bugün
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası6
- uludağ sözlük ten biriyle evlenmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- hayri2
- shell vs liqui moly vs motul vs mobil1 vs castrol2
- sigarayla denize girmek2
- vurduruyorum2
- kezoyu güzel sıfatlarla şişirmek3
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- neden intihar etmiyorsun7
- ilgisizin aşağılaması2
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak2
- şınav çekmek2
- hani chp atatürk'ün partisiydi2
- yazarların özlediği şeyler10
- kiliseye doğru telaşlı adımlarla gitmek3
- bunaltı içinde taklalar atıp yuvarlanmak3
- genç yaşta ölen ünlüler6
- türk pornoları18
- türk bayrağın aslında konstantino bayrağı olması3
- sonsuza kadar devam edecekmiş hissi veren şey2
- melek mi şeytan mı2
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- bir kadının ayaklarına yükselmek2
- tüm erkekleri toplayıp ıssız bir adaya kapatmak3
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- buddy dude18
- sözlüğün en kötü yazarları13
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- gocu40
- huzur3
- uysaljakoben28
- iyi ki sivaslı olmamak5
- mesajı tebessümlere yol açan yuzır2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- kadınları itici yapan detaylar12
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- kolye10
- afiyeti yerinde canavar2
- küçük memedeki hayat doluluk8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- türkiye16
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- geceye bir şarkı bırak2
Sözlük yazarları içinde bu kadar yorum alacak kadar tanındığına çok sevindiğim taraf gazetesi yazarı. Bu yazarımızın 29.03.2009 tarihli yazısını herkesin okumasını isterim.
Pek çok yazar arkadaş adam hakkında yorum yapmış ama bence bu tiplerin içerdiği tehdit oldukça ciddi.
Söz konusu ettiğim yazı da aslında radikal gazetesi yazarı Türker Alkan'ın 22.03.2009 tarihli yazısına bir cevap niteliğinde. Okuyacakların iştahını kapatmamak için çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama Kurtuluş Savaşımızın bir yalanlar manzumesi olduğunu, cumhuriyetimizin niteliği, Medeni kanunumuzun nasıl lozan'da diretilerek kabul edildiği, Mustafa Kemal'in bir darbeciden ve diktatörden öte bir şey olmadığı, eğitim reformlarımızın cumhuriyetten çok önce başladığı ve cumhuriyet sonrası yapılanların çok ta bir şey ifade etmediği, Nutuk'un ise baştan aşağı bir tehditname olduğu yazıyor bu yazıda. "Vatan mevzubahis ise gerisi teferruattır" a da ahlaksızlık ideoloji diyerek sonlandırıyor yazısını. sevan Nişanyan, benim gördüğüm en sıkı Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından biri bu yazısıyla. Öyle ki okudukça şakaklarıma ağrılar saplandı. Bu millet büyük bir özveriyle bir mücadele verdi. Bir varoluş mücadelesiydi kurtuluş savaşı ve sıradan bir savaş ta sayılmazdı. Bugün tüm dünyada emperyalizme karşı verilmiş ilk ve en önemli karşı duruşlardan biri olarak sayılan mücadelemizin bu topraklarda yaşayan,etnik kökeni ne olursa olsun fark etmez- bir türk vatandaşı tarafından böylesine küçük görülmesi, içinde bu ülkeye karşı birazcık sevgisi olanların bile canını acıtacak boyutta ne yazık ki. içimden gelenleri bir kavanoz içinde ben de Sayın Nişanyan'a göndermek isterdim doğrusu. Kaldı ki, Mustafa Kemal'i dikatör, darbeci, kendi düşüncelerinin karşısında yeralanları satılmış, ajan, vatanhaini gibi algılayan bir yazarın kendi özel yaşamında bile demokrasiden ne denli uzak olduğunu öğrendikten sonra içim rahatladı gerçekten. Yoksa çok daha fazla ciddiye alacaktım kendisini. Yine de Sevan Nişanyan'ı okumak gerek, bilmek gerek. Neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında olabilmemiz için, karşı çıkabilmek için bilmemiz gerektiği için ve uygun bir benzetme olacak mı bilmiyorum ama düşmanımızı tanıyabilmek için. Çünkü bu tip düşünenler sadece bu yazarla sınırlı değil.
Pek çok yazar arkadaş adam hakkında yorum yapmış ama bence bu tiplerin içerdiği tehdit oldukça ciddi.
Söz konusu ettiğim yazı da aslında radikal gazetesi yazarı Türker Alkan'ın 22.03.2009 tarihli yazısına bir cevap niteliğinde. Okuyacakların iştahını kapatmamak için çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama Kurtuluş Savaşımızın bir yalanlar manzumesi olduğunu, cumhuriyetimizin niteliği, Medeni kanunumuzun nasıl lozan'da diretilerek kabul edildiği, Mustafa Kemal'in bir darbeciden ve diktatörden öte bir şey olmadığı, eğitim reformlarımızın cumhuriyetten çok önce başladığı ve cumhuriyet sonrası yapılanların çok ta bir şey ifade etmediği, Nutuk'un ise baştan aşağı bir tehditname olduğu yazıyor bu yazıda. "Vatan mevzubahis ise gerisi teferruattır" a da ahlaksızlık ideoloji diyerek sonlandırıyor yazısını. sevan Nişanyan, benim gördüğüm en sıkı Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarından biri bu yazısıyla. Öyle ki okudukça şakaklarıma ağrılar saplandı. Bu millet büyük bir özveriyle bir mücadele verdi. Bir varoluş mücadelesiydi kurtuluş savaşı ve sıradan bir savaş ta sayılmazdı. Bugün tüm dünyada emperyalizme karşı verilmiş ilk ve en önemli karşı duruşlardan biri olarak sayılan mücadelemizin bu topraklarda yaşayan,etnik kökeni ne olursa olsun fark etmez- bir türk vatandaşı tarafından böylesine küçük görülmesi, içinde bu ülkeye karşı birazcık sevgisi olanların bile canını acıtacak boyutta ne yazık ki. içimden gelenleri bir kavanoz içinde ben de Sayın Nişanyan'a göndermek isterdim doğrusu. Kaldı ki, Mustafa Kemal'i dikatör, darbeci, kendi düşüncelerinin karşısında yeralanları satılmış, ajan, vatanhaini gibi algılayan bir yazarın kendi özel yaşamında bile demokrasiden ne denli uzak olduğunu öğrendikten sonra içim rahatladı gerçekten. Yoksa çok daha fazla ciddiye alacaktım kendisini. Yine de Sevan Nişanyan'ı okumak gerek, bilmek gerek. Neyle karşı karşıya olduğumuzun farkında olabilmemiz için, karşı çıkabilmek için bilmemiz gerektiği için ve uygun bir benzetme olacak mı bilmiyorum ama düşmanımızı tanıyabilmek için. Çünkü bu tip düşünenler sadece bu yazarla sınırlı değil.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
