bugün
- etnik köken15
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler11
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar5
- dünyadaki en kolay meslek7
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- hangi yazara aşıksınız7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- karton toplayan çocuk4
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- en iyi çizgi filmler5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava2
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- sözlükte kim kime yürüyor5
- fenerbahçe16
- bir bela geliyor6
- müzik haram mıdır7
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- amedspor22
- polatlı2
- ismet gürbüz3
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- from gold from dust9
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- ermenisiz kafkasya4
- hareket edebilen canlılar2
- anın görüntüsü26
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- nervio19
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- asgari ücret4
- türkiyenin buğdayı2
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- cübbeli ahmet hoca3
- çare ismail kartal4
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- avm tuvaleti3
Sözlük yazarları içinde bu kadar yorum alacak kadar tanındığına çok sevindiğim taraf gazetesi yazarı. Bu yazarımızın 29.03.2009 tarihli yazısını herkesin okumasını isterim.
Pek çok yazar arkadaş adam hakkında yorum yapmış ama bence bu tiplerin içerdiği tehdit oldukça ciddi.
Söz konusu ettiğim yazı da aslında radikal gazetesi yazarı Türker Alkan'ın 22.03.2009 tarihli yazısına bir cevap niteliğinde. Okuyacakların iştahını kapatmamak için çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama Kurtuluş Savaşımızın bir yalanlar manzumesi olduğunu, cumhuriyetimizin niteliği, Medeni kanunumuzun nasıl lozan'da diretilerek kabul edildiği, Mustafa Kemal'in bir darbeciden ve diktatörden öte bir şey olmadığı, eğitim reformlarımızın cumhuriyetten çok önce başladığı ve cumhuriyet sonrası yapılanların çok ta bir şey ifade etmediği, Nutuk'un ise baştan aşağı bir tehditname olduğu yazıyor bu yazıda. "Vatan mevzubahis ise gerisi teferruattır" a da ahlaksızlık ideoloji diyerek sonlandırıyor yazısını. sevan Nişanyan, benim gördüğüm en sıkı Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından biri bu yazısıyla. Öyle ki okudukça şakaklarıma ağrılar saplandı. Bu millet büyük bir özveriyle bir mücadele verdi. Bir varoluş mücadelesiydi kurtuluş savaşı ve sıradan bir savaş ta sayılmazdı. Bugün tüm dünyada emperyalizme karşı verilmiş ilk ve en önemli karşı duruşlardan biri olarak sayılan mücadelemizin bu topraklarda yaşayan,etnik kökeni ne olursa olsun fark etmez- bir türk vatandaşı tarafından böylesine küçük görülmesi, içinde bu ülkeye karşı birazcık sevgisi olanların bile canını acıtacak boyutta ne yazık ki. içimden gelenleri bir kavanoz içinde ben de Sayın Nişanyan'a göndermek isterdim doğrusu. Kaldı ki, Mustafa Kemal'i dikatör, darbeci, kendi düşüncelerinin karşısında yeralanları satılmış, ajan, vatanhaini gibi algılayan bir yazarın kendi özel yaşamında bile demokrasiden ne denli uzak olduğunu öğrendikten sonra içim rahatladı gerçekten. Yoksa çok daha fazla ciddiye alacaktım kendisini. Yine de Sevan Nişanyan'ı okumak gerek, bilmek gerek. Neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında olabilmemiz için, karşı çıkabilmek için bilmemiz gerektiği için ve uygun bir benzetme olacak mı bilmiyorum ama düşmanımızı tanıyabilmek için. Çünkü bu tip düşünenler sadece bu yazarla sınırlı değil.
Pek çok yazar arkadaş adam hakkında yorum yapmış ama bence bu tiplerin içerdiği tehdit oldukça ciddi.
Söz konusu ettiğim yazı da aslında radikal gazetesi yazarı Türker Alkan'ın 22.03.2009 tarihli yazısına bir cevap niteliğinde. Okuyacakların iştahını kapatmamak için çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama Kurtuluş Savaşımızın bir yalanlar manzumesi olduğunu, cumhuriyetimizin niteliği, Medeni kanunumuzun nasıl lozan'da diretilerek kabul edildiği, Mustafa Kemal'in bir darbeciden ve diktatörden öte bir şey olmadığı, eğitim reformlarımızın cumhuriyetten çok önce başladığı ve cumhuriyet sonrası yapılanların çok ta bir şey ifade etmediği, Nutuk'un ise baştan aşağı bir tehditname olduğu yazıyor bu yazıda. "Vatan mevzubahis ise gerisi teferruattır" a da ahlaksızlık ideoloji diyerek sonlandırıyor yazısını. sevan Nişanyan, benim gördüğüm en sıkı Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından biri bu yazısıyla. Öyle ki okudukça şakaklarıma ağrılar saplandı. Bu millet büyük bir özveriyle bir mücadele verdi. Bir varoluş mücadelesiydi kurtuluş savaşı ve sıradan bir savaş ta sayılmazdı. Bugün tüm dünyada emperyalizme karşı verilmiş ilk ve en önemli karşı duruşlardan biri olarak sayılan mücadelemizin bu topraklarda yaşayan,etnik kökeni ne olursa olsun fark etmez- bir türk vatandaşı tarafından böylesine küçük görülmesi, içinde bu ülkeye karşı birazcık sevgisi olanların bile canını acıtacak boyutta ne yazık ki. içimden gelenleri bir kavanoz içinde ben de Sayın Nişanyan'a göndermek isterdim doğrusu. Kaldı ki, Mustafa Kemal'i dikatör, darbeci, kendi düşüncelerinin karşısında yeralanları satılmış, ajan, vatanhaini gibi algılayan bir yazarın kendi özel yaşamında bile demokrasiden ne denli uzak olduğunu öğrendikten sonra içim rahatladı gerçekten. Yoksa çok daha fazla ciddiye alacaktım kendisini. Yine de Sevan Nişanyan'ı okumak gerek, bilmek gerek. Neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında olabilmemiz için, karşı çıkabilmek için bilmemiz gerektiği için ve uygun bir benzetme olacak mı bilmiyorum ama düşmanımızı tanıyabilmek için. Çünkü bu tip düşünenler sadece bu yazarla sınırlı değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar