bugün
- dinlerin yalan olması11
- sarapci koala76
- türkiye savaşa girecek5
- kavga eden yazarlar4
- sözlükteki linç kültürü4
- anayasa değişikliği4
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- 30 ağustos zafer bayramı18
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- akşam akşam canın çupra çekmesi2
- ilkay gündoğan5
- birader yazarlar2
- hem okuyup hem yönetmek2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası6
- katatespizartmasi7
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- muslettin amca3
- sözlük influencerı2
- soğan yiyen kız6
- dinsizlik modası3
- motor yağı6
- çiğ köfte2
- nervio5
- zengin olsanız ne yaparsınız3
- incil vahiy9
- pazar akşamları2
- futbol10
- türklerin türkiye de asimile olması8
- tüm gün sözlükte ırkçılık yapan yazarlar3
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- üç nokta yerine dört nokta kullanan insan4
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı9
- süper lig6
- 30 ağustos 2026 eyüpspor alanyaspor maçı2
- üç harflilerin size gösterdiği vizyonlar6
- pekmez bey birader dönsün kampanyası2
- tai lung44
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- chp değişecek mi3
- çanta6
- rafael leao34
- nervio hamferdi11
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- ismet gurbuz 2024 mübarek bir zattır3
- 0 0 713
- seri eksici ezik3
- seri eksiciyi tenhada yakalamak2
- erecto bay birader bey yazar2
demir demiröz ve ahmet öncünün makalesinde yer alan ifade de şöyle deniyor: " rıfat balinin dedğine göre beyaz türk deyimi euro-türk deyiminden evrildi. 1992 yılında ortaya atılan euro türk ifadesi " kültür ve gelir düzeyi yüksek, batı kültürünü özümsemiş bir kişi", maganda ise "alaturka normlara göre hareket eden görgüsüz ve kültüre önem atfetmeyen kişiler" olarak tarif ediliyordu.
aynı makalede, amerikan toplumunun sosyolojik ikilik düşüncesine ait olan bu sembol(siyah-beyaz) türk elitinin kendisini beyaz olarak göstererek, kensisi gibi olmayan çoğunluğun üzerinde bir hegemonya kurmaya çalışması olarak değerlendiriliyor. bir imtiyazlılık arayışı...
makalenin yazarları, bu deyimin çıkış sebeplerini kurcalıyorlar ve 80 sonrası piyasa ekonomisi ile piyasa toplumunun oluşumunda, toplumsal eşitsizlik ve ayrışmanın altındaki iki temel neden olarak "metanın yaygınlaşması ve emek piyasalarının esnekleşmesi" ni gösteriyorlar.
mülkiyetçi bireysellik ile, burjuva değerlerce birey pragmatist varlıklar olarak tanımlanacaktır. faydacılık, aynı zamanda tüketici olmayı öngülür. insan isteyen bir varlıktır ve istekleri ile insan sınırsız bir tüken olur çıkar. bunun yanında insan aynı zamanda yaratıcıdır da ancak bu ikinci plana atılır.
bu noktada ben devreye girerek şunu söylemek istiyorum. üretmeye, fikir geliştirmeye üşenerek, yalnızca tüketen, bir robot gibi "itirazsız" olmanın dayanılmaz hafifliğine kapılıyor insan kesinlikle. üretme kabızlığı çekiyoruz. bunun bir çok araçsal nedeni vardır. tartışılır. ancak şu bir gerçek ki tembellik tüm bu araçsal sıkıntıların önüne geçen başlıca etmendir.
bu şekilde sermayeyi eline alan belli bir kesmin diğerleri üzerinde hegemonya kurma dürtülerinden bahsediyor. ve toplumda imtiyaz sahibi olmak meselesi çıkıyor ortaya.
işte böyle.. beyaz-siyah..birilerinin statü kaygısı, aydınlık yaygarası ve karizma inşası. ayrıca ileri dönemde, "respect my authority" diyebilmenin memnuniyeti..
peki siyah türk kendisine siyah denmesine aldırıyor mu? tabiki hayır. adamın haberi bile yok. o akşama kadar çalışıp ay sonunu getirme derdinde. çocuğunun ayakkabısı tamamen yırtılmadan yenisini alacak parayı yan tarafa koyma derdinde.
(bkz: siyah türkler)
(bkz: gri türkler)
aynı makalede, amerikan toplumunun sosyolojik ikilik düşüncesine ait olan bu sembol(siyah-beyaz) türk elitinin kendisini beyaz olarak göstererek, kensisi gibi olmayan çoğunluğun üzerinde bir hegemonya kurmaya çalışması olarak değerlendiriliyor. bir imtiyazlılık arayışı...
makalenin yazarları, bu deyimin çıkış sebeplerini kurcalıyorlar ve 80 sonrası piyasa ekonomisi ile piyasa toplumunun oluşumunda, toplumsal eşitsizlik ve ayrışmanın altındaki iki temel neden olarak "metanın yaygınlaşması ve emek piyasalarının esnekleşmesi" ni gösteriyorlar.
mülkiyetçi bireysellik ile, burjuva değerlerce birey pragmatist varlıklar olarak tanımlanacaktır. faydacılık, aynı zamanda tüketici olmayı öngülür. insan isteyen bir varlıktır ve istekleri ile insan sınırsız bir tüken olur çıkar. bunun yanında insan aynı zamanda yaratıcıdır da ancak bu ikinci plana atılır.
bu noktada ben devreye girerek şunu söylemek istiyorum. üretmeye, fikir geliştirmeye üşenerek, yalnızca tüketen, bir robot gibi "itirazsız" olmanın dayanılmaz hafifliğine kapılıyor insan kesinlikle. üretme kabızlığı çekiyoruz. bunun bir çok araçsal nedeni vardır. tartışılır. ancak şu bir gerçek ki tembellik tüm bu araçsal sıkıntıların önüne geçen başlıca etmendir.
bu şekilde sermayeyi eline alan belli bir kesmin diğerleri üzerinde hegemonya kurma dürtülerinden bahsediyor. ve toplumda imtiyaz sahibi olmak meselesi çıkıyor ortaya.
işte böyle.. beyaz-siyah..birilerinin statü kaygısı, aydınlık yaygarası ve karizma inşası. ayrıca ileri dönemde, "respect my authority" diyebilmenin memnuniyeti..
peki siyah türk kendisine siyah denmesine aldırıyor mu? tabiki hayır. adamın haberi bile yok. o akşama kadar çalışıp ay sonunu getirme derdinde. çocuğunun ayakkabısı tamamen yırtılmadan yenisini alacak parayı yan tarafa koyma derdinde.
(bkz: siyah türkler)
(bkz: gri türkler)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar