bugün
- almanya25
- nick vermeden bir yazara seslen14
- sözlük kızlarının ojeleri17
- romanya52
- kadınların sapık olması10
- gilded ile yağan yağmuru izlemek3
- yunanistan12
- hiçbir şeyin sarmaması10
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- sözlükteki ayakçılar5
- nikola tesla'nın kürt olması10
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam3
- çok uykum var3
- türkiye23
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması2
- judas'ın cesedi2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- fatma betül sayan kaya39
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
- açılı nude3
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- turizm3
- dünya61
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- kapalı hava bağımlılığı2
- adidas3
- hentbol5
- bulgaristan4
- karton toplayan çocuk4
- offf çok sıkıldım sözlük4
- biriyle konuşurken dinlemeyi unutmak2
- butlancıların birbirine girmesi5
- mehdinin en sevdiği balık7
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- batı'ya bok atıp arap hukukunu yüceltmek2
- 27 eylül dünya turizm günü3
- yarın iş var5
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek4
- intihar2
- anın görüntüsü32
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması4
- meksika açmazı macerası10
- işte muhalefet ile aramızdaki fark3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- irlanda2
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor2
utopia, imdb oylaması 5 küsürlerde olan bir aksiyon - gerilim filmi..
thomas moore'dan esinlenerek konulan ismi de, konusu da gayet hoş ancak işleniş şekli ve hikayenin gidişatı insana sıkıcı bir 106 dakika vaat ediyor..
adrian, geleceği görebilen bir insan.. ailesinin ölümünü görmesiyle, o zamana kadarki sosyal yaşamına bir nokta koyup kendini soyutluyor.. bunun öncesinde bir tarikata katılma hadisesi var, güney amerika'ya giden bir kadını anlatıyor, angela'yı.. arada da bir dedektiften bahsediliyor; herve.. herve, adrian'a inanmayarak ailesini kazada kaybeden bir polis, ki bahsi geçen kazada kör oluyor..
ancak buraya kadar her şey normal giderken sonra işler karışıyor.. adrian angela'ya dair bir şeyler görmeye başlıyor, onu uyarmaya çalışıyor ancak angela'nın mensubu olduğu utopia adlı tarikata esir düşüyor.. herve ise tarikatların kaçırdığı insanları araştırırken yolları çakışıyor üç kişinin..
tarikattaki adamların uyuşturucuyla bir işleri var, lakin o kısımlar ciddi anlamda halatı kopartıyor insanda ve anlayamıyorsunuz.. insanların midesini kesip uyuşturucu paketlerini çıkartıyorlar lakin neden o paketleri sokuyorlar mideye? kaçakçılık olabilir ancak adı üstünde tarikat olduğu için başka bir anlam taşımalı.. sonra bir de dedektif herve'nin adrian'ı öldürmeye çalıştığı bir sahne var ki, tamamen kayışı koparıyoruz orada; ne oluyor, neden polis adrian'ı takip etmiş nedir ne değildir tamamen her şey birbirine giriyor!
bildik bir aşk hikayesinin de işin içine girmesiyle film tam anlamıyla esnemekten uyku getiren bir hale geliyor.. klasik sahnelerin geçit töreni eşliğinde, tahmini muhtemel bir final bizi bekliyor.. yani, filmin ortasına bile gelmeden sonunu anlıyorsunuz zaten..
son olarak da belirtmek isterim ki; adrian'ın yeteneği buram buram stephen king'in dead zone isimli filme ve diziye de çekilen kitabından alıntı kokuyor.. oradaki karakter dokununca insanların geleceğini görüyordu.. stephen king aynı olayı green mile'da coffee'ye de uyarlamıştı..
yani, tamı tamına yüz altı dakikanızı sonu belli ortası karışık bir filme ayırmak istiyorsanız hiç çekinmeyin.. ama bence değmiyor..
thomas moore'dan esinlenerek konulan ismi de, konusu da gayet hoş ancak işleniş şekli ve hikayenin gidişatı insana sıkıcı bir 106 dakika vaat ediyor..
adrian, geleceği görebilen bir insan.. ailesinin ölümünü görmesiyle, o zamana kadarki sosyal yaşamına bir nokta koyup kendini soyutluyor.. bunun öncesinde bir tarikata katılma hadisesi var, güney amerika'ya giden bir kadını anlatıyor, angela'yı.. arada da bir dedektiften bahsediliyor; herve.. herve, adrian'a inanmayarak ailesini kazada kaybeden bir polis, ki bahsi geçen kazada kör oluyor..
ancak buraya kadar her şey normal giderken sonra işler karışıyor.. adrian angela'ya dair bir şeyler görmeye başlıyor, onu uyarmaya çalışıyor ancak angela'nın mensubu olduğu utopia adlı tarikata esir düşüyor.. herve ise tarikatların kaçırdığı insanları araştırırken yolları çakışıyor üç kişinin..
tarikattaki adamların uyuşturucuyla bir işleri var, lakin o kısımlar ciddi anlamda halatı kopartıyor insanda ve anlayamıyorsunuz.. insanların midesini kesip uyuşturucu paketlerini çıkartıyorlar lakin neden o paketleri sokuyorlar mideye? kaçakçılık olabilir ancak adı üstünde tarikat olduğu için başka bir anlam taşımalı.. sonra bir de dedektif herve'nin adrian'ı öldürmeye çalıştığı bir sahne var ki, tamamen kayışı koparıyoruz orada; ne oluyor, neden polis adrian'ı takip etmiş nedir ne değildir tamamen her şey birbirine giriyor!
bildik bir aşk hikayesinin de işin içine girmesiyle film tam anlamıyla esnemekten uyku getiren bir hale geliyor.. klasik sahnelerin geçit töreni eşliğinde, tahmini muhtemel bir final bizi bekliyor.. yani, filmin ortasına bile gelmeden sonunu anlıyorsunuz zaten..
son olarak da belirtmek isterim ki; adrian'ın yeteneği buram buram stephen king'in dead zone isimli filme ve diziye de çekilen kitabından alıntı kokuyor.. oradaki karakter dokununca insanların geleceğini görüyordu.. stephen king aynı olayı green mile'da coffee'ye de uyarlamıştı..
yani, tamı tamına yüz altı dakikanızı sonu belli ortası karışık bir filme ayırmak istiyorsanız hiç çekinmeyin.. ama bence değmiyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar