bugün
- online listesi neden kaldırıldı6
- mansur yavaş14
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- yaratılışa mı yakınsınız evrim kuramına mı2
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- gocu33
- geri zekalılık belirtileri3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat6
- en son neye çok üzüldünüz12
- tüm dünya islamcılıkla yönetiliyor olsaydı2
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- herkesten nefret etmek4
- anın içindeyken o anı özleyeceğini fark etmek2
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro3
- true yaşıyor mu6
- islam yekpare biçimde doğru mu sahiden3
- kimliği belirsiz cesetler artı 182
- mamudo gurban niye doğdun9
- hearts of iron 42
- bekarlığın avantajları5
- israil seviciliği5
- kara mizah2
- cem yılmaza gülenler sözlük3
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- başkent istanbul olsun11
- zar düşeş beyler alışverişler2
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- arkadaşlar ben ayrılmak istiyorum3
- yehova şahitleri5
- ankara2
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- true nickli yazar23
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- her şeyin çözümü var demek4
- tablet mi pc mi telefon mu4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- allah ı görmek3
- kendinizi on yıl sonra nerede görüyorsunuz2
- queen ravennanın cinleri5
- kadının en güzel olduğu yaş3
- yahudilerin mesih seviciliği3
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- inci sözlük4
- 34 yaşına kadar eline erkek eli değmemiş erkek2
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- amedspor6
yolda yürürken aklıma gelmişti o. hayatın akıp gittiğini, istemesem de farketmiştim. canım sıkkındı. zaten portakal gibi can mına koyim; sıkılmaya yer arıyor! ikimizin de hayatı akıp gidiyordu, tek fark ben başka sokakta yürüyordum, o başka sokakta; ben başka bakkaldan ekmek alıyordum, o başka; ben başkaydım, o bambaşka. hani o sinemada film izlerken, esas kızı sevdiceğinin yerine koyarsın ya, öyle gibisinden hayatımdaydı ama hep yoktu. yolda yürürken yanımda olmasını, sinema da film izlerken yancım olmasını talep ettim, arz etmedi! ona sarıldığımı düşünerek sarıldım yastığa, o da beni düşünüyor mu? der gibisinden. sonra valla düşünüyordur lan dedim, kendimi inandıramadım. ufo ısıtmıyordu ama allahtan yancısı elektrikli battaniye yardıma yetişmişti. ne güzel olur diye düşündüm, bir kere sarılsam, uzun uzun koklasam o gül tenini, ne güzel olurdu gibisinden. internete gittim, malum siteye girip, profilini izledim. benim gözlerim ona bakıyordu, onn gözleri profil fotoğrafında telefonuna bakan rahat havalarında rahatsız, gazlı arkadaşa. nerden arkadaşım oluyomuş, o ibn*ye bakıyordu... ne güzelmiş dedim, şimdi kesin bu ibn*nin sevdiği kız vardır, o kız ona pas vermemiştir, o da benim sevdiğimi almıştır elimden, benim sevdiğimse onu sevenin sevdiğini, onu sevenin sevdiğiniyse kim bilir kimi sevenin sevdiği almıştır gibisinden düşünceler... eve gittim, bizim sınıftan koca g*tlü nurcan'ı düşünerek çavuşu tokatladım, ekmek kalmamıştı, bakkala gitmekte zorlandığımdan yedek makarna paketinde kalan az buz gibisinden makarnayı döktüm tencereye, suyu da bastım. alt fona mp3 verdim, bastım ocağa... öbürgünden sonra ki gündü, evden çıkmamıştım, rutubet ebemle uğraşırken, sebepsiz ve sonuçsuz dünyamda kokuşmaya başlamıştım. çok samimi bir kız arkadaşım geldi, adı ceren. muhabbete başladık, selin'le ilgili laf çalmaya çalışıyordum, zarla zorla ağzını açtı ve '- selin seni seviyordu ama sen ona açılmayınca, o da mehmet'in teklifini kabul etti, ikimizi de mahfettin, ne pısırıksın, ibnemisin nesin olum?' diye çıkıştı. '- yavaş kızım, sıçtırma arkadaşlığına dedim.'
selin'le sevişiyorduk, o sırada aklımdan sadece ceren geçiyordu, keşke ona açılabilme cesaretim olsaydı ama zordu, insan sevdiği insana kolay açılamaz, onu kaybetmeyi göze alamaz diyerekten kendimi avutmaya çalışıyordum. o sırada telefon çaldı, açmadım...
mehmet:24 yaşında, güzel sanatlar fakültesinden mezun, boş zamanlarda murat'ın deli gibi sevdiği selin'i beceriyordu, hala en büyük hobisi gençtürksel günlerinde sinemaya, ıssız bir filme gidip, arka koltukta sanat keyfi çıkarmak.
ceren: mehmet denen kişiliği seviyodu, hep muratı suçladı, hep. mehmet ise selin'e gösterdiği rahatlığı kendisine gösteremedi, hep içi hüzünlü kaldı, mezuniyette, mehmet'le fotoğraf çektirmemek için, törene bile katılmadı.
selin: murat'ı seviyordu ama nedense mehmet'in dest-i izdivaç teklifine hayır demedi, hayır seviyosan niye önüne çıkan ilk adamla çıkarsın bilmiyorum ama garip düşünceler içindeydi heral, bu kadın milletinin çözülmez özelliğiydi galiba gibisinden...
murat: hep makarna yedi, 31 çekerek üniversiteyi bitirdi, her yerde çok kadın yediğini anlattı, hala seln'in facebook'undan yeni sevgililerine, erkek arkadaşlarıyla çekildiği fotoğraflara küfür edip, film indiriyor. 5000 civarında korsan film indirdiği için göz altına alınsa da, sebest bırakıldı, gizli işsiz, gizli aşık.
sen: bu öyküyü okudun, biliyorum, sevdin açılamadın, açılsan da o başkasınındı, sende başkasının sevdiğiyle takıldın, ya da yalnız hayatını idame ettin ama inan ki bu hayat böyle, biliyosun. en büyük ibne hayattır, durma kıpırda, git o kıza, başaramasan da denemiş olursun, zaten hayat bir deneme değil mi? ben bu yazıyı sana yazım, durma kıpırda, hayat elindekileri alıp götürmeden yetiş onlara!
selin'le sevişiyorduk, o sırada aklımdan sadece ceren geçiyordu, keşke ona açılabilme cesaretim olsaydı ama zordu, insan sevdiği insana kolay açılamaz, onu kaybetmeyi göze alamaz diyerekten kendimi avutmaya çalışıyordum. o sırada telefon çaldı, açmadım...
mehmet:24 yaşında, güzel sanatlar fakültesinden mezun, boş zamanlarda murat'ın deli gibi sevdiği selin'i beceriyordu, hala en büyük hobisi gençtürksel günlerinde sinemaya, ıssız bir filme gidip, arka koltukta sanat keyfi çıkarmak.
ceren: mehmet denen kişiliği seviyodu, hep muratı suçladı, hep. mehmet ise selin'e gösterdiği rahatlığı kendisine gösteremedi, hep içi hüzünlü kaldı, mezuniyette, mehmet'le fotoğraf çektirmemek için, törene bile katılmadı.
selin: murat'ı seviyordu ama nedense mehmet'in dest-i izdivaç teklifine hayır demedi, hayır seviyosan niye önüne çıkan ilk adamla çıkarsın bilmiyorum ama garip düşünceler içindeydi heral, bu kadın milletinin çözülmez özelliğiydi galiba gibisinden...
murat: hep makarna yedi, 31 çekerek üniversiteyi bitirdi, her yerde çok kadın yediğini anlattı, hala seln'in facebook'undan yeni sevgililerine, erkek arkadaşlarıyla çekildiği fotoğraflara küfür edip, film indiriyor. 5000 civarında korsan film indirdiği için göz altına alınsa da, sebest bırakıldı, gizli işsiz, gizli aşık.
sen: bu öyküyü okudun, biliyorum, sevdin açılamadın, açılsan da o başkasınındı, sende başkasının sevdiğiyle takıldın, ya da yalnız hayatını idame ettin ama inan ki bu hayat böyle, biliyosun. en büyük ibne hayattır, durma kıpırda, git o kıza, başaramasan da denemiş olursun, zaten hayat bir deneme değil mi? ben bu yazıyı sana yazım, durma kıpırda, hayat elindekileri alıp götürmeden yetiş onlara!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar