bugün
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması5
- parayla saadet olması12
- kot ceketin havalı olduğu yıllar8
- evlilikle saadet olması3
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir4
- amedspor19
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- ışıktan altın elde etmek3
- sinem dedetaş4
- kürt sorunu12
- sözlükten hatun götürmek3
- fenerbahçe nin transferi kapaması2
- çekirdek yiyen erkek3
- karizmatik soyadları6
- iran düşmanlığı11
- çin halk cumhuriyeti4
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- era7capone4
- 1 eylül dünya barış günü4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- ama yeni parti tüzüğü11
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası5
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- ismet biradere koşarken çelme takmak2
- ismet birader koştursun ama düşmesin2
- konyada düğünde oynayan bikinili kız2
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- mutlu bey birader ila usual bey birader3
- yulaf2
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- yumurta2
- küpe takan erkek2
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- trump'a anket şoku4
- ingilizce3
- birader avanosta mı sorunsalı5
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- eski türkiye'yi çok özledim4
- türk kızı11
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- yapay zekanın yazılımcıya etkisi3
türkçeyi nasıl ki o dile hakim insanlarla iç içe olarak öğrendiysem, aynı şekilde öğrendiğim bir başka dil ve artık döktürebildiğim beşinci dildir.
ama her dili öğrenmenin kendine has bir meşakkati yahut kolaylığı varmış.
mesela türkçeyi öğrenirken anama bolca küfür yemişim, farkında bile olmadan. nasılsa anlamıyordum ya; bana “orospu çocuğu” diyorlar, ben de gülüp geçiyorum. bir gün artık sıkça duyduğum için merak edip anneme “orospu çocuğu ne demek anne?” diye sordum. “kimden duydun bunu sen?” çıkışındaki o ani koruyucu saldırganlıktan da anladım ki herhalde pek hayırlı bir şey sormamışım.
sonrasında kelimenin anlamını öğrendim. giriştiğim kavgaları da ayrıca anlatmayalım.
da asıl mesele ingilizceyi öğrenirken yaşadığım tecrübeydi. öğrenirken en rahat hissettiğim ve en çok eğlendiğim dil oldu. zira native'ı olan insanlarla konuşurken hiçbir zaman aşağılanmadım, yanlış söylediğim bir şey üzerinden dalga geçilmedi. aksine, çoğu zaman beni konuşmanın içerisinde usulca düzelterek öğretmeye devam ettiler.
mesela “how your was day, darling?” diyorsam, “how was my day? it was great, thank you for asking. how about you, baby?” diye cevap veriyorlardı. ne demek istediğimi anlayıp doğrusunu da cümlelerinin içerisinde bana gösteriyorlardı.
yani öğrenme sürecim içerisinde hep hatalıydım ama aptal yerine konmadım.
sanırım bu yüzden ingilizce, öğrenirken kendimi en rahat hissettiğim dil oldu. insan yeni bir şey öğrenirken küçümsenmeyeceğini bildiğinde, öğrenmenin kendisi de fazlasıyla keyifli hale geliyor.
umarım ne demek istediğimi ifade edebilmişimdir.
tşkrler.
ama her dili öğrenmenin kendine has bir meşakkati yahut kolaylığı varmış.
mesela türkçeyi öğrenirken anama bolca küfür yemişim, farkında bile olmadan. nasılsa anlamıyordum ya; bana “orospu çocuğu” diyorlar, ben de gülüp geçiyorum. bir gün artık sıkça duyduğum için merak edip anneme “orospu çocuğu ne demek anne?” diye sordum. “kimden duydun bunu sen?” çıkışındaki o ani koruyucu saldırganlıktan da anladım ki herhalde pek hayırlı bir şey sormamışım.
sonrasında kelimenin anlamını öğrendim. giriştiğim kavgaları da ayrıca anlatmayalım.
da asıl mesele ingilizceyi öğrenirken yaşadığım tecrübeydi. öğrenirken en rahat hissettiğim ve en çok eğlendiğim dil oldu. zira native'ı olan insanlarla konuşurken hiçbir zaman aşağılanmadım, yanlış söylediğim bir şey üzerinden dalga geçilmedi. aksine, çoğu zaman beni konuşmanın içerisinde usulca düzelterek öğretmeye devam ettiler.
mesela “how your was day, darling?” diyorsam, “how was my day? it was great, thank you for asking. how about you, baby?” diye cevap veriyorlardı. ne demek istediğimi anlayıp doğrusunu da cümlelerinin içerisinde bana gösteriyorlardı.
yani öğrenme sürecim içerisinde hep hatalıydım ama aptal yerine konmadım.
sanırım bu yüzden ingilizce, öğrenirken kendimi en rahat hissettiğim dil oldu. insan yeni bir şey öğrenirken küçümsenmeyeceğini bildiğinde, öğrenmenin kendisi de fazlasıyla keyifli hale geliyor.
umarım ne demek istediğimi ifade edebilmişimdir.
tşkrler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar