bugün
- manifest grubu vs tarkan13
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak16
- kedilerin artık fare yakalamaması7
- yeni parti54
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi6
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- sinem dedetaş6
- kemal kılıçdaroğlu16
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması5
- japon2
- diamond bosphorus26
- huzur2
- camlar açık çıplak yatmak3
- hikayeyi devam ettir54
- berkant gültekin'in gürsel tekin'e verdiği ayar5
- g o k u2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- seni onaracağım diyen kadın3
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek5
- popüler yazarlara bulaşıp ilgi çekmeye çalışan tip2
- çaylaklıktan çıkıp 30 dk sonra yine çaylak olmak2
- sabah sözlüğe girenlerin kaliteli ve elit olması4
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek3
- kelmangeeee maaageeee kaakooo kaakooo3
- ekonomi5
- cemil tugay2
- penis ağrısına iyi gelen şeyler3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin6
- kürtlerin 100 bin yıllık tarihi2
- dansör3
- gezi teknesinde kızlara dans eden erkek2
- nickten isim tahmini yapmak72
- öğrenci evinde edinilen alışkanlıklar2
- allah olsanız peygamber yapacağınız kişi2
- salat nedir2
- araba ve ruhsatı masaya bırakıp gitmek2
- cheeseburger2
- milliyetçi hareket partisi3
- sokakta kavga teknikleri15
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- alman finolarının ortak özellikleri2
- arkadaşlar bakar mısınız28
- türbanlı kızla sevişmek2
- mezoterapi11
- pilot bir erkekle sevgili olmak11
- sözlük yazarlarının saatleri10
- izmirlilerin bilmedikleri şeyler2
- geceleri uyutmayan dertler4
- çekirge7
sözlüğe yazar olduğumdan beri belki de ilk yazmam gerekendi paco de lucia başlığı. bu durum bazı arkadaşlarımın da dikkatini çekmişti ve hep "hayırdır kardeş senin şimdiye kadar on tane entry girmiş olman lazım paco ile ilgili" şeklinde sorularla karşılaşmıştım. onlara verdiğim yanıt ise hep aynıydı. "o üstadı tanımlamamak için iki nedenim var. birincisi sözcük dağarcığım bu büyük sanatçıyı tasvir etmek için yetersiz kalır. ikincisi ise yettiği kadarıyla da olsa, yazacağım şey benim nezdimde paco de lucia ya yakışır bir entry olmalıdır."
bilmiyorum belki de korktum. kendi yazdığım entry i beğenemeyeceğim diye. ama artık bütün korularımla yüzleşmeye hazırım ve bütün riskleri göze alıyorum...
discograpy tarzında birşey yazmayacağım. ki isteyen google da istediği kadar paco de lucia discograpy si bulabilir. eğer sekiz senedir gitar dedikleri büyücü asası enstrümana kendimi adadımsa, ve ömrümün geri kalan kısmında da bu enstrüman benim varlığımın özünü oluşturan en büyük töz olacaksa bunda üstad baş rölü oynamaktadır.
2002 yılının yaz tatilinde bir akşam alanya nın caddelerinde gezerken kırmızı tabelalarla süslenmiş, üzerinde bir çingene figürünün olduğu bir barın önünden geçmekteydim. içeriden ise daha önce hiç duymadığım, fakat bir o kadar da sanki beni kendi elleriyle büyütmüş bir müzik sesi gelmekteydi. çalan şarkıyı hatırlamıyorum fakat barmen "paco de lucia" demişti. paco de lucia ismini aldığım gibi soluğu müzik markette aldım ve bu adamın albümünü istiyorum dedim. sadece bir albümü vardı ve fiyatı o zamanın parasıyla 20 liraydı, imkanı yok alamazdım. adama yalvar yakar cd yi kopyalattık. "solo quiero caminar" albümünün kapağını bile fotokopi çektirmiştim. artık yeni yeni çalmaya başladığım gitarın anlamı bende çok daha büyüktü. paco de lucia nın ilham olduğu bir çok genç gitarist arkadaş gördüm fakat bu ilham onlarda zamanla bıkkınlığa ve ümitsizliğe dönüştü. "benim bu adam gibi çalmam imkansız" denilip gitarlar bir köşeye atılıyordu ya da sahil ve hatun kaldırma araçlarına dönüşüyordu. ben asla pes etmedim ve 8 sene boyunca özellikle yaz tatillerinde günde en az 8 saatimi vererek çalıştım. yeri geldi gitarımın omzuna yüzümü koyup uyuyakaldım, yeri geldi kırılan tırnaklarımın etleri parçalandı ve kanım damla damla gitarımın etiketine bulaştı. her gittiğim yere götürdüğüm kalitesiz ucuz gitarım fazla dayanmadı ve sapı kırıldı. sonrasında yeni, kaliteli gıcır gıcır bir gitarım oldu fakat o eski gitarı hiçbirzaman odamın başköşesinden indirmedim. ve "sen nasıl bu seviyeye geldin?" diyen arkadaşlara o sadece gövdeden ibaret olan gitarın gül deliğini gösterdim.
internet ortamının yaygınlaşması sayesinde bir çok paco de lucia albümüne erişme imkanı buldum. bunun yanısıra videolar ve konser kayıtları. bütün bunlar kendimi geliştirmemde çok büyük öneme sahiptir.
peki kimdir paco de lucia nocturnal concerto için??
eğer "gitar" bir kadın olsaydı, bizler paco de lucia nın ölmesini beklemekten başka birşey yapamazdık. parmaklarının yaratanın hediyesi ve akdeniz in sıcaklığının izi olduğu esnekliği, zerafeti, dumanlı ve hüzünlü hali meşk ederken tellerle, aşkla sevişmenin müziğini hoparlörlerden dinlersiniz. flamenko soyuna sahip kanının etkisiydi belki de. o kültürün ateşli elleriyle tutkuyla okşayıp en güzel şeklini verdiği, dünyaya sunarken bile kıymetinden elinin titrediği paha biçilmez çinili antik bir vazodur paco de lucia. müziğinde sonsuzluğun anahtarının gizli olduğu en büyük büyücü, gandalf dır. müziği şiir gibi gitarıyla okuyan, beni şiirleştiren; flamenko yu yüzüme, kıvrımlarıma, sesime, saçıma, kanıma, parmaklarıma adeda şırıngaya enjekte eden bir cerrahtır. sahip olduğum kimliğin, karakterin, yaklaşımın özünü oluşturan tılsımı mütevazilikle ve alçakgönüllülükle bana veren insandır.
http://www.imageunload.co...view/15926/ads%C4%B1z.JPG
http://www.imageunload.co...iew/15935/ads%C4%B1z2.JPG
http://www.imageunload.co...blic/pview/15931/paco.jpg
http://www.imageunload.co.../pview/15932/paco-act.jpg
http://www.imageunload.co...pview/15933/paco-azul.jpg
http://www.imageunload.co.../paco-de-lucia-ensayo.jpg
bilmiyorum belki de korktum. kendi yazdığım entry i beğenemeyeceğim diye. ama artık bütün korularımla yüzleşmeye hazırım ve bütün riskleri göze alıyorum...
discograpy tarzında birşey yazmayacağım. ki isteyen google da istediği kadar paco de lucia discograpy si bulabilir. eğer sekiz senedir gitar dedikleri büyücü asası enstrümana kendimi adadımsa, ve ömrümün geri kalan kısmında da bu enstrüman benim varlığımın özünü oluşturan en büyük töz olacaksa bunda üstad baş rölü oynamaktadır.
2002 yılının yaz tatilinde bir akşam alanya nın caddelerinde gezerken kırmızı tabelalarla süslenmiş, üzerinde bir çingene figürünün olduğu bir barın önünden geçmekteydim. içeriden ise daha önce hiç duymadığım, fakat bir o kadar da sanki beni kendi elleriyle büyütmüş bir müzik sesi gelmekteydi. çalan şarkıyı hatırlamıyorum fakat barmen "paco de lucia" demişti. paco de lucia ismini aldığım gibi soluğu müzik markette aldım ve bu adamın albümünü istiyorum dedim. sadece bir albümü vardı ve fiyatı o zamanın parasıyla 20 liraydı, imkanı yok alamazdım. adama yalvar yakar cd yi kopyalattık. "solo quiero caminar" albümünün kapağını bile fotokopi çektirmiştim. artık yeni yeni çalmaya başladığım gitarın anlamı bende çok daha büyüktü. paco de lucia nın ilham olduğu bir çok genç gitarist arkadaş gördüm fakat bu ilham onlarda zamanla bıkkınlığa ve ümitsizliğe dönüştü. "benim bu adam gibi çalmam imkansız" denilip gitarlar bir köşeye atılıyordu ya da sahil ve hatun kaldırma araçlarına dönüşüyordu. ben asla pes etmedim ve 8 sene boyunca özellikle yaz tatillerinde günde en az 8 saatimi vererek çalıştım. yeri geldi gitarımın omzuna yüzümü koyup uyuyakaldım, yeri geldi kırılan tırnaklarımın etleri parçalandı ve kanım damla damla gitarımın etiketine bulaştı. her gittiğim yere götürdüğüm kalitesiz ucuz gitarım fazla dayanmadı ve sapı kırıldı. sonrasında yeni, kaliteli gıcır gıcır bir gitarım oldu fakat o eski gitarı hiçbirzaman odamın başköşesinden indirmedim. ve "sen nasıl bu seviyeye geldin?" diyen arkadaşlara o sadece gövdeden ibaret olan gitarın gül deliğini gösterdim.
internet ortamının yaygınlaşması sayesinde bir çok paco de lucia albümüne erişme imkanı buldum. bunun yanısıra videolar ve konser kayıtları. bütün bunlar kendimi geliştirmemde çok büyük öneme sahiptir.
peki kimdir paco de lucia nocturnal concerto için??
eğer "gitar" bir kadın olsaydı, bizler paco de lucia nın ölmesini beklemekten başka birşey yapamazdık. parmaklarının yaratanın hediyesi ve akdeniz in sıcaklığının izi olduğu esnekliği, zerafeti, dumanlı ve hüzünlü hali meşk ederken tellerle, aşkla sevişmenin müziğini hoparlörlerden dinlersiniz. flamenko soyuna sahip kanının etkisiydi belki de. o kültürün ateşli elleriyle tutkuyla okşayıp en güzel şeklini verdiği, dünyaya sunarken bile kıymetinden elinin titrediği paha biçilmez çinili antik bir vazodur paco de lucia. müziğinde sonsuzluğun anahtarının gizli olduğu en büyük büyücü, gandalf dır. müziği şiir gibi gitarıyla okuyan, beni şiirleştiren; flamenko yu yüzüme, kıvrımlarıma, sesime, saçıma, kanıma, parmaklarıma adeda şırıngaya enjekte eden bir cerrahtır. sahip olduğum kimliğin, karakterin, yaklaşımın özünü oluşturan tılsımı mütevazilikle ve alçakgönüllülükle bana veren insandır.
http://www.imageunload.co...view/15926/ads%C4%B1z.JPG
http://www.imageunload.co...iew/15935/ads%C4%B1z2.JPG
http://www.imageunload.co...blic/pview/15931/paco.jpg
http://www.imageunload.co.../pview/15932/paco-act.jpg
http://www.imageunload.co...pview/15933/paco-azul.jpg
http://www.imageunload.co.../paco-de-lucia-ensayo.jpg
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar