bugün
- ferdi özbeğen dinleyen erkek6
- sevişirken yapılması gerekenler6
- beyler bik bik erkek7
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- birazdan temmuza giriyoruz4
- mabel matiz dinleyen erkek3
- nöbette uyuyan askeri öperek uyandırmak3
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması20
- ben geldim naneler7
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- çok sıkıcı adamlarsınız lan3
- iremga5
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- ilişkilerde masal karakteri arayan vizyonsuz5
- tai lung17
- şeyhin götüne priz sokmak8
- karımın ayaklarını yıkarım2
- adana4
- çiçekli şiirler bayım vardı ne oldu ona3
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- türklerin ezik bir millet olması4
- 2026 temmuz ayı nasıl geçecek2
- hoşgörü dini islam12
- elif karaarslan5
- johnny sins ile mia khalifa film çekerse3
- clydeless bonnie2
- raikagetokatlayan5
- kadir mısıroğlu'nun soyu23
- dünya15
- komünizm gelecek nesil için tek kurtuluş yoludur4
- at kafası3
- içinde seks olmayan dizi'ya da film izlemek2
- ameliyat olmak15
- ateist dövmek11
- rabia naz vatan2
- milly alcock2
- futbol32
- velvet52
- sevdiğim kokteyl2
- incil de geçen peygamberlerin kuran da da geçmesi3
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı4
- kylie jenner6
- 2026 dünya kupası37
- 0 0 719
- house of the dragon3
- kemalistler16
- m r e r e c t o6
- çirkin olduğu halde profil fotoğrafı koyan yazar2
bir stanley kubrick şaheserive jack nicholson hayranlığımı başlatan filmdir. yalnız filmi çok severek izlemiş olan insanların dahi anlamadığı kısımlar var filmde.
--spoiler--
jack nicholson filmde son derece başarısız, sorumlulukları kendisine ağır gelen bir yazarı oynamaktadır. o çirkin karısı da ona hayatı zindan etmektedir. psikoloji yerinde değildir. daha önceden o otelde çalışmıştır. bunu filmin son karesinde duvardaki resme zoom yapılınca görüyoruz. bilmemkaç yılında balo fotoğrafında orada bulunuyormuş. zaten filmin en başında otel görevlileriyle görüşmeye gittiği zaman, görevliler ona ''daha önce burda çalışan birisi karısı ve çocuğunu baltayla doğradı'' diyor. jack nicholson bu olay yaşandığında otelde çalışıyordu. olaydan da haberi vardı. fakat filmin başında bunu ilk duyduğunda yeni öğrenmiş gibi yapıyor görevlilere. halbuki mimiklerine dikkat ederseniz bir şeyler biliyor gibi. işte bu olaydan yıllar sonra jack nicholson tekrar otelde çalışmaya gidiyor. çünkü karısı ve çocuğunu öldürmesi için zihninde bir ortam hazırlaması lazım. cinnet geçirmesi lazım.
filmde jack nicholson'ın oyunculuk anlamında en beğendiğim sahneleri: barda hayali barmenle konuşması, beyzbol sopasını sallaya sallaya geri giden karısını merdivenlerde yukarı kadar sürükleyerek cinnet geçirmesi, bir de karısı bunu sopayla bayılttıktan sonra ambarda uyanması. buralardaki oyunculuk akıllara zarar. filmin çekildiği yılda en iyi erkek oyuncu ödülü buna verilmedi. verilen adamın nasıl oynadığını çok merak ediyorum.
kubrick'i de unutmamak lazım. steadycam'in ilk defa bu kadar uzun kullanıldığı film. veledin otel içinde bisiklete bindiği sahneler bile insanı geriyorsa, bu kubrick dehasıdır.
bir de genelde çoğu kişinin bildiği bir kaç trivia bilgisi vereyim. filmde sonlara doğru baltayla kırılacak kapı için önce ince bir kapı getirmişler kolay kırılsın diye. jack bi vurmuş darmadağın olmuş kapı. sonra standart bir kapı getirmişler. o sahnede de 40 adet kapı harcanmış. kubrick manyağı beğenmiyormuş kapının kırılma şeklini. beyzbol sopası sahnesi 127 kez * baştan çekilmiş ve bu bir dünya rekoru. filmdeki velet, film gösterime girene kadar korku filmi olduğunu bilmiyormuş. kubrick çocuğun psikolojisinin bozulmamasına çok önem veriyormuş. yapılan sözleşme gereği de çocuk hayatı boyunca başka filmde oynamamış. stephen king, bu romanının film uyarlamasını hiç beğenmemiş. kendisi bir televizyon için, kendi versiyonunu çekmiş. tabii sıçmiş kimse beğenmemiş. aklıma gelenler bunlar. gelmiş geçmiş en iyi gerilim filmlerinden birisidir bence.
--spoiler--
here's johnny!
--spoiler--
jack nicholson filmde son derece başarısız, sorumlulukları kendisine ağır gelen bir yazarı oynamaktadır. o çirkin karısı da ona hayatı zindan etmektedir. psikoloji yerinde değildir. daha önceden o otelde çalışmıştır. bunu filmin son karesinde duvardaki resme zoom yapılınca görüyoruz. bilmemkaç yılında balo fotoğrafında orada bulunuyormuş. zaten filmin en başında otel görevlileriyle görüşmeye gittiği zaman, görevliler ona ''daha önce burda çalışan birisi karısı ve çocuğunu baltayla doğradı'' diyor. jack nicholson bu olay yaşandığında otelde çalışıyordu. olaydan da haberi vardı. fakat filmin başında bunu ilk duyduğunda yeni öğrenmiş gibi yapıyor görevlilere. halbuki mimiklerine dikkat ederseniz bir şeyler biliyor gibi. işte bu olaydan yıllar sonra jack nicholson tekrar otelde çalışmaya gidiyor. çünkü karısı ve çocuğunu öldürmesi için zihninde bir ortam hazırlaması lazım. cinnet geçirmesi lazım.
filmde jack nicholson'ın oyunculuk anlamında en beğendiğim sahneleri: barda hayali barmenle konuşması, beyzbol sopasını sallaya sallaya geri giden karısını merdivenlerde yukarı kadar sürükleyerek cinnet geçirmesi, bir de karısı bunu sopayla bayılttıktan sonra ambarda uyanması. buralardaki oyunculuk akıllara zarar. filmin çekildiği yılda en iyi erkek oyuncu ödülü buna verilmedi. verilen adamın nasıl oynadığını çok merak ediyorum.
kubrick'i de unutmamak lazım. steadycam'in ilk defa bu kadar uzun kullanıldığı film. veledin otel içinde bisiklete bindiği sahneler bile insanı geriyorsa, bu kubrick dehasıdır.
bir de genelde çoğu kişinin bildiği bir kaç trivia bilgisi vereyim. filmde sonlara doğru baltayla kırılacak kapı için önce ince bir kapı getirmişler kolay kırılsın diye. jack bi vurmuş darmadağın olmuş kapı. sonra standart bir kapı getirmişler. o sahnede de 40 adet kapı harcanmış. kubrick manyağı beğenmiyormuş kapının kırılma şeklini. beyzbol sopası sahnesi 127 kez * baştan çekilmiş ve bu bir dünya rekoru. filmdeki velet, film gösterime girene kadar korku filmi olduğunu bilmiyormuş. kubrick çocuğun psikolojisinin bozulmamasına çok önem veriyormuş. yapılan sözleşme gereği de çocuk hayatı boyunca başka filmde oynamamış. stephen king, bu romanının film uyarlamasını hiç beğenmemiş. kendisi bir televizyon için, kendi versiyonunu çekmiş. tabii sıçmiş kimse beğenmemiş. aklıma gelenler bunlar. gelmiş geçmiş en iyi gerilim filmlerinden birisidir bence.
--spoiler--
here's johnny!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar