bugün

melih oktay

Feministlerin, farkında olmasalar da ideal kadını Hz.Meryem’dir.

Rızık bakımından bir erkeğe ihtiyacı yoktur.

3:37’de şöyle geçer:
‘Bunun üzerine rabbi ona hüsnükabul gösterdi ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriyyâ’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyyâ onun bulunduğu yere, mâbeddeki odaya her girdiğinde yanında (yeni) bir rızık bulur ve “Ey Meryem! Bu sana nereden?” diye sorar, o da “Allah tarafından” cevabını verirdi. Kuşkusuz Allah dilediğine sayısız rızık verir.’

Öte yandan Meryem (as) hamile kalmak ve çocuk doğurmak için de bir erkeğe ihtiyaç duymadı.

Hatta doğum yaparken bile bir kadın kahraman olarak yalnızdır, hiçbir beşer yoktur çevresinde doğumuna yardımcı olacak.

Ve o acı ve sıkıntılı anda bile gerçek kadın kahramanın hurmalar önüne düşmez,hurmalara ulaşmak için efor sarfetmesi, ağacı sallaması gerekir.

Peki kim vardır bu tertemiz kadının yanında? Allah.

Evet işte ideal ‘feminist’ kadın bu anlamda kendisini tamamen Allah’a adamış, her eylemini O’nun rızasına bağlamış, nefsini, kalbini tertemiz tutmuş, saliha ve sadıka bir kadından başkası değildir.

Feminizm açısından bu tam anlamıyla hakikatin tersinden zuhurudur.

Hz. Meryem yani tertemiz kalpli, ibadete düşkün bir kadın idealine yaklaşmak yerine feminizm maddeye, kariyer hırsına, ipi kopmuş sınırsız cinselliğe, erkeğe ve aileye, nikaha, evlilik kurumuna düşmanlığa kaydı. Meryem (as) yerine kara bir Lilith’e dönüştüler.

Bu anlamda ‘Feminizm, kadının ruhunda ve özünde Hz.Meryem’in kemalatına erişme arzusuna duyduğu hayranlığın tersinden zuhurudur.’

melih oktay
© copyright 2005 - 2026