bugün

öylesine bir şeyler yaz

Nedendir bilmem ama gitmek kalmaktan hep daha basit gelmiştir bana. Rahatsızsam giderim, kötüyse giderim, bittiyse giderim. Gider gider dururum nihayetinde.
Bir şeyleri düzeltmek için uğraşmak zor gelir. Özellikle son dönemlerde.
Bu davranışımı zamanında uğraşıp uğraşıp sonuç alamamama yorsam da aslında içinde bir kırıklığın büyüdüğünün de farkındayım.
Ama sonuçta bir şeyleri düzeltmeme yahut yorulmama sebebiyet veren şeylerin içerisinde yer almak da benim için pek kolay değil artık. Fazla uğraştırıcı, yorucu.
Belki büyüdüm belki olgunlaştım ya da belki de tam aksi… küçüldüm, çocuklaştım. Bir çocuğun bir oyuncak için ağlaması, inat etmesi gibi inat ettim. Gittim. Bilmiyorum.
Tek bildiğim şu anda bir sebep sonuç ilişkisi içerisinde bulunmadan sadece aklıma geleni klavyeye döküyor olduğumdur. Muhtemelen tekrar dönüp okumam bile.
Neyse, devam edelim otopsi.
Her şey birilerinden uzaklaşmak ayrılmakla başladı. Belki bir yakının belki muhtaç olduğun kişi… ama sonuç olarak başladı. Çocukluğundan beri defalarca ev değiştiren sen her defasında bir şeyler değişecek umuduyla bakıyordun ve evet, genel kuralın aksine (nereye gidersen git kendinle gideceksen gitmiş, ayrılmış olmazsın sözü) bir şeylerin değiştiğini de gördün. Gerçi belki de fark etmeden kurala uyuyordun. Hiçbir olumsuzluğu sıkıntıyı peşinde götürmüyor yaşandığı yerlerde bırakıyordun. Yahut çalışıyordun. Bu kuralı biliyor muydun otopsi?
Başka çocuklar ayrıldıkları o yerler için genelde üzülseler de sen heyecanla ve umutla bir sonraki yaşayacağın yeri merak ettin. Bağlanmadın hiçbir yere. Bağlanamadın.
Çocuksun sen ya nasıl bağlanmaz sadece hayatına bir ders ve yaşantı için giren ve belli dönemlerde çıkması gereken insanlar yerler olarak bakardın her şeye? Fazla mantıklıydın otopsi.
Çocuktun sen. Kovalaman gerektiği yerlerde oturmamalıydın.
Neyse, sonuç olarak hep bir yerlere gittin. Başta küçük çaplı olan bu gitmeler büyüdü.
Sonuç olarak bir başka şehirde aradın kendini. Ve hatta belki buldun da… bulmaya çalışıyorsun. o kadar iyi geldi ki sana gitmeler. O kadar iyi hissettiriyordu ki seni yüz kez olsa yine giderdin.
Yüz kez daha.
Neyse varacağım yer aslında başka otopsi. Evet temelli bir gitme olmasa da önümüzdeki birkaç sene için zamanının çoğunu geçireceğin bir yere daha gidiyorsun. Bir başka şehre otopsi. Bunu sana giderken yazıyorum. Eminim ki küçük sen senelerce beklediğin bu şeyin yaşanmasına çok heyecanlandın. Büyük ya da küçüğüm bilinmez ama ilk kez sen hissediyorum. Küçük sen.
Hep gitmeleri kendisine pek iyi gelen sana umarım bu da iyi gelir. kendi değerine fazlaca ulaşırsın.
Unutmadan… içindeki o küçüğü seviyorum.
Görüşmek üzere.
© copyright 2005 - 2026