alaşehir

birkaç dönüm de olsa üzüm bağına sahip olmayanları dövdükleri memleketim.

dedemin ve babaannemin katkılarıyla derlediğim alaşehir ağzı sözlüğünden bir demet:

nişliyon: ne yapıyorsun anlamında bir hal hatır sorma fiili.

kanare: işe yaramaz, serseri, çok gezen, hıyar kişi.

meytambal: salak, budala, ebleh.

pirouni: çatal.

yılık: yamuk.

zıpçıklı: hoppa.

alana gitmek (buradaki n, n ve g karışımı gibi okunuyor): bağ, bahçe gibi yerlere gitmek.

gıran giresice: kökün temizlensin, soyun sopun kurusun anlamında kullanılan beddua.

dığan: tava.

enkire: görülebilen cisimleri göstermeye yarayan sıfat.

balambırt: palamut ağacı.

dırkazlı iğne: çatal iğne.

badilcan: patlıcan.

gadime: tere.

nadinos: maydanoz.

sıyırma: börülce.

çokak: asma.

kemreşmek: kemirmek.

gayneşmek: mevcut poziyonu değiştirmek.

kepeşgen: dağınık, şaşkın.

dırnağı garıncalı: her işi eline yüzüne bulaştıran.

pek dayı ettin gari: çok güzel(!) oldu artık.

hava gış: hava yağmurlu.

daşın gırığını ye: yemeği beğenmeyenler için ''taşı kır da onu ye'' anlamında kullanılan deyim.

neteemeli: çok şanslı, ballı.

ulgeep kaymak: özenilmeden yapılan iş.

baylan: şımarık.

eşkem köşkem: ehl-i keyf, kayıtsız, gamsız, umursamaz.
© copyright 2005 - 2026