bugün

şiir

kendimi bir türlü ait hissedemediğim bir hadise.

şiire karşı hiçbir zaman kötü bir düşüncem olmadı aslında; yalnızca bende pek karşılık bulmuyor. özellikle de bazı şiirlerde karşıma çıkan yoğun imge kullanımı, dolaylı anlatım ve duyguyu birkaç katman üzerinden aktarma haliyle bir türlü aynı frekansa giremiyorum. belki başka birisi için oldukça etkileyici olan bir dize, bende yalnızca “güzel yazılmış” hissi bırakıp geçiyor.

haliyle nezdimde zaman zaman edebi bir kasıntılığa yahut biraz fazla şişirilmiş bir balona yaklaşabiliyor. bunun tamamen benim algım olduğunun da farkındayım elbette. söylemlerim biraz kırıcı durabilir fakat maksadım kimseyi incitmek değil; şiirle kurabildiğim bağ, en nihayetinde böyle. dürüstçe düşündüğümü söylüyorum.

ha, ritmik şiir desen orada ayrı bir parantez açarım. zira bana daha yakın geliyor. kelimeyi seçmek bir yana ritmi, vurguyu, akışı ve duyguyu da aynı anda oturtmak gerekiyor. üzerine bir de ses performansı geldiğinde metin yalnızca okunmuş olmuyor, doğrudan yaşatılmış oluyor. belki de beni çeken tarafı tam olarak bu.

tşkrler.
© copyright 2005 - 2026