıyor.
biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayı üç, dört aile bir oda-bir salon bir evi paylaşıyorlar. (sayıları azımsanamayacak ölçüde.)
biliyor musunuz, her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir öğrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri alıyoruz.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl cuma okul kapanışı töreninde baygınlık geçiren bir öğrencinin iki gündür hiçbir şey yemediğini öğreniyoruz.
biliyor musunuz, öğrencilerin çoğunun hayatında kan davası, intihar, boşanma, dayak, kaçma, kaçırılma, hapis gibi hikâyeler var. (ailelerinde yasanmış)
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl iki gün boyunca evine gitmeyen bir öğrenciyi velisi gelip okulda arıyor. (kızın biriyle kaçtığı anlaşılıyor daha sonra.)
biliyor musunuz, annesi babası ayrı veya boşanmış olan öğrencilerin çoğu uzak akrabaların yanında kalıyor. anne ya da baba almak istemiyorlar veya! üvey anne babalar istemiyor.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl sorun çıkardığı için müdür tarafından tartaklanan bir öğrenci mahalleden topladığı tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehditler savurdu.
biliyor musunuz, veliler toplantılara ocakta yemeklerini bırakarak, ayakkabılarının topuğuna basarak, mantolarını omuzlarına atarak geliyorlar.
biliyor musunuz, velilerin büyük bir çoğunluğu öğretmene nasıl hitap edileceğini bilmiyor. (güzelim, hanım kızım, sen, hocaaaaa, ablası!)
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl 1000 öğrenci kapasitesi olan okulda kütüphaneye üye olanların sayısı 7 (yedi) idi.
biliyor musunuz, öğrenci tanıma formlarındaki çaldığınız müzik alet(ler)i bölümüne radyo, teyp, walkman yazan azımsanamayacak sayıda öğrenci var.
biliyor musunuz, öğrencilerin azımsanamayacak bir bölümü doğum tarihlerinin gün ve ay kısımlarını doğru yazıyorlar ancak yıl bölümüne 2004 yazıyorlar!
biliyor musunuz, lise birinci sınıf öğrencilerim soru işareti nerede kullanılır? soruma yanıt veremediler.
biliyor musunuz, *10 lisesine kayıt yaptıran bu öğrenciler çarpım tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katları ile çarpma ya da bölme işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar. (geçtiğimiz ay sinirden gözlerine kan oturmuş bir halde sınıftan çıkan matematik öğretmenimiz koltuğa çökerken öğrencilere bir ders boyunca 300ü 2ye böldüremediğini anlattı.)
biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayılı öğrencilerden birinin velisi, geçtiğimiz yıl akan damımızı onardı. (notlarının hemen hepsi zayıf olan öğrencinin sınıf geçmesi şartıyla!)
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %60i sağlıksız beslenmeden dolayı hasta (aralarında dispanserlik olanlar var) ancak öğrencilerimizin %90inda cep telefonu var. (cep telefonları son model, bazıları kameralı)
ben bu okulda 3 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. bu olaylara alışmamak için, artik alışıp bunları neredeyse doğal karşılayan yılların öğretmenleri gibi olmamak için uğraşıyorum.
biliyorum ki eğer alışırsam geleceğe dair hiçbir umudum kalmayacak. her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle acaba bugün ne olacak? diye başlıyorum isime. olaysız geçen günler allahın nimeti!
biliyor musunuz, sınıfta gezinerek ders anlatırken atatürkün gözleriyle karsılaşmamaya çalışıyorum, kafamı kaldırıp resmine bakamıyorum. basımın üzerinden ey türk gençliği! diye bağırdıkça utancımdan omuzlarıma gömülüyorum.
biliyor musunuz, 10 kasımlarda, 29 ekimlerde şiirler okunurken, marsımızı dinlerken ağladığımda herkes günün anlamına ağladığımı sanıyor; oysa çaresizliğe ağlıyorum.
muhtaç olduğu kudretin dolaştığı asil kani uyuşturucuyla zehirleyen öğrencilerimi kurtaramıyorum. öğrenmeye direnen, kendini kapatan öğrencilerime istiklal marsının anlamını bile öğretemiyorum...
edit: bunu niye eksiliyorsun güzel kardeşim ? eksilemen türk eğitim sistemini kurtarmıyor, gerçekleri değiştirmiyor malesef...
biliyor musunuz, bu yıl lise 1. sınıfta okuma yazma bilmeyen bir öğrenci var.
biliyor musunuz, bir öğrenci okula satır getirmekten uzaklaştırma cezası aldı.
biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada bir öğrencimin boynu döner bıçağı ile kesildi; 28 dikiş atıldı. (çok şükür sah damarına gelmedi)
biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra sokakta yalnız yürümüyor.
biliyor musunuz, geçtiğimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardımcımız bir öğrenci tarafından karni tekmelenmekle tehdit edildi.
biliyor musunuz, dışarıdan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini dışarı çıkarmaya çalışan kat nöbetçisi bayan öğretmeni bıçakla tehdit etti.
biliyor musunuz, derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından cezalandırılan öğrencinin aşiret olan ailesi okulu bastı.
biliyor musunuz, bir öğretmenimiz sınıfta bıraktığı öğrenciden tehdit telefonları aldı.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %86si sigara içiyor.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %42si hap kullanıyor.
biliyor musunuz, okulun etrafında hap satanları, okulun içinde hap kullananları polis biliyor.
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %23ü ensest ilişki mağduru.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir kız öğrencimizin babası çocuğundan (öğrencimizden) dayak yediği için okula sığındı.
biliyor musunuz, yalnızca koridorda birbirlerine çarptıkları için kavgaya tutuşan iki kız öğrencinin aileleri okulun önünde birbirlerine yumruk yumruğa saldırdılar.
biliyor musunuz, velilerin %42si kayıttan sonra bir daha okula uğramıyor.
biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayı üç, dört aile bir oda-bir salon bir evi paylaşıyorlar. (sayıları azımsanamayacak ölçüde.)
biliyor musunuz, her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir öğrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri alıyoruz.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl cuma okul kapanışı töreninde baygınlık geçiren bir öğrencinin iki gündür hiçbir şey yemediğini öğreniyoruz.
biliyor musunuz, öğrencilerin çoğunun hayatında kan davası, intihar, boşanma, dayak, kaçma, kaçırılma, hapis gibi hikâyeler var. (ailelerinde yasanmış)
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl iki gün boyunca evine gitmeyen bir öğrenciyi velisi gelip okulda arıyor. (kızın biriyle kaçtığı anlaşılıyor daha sonra.)
biliyor musunuz, annesi babası ayrı veya boşanmış olan öğrencilerin çoğu uzak akrabaların yanında kalıyor. anne ya da baba almak istemiyorlar veya! üvey anne babalar istemiyor.
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl sorun çıkardığı için müdür tarafından tartaklanan bir öğrenci mahalleden topladığı tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehditler savurdu.
biliyor musunuz, veliler toplantılara ocakta yemeklerini bırakarak, ayakkabılarının topuğuna basarak, mantolarını omuzlarına atarak geliyorlar.
biliyor musunuz, velilerin büyük bir çoğunluğu öğretmene nasıl hitap edileceğini bilmiyor. (güzelim, hanım kızım, sen, hocaaaaa, ablası!)
biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl 1000 öğrenci kapasitesi olan okulda kütüphaneye üye olanların sayısı 7 (yedi) idi.
biliyor musunuz, öğrenci tanıma formlarındaki çaldığınız müzik alet(ler)i bölümüne radyo, teyp, walkman yazan azımsanamayacak sayıda öğrenci var.
biliyor musunuz, öğrencilerin azımsanamayacak bir bölümü doğum tarihlerinin gün ve ay kısımlarını doğru yazıyorlar ancak yıl bölümüne 2004 yazıyorlar!
biliyor musunuz, lise birinci sınıf öğrencilerim soru işareti nerede kullanılır? soruma yanıt veremediler.
biliyor musunuz, *10 lisesine kayıt yaptıran bu öğrenciler çarpım tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katları ile çarpma ya da bölme işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar. (geçtiğimiz ay sinirden gözlerine kan oturmuş bir halde sınıftan çıkan matematik öğretmenimiz koltuğa çökerken öğrencilere bir ders boyunca 300ü 2ye böldüremediğini anlattı.)
biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayılı öğrencilerden birinin velisi, geçtiğimiz yıl akan damımızı onardı. (notlarının hemen hepsi zayıf olan öğrencinin sınıf geçmesi şartıyla!)
biliyor musunuz, öğrencilerimizin %60i sağlıksız beslenmeden dolayı hasta (aralarında dispanserlik olanlar var) ancak öğrencilerimizin %90inda cep telefonu var. (cep telefonları son model, bazıları kameralı)
ben bu okulda 3 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. bu olaylara alışmamak için, artik alışıp bunları neredeyse doğal karşılayan yılların öğretmenleri gibi olmamak için uğraşıyorum.
biliyorum ki eğer alışırsam geleceğe dair hiçbir umudum kalmayacak. her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle acaba bugün ne olacak? diye başlıyorum isime. olaysız geçen günler allahın nimeti!
biliyor musunuz, sınıfta gezinerek ders anlatırken atatürkün gözleriyle karsılaşmamaya çalışıyorum, kafamı kaldırıp resmine bakamıyorum. basımın üzerinden ey türk gençliği! diye bağırdıkça utancımdan omuzlarıma gömülüyorum.
biliyor musunuz, 10 kasımlarda, 29 ekimlerde şiirler okunurken, marsımızı dinlerken ağladığımda herkes günün anlamına ağladığımı sanıyor; oysa çaresizliğe ağlıyorum.
muhtaç olduğu kudretin dolaştığı asil kani uyuşturucuyla zehirleyen öğrencilerimi kurtaramıyorum. öğrenmeye direnen, kendini kapatan öğrencilerime istiklal marsının anlamını bile öğretemiyorum...
edit: bunu niye eksiliyorsun güzel kardeşim ? eksilemen türk eğitim sistemini kurtarmıyor, gerçekleri değiştirmiyor malesef...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar