bugün
- kolye142
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı9
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması9
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- peynir dolgulu jalapeno4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hacker saldırısı gazileri8
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- nokia20
- türkiye20
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi5
- fransa8
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspects'in ayağı4
- azerbaycan5
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- tır şoförü olmayı istemek14
- almanya11
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- esaretin bedeli5
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- bilim3
- ay3
- uzay3
- konya denilince akla gelenler7
- fon vurgunu24
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
"işçinin, emekçinin bayramı..."
en hissederek düşündüğüm, sıradan bir günde üzerine saatlerce konuşabileceğim ve tartışabileceğim bir gün olmasına rağmen şurada; hakkında iki satır yazayım dediğim zaman kitlendiğim gündür: 1 mayıs.
oysa basittir; iş-işçi-emek-emekçi-ekmek diyip üzerinden iki satır siyasetle buruşturup bir mayıs tanımı yapması ve ardından sistemi işleten çarkları yağlayan, onaran, değiştiren kişileri yargılayıp; cahil diyip ne bayramı ne hakkı gidin çalışın günde 10 saat bırakın düşünmeyi, bizler soylu beyinlerimizle sizin yerinize düşünürüz sizin yerinize kararları veririz demesi. ve ardından size görevlerinizi söyleriz harfiyen yapmanız için.
kolaydır bir işçinin basit olduğuna karar vermesi ve kolaydır onların kıt akıllarıyla, yağlı elleriyle, pis tulumlarıyla düşünemeyeceklerine, karar veremeyeceklerine inanması.
komiktir; ellerinde bir dirhem nasır olmadan işçilerin bütün dertlerini bildiklerini, bütün sıkıntılarını gördüklerini söylemesi. ve bunun yanında yine onları sömürerek yine işçilerin haklarını koruduklarını iddia etmesi.
sendikalar için acaba taksim'de 1 mayıs'ı kutlamak çok mu büyük başarıdır. işçiler günde 10 saatten fazla çalışırken, asgari ücretin iyice asgarileştiği, açlık sınırının iki kere işçi maaşını geçtiği bugünlerde. taksim bir semboldür bir anıttır yaşanılan olaylar açısından, geçmiş açısından ve gelecek nesillere bunu hatırlatmak açısından. ama bu sendikaların sadece mekan olarak "burada toplandık bakın neler başardık" demesini sağlayabilir mi?
taksim'de yaşanılanlar her zaman hatırlansın hayatını kaybeden işçiler her zaman anılsın hatırlansın, ama bugün geçmişte taksim olaylarında hayatını kaybedenlerden onlarca katı işçi; iş kazasından dolayı hayatını kaybediyor. onlar için bir şey yapılmıyor olması sendikaları ne kadar dürüst kılar veya kendine lider süsü veren emekçi pozu yapanları ne kadar gerçekçi kılar!
bugün mesai saati bitiminde bir işçi veya memur evine gidip dinlenmek veya ailesiyle zaman geçirmek yerine daha rahat bir yaşam için değil sadece aç kalmamak ve asgari ihtiyaçlarını gidermek için ek iş yapıyorsa, simit satıyor veya pazarcılık, işportacılık yapıyorsa bu acaba insanların, yöneticilerin, sendikaların, hükümetlerin ne kadar halkına yakın olduğunun bir göstergesidir, ne kadar hayat şartlarının bilindiğinin bir göstergesidir, alınmayan her önlem, yapılmayan her iyileştirme, yükseltilmeyen bütün hayat standartları bunun bir kanıtıdır.
zaten yakın zamanda "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diyecek yöneticiler. durumumuz o kadar iyi.
ve ülkenin ekonomik istikrarı siyasetimiz sayesinde muhteşem oldu ki fakirlik, hırsızlık, yolsuzluk vb tavan yaptı gidiyor. ahlak çöktü ve bunun tek nedeni avrupa'ya özenmemiz, ekonomimizin kötü olması, işsizlik veya hayat pahalılığı değil.
Neyse,
1 Mayıs'da taksimde tüm emekcilerle bende kutluycam...
en hissederek düşündüğüm, sıradan bir günde üzerine saatlerce konuşabileceğim ve tartışabileceğim bir gün olmasına rağmen şurada; hakkında iki satır yazayım dediğim zaman kitlendiğim gündür: 1 mayıs.
oysa basittir; iş-işçi-emek-emekçi-ekmek diyip üzerinden iki satır siyasetle buruşturup bir mayıs tanımı yapması ve ardından sistemi işleten çarkları yağlayan, onaran, değiştiren kişileri yargılayıp; cahil diyip ne bayramı ne hakkı gidin çalışın günde 10 saat bırakın düşünmeyi, bizler soylu beyinlerimizle sizin yerinize düşünürüz sizin yerinize kararları veririz demesi. ve ardından size görevlerinizi söyleriz harfiyen yapmanız için.
kolaydır bir işçinin basit olduğuna karar vermesi ve kolaydır onların kıt akıllarıyla, yağlı elleriyle, pis tulumlarıyla düşünemeyeceklerine, karar veremeyeceklerine inanması.
komiktir; ellerinde bir dirhem nasır olmadan işçilerin bütün dertlerini bildiklerini, bütün sıkıntılarını gördüklerini söylemesi. ve bunun yanında yine onları sömürerek yine işçilerin haklarını koruduklarını iddia etmesi.
sendikalar için acaba taksim'de 1 mayıs'ı kutlamak çok mu büyük başarıdır. işçiler günde 10 saatten fazla çalışırken, asgari ücretin iyice asgarileştiği, açlık sınırının iki kere işçi maaşını geçtiği bugünlerde. taksim bir semboldür bir anıttır yaşanılan olaylar açısından, geçmiş açısından ve gelecek nesillere bunu hatırlatmak açısından. ama bu sendikaların sadece mekan olarak "burada toplandık bakın neler başardık" demesini sağlayabilir mi?
taksim'de yaşanılanlar her zaman hatırlansın hayatını kaybeden işçiler her zaman anılsın hatırlansın, ama bugün geçmişte taksim olaylarında hayatını kaybedenlerden onlarca katı işçi; iş kazasından dolayı hayatını kaybediyor. onlar için bir şey yapılmıyor olması sendikaları ne kadar dürüst kılar veya kendine lider süsü veren emekçi pozu yapanları ne kadar gerçekçi kılar!
bugün mesai saati bitiminde bir işçi veya memur evine gidip dinlenmek veya ailesiyle zaman geçirmek yerine daha rahat bir yaşam için değil sadece aç kalmamak ve asgari ihtiyaçlarını gidermek için ek iş yapıyorsa, simit satıyor veya pazarcılık, işportacılık yapıyorsa bu acaba insanların, yöneticilerin, sendikaların, hükümetlerin ne kadar halkına yakın olduğunun bir göstergesidir, ne kadar hayat şartlarının bilindiğinin bir göstergesidir, alınmayan her önlem, yapılmayan her iyileştirme, yükseltilmeyen bütün hayat standartları bunun bir kanıtıdır.
zaten yakın zamanda "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diyecek yöneticiler. durumumuz o kadar iyi.
ve ülkenin ekonomik istikrarı siyasetimiz sayesinde muhteşem oldu ki fakirlik, hırsızlık, yolsuzluk vb tavan yaptı gidiyor. ahlak çöktü ve bunun tek nedeni avrupa'ya özenmemiz, ekonomimizin kötü olması, işsizlik veya hayat pahalılığı değil.
Neyse,
1 Mayıs'da taksimde tüm emekcilerle bende kutluycam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar