bugün

türkiye nin fakirleşmesi

'ne düzgün bir liberal politika ne de düzgün bir keynesci politika işleyebilmektedir',

sorun burda: evvela gelişmiş ülkelerce liberal politika gerçekten uygulanıyor ve işe yarıyorsa, gelişmekte olan ülkelere de uygulansın; yok eğer uygulanmıyorsa, devlet müdahalesine başvuran gelişmekte olan ülkeler baskı altında bırakılmasın.

şimdi, tüm ülkeler için büyüme rakamlarının en yüksek olduğu yıllar ikinci dünya savaşı'ndan 1970'lere kadar olan dönemdir, cevaplanması gerek soru, bu dönemde abd ve diğer ülkeler müdahaleci bir politika mı uygulamışlardır, yoksa bugün olduğu gibi (!) serbest dış ticaret politikaları ile mi kalkınmışlardır? bilinen o ki, geçmişte bu ülkeler müdahaleci bir politikaya sarılmış ve bugün de 'serbest piyasa söylemine rağmen, ABD dâhil her yerde hâlâ ağırlıklı olarak uygulanan iktisadi model, müdahaleci, ince ayar'cı, piyasayı kendi haline bırakmaya yanaşmayan, para ve maliye politikalarını günübirlik ekonomiye müdahale aracı olarak kullanan Keynesçi model olmuştur', tersini söyleyen kendini kandırmaktadır,

türkiye de, birinci dünya savaşı sonrası ekonomik kalkınmasını -bilindiği kadarıyla- korumacı bir politika ile sağlamıştır, ikinci dünya savaşı sonrası büyük oranda yoksulluk yaşamış ve fakirlik her daim ülke içerisinde yer edinmiştir, ama burda belirtilmeye çalışılan şey bu yoksulluğun, neoliberal politikalarla birlikte, daha da üst seviyelere ulaşmış olması, fakirin daha da fakirleşmesidir, iktisatta en zengin yüzde yirmi ve en fakir yüzde yirmi diye kavramlar var, gidin bir oranlarına bakın yahu, yapmayın.
© copyright 2005 - 2026