bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yaşanmamışların yası5
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- claudian clouds33
- cok da abartmaya gerek uok6
- insan ne ister4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- anın görüntüsü25
- günlük2
- yazarların akşam yemekleri5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sözlük kızlarının kekleri24
- kadınlar6
- önyargı2
- true'nun engelli olması6
- true ile tatlı sert3
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- okan buruk9
- allah11
- morkstar2
- meriç dükalığı8
- sarapci koala hatayi33
- sevdiğiniz yazarlar8
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- islamda namaz yoktur30
- seni tanıyorum4
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung8
- amedspor maçından korkmak3
- fusya semsiyeli yabanci22
- alışkanlığı karakter sanmak2
- kürdistan10
- victor osimhen2
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- kendini yok etmek istemek2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- remote çalışırken slack te flört etmek2
Uzayzaman, uzay ile zamanı "uzay-zaman sürekliliği" adı verilen yapıda birleştiren matematik modeliDiR. Öklitçi yaklaşıma göre evren uzayın üç boyutu ve dördüncü boyutu oluşturan zamandan oluşur. Fizikçiler, uzay ve zaman kavramlarını tek bir çatı altında birleştirmek yoluyla, karmaşık fizik teorilerini önemli ölçüde basitleştirmeyi ve evrenin işleyişini süpergalaktik (Fiziksel Kozmoloji) ve altatomik (atom altı, bkz. Kuantum Fiziği) seviyelerde daha basit ve ortak bir dilde açıklamayı başarmışlardır.
Klasik mekanikte, Öklid uzayı kullanımı, uzay-zamanı kendine mal etmek yerine, "zaman"ı gözlemcinin hareket durumundan bağımsız olarak evrensel ve değişmez gibi kabul edip ele alır. Göreliliğe dayalı bağlamda ise "zaman", uzayın üç boyutundan ayrı olarak düşünülemez; çünkü bir objenin vektörel hızı, ışığın hızı ve bir de güçlü yerçekimsel alanların gücü ile ilişkilidir. Bu yerçekimsel alanlar zamanın ilerleyişini yavaşlatabilir, ve bir o kadar da bağımlıdır gözlemcinin hareket durumuna. Bu nedenle de evrensel değildir.
Evrensel dediğimiz, bir olgunun evrenin her köşesinde doğru ve değişmez olmasıdır. Ancak Albert Einstein'ın kurduğu "Görecelik Kuramı"na göre zaman evrenin her köşesinde aynı değildir ve gözlemciye göre değişir, görecelidir. Örneğin, kütle uzay-zamanda eğrilikler yaratır. Burada zaman bükülür ve bu eğride bulunan bir gözlemciye göre, dışarıda duran bir başka gözlemciden zaman daha yavaş akar. işte "zaman" burada evrensel değildir.
Bu bükülmeyi şu şekilde açıklayabiliriz: Düz bir yatak düşünün. Bu yatağın üzerine gergin bir çarşaf serin, hiç kırışıklık olmasın. işte bu dümdüz çarşaf iki boyutla tanımladığımız uzay-zaman düzlemi olsun. Şimdi bu düzleme bir gezegeni simgeleyen demir bir bilye koyun. Bilye yatağa biraz gömülüp bir göçük yaratarak çarşafı da bükecektir. işte zaman da bu şekilde demir bilye ile simgelediğimiz kütle yardımıyla bükülebilir. Kütlenin artışı, uzay-zaman düzlemini büküşünü arttırır. Kütle arttıkça göçük de artar. Eğer kütle ölçülemeyecek boyutlarda aşırı yüksek olursa uzay-zaman düzlemi ışığı bile hapsedecek kadar göçecektir. işte bu göçük karadelik olarak adlandırılır. Eğim çok olduğu için ışık karadelikten girer ama geri çıkmaz. Bazı teorilere göre bu içeri giren ışık evrenin başka bir noktasından geri çıkar. Bu teorilerde karadelikler dipsiz kuyular değillerdir, iki ucu açık bir boru gibi düşünülebilir.
*
Klasik mekanikte, Öklid uzayı kullanımı, uzay-zamanı kendine mal etmek yerine, "zaman"ı gözlemcinin hareket durumundan bağımsız olarak evrensel ve değişmez gibi kabul edip ele alır. Göreliliğe dayalı bağlamda ise "zaman", uzayın üç boyutundan ayrı olarak düşünülemez; çünkü bir objenin vektörel hızı, ışığın hızı ve bir de güçlü yerçekimsel alanların gücü ile ilişkilidir. Bu yerçekimsel alanlar zamanın ilerleyişini yavaşlatabilir, ve bir o kadar da bağımlıdır gözlemcinin hareket durumuna. Bu nedenle de evrensel değildir.
Evrensel dediğimiz, bir olgunun evrenin her köşesinde doğru ve değişmez olmasıdır. Ancak Albert Einstein'ın kurduğu "Görecelik Kuramı"na göre zaman evrenin her köşesinde aynı değildir ve gözlemciye göre değişir, görecelidir. Örneğin, kütle uzay-zamanda eğrilikler yaratır. Burada zaman bükülür ve bu eğride bulunan bir gözlemciye göre, dışarıda duran bir başka gözlemciden zaman daha yavaş akar. işte "zaman" burada evrensel değildir.
Bu bükülmeyi şu şekilde açıklayabiliriz: Düz bir yatak düşünün. Bu yatağın üzerine gergin bir çarşaf serin, hiç kırışıklık olmasın. işte bu dümdüz çarşaf iki boyutla tanımladığımız uzay-zaman düzlemi olsun. Şimdi bu düzleme bir gezegeni simgeleyen demir bir bilye koyun. Bilye yatağa biraz gömülüp bir göçük yaratarak çarşafı da bükecektir. işte zaman da bu şekilde demir bilye ile simgelediğimiz kütle yardımıyla bükülebilir. Kütlenin artışı, uzay-zaman düzlemini büküşünü arttırır. Kütle arttıkça göçük de artar. Eğer kütle ölçülemeyecek boyutlarda aşırı yüksek olursa uzay-zaman düzlemi ışığı bile hapsedecek kadar göçecektir. işte bu göçük karadelik olarak adlandırılır. Eğim çok olduğu için ışık karadelikten girer ama geri çıkmaz. Bazı teorilere göre bu içeri giren ışık evrenin başka bir noktasından geri çıkar. Bu teorilerde karadelikler dipsiz kuyular değillerdir, iki ucu açık bir boru gibi düşünülebilir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar