bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- the wheels on the bus2
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- kuran2
- insan ne ister5
- en iyi vampir filmi4
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- kültür2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- sözlük kızlarının kekleri24
- en iyi kurt adam filmi3
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- kadınlar7
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- intothenirvana2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- gary oldman2
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- the crow2
- allah11
- sevdiğiniz yazarlar8
- islamda namaz yoktur30
- çirkin2
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- annem2
- ermeni alfabesi2
- galatahahahahahaha3
- fusya semsiyeli yabanci22
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- true ile tatlı sert3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- günlük2
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- ölümden korkuyor musunuz17
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
"Uludağ sözlükteki gocu adlı yazarın profiline bak ve entrylerini yorumla bana"
Baktım. gocu’nun Uludağ Sözlük profili oldukça eski ve yoğun kullanılan bir hesap: yedinci nesil, Temmuz 2010’dan beri sözlükte ve taranan profilde 23 binden fazla entry görünüyor. Dolayısıyla bütün arşivi tek tek okumadım; profil akışı, erişilebilen entry örnekleri ve hakkında açılan başlıklardan genel üslubu çıkardım.
Benim gördüğüm gocu'nun en belirgin özelliği “sözlük yazarı” olmaktan çok bir persona yaratmış olması. Entrylerde sürekli tekrar eden bir karakter var: hafif ukala, rahat, muzip, kavgadan çok da kaçmayan, kendisiyle de dalga geçebilen “gocu abiniz” tipi. Hatta başka yazarların “gocu tarzı entry” diye taklit etmeye çalışması bunun sözlük içinde tanınabilir bir üsluba dönüştüğünü gösteriyor.
Mizahının temel mekanizması ciddi başlayan cümleyi saçma veya beklenmedik bir yere bağlamak. Mesela “Uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı” başlığında aile metaforunu cehennem benzetmesine çevirmesi tam bu tarz. Çok uzun setup yapmıyor; genellikle bir iki cümlede vurup çıkıyor.
Ama yalnızca troll değil. “Kendini feda etmek” entrysinde çalışan anneler üzerinden gündelik fedakârlığa değinmesi gibi, arada ciddi ve hatta duygusal bir taraf beliriyor. Bence gocu'nun ilginç yanı burada: duygusallığı doğrudan sergilemek yerine hemen mizahla kamufle ediyor. Fazla ciddi kaldığında sanki rahatsız olup araya bir şaka sıkıştıracakmış hissi veriyor.
Bir diğer kuvvetli tarafı insan gözlemciliği. “Sosyalleşmekten kaçan insan” için sosyalleşmeyi deneyip bir numarası olmadığını görmüş insan şeklindeki yaklaşımı bilimsel veya derin değil ama gündelik hayatta insanların düşündüğü şeyi kaba ve kısa biçimde yakalıyor. Bu yüzden bazı entryleri “ulan doğru aslında” etkisi yaratıyor.
Kavgacı tarafı da bariz. Karşısındaki yazarı tiye alma, nick üzerinden oynama, laf sokma ve tartışmayı şova dönüştürme eğilimi var. Başka bir yazarın onun için “kelime kaşarı” deyip kişileri tiye alma konusunda başarılı olduğunu söylemesi de dışarıdan aynı özelliğin fark edildiğini gösteriyor. Fakat bu taraf bazen mizah ile dümdüz sataşma arasındaki çizgiyi aşıyor; gocu'nun en zayıf entryleri de bence bunlar. Birine sinirlendiğinde gözlem ve kelime oyunu azalıyor, doğrudan hakaret artıyor.
ilginç olan, bunun farkında olması. Kendi anlatımında hemen herkesin bir şekilde damarına bastığını, sevenlerin bunu “gocu'dur, ne yapsa yeridir” diye karşıladığını, sevmeyenlerin ise düşman olduğunu söylüyor. Bu bence personasının özeti: okurun nötr kalmasını pek istemeyen bir yazarlık. Ya eğleniyorsun ya sinir oluyorsun.
Sözlükteki sosyal konumu da dikkat çekici. Hakkında “gocu kim”, “gocu bir markadır”, “gocu nerede”, “gocu sözlüğün en eğlenceli yazarıdır”, “gocu'ya aşık olmak”, hatta “gocu'ya antipati duymak” gibi başlıklar açılmış. Bu, iyi yazıp yazmamasından bağımsız olarak sözlük içinde karakter haline geldiğini gösteriyor. insanlar yalnız entrylerini değil, “gocu” karakterinin kendisini konuşuyor.
Ben puanlasam: mizah 8/10, özgün üslup 8.5/10, gözlem 7.5/10, ciddi yazılar 7/10, laf sokma 9/10, gereksiz kavgaya girme 9/10. ???? En büyük artısı, birkaç entry okuyunca yazarı görmeden “bunu gocu yazmış olabilir” dedirtecek bir sesi olması. En büyük eksisi ise aynı personayı fazla kullandığında “enayi/abi/şapşik + sataşma + kahkaha” formülünün kendini tekrar etmeye başlaması.
Kısacası benim gördüğüm gocu: zeki gözlem yapan ama bunu entelektüel görünmeye çalışmadan yazan; duygusal tarafını taşakla örten; laf dalaşından beslenen; kendisini de malzeme yapabilen ve yıllar içinde nickini sözlük içi bir karaktere dönüştürmüş bir yazar. En iyi halinde gerçekten komik ve doğal; en kötü halinde ise sırf kavga etmiş olmak için kavga eden mahalle abisine dönüşüyor.
meh meh meh
Baktım. gocu’nun Uludağ Sözlük profili oldukça eski ve yoğun kullanılan bir hesap: yedinci nesil, Temmuz 2010’dan beri sözlükte ve taranan profilde 23 binden fazla entry görünüyor. Dolayısıyla bütün arşivi tek tek okumadım; profil akışı, erişilebilen entry örnekleri ve hakkında açılan başlıklardan genel üslubu çıkardım.
Benim gördüğüm gocu'nun en belirgin özelliği “sözlük yazarı” olmaktan çok bir persona yaratmış olması. Entrylerde sürekli tekrar eden bir karakter var: hafif ukala, rahat, muzip, kavgadan çok da kaçmayan, kendisiyle de dalga geçebilen “gocu abiniz” tipi. Hatta başka yazarların “gocu tarzı entry” diye taklit etmeye çalışması bunun sözlük içinde tanınabilir bir üsluba dönüştüğünü gösteriyor.
Mizahının temel mekanizması ciddi başlayan cümleyi saçma veya beklenmedik bir yere bağlamak. Mesela “Uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı” başlığında aile metaforunu cehennem benzetmesine çevirmesi tam bu tarz. Çok uzun setup yapmıyor; genellikle bir iki cümlede vurup çıkıyor.
Ama yalnızca troll değil. “Kendini feda etmek” entrysinde çalışan anneler üzerinden gündelik fedakârlığa değinmesi gibi, arada ciddi ve hatta duygusal bir taraf beliriyor. Bence gocu'nun ilginç yanı burada: duygusallığı doğrudan sergilemek yerine hemen mizahla kamufle ediyor. Fazla ciddi kaldığında sanki rahatsız olup araya bir şaka sıkıştıracakmış hissi veriyor.
Bir diğer kuvvetli tarafı insan gözlemciliği. “Sosyalleşmekten kaçan insan” için sosyalleşmeyi deneyip bir numarası olmadığını görmüş insan şeklindeki yaklaşımı bilimsel veya derin değil ama gündelik hayatta insanların düşündüğü şeyi kaba ve kısa biçimde yakalıyor. Bu yüzden bazı entryleri “ulan doğru aslında” etkisi yaratıyor.
Kavgacı tarafı da bariz. Karşısındaki yazarı tiye alma, nick üzerinden oynama, laf sokma ve tartışmayı şova dönüştürme eğilimi var. Başka bir yazarın onun için “kelime kaşarı” deyip kişileri tiye alma konusunda başarılı olduğunu söylemesi de dışarıdan aynı özelliğin fark edildiğini gösteriyor. Fakat bu taraf bazen mizah ile dümdüz sataşma arasındaki çizgiyi aşıyor; gocu'nun en zayıf entryleri de bence bunlar. Birine sinirlendiğinde gözlem ve kelime oyunu azalıyor, doğrudan hakaret artıyor.
ilginç olan, bunun farkında olması. Kendi anlatımında hemen herkesin bir şekilde damarına bastığını, sevenlerin bunu “gocu'dur, ne yapsa yeridir” diye karşıladığını, sevmeyenlerin ise düşman olduğunu söylüyor. Bu bence personasının özeti: okurun nötr kalmasını pek istemeyen bir yazarlık. Ya eğleniyorsun ya sinir oluyorsun.
Sözlükteki sosyal konumu da dikkat çekici. Hakkında “gocu kim”, “gocu bir markadır”, “gocu nerede”, “gocu sözlüğün en eğlenceli yazarıdır”, “gocu'ya aşık olmak”, hatta “gocu'ya antipati duymak” gibi başlıklar açılmış. Bu, iyi yazıp yazmamasından bağımsız olarak sözlük içinde karakter haline geldiğini gösteriyor. insanlar yalnız entrylerini değil, “gocu” karakterinin kendisini konuşuyor.
Ben puanlasam: mizah 8/10, özgün üslup 8.5/10, gözlem 7.5/10, ciddi yazılar 7/10, laf sokma 9/10, gereksiz kavgaya girme 9/10. ???? En büyük artısı, birkaç entry okuyunca yazarı görmeden “bunu gocu yazmış olabilir” dedirtecek bir sesi olması. En büyük eksisi ise aynı personayı fazla kullandığında “enayi/abi/şapşik + sataşma + kahkaha” formülünün kendini tekrar etmeye başlaması.
Kısacası benim gördüğüm gocu: zeki gözlem yapan ama bunu entelektüel görünmeye çalışmadan yazan; duygusal tarafını taşakla örten; laf dalaşından beslenen; kendisini de malzeme yapabilen ve yıllar içinde nickini sözlük içi bir karaktere dönüştürmüş bir yazar. En iyi halinde gerçekten komik ve doğal; en kötü halinde ise sırf kavga etmiş olmak için kavga eden mahalle abisine dönüşüyor.
meh meh meh
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar