bugün

mutluluk

göreceli bir olgudur ve insana iyi gelen bir (bkz: kut) olduğu kanısı da tartışmalıdır.

şayet mutluluk, bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşmaktan duyulan kıvanç ya da ongunluk ise, özlemi çekilen şeyin ve bahtiyarlığı duyulan hadisenin tanımı kişiden kişiye değişebilmektedir.

ki mutluluk, bir doktor için can kurtarmaksa, bir katil için de can almaktır pek tabii.

her ikisi de günün sonunda kendi arzusuna kavuşmuş olabilir; ama asıl mesele, hangisinin buna hakkı olduğunu sorguladığımız anda başlıyor.

zira mutluluk, yalnızca kişinin kendisine iyi gelen bir şey değildir; kimi zaman bir başkasının canını, huzurunu yahut hayatını eksilterek de elde edilebilir. dolayısıyla kişinin kendisi için biçtiği kıvanç biçimi, toplumun ahlaki normları çerçevesinde pekala da falsodadır.

akabinde mutluluk, iyi algısında değerlendirildiği kadar çarpıktır bazen.

hatta belki de en tuhaf tarafı budur. kaldı ki insan, yaptığı şeyin doğru olup olmadığından önce, yaptığı şeyden ne kadar memnun kaldığıyla kandırabilir kendisini.

yine de siz bilirsiniz efendim.

tşkrler.
© copyright 2005 - 2026