bugün
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip3
- ilk buluşmada ne getirilmeli6
- velvet hanım günaydın3
- ahmet sezer bey11
- gemici çakmağı3
- kabak yemeği vs hamburger11
- put2
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- 186 boyundaki erkek19
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- çocukların şımarık olması2
- norveç futbolu3
- en büyük korkunuz5
- diktatörlükle yönetilen ülkeler2
- sabahın 6 sında uyanmak4
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- solculuğun bir virüs olması2
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- orduspor çocukları2
- dem parti7
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- erzincanlı erkekler6
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- istanbullu erkekler5
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- sivaslı yiğidolar6
- g'i l d'e d l'i l y20
- yalnizca deli yalnizca sair21
- zengin olsanız ne yapardınız9
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- din tartışması7
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler5
- kürt erkek5
- habire1240
- norveçte bok olsam9
- adıyamanlı erkekler5
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- velvet47
- arkadaşlar bakar mısınız21
Kuran-ı Kerim'in motamot tercümesi.
Kur'an-ı Kerim çevirilerinde, gerek mütercim için, gerekse okuyucu için çok önemli olan bir husus vardır!
Çeviri yapılırken ya da okunurken, "kelime kökünün anlamına göre çeviri" ya da "kelimenin güncel anlamına göre çeviri" tercihlerinden herhangi birini seçilmesi (-ki bu kısım mütercimi ilgilendirir) ya da seçilmiş olması (-ki bu kısım da okuyucuyu ilgilendirir) konusunda şu husuları göz önünde bulundurmalıyız:
Dil, yaşayan ve bazen körelen ve bazen de gelişen bir yapı gösterir. Bu yönüyle örneğin: "kâfir" kelimesi "kök anlam" olarak "çiftçi" anlamındayken, hiçbir Mekkeli "niye senin Kur'an'ın bize çiftçi diyor" eleştirisinde bulunmamıştır. Yani vahiyde, yaşayan dil ve işaret edilen anlam, kök anlamlılığa tercih edilmiştir.
Benzer bir durumu "millet" ve "takıyye" gibi kavramlarda da görüyoruz. Bunlarda ise Kur'an'da olumlu anlamda kullanım varken, günümüzde olumsuz yönde bir anlam kayması var. Günümüzde, "Millet" kavramını kullananlar, kök anlamıyla kullanmadıkları için, biz de onların kastının Kur'an'da geçen anlamıyla millet olmadığını biliyoruz.
Bu durum bizlere, yapılmış olan tercümeleri okurken sözcük bazında hataların olabileceğini bu durumda "ayetlerin, sözcüklerden; surelerin, ayetlerden oluştuğunun" farkında olarak ve her bir ayetin, kendinden önceki ve sonraki ayetle bağıntılı ya da bağlantılı olabileceğini akıldan çıkarmayarak; ayrıca altı bin küsür ayetin içinde, aynı konunun farklı yönlerini ele alan, benzer konulu ayetlerin var olduğunu ve bu ayetlerin bir araya getirilerek ancak hüküm çıkarılabileceğini unutmayarak tercümeler okunmalıdır.
Farklı mütercimlerin onlarca tercümesi okunabileceği gibi, işinin ehli mütercimlerden bir ikisi de tercih edilebilir. Hata yapılabilme riski noktasında, meal ve tefsirler hemen hemen aynı konumdadırlar. Ancak tefsirlerin, meallere göre daha açıklayıcı oldukları; özellikle gerekçeli meal-tefsirlerin* tercih edilmesinin, okuyucuya daha sağlıklı bilgiye yaklaştıracağını bilmeliyiz.
Kur'an-ı Kerim çevirilerinde, gerek mütercim için, gerekse okuyucu için çok önemli olan bir husus vardır!
Çeviri yapılırken ya da okunurken, "kelime kökünün anlamına göre çeviri" ya da "kelimenin güncel anlamına göre çeviri" tercihlerinden herhangi birini seçilmesi (-ki bu kısım mütercimi ilgilendirir) ya da seçilmiş olması (-ki bu kısım da okuyucuyu ilgilendirir) konusunda şu husuları göz önünde bulundurmalıyız:
Dil, yaşayan ve bazen körelen ve bazen de gelişen bir yapı gösterir. Bu yönüyle örneğin: "kâfir" kelimesi "kök anlam" olarak "çiftçi" anlamındayken, hiçbir Mekkeli "niye senin Kur'an'ın bize çiftçi diyor" eleştirisinde bulunmamıştır. Yani vahiyde, yaşayan dil ve işaret edilen anlam, kök anlamlılığa tercih edilmiştir.
Benzer bir durumu "millet" ve "takıyye" gibi kavramlarda da görüyoruz. Bunlarda ise Kur'an'da olumlu anlamda kullanım varken, günümüzde olumsuz yönde bir anlam kayması var. Günümüzde, "Millet" kavramını kullananlar, kök anlamıyla kullanmadıkları için, biz de onların kastının Kur'an'da geçen anlamıyla millet olmadığını biliyoruz.
Bu durum bizlere, yapılmış olan tercümeleri okurken sözcük bazında hataların olabileceğini bu durumda "ayetlerin, sözcüklerden; surelerin, ayetlerden oluştuğunun" farkında olarak ve her bir ayetin, kendinden önceki ve sonraki ayetle bağıntılı ya da bağlantılı olabileceğini akıldan çıkarmayarak; ayrıca altı bin küsür ayetin içinde, aynı konunun farklı yönlerini ele alan, benzer konulu ayetlerin var olduğunu ve bu ayetlerin bir araya getirilerek ancak hüküm çıkarılabileceğini unutmayarak tercümeler okunmalıdır.
Farklı mütercimlerin onlarca tercümesi okunabileceği gibi, işinin ehli mütercimlerden bir ikisi de tercih edilebilir. Hata yapılabilme riski noktasında, meal ve tefsirler hemen hemen aynı konumdadırlar. Ancak tefsirlerin, meallere göre daha açıklayıcı oldukları; özellikle gerekçeli meal-tefsirlerin* tercih edilmesinin, okuyucuya daha sağlıklı bilgiye yaklaştıracağını bilmeliyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar