bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek9
- günlük tutan erkek14
- açlık krizi nasıl bastırılır6
- simko317
- günde iki paket sigara içmek3
- 36 yaş3
- ümit özdağ6
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- akşam çayı2
- sarapci koala6
- can sıkıntısı2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- kamos5
- tai lung16
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- ingiliz ajanları2
- kemalizmin yıkılması4
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- ergen milliyetçiliği2
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- futbol24
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever16
- okan buruk6
- türkiye halkı3
- tom barrack4
- insan2
- hakan altun3
- kürtçülük3
- ferit kaya2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- en güzel ciğer kebap2
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- özgür özel5
- ikinci abdülhamid4
- gocunun freddy travması6
- dinsiz milliyetçilik4
- victor osimhen8
- kürt kadınları pis kokar soğuk ve biçimsizdirler2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- dünyanın en ünlü kişisi3
yaşam sebebi haline gelmiş football manager serisinin herhangi bir oyununda/tüm oyunlarında sözlük yazarlarının yaşadıkları hezimetlerdir. onlarca şampiyonluk hikayesinin, genç yetenek transferinin ardından kimsenin paylaşmak istemeyeceğidir.
şahsım adına, football manager 2006 belalı olmuştur bu alanda.
manchester united 10-1 newcastle united: newcastle takımını çalıştırırken old trafford'da yediğim tarihi farktır, bu maçın ardından 3 sezon hazımsızlık çekmiştim. iyi hatırlıyorum, çok koymuştu çünkü. maça iyi başladık, maçtan önce birsürü taktik düşündüm. hemen oyunun başında 0-1'i yakalayan taraf da biz olduk. fakat ilk yarının sonuna doğru iki oyuncumun kırmızı kart görmesi ve 10 dakikada yediğimiz üç gol beni sinirlendirmiş ve ziyadesiyle üzmüştü. 3-1 biten ilk yarının ardından ne yaptığımı şaşırmış, 8 forvetle oynayarak 7 gol daha yemiştim. arz ederim.
fc gomel 9-1 juventus: yukarıdaki neyse de, bunu anlatmaya utanıyorum harbiden, kısa geçeceğim. sanırım bir bug bu, hayır hala aklım almıyor o maçı nasıl kaybettiğimi. şampiyonlar ligi ön eleme maçı, son tur; yani elersek gruplara kalıyoruz. ilk maçımı italya'da oynuyorum ve adamları 7-2 yeniyorum. ikinci maçımı belarus'ta bu feci skorla kaybediyor, tabi ki çakallık yapıp eski save dosyasından devam ediyorum. o maçı da 4-0 kazanmış ve 11-2'lik averajla geçmiştim. her ne kadar kayıtlarda kalmasa da o skoru da asla unutamadım.
as roma 2-3 trabzonspor: hezimet sayılmaz diyeceğim, ama basbaya hezimettir bu. roma'yı çalıştırdığım dönemde, şampiyonlar ligi grubundaki son maçım. final maçı havasında, berabere kalırsak ben çıkıyorum, trabzon'un kazanması gerekiyor. enseye şaplak göte parmak, hiç kasmıyorum kendimi, ulan trabzon ne diyorum. 1-0 öne geçiyoruz. sonra bir anda maç 1-2'ye dönüyor. bir gol buluyor ve skoru eşitliyoruz. hayır, maç 2-3 bitiyor. ve ben o sene trabzon'a yenilerek, gruplardan elenmiş oluyorum. hayır önceki 5 maçta da mı oynayamamışız arkadaş, niye trabzon'da takılıyoruz? bu maçın trabzon ayağında 2-0 kazanmıştım ama. *
şahsım adına, football manager 2006 belalı olmuştur bu alanda.
manchester united 10-1 newcastle united: newcastle takımını çalıştırırken old trafford'da yediğim tarihi farktır, bu maçın ardından 3 sezon hazımsızlık çekmiştim. iyi hatırlıyorum, çok koymuştu çünkü. maça iyi başladık, maçtan önce birsürü taktik düşündüm. hemen oyunun başında 0-1'i yakalayan taraf da biz olduk. fakat ilk yarının sonuna doğru iki oyuncumun kırmızı kart görmesi ve 10 dakikada yediğimiz üç gol beni sinirlendirmiş ve ziyadesiyle üzmüştü. 3-1 biten ilk yarının ardından ne yaptığımı şaşırmış, 8 forvetle oynayarak 7 gol daha yemiştim. arz ederim.
fc gomel 9-1 juventus: yukarıdaki neyse de, bunu anlatmaya utanıyorum harbiden, kısa geçeceğim. sanırım bir bug bu, hayır hala aklım almıyor o maçı nasıl kaybettiğimi. şampiyonlar ligi ön eleme maçı, son tur; yani elersek gruplara kalıyoruz. ilk maçımı italya'da oynuyorum ve adamları 7-2 yeniyorum. ikinci maçımı belarus'ta bu feci skorla kaybediyor, tabi ki çakallık yapıp eski save dosyasından devam ediyorum. o maçı da 4-0 kazanmış ve 11-2'lik averajla geçmiştim. her ne kadar kayıtlarda kalmasa da o skoru da asla unutamadım.
as roma 2-3 trabzonspor: hezimet sayılmaz diyeceğim, ama basbaya hezimettir bu. roma'yı çalıştırdığım dönemde, şampiyonlar ligi grubundaki son maçım. final maçı havasında, berabere kalırsak ben çıkıyorum, trabzon'un kazanması gerekiyor. enseye şaplak göte parmak, hiç kasmıyorum kendimi, ulan trabzon ne diyorum. 1-0 öne geçiyoruz. sonra bir anda maç 1-2'ye dönüyor. bir gol buluyor ve skoru eşitliyoruz. hayır, maç 2-3 bitiyor. ve ben o sene trabzon'a yenilerek, gruplardan elenmiş oluyorum. hayır önceki 5 maçta da mı oynayamamışız arkadaş, niye trabzon'da takılıyoruz? bu maçın trabzon ayağında 2-0 kazanmıştım ama. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar