bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- dünyanın sonu5
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak14
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- ezdirmem sana kendimi2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- uysaljakoben24
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi7
- mafyaya özenmek3
- murat soner3
- masumiyet körlüğü5
- sahte yatırım çetesine dev operasyon2
- yazlıkçı teyzeler3
- nasıl bir kadınla evlenilmeli7
- gece yıldızları izlemek5
- sözlüğe yeni gelmiş numarası yapan eski yazar4
- istanbul'un en dik yokuşları2
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- milli takım'ın venezuela maçı hazırlığı2
- kendini dinlemek5
- ispanyolca seviyesini bir cümle ile belli etmek2
- nikol paşinyan'ın seçim videoları2
- katatespizartmasi9
- bebe aspirin in tadını çok ama çok özlemek2
- evlilik masrafları17
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- özgür özel mallığı6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- kadınların aradığı erkek modeli11
- ıssız adaya düşmek3
- pokemon crystal2
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf6
- mokv geldi mi8
- soul calibur2
- penis deliğinden içeri giren kene10
- leonard cohen2
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- sizleri seviyorum çiçeklerim6
- michael jackson's moonwalker2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- göt deliği yalatmak11
- blok33
- gitme isteği3
- gül gibi kız olma kriterleri9
- rümeysa eker6
- arda güler5
halen okumakta olduğum jean - christophe grangé kitabı.
birçok yerde gördüğüm kadarıyla okuyanlar bu yeni kitabın öncekiler kadar başarılı olmadığını söylemişler. grangé'in bundan önce türkiye'de yayınlanan tüm kitaplarını ****** da okumuş biri olarak şu noktaya kadar benim gözüme böyle bir durum çarpmadı. aynı grangé var karşımızda, tarzı insanı içine çekmekte oldukça başarılı. ve araştırmacı özelliği, sınır dışına çıkma hastalığı yine hissettirmiş kendini. ayrıca alabros kesilmiş saç ve glock marka silah takıntısı da her zamanki gibi mevcut.
ancak biz türk okurlar için rahatsız edici bir durum kitabın başında gözüme çarptı ki, belirtmeden geçemeyeceğim.
--spoiler--
kitabın baş karakteri lionel kasdan, bir ermeni polis. emekli olmuş ve vaktini paris'teki bir ermeni kilisesinde geçiriyor. kitabın ilerleyen bölümlerinde pek fazla olmasa da ilk kısımlarında ermenilik meselesine oldukça fazla değinilmiş. ikinci bölümün başında bu ermeni kilisesinin duvarlarında yer alan tablolardan bahsedilirken tablolardan birinin 1915 tehciri'nde hayatını kaybeden ünlü kişileri resmettiğini anlıyoruz. evet, bu kısmı en başta türkçe çeviriden okudum. fakat grangé'in kendi sitesinde yer alan kitabın ilk 2 bölümünün fransızcasında bu kısım "le troisième était consacré à des intellectuels célèbres, déportés et tués durant le génocide de 1915." olarak anlatılmış. cümlenin tam çevirisinde ise tabir "1915 tehciri" değil, "1915 soykırımı" halini alıyor.
çevirmenimiz tankut gökçe'nin küçük etkisiyle daha yumuşak bir hal alıyor durum, fakat bu grangé'nin soykırım tabirini kullandığını değiştirmiyor.
--spoiler--
zevkle okuyorum miserere'yi halen. muhtemelen çıkacak diğer kitapları da büyük zevkle okuyacağım. koyarım genocide'ine de. canını yerim grangé. sen yaz, ben okuyayım.
birçok yerde gördüğüm kadarıyla okuyanlar bu yeni kitabın öncekiler kadar başarılı olmadığını söylemişler. grangé'in bundan önce türkiye'de yayınlanan tüm kitaplarını ****** da okumuş biri olarak şu noktaya kadar benim gözüme böyle bir durum çarpmadı. aynı grangé var karşımızda, tarzı insanı içine çekmekte oldukça başarılı. ve araştırmacı özelliği, sınır dışına çıkma hastalığı yine hissettirmiş kendini. ayrıca alabros kesilmiş saç ve glock marka silah takıntısı da her zamanki gibi mevcut.
ancak biz türk okurlar için rahatsız edici bir durum kitabın başında gözüme çarptı ki, belirtmeden geçemeyeceğim.
--spoiler--
kitabın baş karakteri lionel kasdan, bir ermeni polis. emekli olmuş ve vaktini paris'teki bir ermeni kilisesinde geçiriyor. kitabın ilerleyen bölümlerinde pek fazla olmasa da ilk kısımlarında ermenilik meselesine oldukça fazla değinilmiş. ikinci bölümün başında bu ermeni kilisesinin duvarlarında yer alan tablolardan bahsedilirken tablolardan birinin 1915 tehciri'nde hayatını kaybeden ünlü kişileri resmettiğini anlıyoruz. evet, bu kısmı en başta türkçe çeviriden okudum. fakat grangé'in kendi sitesinde yer alan kitabın ilk 2 bölümünün fransızcasında bu kısım "le troisième était consacré à des intellectuels célèbres, déportés et tués durant le génocide de 1915." olarak anlatılmış. cümlenin tam çevirisinde ise tabir "1915 tehciri" değil, "1915 soykırımı" halini alıyor.
çevirmenimiz tankut gökçe'nin küçük etkisiyle daha yumuşak bir hal alıyor durum, fakat bu grangé'nin soykırım tabirini kullandığını değiştirmiyor.
--spoiler--
zevkle okuyorum miserere'yi halen. muhtemelen çıkacak diğer kitapları da büyük zevkle okuyacağım. koyarım genocide'ine de. canını yerim grangé. sen yaz, ben okuyayım.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
