bugün
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur21
- fatma betül sayan kaya15
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- dünya52
- binyamin netanyahu2
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- faik kaltakkıran2
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- akp kazandı11
- yalnız erkek sayısının patlaması10
- gocu32
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- çalıyor ama çalışıyor5
- özlemek4
- morkstar yazdı bunu12
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- anın görüntüsü28
- uyuyamama nedeni5
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- koklayarak insan tanımak7
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması3
- geceye bir şarkı bırak4
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- sözlüğün en güzel kadını26
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlükteki herkesin tarafını tutmak istemek5
- müslüman toplumlarda para adil dağılmıyor6
- iphone'a ekran koruyucu takanlar beni ürpertiyor2
- 30 yaş üstü yazarlar silinsin kampanyası7
- amerika birleşik devletleri28
- sözlükteki anlık online sayısı3
- gocunun elleri9
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir3
- tek göz odalı evde kocasıyla mutlu olan kadın7
- ilk buluşmaya 100 tl ile gelen erkek4
- şuan dinlediğin şarkı8
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- morkstar11
- avrupa11
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- akşam akşam canın kahveli yaş pasta çekmesi6
bundan tam 10 yıl önce, hayatımın bundan sonraki 10 yılını etkileyecek biriyle tanıştığımı bilmiyordum. neler yaşayacağımızı, arkadaşlığımızın varış noktasını da.
arkadaşlıksa, aşk acısı başlığında işin ne abla? öyle.
hiç mi aşık olmadın? hiç aşık oldum *
birini gözümde büyütmenin, onu gerçekten tanımaktan kolay olduğu o yıllarda, ona duyduğum hayranlığı aşk zannettim *
büyürken bir sürü şey oldu, çıktı gitti aklımdan. bi dönem hayatımdan da. all is well takılırken büyüdüm ve bi anda tekrar belirdik arkadaşlığın ortasında.
ona dokunmayı öğrendim. ulan ben dokunmayı da onunla öğrendim. neyse.. hiç problem yoktu bi süre. arkadaşça görüşüyoruz işte. bi gün buluşup eve döndüm, ağlıyorum? neye ağlıyosun abla? yemin ederim bilmiyorum. okkkkkadar uzun süre (birkaç gün, no more drama) inkar ettim ki.. bi noktada inkardan sıkılıp tamam dedim, yaşanacaksa yaşanacak (slm manifest) aşık olmuşum ve ne kadar düşüneceksem düşünüp rafa kaldırıcam, tamam. düşündüm, 2 hafta düşündüm. uyanıkken şakasız ve aralıksız hep düşündüm. uyudum, rüyalarıma girdi, uykumda da onu düşündüm. düşün düşün boktur işin. bu hayatta en sevdiğim kişi olan kendime daha fazla kıyamadım ve 2 haftanın sonunda bi baktım başka şeyler düşünerek geçiriyorum günlerimi. hatta bazı günler aklıma bile gelmiyor. eli artırıyorum; düşünmeyi kestiğim esnada aktif görüşüyorduk. veteran mod anlayacağınız.
en sonunda aşk acısını da öğrendim. öyle filmlerdeki gibi değil, kimseye belli etmeden, kontrollü.
ve hissizleştim.
iyi haber: ona karşı aşk hissetmiyorum. just arkadaşlık.
kötü haber: kimseye aşık hissedemiyorum *
ama mevzu bi yerden sonra aşk olmaktan çıktı. bocalayıp çıkış yolu ararken fark ettim ki artık pek çok şeyi hissedemiyorum. insan kendini korumayı öğrenirken, korumakla hissizleşmek arasındaki çizgi de silikleşiyor.
aşk sümüklülerin işi. rahat olucaksın kanzi. yanındayken bakıp hiçbir şey hissetmediğini fark etmek, geçirdiğin zamandan keyif almak, üzerine düşünmemek, anlam aramamak > her şey.
yapamıyorsanız yanında da kalmayın, ne diyim?
kendi uyga(u)rlığıma moğollar misali “benim hocam” diyerek bitirmek istiyorum.
bizim aramızda aşktan daha güçlü bir şey var: suç ortaklığı.
arkadaşlıksa, aşk acısı başlığında işin ne abla? öyle.
hiç mi aşık olmadın? hiç aşık oldum *
birini gözümde büyütmenin, onu gerçekten tanımaktan kolay olduğu o yıllarda, ona duyduğum hayranlığı aşk zannettim *
büyürken bir sürü şey oldu, çıktı gitti aklımdan. bi dönem hayatımdan da. all is well takılırken büyüdüm ve bi anda tekrar belirdik arkadaşlığın ortasında.
ona dokunmayı öğrendim. ulan ben dokunmayı da onunla öğrendim. neyse.. hiç problem yoktu bi süre. arkadaşça görüşüyoruz işte. bi gün buluşup eve döndüm, ağlıyorum? neye ağlıyosun abla? yemin ederim bilmiyorum. okkkkkadar uzun süre (birkaç gün, no more drama) inkar ettim ki.. bi noktada inkardan sıkılıp tamam dedim, yaşanacaksa yaşanacak (slm manifest) aşık olmuşum ve ne kadar düşüneceksem düşünüp rafa kaldırıcam, tamam. düşündüm, 2 hafta düşündüm. uyanıkken şakasız ve aralıksız hep düşündüm. uyudum, rüyalarıma girdi, uykumda da onu düşündüm. düşün düşün boktur işin. bu hayatta en sevdiğim kişi olan kendime daha fazla kıyamadım ve 2 haftanın sonunda bi baktım başka şeyler düşünerek geçiriyorum günlerimi. hatta bazı günler aklıma bile gelmiyor. eli artırıyorum; düşünmeyi kestiğim esnada aktif görüşüyorduk. veteran mod anlayacağınız.
en sonunda aşk acısını da öğrendim. öyle filmlerdeki gibi değil, kimseye belli etmeden, kontrollü.
ve hissizleştim.
iyi haber: ona karşı aşk hissetmiyorum. just arkadaşlık.
kötü haber: kimseye aşık hissedemiyorum *
ama mevzu bi yerden sonra aşk olmaktan çıktı. bocalayıp çıkış yolu ararken fark ettim ki artık pek çok şeyi hissedemiyorum. insan kendini korumayı öğrenirken, korumakla hissizleşmek arasındaki çizgi de silikleşiyor.
aşk sümüklülerin işi. rahat olucaksın kanzi. yanındayken bakıp hiçbir şey hissetmediğini fark etmek, geçirdiğin zamandan keyif almak, üzerine düşünmemek, anlam aramamak > her şey.
yapamıyorsanız yanında da kalmayın, ne diyim?
kendi uyga(u)rlığıma moğollar misali “benim hocam” diyerek bitirmek istiyorum.
bizim aramızda aşktan daha güçlü bir şey var: suç ortaklığı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar