bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- birine geç kalmak9
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor8
- cayır cayır yanan kız13
- eve atılan kızın ekşici çıkması5
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız4
- m r e r e c t o12
- larisalisa10
- beyazsemsiyeliyabanci48
- seni ne mutlu eder sorusu6
- insanlardan nefret etmek8
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- satranç haram yasaklansın17
- uludağ sözlük discord grubu7
- abd'nin iran füzelerine müdahale etmemesi3
- gir içime hünharca12
- sabah sekizde okulda olmanın felsefi anlamsızlığı2
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- yer sofrası5
- eşime sormam lazım kadınları3
- parcalandim toparlanamiyorum4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- bruce lee4
- arkadaşlar bakar mısınız8
- güzel bir kadını terk etmek5
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- afganistan islam emirliği4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- yorgun mermi22
- park sorunu6
- gocu43
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- chery2
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- kürt mutfağı7
- togg'a lpg taktırmak11
- en sevilen meyveler8
- timsah4
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- dul kalmak4
- müzik haramdır5
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
tüm insanlık.
geçmişte inanılmış, "tedavülden kalkmış" thor, zeus ya da afrodite inanmadığınızda, amon ra size bir anlam ifade etmediğinde o inanış sistemleri açısından ateistsinizdir.
çünkü insanlık ancak bronz çağı gibi çağlarda, örneğin güneşin doğuşunu "bir tanrı olmalı ki bu ışık kaynağını hareket ettirebilsin" olarak irdelemiştir.
günümüzde, 21. yüzyılda bilimsel olarak tonlarca kanıt, açıklama varken, antik mitlere, çok eski "yüce yaratıcı" karalamalarına tapınmanın anlamı da dünyada ne kadar gerizekalı olduğunun istatistiki bir değerini elde edebilmek olsa gerek.
malesef şöyle bir durum var ki, dilden dile dolanan efsaneler tarihte ne kadar geri gidiyorsa o kadar kabul görülebiliyor oluyor mankafalar tarafından.
bu tiplere "zeus" dediğinizde "hadi age of atalım"dan daha manadar bir cümle kurmalarını bekleyemezsiniz. hikayedir onlar için.
tapındıklarının; zeus'la, goblinlerle tek farkının kitap olması mıdır inanmalarını sağlayan?
hem de %100 kendiyle çelişen bir kitap.
hatta ben onlara "kitaplar serisi" demeyi ayrıca seviyorum. aynı yaratıcının elinden çıkmışlar ya.
neden?
islam, yahudilik ve hristiyanlık birbirlerini sindiremeyecek kadar büyük topluluklara ve güce sahip oldukları için.
"aynı yaratıcının elinden" teorisinin kabul gördüğü dönemlerde birinin hakimiyeti üstün olsaydı, işte o zaman "senin yaratıcın"ın sonu zeus'tan farklı mı olurdu onu bilemeyeceğim. kitap yazmak sorun olmasa gerek, zeus da "birine yazdırırdı" değil mi?
son olarak, şöyle bir topluluk da var yaşadığımız çevrede:
"ben tanrının canlıları yarattığına, evrimin ondan sonra devreye girdiğine inanıyorum."
bu tip düşünenler, en kolay yolu seçmişler ki ben buna "suyundan da koyayım mı?" diyorum.
zira; bilim ve din, düzgünce bakıldığında taban tabana zıt alanlardır.
nasıl?
din sorgulatmaz. bilim sorgulamak zorundadır.
din araştırma yaptırmaz. bilim araştırma yapıldığı sürece değerlidir.
din kabullenir. bilim asla kabullenmez.
burası çok önemli(taban tabana zıtlığın esas argümanı);
bilim yaptığı deneylerde, yaptığı araştırmalarda, yaptığı kazılarda tek bir şeyi amaçlar: sorgulayarak doğruya ulaşmak.
din, araştırma, deney, sorgulamak yaptırmadan "doğruya ulaştığını belirtir."
bu kadar kibirli bir terör aracı daha göremezsiniz.
sonuç olarak;
suyundan da koy'cu olmayın.
antik mit'lere inanmaya çok mu meyillisiniz?
21. yüzyılda yaşıyoruz.
güneşin nasıl doğduğunu, kimyasal reaksiyonların nasıl gerçekleştiğini, nükleotidinden tut antijenini, mars'taki sudan tut termodinamik yasalarını,
hemen hemen her şeyi biliyoruz.
artık doldurulması gereken "tanrı" boşluğu yok.
ha diyorsanız ki "tanrı'nın yokluğunu ispat edemezsin", "orada dur" derim.
bu evrende varlığını ispatlayamayacağın milyonlarca şey var.
ben sana "mars'ın yörüngesinde 10 cm. uzunluğunda kutsal yarrak dönüyor" desem,
teleskoplar küçüklüğünden dolayı göremese;
sana okullarında, evinde bu anlatılsa;
3 yaşından itibaren bu fikir empoze edilse;
dilden dile "kutsal yarrak mars'ı 2'ye bölmüş" gibi hikayeler anlatılsa
senin 5 nesil sonra doğacak veledin "yarrak hastası" olur mu olmaz mı?
bir düşün bakalım.
şimdi neye inandığını düşün.
"yarrak olur mu lan?" demeden, "tanrı'nın varlığına dair bir kanıt" düşün.
"bu muhteşem düzen" demeden, "hemen hemen hepsi açıklanıyor, açıklanacak" diyeyim ben.
"açıklanmayanlar?" demeden, "yarrağın olmadığı da açıklanmıyor" diyeyim tekrar.
dilden dile geçmiş saçma sapan hikayelere inanan sen; çocuğun aynı yolları izleyerek "yarrakizm"e tapınsa, ne yapardın?
açtım, baktım.
abd'de yaşayanların %45'i dünyanın 10.000 yaşından küçük olduğuna inanıyormuş.
halbuki katolik kilisesi dinozor fosillerinin de varlığını kabul ediyor.
bu nasıl bir cehalettir ki, bilimsel olarak en az 5 milyar yıldır canlıların yaşadığı kanıtlanmışken(kemik açılarak yani, öyle götten değil) hala din, bilimin önünde tutuluyor.
insanların, kitapların safsata olduğunu görmesi için, bilimin yolunu kesip, evrim araştırmacılarının yoluna taş koymamaları için ne yapmak gerekiyor?
baban 10.000 dese, 5 milyar çıksa "vay yalancı pezevenk" dersin.
akıllı bir marangoza "yalancı" demek neden zorlarına gidiyor?
geçmişte inanılmış, "tedavülden kalkmış" thor, zeus ya da afrodite inanmadığınızda, amon ra size bir anlam ifade etmediğinde o inanış sistemleri açısından ateistsinizdir.
çünkü insanlık ancak bronz çağı gibi çağlarda, örneğin güneşin doğuşunu "bir tanrı olmalı ki bu ışık kaynağını hareket ettirebilsin" olarak irdelemiştir.
günümüzde, 21. yüzyılda bilimsel olarak tonlarca kanıt, açıklama varken, antik mitlere, çok eski "yüce yaratıcı" karalamalarına tapınmanın anlamı da dünyada ne kadar gerizekalı olduğunun istatistiki bir değerini elde edebilmek olsa gerek.
malesef şöyle bir durum var ki, dilden dile dolanan efsaneler tarihte ne kadar geri gidiyorsa o kadar kabul görülebiliyor oluyor mankafalar tarafından.
bu tiplere "zeus" dediğinizde "hadi age of atalım"dan daha manadar bir cümle kurmalarını bekleyemezsiniz. hikayedir onlar için.
tapındıklarının; zeus'la, goblinlerle tek farkının kitap olması mıdır inanmalarını sağlayan?
hem de %100 kendiyle çelişen bir kitap.
hatta ben onlara "kitaplar serisi" demeyi ayrıca seviyorum. aynı yaratıcının elinden çıkmışlar ya.
neden?
islam, yahudilik ve hristiyanlık birbirlerini sindiremeyecek kadar büyük topluluklara ve güce sahip oldukları için.
"aynı yaratıcının elinden" teorisinin kabul gördüğü dönemlerde birinin hakimiyeti üstün olsaydı, işte o zaman "senin yaratıcın"ın sonu zeus'tan farklı mı olurdu onu bilemeyeceğim. kitap yazmak sorun olmasa gerek, zeus da "birine yazdırırdı" değil mi?
son olarak, şöyle bir topluluk da var yaşadığımız çevrede:
"ben tanrının canlıları yarattığına, evrimin ondan sonra devreye girdiğine inanıyorum."
bu tip düşünenler, en kolay yolu seçmişler ki ben buna "suyundan da koyayım mı?" diyorum.
zira; bilim ve din, düzgünce bakıldığında taban tabana zıt alanlardır.
nasıl?
din sorgulatmaz. bilim sorgulamak zorundadır.
din araştırma yaptırmaz. bilim araştırma yapıldığı sürece değerlidir.
din kabullenir. bilim asla kabullenmez.
burası çok önemli(taban tabana zıtlığın esas argümanı);
bilim yaptığı deneylerde, yaptığı araştırmalarda, yaptığı kazılarda tek bir şeyi amaçlar: sorgulayarak doğruya ulaşmak.
din, araştırma, deney, sorgulamak yaptırmadan "doğruya ulaştığını belirtir."
bu kadar kibirli bir terör aracı daha göremezsiniz.
sonuç olarak;
suyundan da koy'cu olmayın.
antik mit'lere inanmaya çok mu meyillisiniz?
21. yüzyılda yaşıyoruz.
güneşin nasıl doğduğunu, kimyasal reaksiyonların nasıl gerçekleştiğini, nükleotidinden tut antijenini, mars'taki sudan tut termodinamik yasalarını,
hemen hemen her şeyi biliyoruz.
artık doldurulması gereken "tanrı" boşluğu yok.
ha diyorsanız ki "tanrı'nın yokluğunu ispat edemezsin", "orada dur" derim.
bu evrende varlığını ispatlayamayacağın milyonlarca şey var.
ben sana "mars'ın yörüngesinde 10 cm. uzunluğunda kutsal yarrak dönüyor" desem,
teleskoplar küçüklüğünden dolayı göremese;
sana okullarında, evinde bu anlatılsa;
3 yaşından itibaren bu fikir empoze edilse;
dilden dile "kutsal yarrak mars'ı 2'ye bölmüş" gibi hikayeler anlatılsa
senin 5 nesil sonra doğacak veledin "yarrak hastası" olur mu olmaz mı?
bir düşün bakalım.
şimdi neye inandığını düşün.
"yarrak olur mu lan?" demeden, "tanrı'nın varlığına dair bir kanıt" düşün.
"bu muhteşem düzen" demeden, "hemen hemen hepsi açıklanıyor, açıklanacak" diyeyim ben.
"açıklanmayanlar?" demeden, "yarrağın olmadığı da açıklanmıyor" diyeyim tekrar.
dilden dile geçmiş saçma sapan hikayelere inanan sen; çocuğun aynı yolları izleyerek "yarrakizm"e tapınsa, ne yapardın?
açtım, baktım.
abd'de yaşayanların %45'i dünyanın 10.000 yaşından küçük olduğuna inanıyormuş.
halbuki katolik kilisesi dinozor fosillerinin de varlığını kabul ediyor.
bu nasıl bir cehalettir ki, bilimsel olarak en az 5 milyar yıldır canlıların yaşadığı kanıtlanmışken(kemik açılarak yani, öyle götten değil) hala din, bilimin önünde tutuluyor.
insanların, kitapların safsata olduğunu görmesi için, bilimin yolunu kesip, evrim araştırmacılarının yoluna taş koymamaları için ne yapmak gerekiyor?
baban 10.000 dese, 5 milyar çıksa "vay yalancı pezevenk" dersin.
akıllı bir marangoza "yalancı" demek neden zorlarına gidiyor?
güncel Önemli Başlıklar
