bugün
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan7
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- bana onu sormayin15
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi8
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- anın görüntüsü26
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak8
- izmir bombası4
- iltica27
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması7
- gunluklerim aylik olmus15
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- 2000 model porche 9114
- sevilmeyen yazara budaklı kütük uzatmak2
- 1 55 boyunda fakir ve şişman bir erkek olmak2
- biri bana acil kahve4
- from gold from dust nervio birlikteliği2
- yeni kullanıcı adlarını ve feykleri takip edememek4
- dostluk2
- sözlüğün en seksi en güzel hatunu5
- sarapci koala hatayi6
- sözlük yazarlarının engellediği yazar sayısı6
- kayseri3
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları8
- yarragi olan adam9
- allah'ın çocukları olarak insanlık4
- 26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı2
- game of thrones taki kerhaneci12
- ruyada cansu dere'yi görmek3
- anın üzücü görüntüsü3
- yasin kolun tutuklanması3
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- fatma betül sayan kaya51
- sizi sözlükten soğutan yazar gerçek dostunuzdur6
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- günün yorumu3
- silvermist15
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- doğum yapmanın hücreleri 11 yıl yaşlandırması4
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- ingiliz valisi ile gizlice buluşan cb adayı ekrem5
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar4
- patlak tekerleğe bijon anahtarı uzatmak3
- yobaz kudurtan kıyafetler6
- cevheri güven3
- fon vurgunu akpli seçmene nasıl anlatılıyor3
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- sözlük kızları göreve7
kolay anlaşılabilen şarkıları herkesin yapabileceği su götürmez bir gerçektir. serdar ortaç'ın da deyimiyle; "zaten sekiz tane nota var, ne kadar çeşitli beste yapılabilir ki?"
ilhan irem'in şarkıları hep bir mesaj içerir, dolaylı anlatımı her zaman tercih etmiştir.
"sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sesin", der sevdiğine; "yemyeşil bir deniz senin gözlerin ne bir sandal ne bir ada ne bir sahil var, boğuluyorum" sözleriyle ifade eder aşkını...
her türlü duyguya hitap etmiştir ilhan irem, her telden çalmıştır...
"ayrılıkların da sonu var, bir gün çıkıp geleceksin; içimde bir ümit var, yeniden seveceksin" der sevip de kavuşamayan mecnun gibi...
"boşver boşver arkadaş, başka bulursun; bütün kalbin sevinçle neşeyle dolsun" der başka bir şarkısında da, sanki diğer şarkıyı teselli eder gibi...
"sana nasıl muhtacım, anlatsam bilemezsin; anlatayım bir dinle, yine de sen bilirsin" diye karşıdakine teslim olur bir şarkıda, "nereye gidersen git, ama sakın bitti deme" diye seslenir arkadan başka bir şarkıda, "gittiğin gün hayat bitti sanmıştım, gittiğin gün ölümü yaşamıştım; gittiğin gün zaman durdu sanmıştım, meğerse ben yanılmışım" diye cevap çıkartır başka bir şarkısında...
mesajlar taşıyan şarkıları boldur, ancak mesaj verme kaygısı taşımaz. kendi hayranlarıyla, ki onlar kendilerine "sevecen" adını koyar, ayrı bir dünyası vardır.
"öyle durma zamansız ayrılık gibi, öyle durma cansız bir korkuluk gibi; öyle durma apansız kavuşmak gibi, sessiz ve beklentisiz alışmak gibi" sözleri kimi düşünmeye sevk etmez ki? aynı şekilde "dışı akşam içi gündüz, yüzü bahar içinde bir güz" sözüyle de dolaylı anlatımın dibine vurmuştur...
"yükselen güneş oradan görünmüyor yanıma gel" demeyi de bilir, "yüreğin sentetik sevgin otomatik, duygular biraz fizik ve matematik, sözlerin fabrikasyon durum kritik" demeyi de...
sadece aşk meşkle de uğraşmaz, dünyaya da kafa patlatır, sorular yöneltir cevaplar arar. zaten hayatının gayesi de yaşamanın anlamını aramaktır.
"kocaman uzayda mini mini insanlar" olarak tanımlar insanlığı, "yere düşen damlalar yine yağmur oluyor mu" sorusunu sorar, "sorular türlü çeşitli" der ve ekler; "cevaplar da yine öyle".
"gökyüzünü tanımadan dünyadan olduk" diye tespitini iletir... yaratıcıyı bir kuklacı amca olarak tasvir eder, bizleri de o'nu arayan kuklalar. ve amca'yı bulmak için içimize bakmamız gerektiğini anlatır...
gemiler geriye döndüğünde aynı sahilde; gene yan yana olmayı dileyebilecek kadar romantik bir aşık, yel değirmenlerine karşı savaşabilecek bir don kişot, ayrı geçen senelerin zorluğunu kızına anlatamayacak bir babadır.
her şeyden önce "sevecenler"ine ışık ve sevgiyle yaklaşan bir güneştir, karanlık hisleri aydınlatabilen karmaşık cümlelerle ruhu da ısıtan.
ışık ve sevgiyle kal yüreği büyük, sözleri geniş zamanlara karşılık gelen gerçek müzisyen...
ilhan irem'in şarkıları hep bir mesaj içerir, dolaylı anlatımı her zaman tercih etmiştir.
"sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sesin", der sevdiğine; "yemyeşil bir deniz senin gözlerin ne bir sandal ne bir ada ne bir sahil var, boğuluyorum" sözleriyle ifade eder aşkını...
her türlü duyguya hitap etmiştir ilhan irem, her telden çalmıştır...
"ayrılıkların da sonu var, bir gün çıkıp geleceksin; içimde bir ümit var, yeniden seveceksin" der sevip de kavuşamayan mecnun gibi...
"boşver boşver arkadaş, başka bulursun; bütün kalbin sevinçle neşeyle dolsun" der başka bir şarkısında da, sanki diğer şarkıyı teselli eder gibi...
"sana nasıl muhtacım, anlatsam bilemezsin; anlatayım bir dinle, yine de sen bilirsin" diye karşıdakine teslim olur bir şarkıda, "nereye gidersen git, ama sakın bitti deme" diye seslenir arkadan başka bir şarkıda, "gittiğin gün hayat bitti sanmıştım, gittiğin gün ölümü yaşamıştım; gittiğin gün zaman durdu sanmıştım, meğerse ben yanılmışım" diye cevap çıkartır başka bir şarkısında...
mesajlar taşıyan şarkıları boldur, ancak mesaj verme kaygısı taşımaz. kendi hayranlarıyla, ki onlar kendilerine "sevecen" adını koyar, ayrı bir dünyası vardır.
"öyle durma zamansız ayrılık gibi, öyle durma cansız bir korkuluk gibi; öyle durma apansız kavuşmak gibi, sessiz ve beklentisiz alışmak gibi" sözleri kimi düşünmeye sevk etmez ki? aynı şekilde "dışı akşam içi gündüz, yüzü bahar içinde bir güz" sözüyle de dolaylı anlatımın dibine vurmuştur...
"yükselen güneş oradan görünmüyor yanıma gel" demeyi de bilir, "yüreğin sentetik sevgin otomatik, duygular biraz fizik ve matematik, sözlerin fabrikasyon durum kritik" demeyi de...
sadece aşk meşkle de uğraşmaz, dünyaya da kafa patlatır, sorular yöneltir cevaplar arar. zaten hayatının gayesi de yaşamanın anlamını aramaktır.
"kocaman uzayda mini mini insanlar" olarak tanımlar insanlığı, "yere düşen damlalar yine yağmur oluyor mu" sorusunu sorar, "sorular türlü çeşitli" der ve ekler; "cevaplar da yine öyle".
"gökyüzünü tanımadan dünyadan olduk" diye tespitini iletir... yaratıcıyı bir kuklacı amca olarak tasvir eder, bizleri de o'nu arayan kuklalar. ve amca'yı bulmak için içimize bakmamız gerektiğini anlatır...
gemiler geriye döndüğünde aynı sahilde; gene yan yana olmayı dileyebilecek kadar romantik bir aşık, yel değirmenlerine karşı savaşabilecek bir don kişot, ayrı geçen senelerin zorluğunu kızına anlatamayacak bir babadır.
her şeyden önce "sevecenler"ine ışık ve sevgiyle yaklaşan bir güneştir, karanlık hisleri aydınlatabilen karmaşık cümlelerle ruhu da ısıtan.
ışık ve sevgiyle kal yüreği büyük, sözleri geniş zamanlara karşılık gelen gerçek müzisyen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar