bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması11
- gelecek partisi'nin kapanması10
- üşüyen erkek8
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı7
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması4
- japonya20
- ahmet davutoğlu6
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- ketçap aromalı ruffles3
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- mal varlıklarınız nelerdir4
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- battal gazi4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- gürcistan25
- aslan gibi adam2
- klima çarpması4
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- ağlamamak için kendini tutmak12
- ctrlx22
- silah çekildiği zaman patlar3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- kırgızistan8
- günaydın sözlük uyanın artık2
- prensesler gibi uyanmak3
- yazarlara gelen son mesaj2
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- sabaha bir şiir bırak2
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- çin8
- latin atasözleri6
- geceye bir şarkı bırak17
- lahmacunu elle yiyen kız14
- ilgi isteyen kız16
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- yeni yazarlara öneriler3
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- tez yazmak4
- hikayeyi devam ettir52
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- cep telefonu4
- içim yanıyor be sözlük7
- suca suruklenen cocuk8
- nickten isim tahmini yapmak71
gerçekten zeki adammış. çıkış noktasında harika varış noktasında nasipsiz adam.
aşağıdaki sözlerine katılmamak mümkün değil.
“bazı kimseler vardır ki, bunlar hiç ara vermeden kitap okurlar. okuduklarından bir netice çıkarmaksızın devamlı okuyup dururlar. bu kimselerde bir yığın bilgi yardır. fakat beyinleri bu bilgileri bir esasa göre tasnif edip değerlendiremez. bir kitabın bütün içeriğini adeta
ezberlerler. kabiliyetleri, okudukları kitabın içinden ayrıntıyı atıp, esası zihinlerinde tutmaya ve bu bilgi özünü ilerde kullanmaya yetmez.
kitap herkesin kendi meslesinin veya idealinin tespit ettiği muayyen bir sınırı doldurmak için değerli bir vasıtadır.
kitaplar hayat mücadelesine atılmış olanlara veya büyük ideal sahiplerinin geniş ufuklarına, yani ufuklar katmakta yardımcı olurlar. demek ki okumak bir gaye değildir. okumanın ve bilgi edindikten sonra mütalaada bulunmanın hedefi, dünya hakkında genel bir fikre ve görüşe sahip olmaktır.
sistemli biçimde okuyarak elde edilecek bilgiler, bir mozaik parçası gibi yerine yerleştirilmelidir. böylece kitap okuyanın zihninde dünya hakkında genel bir fikir meydana getirilmelidir.
yoksa okuyucunun kafasında büyük bir değerden yoksun bir bilgi salatası meydana gelmemelidir. bu bilgi salatası sahibine bir gurur vesilesi olsa da, herhangi bir işe yaramaz. kafalarının içinde bilgi salatası taşıyan kimseler, kendilerinin çok şeyler bildiklerine hükmederler. fakat bu gibi kimselerin hayatları ya bir hastanede ya da politika çukurunda son bulur.
böyle karmakarışık bilgi ve fikirlerle dolu beyin, istediği bilgiyi, kendisine gerekli olduğu an, bu kalabalığın içinden tutup çıkaramaz. çünkü beyindeki bilgi tortusu hiçbir elemeye tabi tutulmamıştır. sadece okunan kitapların içerdiği bilgilerle beraber bir sürü ayrıntı üst üste yığılıp kalmıştır.
bu gibi zavallı yaratıklar karşılaştıkları zorunluluklar sırasında okuduklarından faydalanacakları akıllarına gelse bile, ancak kitabın adım, sayfa numarasını ezbere bilmeleri gerekir. aksi halde bu gibi kimseler işlerine yarayacak bilgileri hayatları boyunca bulamazlar.
buldukları anda da iş işten geçmiş olur.
işte, hükümet üyelerinin büyük ilim sahibi olmalarına rağmen, hata çukuruna yuvarlanmalarının sebebini başka yerde aramaya gerek var mıdır?
bir kitap veya dergide, gazetelerde veyahut bir broşürde kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren bir malzemeyi görüp, ayrıntının arkasından çekip alabilen kimse, okumayı bilen, okuduğunu anlayan kimsedir. bu kimsenin kendisi için faydalı olduğunu anladığı bilgi özü , herhangi bir husus için, derhal zihinde oluşan hayalin içinde yerini bulur. bu bilgi özü ya o düşünceyi ya da hayali tamamlar veya düzeltir, veyahut da onu açıklığa kavuşturur.
okumayı bilerek yapmış olan kimse hayat mücadelesi sırasında imi bir şeyle karşılaşırsa, hafızası yıllar önce de olsa çok eskiden elde ettiği fikir ve bilgiyi onun zihnine getirir.
muhakeme sahibi olan kimse de derhal bu bilgi ve fikirleri mantığına göndererek olay karşısında tavır alır. işte okuma böyle yapılırsa bir yarar sağlar.''
kavgam - adolf hitler.
aşağıdaki sözlerine katılmamak mümkün değil.
“bazı kimseler vardır ki, bunlar hiç ara vermeden kitap okurlar. okuduklarından bir netice çıkarmaksızın devamlı okuyup dururlar. bu kimselerde bir yığın bilgi yardır. fakat beyinleri bu bilgileri bir esasa göre tasnif edip değerlendiremez. bir kitabın bütün içeriğini adeta
ezberlerler. kabiliyetleri, okudukları kitabın içinden ayrıntıyı atıp, esası zihinlerinde tutmaya ve bu bilgi özünü ilerde kullanmaya yetmez.
kitap herkesin kendi meslesinin veya idealinin tespit ettiği muayyen bir sınırı doldurmak için değerli bir vasıtadır.
kitaplar hayat mücadelesine atılmış olanlara veya büyük ideal sahiplerinin geniş ufuklarına, yani ufuklar katmakta yardımcı olurlar. demek ki okumak bir gaye değildir. okumanın ve bilgi edindikten sonra mütalaada bulunmanın hedefi, dünya hakkında genel bir fikre ve görüşe sahip olmaktır.
sistemli biçimde okuyarak elde edilecek bilgiler, bir mozaik parçası gibi yerine yerleştirilmelidir. böylece kitap okuyanın zihninde dünya hakkında genel bir fikir meydana getirilmelidir.
yoksa okuyucunun kafasında büyük bir değerden yoksun bir bilgi salatası meydana gelmemelidir. bu bilgi salatası sahibine bir gurur vesilesi olsa da, herhangi bir işe yaramaz. kafalarının içinde bilgi salatası taşıyan kimseler, kendilerinin çok şeyler bildiklerine hükmederler. fakat bu gibi kimselerin hayatları ya bir hastanede ya da politika çukurunda son bulur.
böyle karmakarışık bilgi ve fikirlerle dolu beyin, istediği bilgiyi, kendisine gerekli olduğu an, bu kalabalığın içinden tutup çıkaramaz. çünkü beyindeki bilgi tortusu hiçbir elemeye tabi tutulmamıştır. sadece okunan kitapların içerdiği bilgilerle beraber bir sürü ayrıntı üst üste yığılıp kalmıştır.
bu gibi zavallı yaratıklar karşılaştıkları zorunluluklar sırasında okuduklarından faydalanacakları akıllarına gelse bile, ancak kitabın adım, sayfa numarasını ezbere bilmeleri gerekir. aksi halde bu gibi kimseler işlerine yarayacak bilgileri hayatları boyunca bulamazlar.
buldukları anda da iş işten geçmiş olur.
işte, hükümet üyelerinin büyük ilim sahibi olmalarına rağmen, hata çukuruna yuvarlanmalarının sebebini başka yerde aramaya gerek var mıdır?
bir kitap veya dergide, gazetelerde veyahut bir broşürde kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren bir malzemeyi görüp, ayrıntının arkasından çekip alabilen kimse, okumayı bilen, okuduğunu anlayan kimsedir. bu kimsenin kendisi için faydalı olduğunu anladığı bilgi özü , herhangi bir husus için, derhal zihinde oluşan hayalin içinde yerini bulur. bu bilgi özü ya o düşünceyi ya da hayali tamamlar veya düzeltir, veyahut da onu açıklığa kavuşturur.
okumayı bilerek yapmış olan kimse hayat mücadelesi sırasında imi bir şeyle karşılaşırsa, hafızası yıllar önce de olsa çok eskiden elde ettiği fikir ve bilgiyi onun zihnine getirir.
muhakeme sahibi olan kimse de derhal bu bilgi ve fikirleri mantığına göndererek olay karşısında tavır alır. işte okuma böyle yapılırsa bir yarar sağlar.''
kavgam - adolf hitler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar