bugün
- bik bik 219
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı3
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- idiocracy3
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- cumartesi günü ayılamamak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ahmed yesevi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- teomancalmasur23
- islam3
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- msn kullanan efsane nesil4
- noodle6
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- insan doğuştan iyi midir17
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- gay olduğunu saklayan erkek4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- simko38
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ak partiyi savunan dayılar9
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
okuyanının zihninde çok net bir fotoğraf oluşturmayan, onun yerine okurun bir fotoğrafın negatifine bakar gibi esere bakmasına ve bir çok farklı anlam çıkarmasına neden olan franz kafka şaheseridir. okur, herhangi bir romanı bitirdiğinde siyah-beyaz, sepya, natural bir fotoğraf oluşur zihninde ya da başı sonu belli bir film izlemiş gibi olur. Dava'yı okuyanın zihninde bir film oluşacaksa, un chien andalou gibi olabilir. sürrealist yaklaşımlar, farklı metaforlar ile kitap her yoruma ve anlama açık bir derya gibidir.
bazısı, modern toplumda bireyin bürokrasi karşısındaki çaresizliği ve iktidar-birey çatışmasını işlediğini, bazısı aynı modern toplumdaki bireyin yalnızlığını, bazısıysa bastırılmış cinselliği bulur bu romanda.
kafka nın hayatını en çok etkileyen kişi kuşkusuz babası olmuştur. bu yüzden romanda baba otoritesinden dem vuranı da bulabilirsiniz. son olarak tanrının insana yüklediği -bireyin rızsı olmaksızın- görev ve sorumluluklardan bahsedilmiştir diyenler ki, bu yorum diğer görüşleri yok saymaksızın ve gözardı etmeksizin aslolan yorumdur diye düşünüyorum.hatta, bence roman baştan sona bu "varoluşsal sıkıntı"yı işlemektedir.
----spoiller----
josef k. bir sabah uyanır ve bir dava ile karşı karşıya olduğunu öğrenir. tutuksuz yargılanmakta ve gittiği her yerde gözetim altındadır, normal yaşantısını ise sürdürebilecektir. herkes bu davadan haberdardır ve josef k. bu davanın aslında asla bitmeyeceğini ve mahkeme ile uğraşanların bile sadece küçük rütbeli memurlara ulaşabileceğini öğrenir. asıl yüksek rütbeli -sistemi yaratan ve yönlendiren(ler)e- ise kimsenin ulaşamadığı gibi kendisinin de asla ulaşamayacağını anlar.
yargıçlar kendi resimlerini üstlerinin izniyle yaptırırlar ve her yargıç resminin kendisinden öncekiler gibi olmasını ister.
üç tür aklanma vardır: gerçek aklanma, sözde aklanma ve sürüncemede bırakma. gerçek aklanma en makbulü ancak sadece 1 kişi aklanmış ve onun hikayesi bir efsane. yani kuşkusuz olanaksız bir şey. k bu noktada : "bu, yargı konusundaki görüşümü doğruluyor. bu açıdan hiçbir şansım kalmadı. tek bir cellat, mahkemenin yerini tamamen doldurabilir." der.
diğer ikisi arasındaki farksa sözde aklanmanın büyük ama kısa süreli bir çaba, sürüncemede bırakmanın ise küçük ama devamlı bir çaba gerektirmesidir.
----spoiller----
insan dünyaya gelir belli bir süre kalır ve gider. bu böylece anlamsız bir varoluş olmamalıdır. bir nedeni bir anlamı olmalıdır. bu anlam arayışı bir noktada insanı tanrıya ulaştırır. o zaman bazı sorular cevap bulur, tanrının olduğunun ve bireyin kul olduğunun kabulüyle bir noktada anlamsızlık ortadan kalkar. (ya da albert camus gibi tanrıyı reddederek varoluşun anlamsızlığı ile absürd kavramını ortaya atar, başı göğe eğer ).
belki yeni bulunan yolda başka anlamsızlıklar çıkar fakat o zaman görev ve sorumluluklarla yüklenmiş kul olarak birey bu durumdan ne yaparsa yapsın kaçılamayacağını ve her daim her hareketinin yargılanacağını, ancak mahkeme gününe kadar eylemlerde özgür olduğunu bilir. ama her şeye rağmen insan olmanın getirdiği bir "ama niye" sorusu ile cebelleşmekten kendisini alamaz. öte yandan sartre ın dediği gibi "varolmak, susamadan içmek gibi bir şeydir" bir anlam da çıkabilir kitaptan.
kafka, eserlerini yayımlatmak için yazmamıştı. bu yüzden belki kendi sorularını kendi çıkmazlarını kimseye beğendirme, birilerince anlaşılma derdi olmaksızın kaleme almıştı, bir tür günlük gibi. eserlerindeki doğallık, samimiyet, karanlık, çıkmazlar ve bu kişisellik ve bu yüzdendir. Tamamen bir insan portresi çıkar karşımıza. iyi ki de böyle olmuştur.
bazısı, modern toplumda bireyin bürokrasi karşısındaki çaresizliği ve iktidar-birey çatışmasını işlediğini, bazısı aynı modern toplumdaki bireyin yalnızlığını, bazısıysa bastırılmış cinselliği bulur bu romanda.
kafka nın hayatını en çok etkileyen kişi kuşkusuz babası olmuştur. bu yüzden romanda baba otoritesinden dem vuranı da bulabilirsiniz. son olarak tanrının insana yüklediği -bireyin rızsı olmaksızın- görev ve sorumluluklardan bahsedilmiştir diyenler ki, bu yorum diğer görüşleri yok saymaksızın ve gözardı etmeksizin aslolan yorumdur diye düşünüyorum.hatta, bence roman baştan sona bu "varoluşsal sıkıntı"yı işlemektedir.
----spoiller----
josef k. bir sabah uyanır ve bir dava ile karşı karşıya olduğunu öğrenir. tutuksuz yargılanmakta ve gittiği her yerde gözetim altındadır, normal yaşantısını ise sürdürebilecektir. herkes bu davadan haberdardır ve josef k. bu davanın aslında asla bitmeyeceğini ve mahkeme ile uğraşanların bile sadece küçük rütbeli memurlara ulaşabileceğini öğrenir. asıl yüksek rütbeli -sistemi yaratan ve yönlendiren(ler)e- ise kimsenin ulaşamadığı gibi kendisinin de asla ulaşamayacağını anlar.
yargıçlar kendi resimlerini üstlerinin izniyle yaptırırlar ve her yargıç resminin kendisinden öncekiler gibi olmasını ister.
üç tür aklanma vardır: gerçek aklanma, sözde aklanma ve sürüncemede bırakma. gerçek aklanma en makbulü ancak sadece 1 kişi aklanmış ve onun hikayesi bir efsane. yani kuşkusuz olanaksız bir şey. k bu noktada : "bu, yargı konusundaki görüşümü doğruluyor. bu açıdan hiçbir şansım kalmadı. tek bir cellat, mahkemenin yerini tamamen doldurabilir." der.
diğer ikisi arasındaki farksa sözde aklanmanın büyük ama kısa süreli bir çaba, sürüncemede bırakmanın ise küçük ama devamlı bir çaba gerektirmesidir.
----spoiller----
insan dünyaya gelir belli bir süre kalır ve gider. bu böylece anlamsız bir varoluş olmamalıdır. bir nedeni bir anlamı olmalıdır. bu anlam arayışı bir noktada insanı tanrıya ulaştırır. o zaman bazı sorular cevap bulur, tanrının olduğunun ve bireyin kul olduğunun kabulüyle bir noktada anlamsızlık ortadan kalkar. (ya da albert camus gibi tanrıyı reddederek varoluşun anlamsızlığı ile absürd kavramını ortaya atar, başı göğe eğer ).
belki yeni bulunan yolda başka anlamsızlıklar çıkar fakat o zaman görev ve sorumluluklarla yüklenmiş kul olarak birey bu durumdan ne yaparsa yapsın kaçılamayacağını ve her daim her hareketinin yargılanacağını, ancak mahkeme gününe kadar eylemlerde özgür olduğunu bilir. ama her şeye rağmen insan olmanın getirdiği bir "ama niye" sorusu ile cebelleşmekten kendisini alamaz. öte yandan sartre ın dediği gibi "varolmak, susamadan içmek gibi bir şeydir" bir anlam da çıkabilir kitaptan.
kafka, eserlerini yayımlatmak için yazmamıştı. bu yüzden belki kendi sorularını kendi çıkmazlarını kimseye beğendirme, birilerince anlaşılma derdi olmaksızın kaleme almıştı, bir tür günlük gibi. eserlerindeki doğallık, samimiyet, karanlık, çıkmazlar ve bu kişisellik ve bu yüzdendir. Tamamen bir insan portresi çıkar karşımıza. iyi ki de böyle olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar