bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz5
- zorunlu eğitim11
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sonbahar2
- velvet5
- sebahattin şirin14
- cin2
- çalışmak özgürlük müdür5
- çerçeve yasa22
- ey insan4
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- cıvık çift5
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- sözlükte kadın yazar olması5
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- apo piçtir piç kalacak12
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- kalp krizi8
- bu saatte yemek yemek4
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- ekşi sözlük referans18
- anın görüntüsü15
- hepinizin agzina biber surcem7
- profilini gizli tutma nedeni9
- tenis oynayan erkek4
- romelu lukaku7
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- mony tontana3
- türk milletine kurulan pusu7
- eski türkiye5
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- mel melin palavra sıkması7
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
- estetik ameliyat olan kişiyi ziyaret etmek3
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- vize dolandırıcılarına 6 ilde operasyon2
- burçlara inanmak3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
anadolu'nun bağrı yanık, havası sert, insanı mert şehri.
yanıktır bağrı ve timur'a kadar dayanır yanıklığı. selçuklu'nun gözdesi, osmanlı imparatorunun göz yaşı sebebi olmuştur vakt-i zamanında. bir devletin kurtuluşuna önderlik eden, cumhuriyet temeli atılmasına ev sahipliği yapmış, tarihi bir şehir. başkentliği de vardır tarihinde bu güzel şehrin. şifahanesinde dünya tıbbına önderlik etmiştir bir zamanlar.
"burası harman yeri yiğitleri bol olur; havası sert, insanı mert ozanları çok olur"
nice aşıklar doğurmuş, nice sanatçılar vermiştir ülkemize.
cumhuriyetin kuruluşunun 50. yıl dönümünde, adına üniversite açılmış ve o zaman kendisine terk edilmiştir bu şehir. ne kimse arar, ne kimse yüzüne bakar. zamanın yosun tutmuş sayfalarında kaybolur git gide.
peki biz nasıl hatırlarız sivas'ı? senede bir defa; haziran sonu, temmuz başında! alnında bir kara leke, küflü ağızlara meze...
tarihi bir utanca ev sahipliği yapmıştır, doğrudur. ancak güzelim tarihinde hatırlanan tek şeyin bu utanç olması da ayrı bir yanma sebebidir. dışı seni, içi beni yakar diyorlar ya hani; dışı da içi de sivasımı yakar.
yobaz sivas, yaktın bizi!
kim yobaz bu durumda, bir baksana?
hani hep demagojisini yaparız, doğuda insanlar böyle cahil, şöyle eğitimsiz, böyl töre kurbanı vs. yaparız, yaparız da iş gitmeye görmeye gelince tırsarız içten içe. kimse adımını atmak istemez o pis insanların yanına. halbuki sorsan; emekçimiz, köylümüz, milletimizin efendisidirler. hadi ordan, yemiyoruz artık bunları.
kim gitti de gördü ki sivas'ın yobazlığını bu güne kadar? kaç kişi gidip de çifte minarenin altından geçip, şifahiye medresesinin yanık duvarlarını gördü; timur'un bize bıraktığı.
hanginiz bir esnafa yaklaşıp yoldan geldim dediniz de "ekmek ye" "çay iç" teklifiyle karşılaşmadınız? "ekmek ye" gibi mütevazi teklifin altında, ömrünüzde yiyebileceğiniz en güzel yemek olan köftenin, etliekmeğin olduğunu nasıl bilebilirsiniz ki?
benim şehrim hep bağrı yanıktı ve her sene tekrar yakılıyor. ayıptır. hümanizm, sosyalizm adları altında faşizmin en büyük örneklerini gösteren sizlersiniz. hangi insan evladı savunur ki bir canın diri diri yakılmasını, neyin savaşındasınız anlamam ki?
peki hiç düşünmez misiniz ki "20.000 kişi otelin etrafını sardı, bütün şehir adam yaktı" dediğinizde, o şehirde o kadar yetişkin insanın yaşamadığını?
soru mu bu şimdi, siz düşünmezsiniz ki. sizin için fırsat yakalamak yeterdir ideolojinizin dışındakileri suçlu bulup, onlara sataşacak.
aldırma sivasım, sen türküler ver yine bu küflü ağızlara. seni çalsın, senle yaşasınlar aşklarını, sıla hasretlerini. varsın sövsünler sonra dönüp, sen bir türkü daha ver!
yanıktır bağrı ve timur'a kadar dayanır yanıklığı. selçuklu'nun gözdesi, osmanlı imparatorunun göz yaşı sebebi olmuştur vakt-i zamanında. bir devletin kurtuluşuna önderlik eden, cumhuriyet temeli atılmasına ev sahipliği yapmış, tarihi bir şehir. başkentliği de vardır tarihinde bu güzel şehrin. şifahanesinde dünya tıbbına önderlik etmiştir bir zamanlar.
"burası harman yeri yiğitleri bol olur; havası sert, insanı mert ozanları çok olur"
nice aşıklar doğurmuş, nice sanatçılar vermiştir ülkemize.
cumhuriyetin kuruluşunun 50. yıl dönümünde, adına üniversite açılmış ve o zaman kendisine terk edilmiştir bu şehir. ne kimse arar, ne kimse yüzüne bakar. zamanın yosun tutmuş sayfalarında kaybolur git gide.
peki biz nasıl hatırlarız sivas'ı? senede bir defa; haziran sonu, temmuz başında! alnında bir kara leke, küflü ağızlara meze...
tarihi bir utanca ev sahipliği yapmıştır, doğrudur. ancak güzelim tarihinde hatırlanan tek şeyin bu utanç olması da ayrı bir yanma sebebidir. dışı seni, içi beni yakar diyorlar ya hani; dışı da içi de sivasımı yakar.
yobaz sivas, yaktın bizi!
kim yobaz bu durumda, bir baksana?
hani hep demagojisini yaparız, doğuda insanlar böyle cahil, şöyle eğitimsiz, böyl töre kurbanı vs. yaparız, yaparız da iş gitmeye görmeye gelince tırsarız içten içe. kimse adımını atmak istemez o pis insanların yanına. halbuki sorsan; emekçimiz, köylümüz, milletimizin efendisidirler. hadi ordan, yemiyoruz artık bunları.
kim gitti de gördü ki sivas'ın yobazlığını bu güne kadar? kaç kişi gidip de çifte minarenin altından geçip, şifahiye medresesinin yanık duvarlarını gördü; timur'un bize bıraktığı.
hanginiz bir esnafa yaklaşıp yoldan geldim dediniz de "ekmek ye" "çay iç" teklifiyle karşılaşmadınız? "ekmek ye" gibi mütevazi teklifin altında, ömrünüzde yiyebileceğiniz en güzel yemek olan köftenin, etliekmeğin olduğunu nasıl bilebilirsiniz ki?
benim şehrim hep bağrı yanıktı ve her sene tekrar yakılıyor. ayıptır. hümanizm, sosyalizm adları altında faşizmin en büyük örneklerini gösteren sizlersiniz. hangi insan evladı savunur ki bir canın diri diri yakılmasını, neyin savaşındasınız anlamam ki?
peki hiç düşünmez misiniz ki "20.000 kişi otelin etrafını sardı, bütün şehir adam yaktı" dediğinizde, o şehirde o kadar yetişkin insanın yaşamadığını?
soru mu bu şimdi, siz düşünmezsiniz ki. sizin için fırsat yakalamak yeterdir ideolojinizin dışındakileri suçlu bulup, onlara sataşacak.
aldırma sivasım, sen türküler ver yine bu küflü ağızlara. seni çalsın, senle yaşasınlar aşklarını, sıla hasretlerini. varsın sövsünler sonra dönüp, sen bir türkü daha ver!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar