bugün
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım11
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- yazarların favori oyun karakteri15
- caddebostan6
- meriçlik2
- sözlüğün en güzel kız yazarı2
- nervio hamferdi10
- laik teyze5
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- islam barış dinidir7
- evleneceği kadının geçmisini umursayan tip2
- mutlu ama uzak olsun12
- bakımsız kadını nafakasız boşama hakkı2
- sabahları nefret edilen şeyler7
- futbol14
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- osuruktan şiirler89
- alparslan kuytul ve eşinin tutuklanması2
- zorunlu eğitim11
- abur öldü mü lan4
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- israil lobisinin tom barrack'ı hedef alması2
- yeninur ada2
- tai lung26
- dolar isterse 100 olsun41
- para mı aşk mı sorunsalı8
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- brezilya7
- film önerileri3
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- süper lig7
- velvet50
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- ona bir şey söyle6
- nervio varıdı nerede o11
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- fenerbahçe16
- ismet gurbuz 202412
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- 1948 arap israil savaşı8
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- anın görüntüsü20
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
istanbul üniversitesi'nde oldukça kolay olan sınavdır. ama ben çok çok büyük bir ihtimalle geçemeyeceğim, çünkü geçmek istemedim. zaten bilgisayar başında sabahlayıp sıfır uykuyla girmiştim sınava. ilk defa bir sınavla kasnak geçmenin zevkini tattım. çok yaşa proficiency.
2009 yılındaki* sınav tek oturumda yapıldı ve 80 soru artı bir essay için üç saat verildi. lakin 0 80 soru 30 soru gücündeydi ve çözmek için uğraşan biri yarım saatte çözebilirdi. essay için geriye kalan iki buçuk saatte de bir roman bitirip üstüne bir de kısa öykü yazabilirdiniz.
peki ben ne yaptım bu sınavda? sadece soruları görmek amacıyla girdiğim için aheste aheste sorulara göz gezdirdim. hepsini çözüp yanlış şıkkı işaretledim. 80 soruda 8 tane doğru yaptım. bu da yanlış hesaplamıyorsam eğer yüzde on eder. yüzde on barajını yakalamanın şevkiyle hemen essay denilen şeye geçtim. üç tane konu başlığı vermiş amcamlar. birinde diyor ki "teknoloji iyi midir, kötü müdür? anlat bakem." bir diğerinde "cigara yasağına ne diyorsun hacı?" tarzında bir şey sormuşlar. üçüncüsünde de "nolacak bu milli takımın hali?" demişler. şaka la şaka, öyle dememişler. uzun uzun bir şey yazmışlar, okuyasım gelmedi. ben bir gün önceki maçı anlatmayı düşünmedim değil. fakat sonra sinirlerimi bozmamak için vazgeçtim.
sigara yasağıyla ilgili bir şeyler yazmayı düşündüm ama çok ağır konuşurum diye bu fikri bıraktım. teknolojiyle ilgili iki satır karalayayım dedim. nasıl bir başlık atarsam hazırlığı garantilerim diye düşündüm. sonra "technology is good"* başlığında karar kıldım. bu ilkokul ikinci sınıf ingilizcesindeki başlıklı essay için iki üç cümle saçmaladıktan sonra kağıdımı verip hemen olay yerinde kaçarcasına uzaklaştım. çünkü gözetmen o başlığı görseydi "dalga mı geçiyon lan sen bizle?" diyerekten kağıdı dürer bir yerime sokmak vasıtasıyla fill in the blanks yapardı.
şimdi bir sene boyunca hazırlık okuyacağım. pişman mıyım? asla. bir daha olsa bir daha yaparım.
2009 yılındaki* sınav tek oturumda yapıldı ve 80 soru artı bir essay için üç saat verildi. lakin 0 80 soru 30 soru gücündeydi ve çözmek için uğraşan biri yarım saatte çözebilirdi. essay için geriye kalan iki buçuk saatte de bir roman bitirip üstüne bir de kısa öykü yazabilirdiniz.
peki ben ne yaptım bu sınavda? sadece soruları görmek amacıyla girdiğim için aheste aheste sorulara göz gezdirdim. hepsini çözüp yanlış şıkkı işaretledim. 80 soruda 8 tane doğru yaptım. bu da yanlış hesaplamıyorsam eğer yüzde on eder. yüzde on barajını yakalamanın şevkiyle hemen essay denilen şeye geçtim. üç tane konu başlığı vermiş amcamlar. birinde diyor ki "teknoloji iyi midir, kötü müdür? anlat bakem." bir diğerinde "cigara yasağına ne diyorsun hacı?" tarzında bir şey sormuşlar. üçüncüsünde de "nolacak bu milli takımın hali?" demişler. şaka la şaka, öyle dememişler. uzun uzun bir şey yazmışlar, okuyasım gelmedi. ben bir gün önceki maçı anlatmayı düşünmedim değil. fakat sonra sinirlerimi bozmamak için vazgeçtim.
sigara yasağıyla ilgili bir şeyler yazmayı düşündüm ama çok ağır konuşurum diye bu fikri bıraktım. teknolojiyle ilgili iki satır karalayayım dedim. nasıl bir başlık atarsam hazırlığı garantilerim diye düşündüm. sonra "technology is good"* başlığında karar kıldım. bu ilkokul ikinci sınıf ingilizcesindeki başlıklı essay için iki üç cümle saçmaladıktan sonra kağıdımı verip hemen olay yerinde kaçarcasına uzaklaştım. çünkü gözetmen o başlığı görseydi "dalga mı geçiyon lan sen bizle?" diyerekten kağıdı dürer bir yerime sokmak vasıtasıyla fill in the blanks yapardı.
şimdi bir sene boyunca hazırlık okuyacağım. pişman mıyım? asla. bir daha olsa bir daha yaparım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar